2 sonuç bulundu
Uygulanan Filtreler
  • Höyük
  • Son 5 yıl
  • Çilem Uygun
Dergiler
Yayınlayan Kurumlar
Yayın Yılı

Tlos Antik Kenti Erken Bizans Dönemi Unguentariumları ve Ampulla Kalıbı

Höyük · 2025, Sayı 16 · Sayfa: 175-206 · DOI: 10.37879/hoyuk.2025.2.175
Tam Metin
Yerleşim tarihi Prehistorik Çağlara kadar uzanan Tlos, MÖ 168 yılında kurulan Likya Birliği içinde üç oy hakkına sahip en büyük altı şehirden biridir. MS 43 yılında Roma İmparatoru Claudius’un Likya Bölgesi’ni Roma eyaletine dönüştürmesiyle Tlos, bu dönemde birlik içindeki önemini korumuş ve aynı zamanda Metropolis unvanını da taşımıştır. Erken Hristiyanlık Dönemi’nde Tlos, Likya’daki piskoposluğun önemli merkezlerinden biriydi. İlk yapım evresi MS 4. yüzyılın ikinci yarısına tarihlenen Kent Bazilikası ve MS 5. yüzyılın ilk yarısına tarihlenen sur duvarları Hristiyan nüfusun Erken Bizans Dönemi’nden itibaren Tlos’da söz sahibi olduğunun kanıtlarıdır. Bu süreç Orta Bizans Dönemi’nde artan nüfusu ve gelişen ekonomisiyle Anadolu Beylikler Dönemi’ne kadar devam etmiştir. Bu çalışmada Kronos Tapınağı ve tiyatro kazılarında ele geçen mühürlü ve mühürsüz unguentarium örnekleri ile bir adet ampulla kalıbı tipoloji, üretim ve fonksiyon başlıkları altında incelenmiştir. Akdeniz havzasında yaygın olan unguentarium ve ampulla örnekleri Anadolu’da özellikle hac güzergâhı üzerindeki merkezlerde yerel üretim formları şeklinde karşımıza çıkmaktadır. Makalede değerlendirilen unguentariumlar içerisindeki üretim hatalı örnekler ile ampulla kalıbı Tlos Antik Kenti’nde her iki formun Erken Bizans Dönemi’nde üretildiğini açıkça ortaya koymuştur. Diğer yandan bazı unguentariumların üzerinde Tlos’a özgü figürlü ve monogram mühürlerin görülmesi yerel üretimin varlığını desteklemiştir.

Güncel Veriler Işığında Tlos Antik Kenti Tiyatrosu ve Meclis Binası Yapı Kompleksi

Höyük · 2023, Sayı 12 · Sayfa: 115-133 · DOI: 10.37879/hoyuk.2023.2.115
Tam Metin
Lykia Bölgesi sınırları içerisinde yer alan Tlos Antik Kenti Akdağlar’ın batı yamacında, Eşen Vadisi’ne hâkim bir noktada konumlanmıştır. Kentin kuzeyinde Araxa, kuzeydoğusunda Oinoanda, güneyinde Xanthos, güneybatısında Pınara ve batısında Telmessos antik yerleşimleri bulunmaktadır. 19. yüzyıl seyyahları tarafından ilk kez keşfedilen kentte 20. yüzyıl sonlarında başlayan yüzey araştırmaları ve kazı çalışmaları, bölgenin yerleşim tarihçesinin Yunan mitolojisine dayandırılan kuruluş hikayesinden daha erkene uzandığını ortaya koymuştur. Kent merkezinde Neolitik Dönem’den Osmanlı Dönemi’ne kadar kesintisiz süren bir yerleşim kronolojisi izlenmektedir. Uzun soluklu yerleşim sürecinde engebeli topografyanın da etkisiyle devşirme malzeme kullanımı artmış ve girift bir mimari plan uygulanmıştır. Bu çalışmada, kentin önemli kamu yapılarından biri olan tiyatroda gerçekleştirilen güncel araştırmalardan elde edilen sonuçlar yapının mimari evreleri ve kentin şehircilik anlayışı çerçevesinde yorumlanmıştır. Kuzey ve güney analemmadaki kazı çalışmaları sonrasında tiyatronun planı yenilenmiş ve Erken Roma İmparatorluk Dönemi kullanım evresine ait bir çeşme yapısı açığa çıkartılmıştır. Makale kapsamında değerlendirilen bir diğer yapı ise kentte şimdiye kadar lokasyonu yapılamayan bouleuterion ve prytaneion işlevli olarak kullanıldığı düşünülen mekânlardır. Akropolün doğu yamacında konumlanan yapı iki büyük mekândan oluşur ve Bizans Dönemi’nde sur duvarı içerisine entegre edilmiştir. Kazı çalışmaları sonrasında Helenistik Dönem’de inşa edilen ve MS 4. yüzyıla kadar kullanılan, nişli cephe düzenlemesiyle özgün mimari plana sahip görkemli bir yapı kompleksi açığa çıkartılmıştır.