3819 sonuç bulundu
Dergiler
- Belleten 3819
Yayınlayan Kurumlar
- Türk Tarih Kurumu 3819
Yazarlar
- Salâhi R. Sonyel 45
- TAHSİN ÖZGÜÇ 43
- ARİF MÜFİD MANSEL 42
- SEMAVİ EYİCE 40
- Mahmut H. Şakiroğlu 38
- İ. HAKKI UZUNÇARŞILI 37
- U. BAHADIR ALKIM 36
- İlber Ortaylı 32
- AYDIN SAYILI 31
- Mücteba İlgürel 31
Anahtar Kelimeler
- Tarih 338
- Osmanlı 271
- Osmanlı İmparatorluğu 174
- Türkiye 149
- Osmanlı Devleti 138
- Türkler 138
- Anadolu 131
- Ottoman Empire 115
- Mustafa Kemal Atatürk 103
- Ottoman 98
NICOLAS VATIN-GILLES VEINSTEIN, Le Sérail ébranlé, Essai sur les morts, dépositions et avénements des sultans Ottomans, XIVe-XIXe siécle (Sarsılan Saray, XIV.-XIX. yüzyıllarda Osmanlı Sultanlarının Ölümleri, Tahttan Çekilmeleri ve Cüluslarına Dair bir Deneme), Paris 2003, 523. [Kitap Tanıtımı]
Belleten · 2004, Cilt 68, Sayı 253 · Sayfa: 741-746
Özet
Fransız Osmanlı tarihçileri Nicolas VATIN ile Gilles VEINSTEIN'in kaleme aldıkları Le Serail ebranle, Essai sur les morts, depositions et avenements des sultans ottomans, XIVe-XIXe siecle (Sarsılan Saray, XIV.-XIX. yüzyıllarda Osmanlı Sultanlarının Ölümleri, Tahttan İndirilmeleri ve Cüluslarına Dair bir Deneme) adlı çalışma, ilginç başlığından da anlaşıldığı üzere Osmanlı tarihinin ihmal edilmiş önemli bir mevzusuna değinmektedir. Ünlü Fransız yayınevi Fayard'ın yayınları arasında çıkan bu eser, giriş, 5 bölüm, sonuç ve eklerden oluşmaktadır. Bu çalışmanın amacı Osmanlı yönetim biçiminin doğasını ve meşruluğunu, Osmanlı sultanının toplumdaki yerini incelemektir. Çünkü Osmanlı toplumu kendisini bir ulus, bir dil, bir kültür yada dinle değil de, yalnız sultan sayesinde var olan bir hanedan yani Al-i Osman'la tanımlıyor Eser, kronolojik olarak 1324 yılından az evvel vuku bulan I. Osman'ın ölümünden 1808'de Osmanlı İmparatorluğu'nda yeniçeri ordusunun lağvedilmesi ile damgalanan ve reformlar döneminin başlangıcına tekabül eden II. Mahmut'un tahta çıktığı tarihe kadar olan dönemi incelemektedir. Dolayısıyla eser, 32 sultanın dönemlerini kapsıyor.
BUDAK MÜNŞÎ-Yİ KAZVİNÎ, Cevâhir'ül-Ahbar (Bahş-i Tarih-i İran ez Kara Koyunlu tâ sâl-i 984 h.k.), Mukaddeme, tashih ve talikat: Muhsin Behram Nejad, Nâşir: Miras-ı Mektub, çâp-ı evvel, Tahran 1378 h.ş. (2000), 260 sayfa. [Kitap Tanıtımı]
Belleten · 2004, Cilt 68, Sayı 253 · Sayfa: 735-736
Özet
Safeviler devrinin pek tanınmayan kaynaklarından olan, Türk asıllı tarihçi Budak Münşi' nin bu eseri hakkında, devrin tarihleri ve tezkirelerinde bilgiye rast gelinmediği gibi, daha sonraki katalogların da sadece birkaçında onun adı zikredilir (Storey, Persian Literature, I, 118). Bu bakımdan müellifin eserinde kendisinden söz ettiği yerler (s.187-190) oldukça önemlidir. Eserindeki kapılardan onun 916(1510) yılında doğduğu anlaşılmaktadır. Eğitimi ve ailesi hakkında bilgi vermemekte birlikte, anne tarafından dedesi Hâce Ruhullah Şalkanî-yi Kazvinî, Ak Koyunlu Mirza Baysungur'un vezirliğini yapmıştı (s.91). Budak Münşî Kazvin'de bir süre eğitim gördükten sonra, 14 yaşında iken kâtip olarak Divan'da çalışmaya başlamış, zaman zaman azledilmek, malları müsadere edilmekle birlikte 1576 yılına kadar Safevî devletinin çeşitli yörelerinde görev yapmıştır.
CÂBÎ ÖMER EFENDİ, Câbî Tarihi, (Tarih-i Sultan Selîm-i Sâlis ve Mahmud-ı Sânî), Tahlil ve Tenkidli Metin, Ankara 2003, Hazırlayan Mehmet Ali Beyhan, 2 Cilt, I-LXV+1056-1104 (Dizin). [Kitap Tanıtımı]
Belleten · 2004, Cilt 68, Sayı 253 · Sayfa: 747-748
Özet
Osmanlı-Türk tarihi üzerinde çalışanlar için kıymetli bir kaynak yayınlanmış bulunuyor. Türk Tarih Kurumu yayınları arasında çıkmış bulunan Câbi Tarihi hacmi ve kapsadığı yıllar bakımından dikkat çekmektedir. Eser 1788-1813-14 (Hicri 1203-1229) tarihleri arasındaki hadiseleri ihtiva etmektedir. Takriben 25 yılın tarihi olan bu eser önemli bir kaynak olmasına rağmen, tarihçiler arasında pek tanınmıyor ve kullanılmıyordu. Aslında yazma halindeki bu eserler, kütüphane raflarında bulunuyor ve ulaşılması gün geçtikçe zorlaşıyordu. Şu halde Câbi Târihi tozlu kütüphane raflarından kurtarılmıştır. Eserin geniş muhteviyatına rağmen fazla tanınmamasının bir sebebi de müellifi hakkında lâyıkı vechile bilgiye ulaşılamamış olmasındandır. Nitekim eseri yayınlayan, Câbi Ömer Efendi hakkında kaynaklarda hiçbir bilgiye rastlanmadığını ifade etmektedir. Keza doğum ve ölüm tarihleri ile âilesi ve babasının adının da bilinmediğini belirtmektedir.
EUNJEONG YI, Guild Dynamics In Seventeenth-Century Istanbul: Fluidity and Leverage, Brill, Leiden, Boston, 2004. 310 s. [Kitap Tanıtımı]
Belleten · 2004, Cilt 68, Sayı 253 · Sayfa: 751-754
Özet
Yazarın Harvard Üniversitesinde 2000 yılında tamamladığı "The Istanbul Guilds in the Seventeenth Century: Leverage in Changing Times" başlıklı tezine dayanan bu eser, genelde Osmanlı esnaf teşkilatı, özelde ise İstanbul esnaf teşkilatı hakkında yazılan en kapsamlı ve doyurucu eserlerden birisidir. Eserin dikkat çeken en önemli yanı, gelenekçi, statik ve devlet güdümünde hareket ettiği iddia edilen ve şimdiye kadar bu yönleriyle işlenen lonca sistemini titiz bir şekilde sorgulamasıdır. Dr. Yı, öncelikle esnaf teşkilatı araştırmalarının daha çok dini mistisizm, fütüvvet ve esnafın devletle ilişkileri ve tutuculuğu çerçevesinde incelenmesini eleştirmekte ve bu kısır bakış açısının bu kurumu gelenekçi, tutucu, mistik, devletin güdümünde hareket eden zayıf sivil örgütler olarak sunduğunu vurgulamaktadır.
GARY LEISER-NOURY AL-KHALEDY (ed. çev.), Questions and Answers for Physicians, Brill, Leiden 2004.(133 sayfa+Arapça metin 117 sayfa) [Kitap Tanıtımı]
Belleten · 2004, Cilt 68, Sayı 253 · Sayfa: 749-750
Özet
Eser, önsöz, giriş (yazar, metin, Galenik tıp, Arapça metin ve kritik metin), Bütün Hekimler için Uzmanların Muayenesi, 10 kısım (kritik metnin İngilizce çevirisi), bibliyografya, indeks, eserin Arapça metni, Arapça metinle ilgili notlardan meydana gelmektedir. Editör, Gary Leiser, kitabın önsözünde çalışmalara Noury (Nuri) Halidi ile başladığını, ancak, onun ölümüyle bu çalışmanın bir süre kesildiğini, ancak kendisinin çalışmayı daha sonra tamamladığını belirtmektedir. Ancak kitap basılırken, onun adını da koyarak, onun hizmetlerini değerlendirmiştir. Eserin giriş kısmında, yukarıda da belirtilmiş olduğu gibi, ilki kitabın (İmtihan al Alibba li-Kaffat al-Atibba) yazarı Sulami'in (1155-1208) hayatı hakkında bilgi vermektedir.
17. Yüzyılın İkinci Yarısında Antakya Kazasında İskân ve Nüfus (1678/1089 Tarihli Avârız-Hâne Defterine Göre)
Belleten · 2004, Cilt 68, Sayı 252 · Sayfa: 431-460
Özet
Tam Metin
Osmanlı tarihinin temel kaynaklarının büyük çoğunluğunu vergi verebilecek nüfusun tespitini sağlayan ve sayım sonuçlarını içeren Tahrir Defterleri oluşturmaktadır. 15. ve 16. yüzyıllarda hazırlanmış olan, fakat 17. yüzyılda da bazı örneklerini gördüğümüz bu defterler, Osmanlı Devleti'nde timar sisteminin uygulandığı topraklardaki vergilendirilebilir ekonomik faaliyetlerin ve insan kaynaklarının yerinde tespit ve kaydını içermesi açısından bizlere istatistiksel analize uygun en zengin sayısal verileri sunmaktadırlar. Klasik tahrir geleneğinin bir uzantısı olarak 17. yüzyıldan itibaren düzenlenmiş olan avârız-hâne ve cizye defterleri de dönemin demografi tarihi açısından oldukça önemli kaynaklardır.
Köl Tigin Yazıtının Çince Yüzü Hakkında
Belleten · 2004, Cilt 68, Sayı 252 · Sayfa: 403-422
Özet
Moğolistan'daki Türk Anıtları Projesi çerçevesinde 2002 yılının 16 Temmuz-17 Ağustos tarihleri arasında Koşo Çaydam Gölü yakınında bulunan Orhun Yazıtlarının Çince metinleri üzerinde incelemeler yaptım. Daha önce Gök-Türk tarihi ile ilgili Çin kaynaklarındaki orijinal bilgiler üzerinde çalıştığım için ve bu konularda iki kitap yayınladığım, iki kitabı da yayınlamak üzere olduğumdan konuya çok aşina idim. Fakat, yine de Köl Tigin ve Bilge Kagan yazıtlarını görmenin, orijinal metnin üzerinde çalışmanın beni heyecanlandırdığını söylemem gerekir.
SETTAR CABBAR, Kurtuluş Yolunda. Yayınlayanlar: A. Sumru Özsoy, Claus Schönig, Esra Karabacak. İstanbul 2000. Orient-Institut der DMG, İstanbul, 335 s. [Kitap Tanıtımı]
Belleten · 2004, Cilt 68, Sayı 252 · Sayfa: 577-580
Özet
Türkistan sahasındaki insanların geçmişi, uzun bir zaman kendi iç gelişmeleriyle devam etmiş, XIX. yüzyıl ortalarından itibaren Rusya Çarlığının etkisine girmiştir. Dünyayı kendi aralarında, çeşitli adlar altında paylaşan Avrupa devletleri, Türkistan sahasında Rusya'nın etkili olmasına ses etmemişlerdir. Ruslar, öteki Avrupalılar gibi kimi zaman medeniyet=civilization adına bu sahalara el koymuşlardır. Türkistan, XIX. yüzyıl sonlarında siyasi bakımdan birliğini kaybetse de, bir kavram olarak etkinliğini korumuştur. Hatta bu etkinlik, 1924'lere kadar devam etmiştir. Bu senede, Türkistan buraya hakim olan Sovyet idaresi devrinde kaldırılmış, boyları=kabileleri esas alan bir siyasi teşkilatlanma getirilmiştir. Böylece Özbekistan, Türkmenistan, Tacikistan, Kırgızistan ve Kazakistan terimleri zaman içinde ortaya çıkmış ve çıkacaklardır. Buna karşılık tarihi kökleri olan Hive veya Harezm Halk Cumhuriyeti gibi kavramlar yaşatılmamıştır.
Bademağacı Kazıları 2002 ve 2003 Yılları Çalışma Raporu
Belleten · 2004, Cilt 68, Sayı 252 · Sayfa: 519-560
Özet
Tam Metin
Bademağacı Höyüğü kazılarının 10. dönem çalışmaları 30 Temmuz / 20 Eylül 2002, 11. dönem çalışmaları da 1 Ağustos / 8 Eylül 2003 tarihleri arasında sürdürüldü. Her iki kazı döneminde, höyüğün kuzey yarısındaki 'A Açması'nın kuzey ve güneydoğu kesimlerinde çalışılarak, Erken Neolitik Çağ (ENÇ) ve İlk Tunç Çağı (İTÇ) yerleşmeleri üzerindeki araştırmalar geliştirildi. Bu çalışmaların yanı sıra, höyüğün ortalarındaki en yüksek kesimde bulunan 'Kilise' ile A Açması birleştirilmiş, ayrıca kuzeybatıda oldukça geniş bir alanın karışık üst birikimi de kaldırılarak, ENÇ yerleşmelerinin düzlemine inilmiştir.
Balkan Savaşlarında Hilâl-i Ahmer Cemiyeti'nin Osmanlı Ordusuna Yönelik Sağlık Hizmetleri
Belleten · 2004, Cilt 68, Sayı 252 · Sayfa: 483-518
Özet
Tam Metin
XIX. yüzyılda Osmanlı Devleti'nin Balkanlar kesiminde başlayan isyan ve kargaşa ortamı, XX. yüzyılın başlarında içinden çıkılmaz bir hal almış; bu coğrafya, devletin en buhranlı ve kritik yerlerinden birisi haline gelmiştir. Bu duruma gelinmesinde Osmanlı Devleti'nden ayrılıp bağımsız, ya da yarı özerk konuma gelmiş bulunan Balkan devletlerinin bölge üzerinde emelleri olduğu kadar, sömürgeci büyük devletlerin çıkar hesapları ve buna dayalı kışkırtmaları da etkili olmuştur.