3 sonuç bulundu
Uygulanan Filtreler
  • Höyük
  • Son 2 yıl
  • Kandil
Dergiler
Yayınlayan Kurumlar
Yayın Yılı
Anahtar Kelimeler

Nysa ad Maeandrum’dan Ele Geçen Geç Antik Çağ Kandilleri

Höyük · 2026, Sayı 17 · Sayfa: 121-154 · DOI: 10.37879/hoyuk.2026.1.121
Tam Metin
Nysa ad Maeandrum’da 2015 yılında Sütunlu Cadde (Cadde 1) ile Cadde 4B kavşağının güneydoğusunda yer alan Doğu Mekânları’nda (DM-1–DM-4) gerçekleştirilen kazılarda 59 tam ve 2503 parça Geç Antik Çağ kandili ele geçmiştir. Bu çalışma, söz konusu kandillerin tipolojik özelliklerini ve bulundukları mekânsal bağlamı değerlendirmektedir. Kandiller, tipolojik açıdan Geç 4. yüzyıldan itibaren bilinen formlarla ilişkili olmakla birlikte, Nysa örnekleri bağlam verilerine göre ağırlıklı olarak MS 6. yüzyıl sonu ile 7. yüzyıl başına tarihlenmektedir. Buluntuların büyük bölümünün DM-3 mekânında tek bir alanda yoğunlaşması ve Sütunlu Cadde üzerindeki in situ kandil askı halkalarıyla birlikte ele alınması, bu mekânın cadde aydınlatmasına yönelik kamusal bir depo olarak kullanılmış olabileceğini göstermektedir. Çalışmada söz konusu durum, MS 7. yüzyıl başında Batı Anadolu’da yaşanan güvenlik sorunları ve hemen ardından gerçekleşen yıkıcı depremler çerçevesinde yorumlamaktadır. Sonuç olarak makalede, Nysa Sütunlu Cadde kazılarında ele geçen Geç Antik Çağ kandilleri üzerinden cadde aydınlatması ve kriz döneminde kamusal alanların işlevsel dönüşümüne ilişkin somut arkeolojik veriler sunulmaktadır.

Laodikeia’dan Volütlü ve Üç Tutamaklı Kandil

Höyük · 2024, Sayı 14 · Sayfa: 109-130 · DOI: 10.37879/hoyuk.2024.2.109
Tam Metin
Laodikeia Antik Kenti’nde 2003 yılından itibaren yapılan sistemli kazı çalışmalarında ilk yerleşmenin MÖ 5500 yıllarında başladığı ve kesintiye uğramadan MS 7. yüzyılın başlarında meydana gelen yıkıcı depreme kadar devam ettiği tespit edilmiştir. Antik kaynaklara göre yerleşmenin adı ilk Rhoas, sonra Diospolis (Zeus kenti anlamında) ve Helenistik Dönem’de ise MÖ 3. yüzyılın ortalarında Seleukoslar Kralı II. Antiokhos’un eşi Laodike’den kaynaklı olarak Laodikeia şekline dönüştürülmüştür. Bölgenin 1206 yılında tamamen Türkleşmesine bağlı olarak Laodikeia ismi kısaltılarak Ladik olmuştur. Makale konusu olan kandilin bulunduğu Laodikeia Kilisesi ilk kez 2010 yılında tespit edilmiş olup aynı yıl içinde anıtsal yapının kazı çalışmaları bitirilerek tamamen ortaya çıkartılmıştır. Laodikeia Kilisesi’nde kazılar sonunda açığa çıkartılan arkeolojik kalıntıların korunması amacıyla koruma çatısı yapılmasına karar verilmiş olup bu amaç doğrultusunda yapının etrafında 18 adet çukur sondajı kazısı yapılmıştır. 6 no.lu sondajda ele geçirilmiş olan volütlü ve üç tutamaklı kandil, devasa boyutuyla ünik bir eserdir. Kandilin omuz kısmında yapılan Bergama etkili aplikasyon kabartmalarda Tanrı Dionysos ritüeli işlenmiştir. Satyr ve Maenad’ların da yer aldığı kabartmalarda olasılıkla Dionysos ile Ariadne’nin kutsal evlilikleri (hieros gamos) betimlenmiştir. Bu nedenle büyük boyutlu olan kandilin, kutsal alanda kullanılan özel bir aydınlatma aracı olduğu düşünülebilir. 6 no.lu sondaj kazısında ele geçirilen diğer seramikler ve sikkeler de göz önüne alınarak kabartmalı kandil MÖ 2. yüzyılın üçüncü çeyreği ile MÖ 1. yüzyılın ilk çeyreği arasına tarihlendirilmiştir.

Knidos’un Geç Antik Dönem Kandilleri

Höyük · 2024, Sayı 13 · Sayfa: 143-164 · DOI: 10.37879/hoyuk.2024.1.143
Tam Metin
Türkiye’nin en güneybatı ucunda, Tekir Burnu mevkiinde yer alan Knidos’un kandilleri her dönem ilgi çekici olmuştur. Dünyaca ünlü Knidos kandilleri, Helenistik Dönem’de Knidos’tan ihraç edilen ve Knidos tipi olarak literatüre geçen gri üretimli popüler kandillerdi. Knidos tipi kandiller, Roma Dönemi’nde de önemli bir ihracat kapasitesine ulaşmış ve Knidos kandil atölyelerinin temelini oluşturmuştur. Roma Dönemi’nde kandil üretimini zirveye taşıyan kentte seri üretim MS 3. yüzyıla kadar devam etmiştir. Yerel ihtiyaca yönelik üretimi devam eden MS 4. yüzyıl kandillerinin yanında Geç Antik Dönem’e tarihlenen kandiller de bulunmaktadır. Helenistik ve Roma dönemlerine göre daha az sayıda olan, Geç Antik Dönem kontekstlerinden ele geçen Knidos Geç Antik Dönem kandilleri çalışma konusunu oluşturmaktadır. MS 4. yüzyıldan MS 7. yüzyıl başlarına tarihlenen örnekler arasından çalışmaya yirmi bir adet dahil edilerek dört ayrı başlık altında incelenmiştir. Knidos’un Geç Antik Dönemi’ne ait yapı, mekân ve tabakalarından ele geçen kandillerin bir kısmının Roma Dönemi’nde kullanılan kalıpların yeniden bu dönemde kullanılması ile üretilmiş kandiller oluştururken bir kısmını da Geç Antik Dönem’in karakteristik kandilleri oluşturmaktadır. Knidos’ta erken dönemlere oranla Geç Antik Dönem’e tarihlenen kandillerinin sayıca az olması kuvvetle muhtemel seri üretimin durması ve ihtiyaç doğrultusunda küçük çaplı üretimin devam etmesinden kaynaklı olmalıdır. Kandillerin bulunduğu yapıların mimarisi ve buluntularıyla birlikte değerlendirildiğinde Geç Antik Dönem kontekstini net olarak görmekteyiz. İncelenen Knidos Geç Antik Dönem kandilleri, Doğu Akdeniz’deki yerleşimlerden, Batı Anadolu’daki merkezlerden ve Ege dünyasındaki kentlerden ele geçen kandil örnekleri ile benzerlik göstermektedir. Ayrıca bu merkezlerle etkileşim içinde olunduğunu kanıtlamaktadır.