2 sonuç bulundu
Uygulanan Filtreler
  • Belleten
  • Muhallefât
Dergiler
Yayınlayan Kurumlar
Yayın Yılı
Anahtar Kelimeler

18. Yüzyılda Vezaretten İhanete Bir Osmanlı Devlet Adamı: Arifî Ahmed Paşa’nın Hayatı ve Muhallefatı

Belleten · 2025, Cilt 89, Sayı 316 · Sayfa: 993-1040 · DOI: 10.37879/belleten.2025.993
Tam Metin
Osmanlı Devleti’nde müsadere sıklıkla uygulanan bir usuldür. Özellikle nakit ihtiyacının had safhaya çıktığı 17. ve 18. yüzyıllarda müsaderenin çeşitli vesilelerle uygulandığı bilinmektedir. 18. yüzyılda malları müsadere edilen devlet görevlilerinden birisi de Vezir Arifî Ahmed Paşa’dır. Paşa, bürokraside başladığı kariyerinde reîsülküttâblığa kadar yükselmiş, ardından vezaret payesi alarak seyfiye sınıfına geçmiş ve çeşitli eyaletlerde valilik yapmıştır. III. Ahmed devrinde (1703-1730) İran’a yönelik açılan seferlere iştirak eden Arifî Ahmed Paşa, Revan’ın fethinde serasker olarak görev almıştır. Ancak Paşa hakkında bu tayinden birkaç yıl sonra sefer sırasında Osmanlı Devleti’ne ihanet derecesine varan fiilleri bulunduğu gerekçesiyle idam kararı verilmiştir. Onun idamından sonra muhallefatı da müsadere edilmiştir. Arifî Ahmed Paşa’nın yaşam öyküsünü ve muhallefatını konu edinen bu çalışmanın ana kaynaklarını Cumhurbaşkanlığı Devlet Arşivleri Başkanlığı Osmanlı Arşivinde bulunan mühimme defterleri ile muhallefat defterleri oluşturmaktadır. Çalışma iki kısımdır. Birinci kısım dönemin kronikleri ve mühimme defterlerinden faydalanılarak oluşturulan Paşa’nın yaşam öyküsünü ihtiva etmektedir. İkinci kısımda ise Ahmed Paşa’nın muhallefatı ele alınmıştır. Bu kısımda Paşa’nın toplamda 60 bin guruşa yakın servetinin büyük kısmını oluşturan nakit para ve gayrimenkullerin yanında sahip olduğu silahlar, kitaplar ve eşyalar incelenmiştir. Ahmed Paşa’nın kayıt altına alınan menkul ve gayrimenkulleri tasnif edilmiş, ardından muhallefatla ilgili işlemlere dair bilgi verilmiştir. Yukarıda zikredilen dönemin kaynakları ışığında Arifî Ahmed Paşa özelinden hareketle bir Osmanlı devlet adamının devlet hizmetine girişi, yükselişi ve hata yaptığında muhallefatına el konularak ortadan kaldırılışı analiz edilmiştir. Bu bağlamda devletin, bürokraside bir otokontrol sistemi olan müsadere uygulamasını hangi şartlarda, hangi amaç doğrultusunda ve ne şekilde uyguladığının resmedilmesi ile muhallefat çalışmalarına katkı sunulması amaçlanmıştır.

Muhallefât Kayıtları Işığında XVII. ve XVIII. Yüzyıllarda Osmanlı Taşra Görevlilerinden Diyarbekir Voyvodalarının Terekeleri

Belleten · 2016, Cilt 80, Sayı 287 · Sayfa: 59-84 · DOI: 10.37879/belleten.2016.59
Tam Metin
Muhallefât kayıtları, Osmanlı sosyal ve ekonomik hayatına ilişkin değerli tespitler yapılmasına olanak sağlayan bir kaynak grubudur. Bireysel mal varlıklarını gösteren bu kaynaklar kişisel eşyalardan taşınır taşınmaz mallara, borçlardan alacaklara ve nakit paraya kadar çeşitli kategorilerde zengin veriye sahiptir. İnceleyeceğimiz muhallefât kayıtları ise dönemin mevcut şartları gereğince başta vergi toplama hakkı olmak üzere elde ettiği olanaklarla toplumda öne çıkan bir gruba yani "voyvoda"lara aittir. Bu çalışmadailtizam ve malikâne ile gelirlerinin toplandığı aynı zamanda idari bir yetki alanı olarak da tanımlanan Diyarbekir voyvodalık mukataasının "aracı" ya da "vekil" yöneticileri ve yatırımcıları olan Diyarbekir voyvodalarının -KürdMehmed Ağa (1672/73), Uzun Ali Ağa (1694/95), Halil Ağa (1729/30), Sem'an-zâde Ahmed Ağa (1765/66), Şeyh-zâde İsmail Ağa (1785/86)- muhallefât kayıtları ele alınacaktır. Bu kaynakların çeşitli açılardan sorgulanması hem kaynakların değerlendirilmesine yeni bir boyut kazandıracak hem de ilgili dönemlerin temel meselelerinin -başta yetki paylaşımı ve malikâne sisteminin uygulanması olmak üzere- aydınlatılmasına katkıda bulunacaktır. Bu görevlilerin ellerinde bulundurdukları vergi toplama hakkı ve üstlendikleri "kapucubaşı" unvanıyla toplum içinde nasıl öne çıktıklarının ve bu tür ayrıcalıkları ne çerçevede değerlendirdiklerinin izini sürmek de mümkün olacaktır. Bu çalışma, XVII. ve XVIII. yüzyıllarda mevcut mali ve idari sistemlerin yeni açılımlar yüklenmesiyle bunlar içerisinde konumlanan yeni görevlilerin kimliklerine katkı yapmayı amaçlamaktadır.