1 sonuç bulundu
Uygulanan Filtreler
  • Belgeler
  • Hasan Ali Çakmak
  • Mustafa Reşîd Pasha
Dergiler
Yayınlayan Kurumlar
Yayın Yılı

Maliye Nazırı Musa Safvetî Paşa Hakkında Bir Hiciv ve Tezyif Raporu (1841-1845)

Belgeler · 2026, Cilt XLIII, Sayı 47 · Sayfa: 173-246 · DOI: 10.37879/belgeler.2026.173
Tam Metin
Bu makale, Tanzimat döneminin tartışılan isimlerinden Maliye Nazırı Musa Safvetî Paşa (1841-1845) hakkında daha önce yayımlanmamış olan bir hiciv ve tezyif raporunu incelemektedir. 1839 yılında Gülhane Hatt-ı Hümayunu’nun ilanıyla oluşan Reşîd Paşa’nın liderliğindeki reform taraftarı Babıali zümresi ile saraya bağlı ve askeri yapıya dayanan muhalif hizip arasındaki güç mücadelesi kapsamında ele alınan Safvetî Paşa, ikinci grubun önde gelen bir şahsiyetidir. Otuz yıla yakın süren kariyeri müddetince kritik vazifeler üstlendiği bilinen paşa hakkındaki görüşler içerisinde dengeli bir biyografik anlatım bulunmamaktadır. Kimi devlet adamları tarafından kendisine methiyeler düzülürken bazı çağdaşlarınca da kasıtlı yolsuzlukların mümessili olarak kabul edilmiştir. Makalenin temelini teşkil eden rapor daha ziyade ikinci görüşün bir örneği olarak Safvetî Paşa’yı gayrimüslim tüccarlarla paralel bir mali yapı kurmak, devletin kaynaklarını kişisel bir zenginleşme aracı olarak kullanmak ve meşru olmayan tekeller vasıtasıyla hazinenin içini boşaltmakla suçlamıştır. Rapor, Paşa’nın kaime kurunu manipüle etmekten Reşîd Paşa ile irtibatı olan bazı bürokratları azlettirerek yerlerine kendi müntesiplerini ikame etmeye, ordu müteahhitleriyle yapılan mukavelenamelerde yolsuzluk yapmaya ve ziraat sisteminin gelişimini önlemeye kadar çok sayıda faaliyetine yer vermiştir. Siyasi maksatlarla yazılan rapor, Tanzimat maliyesinin köklü sorunlarını, mali enstrümanların suistimale açık olan potansiyelini ve bürokratik sürtüşmelerin kurumsal mekanizmanın işleyişine tesirini göstermesi bakımından ehemmiyeti haizdir. Bu çerçevede bu makale arşiv belgeleri, yerli ve yabancı literatür aracılığıyla örneğine nadir rastlanan raporun muhtevasını deşifre edebilmek, farklı nüshalarını mukayeseli bir yöntemle translitere etmek ve asıllarıyla birlikte neşretmek amacıyla kaleme alınmıştır.