3798 sonuç bulundu
Dergiler
- Belleten 3798
Yayınlayan Kurumlar
- Türk Tarih Kurumu 3798
Yazarlar
- Salâhi R. Sonyel 45
- TAHSİN ÖZGÜÇ 43
- ARİF MÜFİD MANSEL 42
- SEMAVİ EYİCE 40
- Mahmut H. Şakiroğlu 38
- İ. HAKKI UZUNÇARŞILI 37
- U. BAHADIR ALKIM 36
- İlber Ortaylı 32
- AYDIN SAYILI 31
- Mücteba İlgürel 31
Anahtar Kelimeler
- Tarih 338
- Osmanlı 271
- Osmanlı İmparatorluğu 172
- Türkiye 148
- Osmanlı Devleti 137
- Türkler 137
- Anadolu 131
- Ottoman Empire 112
- Mustafa Kemal Atatürk 103
- Ottoman 98
Kültepe'de Bulunmuş İki Antlaşma Metni
Belleten · 2005, Cilt 69, Sayı 256 · Sayfa: 759-780
Özet
Kültepe-Kanis karumunda ortaya çıkarılan ve büyük bir kısmı Asurlu tüccarların ticari faaliyetlerini ihtiva eden belgeler arasında, seyrek de olsa, son derece önemli tarihi, idari ve hukuki belgeler de bulunmaktadır.Başta Akadlı Sargon'la ilgili tablet (Kt.j/k 97) olmak üzere, arka arkaya tespit edilen limu listeleri, Mama kralı Anum-Hirbi'nin Kanis kralı Warsama'ya gönderdiği mektup (Kt.g/t 35) ile Harsamna kralı Hurmeli'ye hitaben yazılmış diğer bir mektup (Kt.01/k 217) ve burada işlediğimiz iki antlaşma metni ilk akla gelen örneklerdir.
İdris-i Bitlisî'nin Heşt Bihişt'inin İki Tip Nüshası Üzerine Bir İnceleme
Belleten · 2005, Cilt 69, Sayı 256 · Sayfa: 859-896
Özet
Tam Metin
Osmanlı'nın ilk dönemlerine ilişkin kaynaklar içinde XVI. yüzyıl başlarında İdris Bitlisi tarafından Farsça olarak yazılan Heşt Bihişt (Sekiz Cennet) adlı kroniğin özel bir yeri vardır. Bu eser, başta Tacü't-tevârih'in yazarı Hoca Sadeddin olmak üzere sonraki Osmanlı tarihçilerince belli başlı kaynak olarak kullanılır, Hammer'in değerlendirmesinden bu yana da, önemli bir kaynak olarak tanınır. Öte yandan V. L. Menage, 1962 yılında, Heşt Bihişt'in fazla değerli olmadığını ileri sürmüş, ancak, aynı zamanda, bu kronikte Aşıkpaşazâde, Neşri v.s, tarihlerinde kullanılmayan ve bu yüzden bugüne kadar asıllarına ulaşılamadığı için kullanılmayan eski Osmanlı kaynaklarındaki kayıtların kullanıldığını onaylamıştır. Böylece Osmanlı'nın ilk dönemleri üzerine araştırmalar için, özellikle bu döneme âit kaynakların çok az olduğu hesaba alındığında, Heşt Bihişt'in hiç de ihmal edilemediği açıktır.
Lozan Konferansı'nda Nüfus Tartışmaları
Belleten · 2005, Cilt 69, Sayı 256 · Sayfa: 1015-1046
Özet
Tam Metin
Cumhuriyet yönetiminin, eğitim kurumu aracılığı ile genç kuşaklara bazı şeyleri iyi öğrettiği gözlemlenmektedir. Bunlardan ilki Sevr Antlaşması'nın ulusun yok oluş belgesi, Lozan Antlaşması'nın ise kurtuluş ve yeniden yapılanma belgesi olduğudur. Ne var ki, her iki antlaşmaya taraf ülkelerin konferans dönemi ve öncesindeki tutumları, davranışları konusunda genç kuşaklara yeterli bilginin aktarıldığını söylemek güçtür. Öte yandan her iki antlaşmanın arka planındaki olaylar üzerine tarafların gelecekte yapabileceği tartışmalar, takınacakları tutumlar üzerine tarihi belgelere dayalı bilgi üretimi de yeterince yapılmamıştır. Bunun günümüzdeki çarpıcı örneği nüfus konusu üzerine yapılan tartışmalarda görülmektedir.
PETER HEATHER, The Fall of the Roman Empire: A New History. (Londra: Macmillan 2005), xvi+572, 16 harita ve 27 levha - BRYAN WARD-PERKINS, The Fall of Rome and the end of Civilization, (Oxford: Oxford University Press 2005), viii+239, 47 harita ve levha [Kitap Tanıtımı]
Belleten · 2005, Cilt 69, Sayı 256 · Sayfa: 1057-1060
Özet
Roma İmparatorluğu'nun batı kanadının düşüşü, Batı Eskiçağ tarih literatüründe bugüne kadar çok etraflı bir şekilde tartışılmış ve yüzlerce neden üretilmiştir. Bunlar arasında Roma'nın kuzey komşularının yarattığı basınç, Hıristiyanlık, askeri ve ekonomik zayıflıklar, sosyal ve idari bozulmalar, demografik sorunlar ve salgın hastalıklar ilk elde sıralanabilecek olanlardır. Alman tarihçi A. Demandt, Roma'nın düşüşüne ilişkin 210 farklı neden sıralamaktadır. Roma'nın düşüş nedenleri arasında en fazla tartışma yaratanlardan birisi de, IV. yüzyılın sonuna doğru Tuna ve Rhen sınır dengelerinin hareketlenmesi ve kuzey komşularının Roma sınırlarına akmaya başlamasıdır.
MİRZA ŞEMS-İ BUHARA-YÎ, Tarih-i Buhara, Hokand ve Kaşgar (Der şerh-i hükümrâni-i Emir Mir Haydar der Buhara, Muhammed Ali Han der Hokand ve Cihangir Hoca der Kaşgar), mukaddeme, tashih ve tahkik Muhammed Ekber Âşık, Defter-i Neşr-i Miras-ı Mektub, Âyine-i Miras, Tahran 1377 h.ş. (1998), 340 s. [Kitap Tanıtımı]
Belleten · 2005, Cilt 69, Sayı 256 · Sayfa: 1047-1050
Özet
Eserde kendisini Mirza Şems (s.89, 95, 103, 108), Mirza Şems-i Buharayi (s.114, 120) ve Mirza Şems müverrih-i Buharayi (s.110) olarak adlandıran yazar hakkında fazla bir bilgi bulunmamaktadır. C. A Storey'in, müellifin dostu ve eserin ilk naşiri V. V. Grigoriev'den naklen kaydettiğine göre (Persian Literature, I/1, 385-386) Şems, 1804(?) yılında doğmuş olup, babası Mirza Yusuf, Mir Haydar'ın Divân katiplerinden, dedesi Mir Yakub da Danyal Atalık'ın Defterdârı idi. Kızkardeşi ise Mir Haydar'ın küçük kardeşi Mir Hüseyin ile evli idi. Dolayısı ile saray çevresine mensup olup, devrin olaylarına yakından tanık olmuştu.
Topçular Kâtibi Abdülkadir (Kadrî) Efendi Tarihi (Metin ve Tahlîl), Yayına Hazırlayan Doç. Dr. Ziya Yılmazer, Türk Tarih Kurumu Yayınları, III. Dizi - Sayı 21, 2 cilt, Ankara 2003, LXVII+1178+Dizin+Ekler [Kitap Tanıtımı]
Belleten · 2005, Cilt 69, Sayı 256 · Sayfa: 1051-1052
Özet
Osmanlı Tarihi'ne ait olup da kütüphane raflarında beklemekte olan yazma tarihi eserleri günışığına çıkarmak hiç şüphesiz büyük bir hizmettir. Doç. Dr. Ziya Yılmazer'in bundan önce yayına hazırladığı İsa-zade Tarihi (İstanbul 1996) ve Vak'a-nüvis Es'ad Efendi Tarihi (İstanbul 2000) adlı çalışmalarıyla büyük bir hizmette bulunmuştu. Mevcut çalışmalarına bir yenisini daha katan Dr. Yılmazer bu defa, Osmanlı Tarihinin adeta belkemiğini teşkil eden hacimli bir eseri tarihçilerin yararına sunmaktadır.
Hanghaus 1 in Ephesos. Funde und Ausstattung, Forschungen in Ephesos VII, 4 (2003), Claudia Lang-Auinger (Editör), 380 s., 165 levha [Kitap Tanıtımı]
Belleten · 2005, Cilt 69, Sayı 256 · Sayfa: 1053-1056
Özet
C.Lang-Auinger tarafından editörlüğü gerçekleştirilen Ephesos Araştırmalarının VII, 4. bandı olarak sunulan çalışmada B.Asamer, M.Arurenhammer, G.Jenewein, S.Jilek. S. Karwiese, S. Ladstatter, C. Lang-Auinger, U.Quatemberve V. Trinkl çalışmanın çeşitli bölümlerine katkıda bulunmuşlardır. Ephesos'ta Kuretler caddesinin hemen kenarında bulunan Yamaç Evi 1 1960'lı yıllarda F. Eichler ve H. Vetters tarafından gün ışığına çıkarılmaya başlanmış ve 1990'lı yılların başından itibaren bu önemli yapı kompleksinin kendisi ve buluntuları günümüz metodları çerçevesinde değerlendirilmeye başlanılmıştır.
The Dawn of Aviation in the Middle East: The First Flying Machines Over İstanbul
Belleten · 2005, Cilt 69, Sayı 256 · Sayfa: 937-1014
Özet
Tam Metin
This article describes the first heavier-than-air flights over İstanbul, and the public reaction to them, in December 1909. They were carried out by the Belgian Baron Pierre de Caters and then by the Frenchman Louis Bleriot. De Caters flew from Şişli and Bleriot flew from the Taksim Parade Ground. Their flights were short and of very limited success, but they were a sensation and sparked the interest of the Ottoman Army. Indeed, shortly thereafter the Ottoman Army acquired its first aircraft. This article is based on descriptions of these flights in the leading newspapers of İstanbul and includes full translations of these events from Yeni Tesvir-i Efkâr (Turkish) and The Levant Herald (French).
Prof. Dr. Tahsin Özgüç (1916-2005)
Belleten · 2005, Cilt 69, Sayı 256 · Sayfa: 1061-1074
Özet
Prof. Dr. Tahsin Özgüç, Ankara Üniversitesi Rektörlüğü sırasında, kurucusu olduğu ve bir süredir tedavi gördüğü A.Ü. Tıp Fakültesi İbn-i Sina Hastanesi'nde, 27.10.2005 günü hayatını kaybetti. Prof. Dr. Tahsin Özgüç 1916 yılında Kırcaali'de doğdu. Ankara'da öğrenim gördüğü sırada, Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi'nin kurulduğu yılda, Arkeoloji Bölümüne kaydoldu ve 1940 yılında mezun oldu. Aynı yıl fakülteye "İlmi Yardımcı" olarak atandı.
Bosna-Hersek Ayaklanması (1875)'nda Panslavizmin Etkisi ve Sırbistan ve Karadağ'ın Rolü
Belleten · 2005, Cilt 69, Sayı 256 · Sayfa: 913-936 · DOI: 10.37879/belleten.2005.913
Özet
Tam Metin
Panslavizm, 19. Yüzyılın başlarında Rusya dışındaki Slavlar arasında edebi-kültürel bir hareket olarak ortaya çıkmış, aynı kökten gelen Slav halkların kültürel ve siyasal birliğini ifade etmiştir. 19. Yüzyılın ortalarından itibaren giderek siyasi bir içerik kazanan Panslavizm, 1870'lerde Avrupa kamuoyunda "bütün Slavların Rusya'nın öncülüğünde birleşmesi" olarak algılanmıştır. Panslavizm terimini ilk olarak 1826 yılında Slovak yazar J. Herkel kullanmıştır. Herkel, Panslavizmi edebi-ilmi mânâda bütün Slav kavimlerinin kültür sahasında karşılıklı etkileşimi olarak tanımlarken, siyasi alanda ise bütün Slav kavimlerinin büyük bir devlet halinde birleşmeleri olarak ifade etmiştir.