3 sonuç bulundu
Uygulanan Filtreler
  • Türk Tarih Kurumu
  • Höyük
  • Late Antiquity
Dergiler
Yayınlayan Kurumlar
Yayın Yılı
Anahtar Kelimeler

Olympos Episkopeion’u Mutfak Mekânı (M11) Kazısında Bulunan Pişirme Kapları

Höyük · 2026, Sayı 17 · Sayfa: 193-214 · DOI: 10.37879/hoyuk.2026.1.193
Tam Metin
Olympos kenti antik dönemde Lykia Bölgesi’nin doğusunda yer alan bir liman kentidir. Günümüzde Antalya ili, Kumluca ilçesine bağlı Yazır Mahallesi sınırları içerisinde bulunmaktadır. Kentin günümüzde hâlen izlenebilen yerleşim dokusu, ağırlıklı olarak MS 5-6. yüzyıllara tarihlenen imar faaliyetleri sırasında şekillenmiştir. MS 6. yüzyıl ortalarında meydana gelen doğal afetler ile bunu izleyen ekonomik ve askerî gerileme süreci ve MS 7. yüzyıl ortalarından itibaren Anadolu’nun özellikle güney kıyılarını etkileyen Arap akınları, kent nüfusunun olumsuz yönde etkilendiğini göstermektedir. Episkopeion (Piskoposluk Sarayı) kentin kuzeyinde konumlanan anıtsal bir dinî komplekstir. Kazı çalışmalarıyla kompleksin inşasına MS 5. yüzyılın ikinci yarısında başlandığı ve son hâlini MS 6. yüzyılın ilk yarısında aldığı tespit edilmiştir. Burada gerçekleştirilen kazı çalışmalarında kompleksin kuzeybatısında bulunan, Mekân 11 (M11) olarak adlandırılan dikdörtgen planlı mekânın mutfak işlevinde kullanıldığı tespit edilmiştir. Bu çalışmanın konusunu oluşturan mutfak kapları, zemin üzerinde yoğun bir dolgu tabakası içerisinde bulunmuştur. Mutfak kapları işlevlerine göre sebze ve sulu et yemeklerinin hazırlanmasında kullanılan pişirme kapları ile soteleme ve kızartma amacıyla kullanılan kaplar olarak iki ana gruba ayrılmaktadır. İncelenen parçaların tamamında, uzun süreli kullanıma bağlı yoğun yanık izleri gözlemlenmiştir. Mekân içerisinde pişirme kaplarıyla birlikte bulunan hayvan kemikleri, kent sakinlerinin beslenme alışkanlıklarına ilişkin önemli veriler sunmaktadır. M11 kazısında saptanan tabakalaşmaya göre mutfak kapları MS 6. yüzyıl ile 7. yüzyıl başına tarihlendirilmektedir. Bu çalışmanın amacı, söz konusu kapların form repertuvarını tanıtmak ve olası üretim kökenlerine ilişkin değerlendirmeleri ortaya koymaktır.

Nysa ad Maeandrum’dan Ele Geçen Geç Antik Çağ Kandilleri

Höyük · 2026, Sayı 17 · Sayfa: 121-154 · DOI: 10.37879/hoyuk.2026.1.121
Tam Metin
Nysa ad Maeandrum’da 2015 yılında Sütunlu Cadde (Cadde 1) ile Cadde 4B kavşağının güneydoğusunda yer alan Doğu Mekânları’nda (DM-1–DM-4) gerçekleştirilen kazılarda 59 tam ve 2503 parça Geç Antik Çağ kandili ele geçmiştir. Bu çalışma, söz konusu kandillerin tipolojik özelliklerini ve bulundukları mekânsal bağlamı değerlendirmektedir. Kandiller, tipolojik açıdan Geç 4. yüzyıldan itibaren bilinen formlarla ilişkili olmakla birlikte, Nysa örnekleri bağlam verilerine göre ağırlıklı olarak MS 6. yüzyıl sonu ile 7. yüzyıl başına tarihlenmektedir. Buluntuların büyük bölümünün DM-3 mekânında tek bir alanda yoğunlaşması ve Sütunlu Cadde üzerindeki in situ kandil askı halkalarıyla birlikte ele alınması, bu mekânın cadde aydınlatmasına yönelik kamusal bir depo olarak kullanılmış olabileceğini göstermektedir. Çalışmada söz konusu durum, MS 7. yüzyıl başında Batı Anadolu’da yaşanan güvenlik sorunları ve hemen ardından gerçekleşen yıkıcı depremler çerçevesinde yorumlamaktadır. Sonuç olarak makalede, Nysa Sütunlu Cadde kazılarında ele geçen Geç Antik Çağ kandilleri üzerinden cadde aydınlatması ve kriz döneminde kamusal alanların işlevsel dönüşümüne ilişkin somut arkeolojik veriler sunulmaktadır.

Tripolis’ten Bronz Bir Kantar

Höyük · 2022, Sayı 9 · Sayfa: 137-154 · DOI: 10.37879/hoyuk.2022.137
Tam Metin
Antik Dönem’de Lydia olarak bilinen bölgede yer alan Tripolis’te, 2016 yılı kazı sezonunda Kutsal Alan’ın kuzeyinde yapılan çalışmalarda, hareketli kantar ağırlığının üst yarısı ile kuvvet koluna bağlantısını sağlayan zinciri dışında eksiksiz ve sağlam bronz bir kantar bulunmuştur. Kantar kolu üç farklı ölçü skalasına sahip kuvvet kolu ve üç askı kancalı yük kolundan oluşmaktadır. Kuvvet kolu üzerinde hareketli ağırlık ve yük kolunun uç boğazına yerleştirilen yük aksamı kantarın sabit olmayan bölümlerini oluşturmaktadır. Üç farklı ölçü skalanın üzerinde belli aralıklarla yerleştirilmiş harf, sembol ve birimler sayıları temsil etmektedir. Tripolis kantarı, üretim ve yayılım alanı değerlendirildiğinde Akdeniz Havzası gibi geniş bir alanı kapsayan, Konstantinopolis tipi buluntu grubuna dâhil edilebilir. Tripolis kantarı yük kolu üzerinde yer alan “Ioannes” yazıtı detaylı incelendiğinde, kentte piskoposluk yapmış aynı isimli kişiyi işaret etmektedir. Yazıtta yer alan ismin katıldığı konsil tarihleri değerlendirildiğinde, kantarın MS 5. yüzyıldan dan sonra üretilmiş olamayacağı ileri sürülebilir. Bronz kantar üzerindeki semboller kentin, Geç Antik Çağ’da ticari faaliyetlerini yansıtmasının yanı sıra, dini ve sosyal yaşamı ile ilgili önemli bilgiler veren buluntular arasındadır.