2 sonuç bulundu
Uygulanan Filtreler
  • Son 10 yıl
  • Bülent ORAL
Dergiler
Yayınlayan Kurumlar
Yayın Yılı
Anahtar Kelimeler

İstanbul’daki 21. Yüzyıl Cami Minberlerinde Yenilikçi Yaklaşımlar

Arış · 2026, Sayı 28 · Sayfa: 24-55 · DOI: 10.32704/akmbaris.2026.216
Tam Metin
Bu araştırmada İstanbul’da yenilikçi anlayışla inşa edilen 21. yüzyıl cami minberlerinde Modernizm kavramı ile gelişen fikir akımlarının minber üzerindeki etkisi, minber tasarımını oluşturan mimarların hangi fikir akımlarından etkilendiği, modern formların minber tasarımında nasıl karşılık bulduğu, geleneksel çizgilerden ne kadar uzaklaşıldığı saptanmaya çalışılmıştır. İncelenen minber formlarının çoğunlukla birbirini takip etmeyen farklı tasarımlara sahip olduğu belirlenmiştir. Minberlerin geleneksel minber tasarımlarından uzak formları, farklı teknik ve malzeme kullanımı, dönemin değişen mimari anlayışının bir yansıması olarak karşımıza çıkmaktadır. Endüstri Devrimi inşaat sektörünü etkileyen büyük bir dönüşüme neden olmuştur. Taş ve ahşap gibi geleneksel malzemelerin yerini cam, çelik, dökme demir ve betona bırakması daha özgün tasarımların ortaya çıkmasını sağlamıştır. Osmanlı İmparatorluğu’nun son döneminde ve Cumhuriyet’in kuruluşundan itibaren mimari alanda yaşanan değişim, ülkenin kültürel ve toplumsal dönüşümünün bir yansımasıdır. Modernizm ve yeni malzemelerin benimsenmesi, Türk sanatçıların geleneksel kalıplardan uzaklaşarak çağdaş ve özgün yenilikçi tasarımlar yapmalarına olanak tanımıştır. Dönemin bu önemli değişiklikleri aynı zamanda Türkiye’nin modern mimari mirasının temelini de atmıştır. Avrupa’da gelişen düşünce akımlarının Türk mimarları üzerindeki etkisi, minber tasarımlarında da yenilikçi yaklaşımların ortaya çıkmasını sağlamıştır. Bu gelişmelerin etkisiyle İstanbul’daki yenilikçi anlayışla inşa edilen minberlerde fonksiyonalizm başta olmak üzere konstrüktivizm, brütalizm, art nouveau, art deco, deconstrüktivizm, minimalizm, sürrealizm, soyut ekspresyonizm ve postmodernizm akımlarının etkileri görülür.

Zonguldak ve Karabük Kentlerindeki Anıt Heykellerde İşçi Temsili

Erdem · 2017, Sayı 73 · Sayfa: 111-148 · DOI: 10.32704/erdem.471016
Tam Metin

Heykel, sanatçının elindeki malzemeleri belirli bir anlam ifade edebilecek, bir ağırlığa ve kapsama sahip olabilecek üç boyutlu anlatımlar haline dönüştürmesi olarak tarif edilebilir. Heykelin bir olay, olayın geçtiği yer, kişi/kişiler veya yaşadıkları yere atfen yapılan türüne anıt heykel denir. Bu anıtlar genellikle toplumun sahip olduğu kültür/sanat düzeyi ile paralel olarak kimi zaman hem tarihe hem de topluma mal olup varlığını koruyabilmiş, kimi zaman da çeşitli nedenlere bağlı olarak yok olmuşlardır. Her ne kadar bu tür yapıtlar temsiliyette güçlü anlamlar taşıyor olsalar da yok olmalarına neden olan önemli bir etken de içerdikleri anlamın toplum tarafından yeterince kavranamaması veya zamanla zayıflaması suretiyle azalmasıdır. Medeniyetler, tarih boyunca çeşitli amaçlar için anıt heykel yaptırmışlardır. Türk Heykel Sanatı'nda da dönemin ruhuna uygun olarak anıt türünde heykeller ortaya çıktığı görülmektedir. Bunlara Atatürk ve Kurtuluş Savaşı'nı konu alan anıt heykeller, Mimar Sinan ve Nasrettin Hoca vb. şahsiyetlerin heykelleri örnektir. Batı Karadeniz Bölgesi Zonguldak ve Karabük illeri Sanayi Devrimi sonucu ortaya çıkan işçi kentleridir. Bu kentlerden Zonguldak kömür madeni işçisi, Karabük ise sanayi işçisi kenti olarak tanınır. Bu makalede Zonguldak ilindeki İşçi Anıtı, Madenci Heykeli, Maden Şehitleri Anıtı, Uzun Mehmet Anıtı, Kozlu Madenci Heykeli incelenmiş, Karabük ilinde ise İşçi Anıt Heykeli ve Atatürk Anıtı incelenerek; kentlerin ekonomik ve nüfus yapısının bel kemiğini oluşturan işçilerin kentteki anıt heykel yapıtlarındaki temsiliyetleri sanat, sanatçı, yönetici sınıf ve toplum arasındaki süregelen ilişkilerin anıt heykellerdeki yansımalarına yönelik değerlendirmeler sanatsal üslup ve yorumlarla irdelenmiştir. İşçinin temsil edildiği bu anıtlarda en yaygın uygulanmış sanat yaklaşımı klasizimdir. Anıtların çoğunluğunda, işlenen konular idealist yaklaşımlar içerisinde realisttir. Ayrıca geç empresyonist etkide kübist ve soyut anlatımlara sahip anıtlar da görmek mümkündür.