2 sonuç bulundu
Dergiler
Yayınlayan Kurumlar
Anahtar Kelimeler
Memlûk Türkçesiyle Kaleme Alınmış Bilinmeyen Bir Satır Altı Kur'an Tercümesi: Diyanet Kütüphanesi 2596 Numaralı Nüsha
Türk Dili Araştırmaları Yıllığı - Belleten · 2026, Sayı 81 · Sayfa: 205-236 · DOI: 10.32925/tday.2026.149
Özet
Tam Metin
Türkçenin tarihî dönemlerinde, farklı mütercim ve müstensihler tarafından Kur’an-ı Kerim tercümeleri yapılmıştır. Memlûk Türkçesiyle de yazılmış Kur’an-ı Kerim tercümeleri olduğu bilinmektedir. Zira Mustafa Toker; Bursa, Isparta ve Manisa nüshaları üzerinde dikkatle dururken Cihan Doğan da Süleymaniye Kütüphanesi 3966 numaralı nüshayı incelemiştir. Bu çalışmada ise Memlûk sahasına ait olduğu bilinmeyen Diyanet Kütüphanesi 2596 numaralı nüsha (DK) ayrıntılı biçimde ele alınmaktadır. Baş kısmında eksiklik bulunan nüsha, tamir görmüş; ilk iki yaprağı, eserin genelinden farklı bir yazı stili ve tercüme şekliyle sonradan eklenmiştir. Yazmanın karakterini yansıtan asıl tercüme, Bakara suresinin 15. ayetinden itibaren başlamaktadır. Eserin 3a sayfasına tekabül eden bu bölümde de eksiklikler ve tamir edilmiş kısımlar mevcuttur. Bu hâl, nüshanın 6b yüzüne kadar devam etmektedir. Buradan itibaren, özellikle son satırlarda, kısmi siliklikler bulunsa da eser büyük ölçüde okunabilir durumdadır. Yazma, içerik ve dil özellikleri bakımından mevcut tercümelerle karşılaştırıldığında, Manisa nüshasıyla dikkat çekici benzerlikler taşımakta olduğu ve bu yönüyle Memlûk Türkçesiyle kaleme alındığı anlaşılmaktadır. Bu çalışmada, DK ayrıntılı şekilde incelenecek ve Manisa İl Halk Kütüphanesi 931 numaralı nüsha (MK) ile çeşitli ölçütler doğrultusunda karşılaştırılacaktır. Böylece hem Türkoloji sahasında üzerinde yeterince durulmayan Memlûk Türkçesi Kur’an tercümelerinin dil özellikleri vurgulanacak hem de şimdiye kadar üzerinde çalışma yapılmamış olan DK ilim âlemine kazandırılacaktır.
ARAPÇA KARAGÖZ OYUNLARINDA TÜRKÇENİN İZİ
Türk Dili Araştırmaları Yıllığı - Belleten · 2023, Sayı 75 · Sayfa: 83-100 · DOI: 10.32925/tday.2023.96
Özet
Yüzyıllara dayalı Türk-Arap kültürel etkileşiminin izleri çeşitli yazılı ve sözlü kültür unsurlarında gözlemlenebilir. Türk kukla tiyatrosunun bir türü olan ve UNESCO Somut Olmayan Kültürel Mirası listesine kayıtlı bulunan Karagöz, bu etkileşimin önemli örneklerindendir. Osmanlının hâkim olduğu Arap coğrafyasında Karagöz gösterileri, toplumun vazgeçilmez bir parçası olmuştur. On dokuzuncu yüzyılın ikinci yarısından itibaren Avrupalı şarkiyatçıların dikkatini çekmesi ile beraber, geniş bir coğrafyada farklı dillerde icra edilen Karagöz oyunlarının ilk bilimsel derlemeleri yapılmaya başlanmıştır. Bu çalışmada on dokuzuncu yüzyılın ikinci yarısından yirminci yüzyılın ilk yarısına kadar olan dönemde, Enno Littmann, Johann Gottfried Wetzstein, Wilhelm Hoenerbach ve Edmond Saussey gibi şarkiyatçılar tarafından derlenen Arapça Karagöz oyunları ele alınmıştır. Ağırlıklı olarak günlük konuşma diliyle icra edilen bu oyunlar, Arapça diyalektlerini yansıtan unsurlar açısından oldukça zengindirler. Buna ek olarak Arapça Karagöz oyunlarında kullanılan Türkçe kelime ve ifadeler de araştırmacıların dikkatini çekmiştir. Arapça Karagöz oyun metinlerini derleyen şarkiyatçılara göre oyunlarındaki Türkçenin varlığının farklı nedenleri vardır. Karagöz’ün bir seyirlik sanat türü olarak Osmanlı İmparatorluğunun Arapça konuşulan bölgelerine ilk defa Türkler tarafından götürülmesi, bazı bölgelerde oyunların sadece Türkçe oynanmasına izin verilmesi, oyunlardaki bazı tiplerin Türkleri ve/veya Osmanlı yönetimini temsil etmesi bu nedenlerin başında gelir. Bu çalışmanın amacı doğrultusunda toplamda on sekiz Arapça Karagöz oyun metni incelenmiş, metinlerde Türkçe ve Türkçe yoluyla Arapçaya giren sözcükler tespit edilmiştir. Söz konusu sözcüklerin geçtiği örneklerin Arapçası orijinal hâliyle verilmiş ve transkripsiyonu yapılmıştır. Daha sonra bütün örnekler Türkçeye tercüme edilmiştir.