2 sonuç bulundu
Uygulanan Filtreler
  • Türk Tarih Kurumu
  • Son 5 yıl
  • Hasan Peker
Yayınlayan Kurumlar
Yayın Yılı
Anahtar Kelimeler

Geç Tunç-Demir Çağı Geçişinde Mukiş Krallığı’nın Başkenti Alalah’ta Yerel Dinamikler

Höyük · 2025, Sayı 16 · Sayfa: 71-94 · DOI: 10.37879/hoyuk.2025.2.071
Tam Metin
Bu makalede, Hatay ilinin Amik Ovası’nda, Asi Nehri kenarında yer alan Aççana Höyük/Eski Alalah kentinde yürütülen yeni arkeolojik araştırmalar ekseninde, Geç Tunç Çağı’nın sonu ile Demir Çağı’na geçiş sürecinde, Anadolu ve Doğu Akdeniz koridoru üzerinde yaşanan yönetimsel ve sosyal değişimlere bölgesel bir bakış açısı sunulmuştur. Bu dönem aralığı, Anadolu arkeolojisi özelinde Hitit İmparatorluğu’nun çöküşü ve sonrasında yaşananları tanımlamaya yönelik araştırma sorularına odaklanırken, Doğu Akdeniz arkeolojik araştırmaları ise uzun yıllardır materyal kültür üzerinden insan hareketliliği ve göç kavramlarını tartışmaktadır. Aççana Höyük’te 1930’lu yıllarda “Tapınak Sondajı” olarak tanımlanan ve kentin dinsel nitelikli yapılarına ait tabakalaşmanın açığa çıkarıldığı alanın yakınına yerleştirilen yeni kazı sahasında tanımlanan bağlamlar üzerinden, Anadolu ve Doğu Akdeniz kültürlerinin kesiştiği tampon bir bölgede imparatorluk politikalarının gündelik yaşam, zanaat endüstrileri, idari yönetim pratikleri, kült ve sosyal statü gibi kavramlar üzerindeki etkisi ve ilişkisi irdelenmiştir. Geç Tunç Çağı’ndan Erken Demir Çağı’na geçişi tanımlayan seramik grupları, yerel üretim dinamiklerinde büyük ölçüde devamlılığa işaret ederken, alanın kült kimliğiyle ilişkili metal ve fildişi buluntu grupları, sosyal statü ve prestij nesneleri olarak değerlendirilmiştir. Hitit İmparatorluğu için tampon bölge niteliği taşıyan Amik Ovası’nın, Tunç Çağı’nın sonunda yaşanan sistem çöküşüne verdiği yerel tepkiler ise silindir mühür ve bullalardan oluşan yeni epigrafik buluntular ışığında değerlendirilmiştir.

A New Funerary Stele from Karkemish and New Values for Some Anatolian Hieroglyphic Signs

Belleten · 2023, Cilt 87, Sayı 309 · Sayfa: 357-383 · DOI: 10.37879/belleten.2023.357
Tam Metin
Karkemish is located on the West bank of Euphrates River, about 60 kilometres southeast of Gaziantep, Turkey, and 100 kilometres northeast of Aleppo, Syria. Ruins of the city, over 90 hectares, of which over 55 lie in Turkey and around 35 in Syria. Since 2011 Karkemish has been newly explored by a joint Turco-Italian Archaeological Expedition. During the 2016 excavation campaign by the Turco-Italian Archaeological Expedition at Karkemish, a fragment of a funerary stele bearing a Hieroglyphic Luwian text was unearthed in the Lower Palace area. The stele probably dates to the early eighth century BCE (reign of Yariri/Yarri) and belonged to the wife of a cultic official. In this article, after presenting an edition of the inscription in question, new values for the Anatolian hieroglyphic sign L375 (which is attested on the stele in the writing PURUS-L375-sá of the word *kummayalli(ya)s, “sacred priest”) and related signs such as L375, L144 (= *521), L74, L129, and L398 are suggested while reinterpreting several passages of hieroglyphic Luwian inscriptions from both the Empire and Late Hittite periods.