1129 sonuç bulundu
Uygulanan Filtreler
  • Türk Dili Araştırmaları Yıllığı - Belleten
Yayınlayan Kurumlar
Yayın Yılı
Yazarlar
Anahtar Kelimeler

UYGUR ATASÖZLERİ VE DEYİMLERİNDE GEÇEN ÇİNCE ALINTILAR ÜZERİNE

Türk Dili Araştırmaları Yıllığı - Belleten · 2018, Cilt 66, Sayı 2 · Sayfa: 195-214
Türklerin Çinlilerle olan tarihî, siyasi, iktisadî ve kültürel ilişkileri çok eskileredayanır. Bu ilişki Hun döneminden başlayarak Göktürk ve Uygur dönemi boyuncadevam etmiştir. Uygurlar 9. yüzyılın ortalarında eski yurtları olan Doğu Türkistantopraklarına gelip yerleştikten sonra, özellikle Çinliler 19. yüzyılda bu bölgeyi işgalettikten sonra da sürdürülen bu ilişkilerin her iki milletin diline ve edebiyatına yansımışolması gayet doğaldır. Bugün Çincede yüzlerce Türkçe alıntı olduğu gibi Türkçede de,özellikle Uygur Türkçesinde çok sayıda Çince alıntı söz konusudur. Bugün UygurTürkçesi sözvarlığının önemli bir parçası hâli ne gelmiş olan bu alıntılar UygurTürkçesinin konuşma dilinde, edebî eserlerinde, özellikle sözlü edebiyat eserlerindesık sık karşımıza çıkmaktadır. Uygur atasözleri ve deyimlerinde kullanılan Çince alıntılar buna örnektir.

ÖGÜRCIK ALP’IN KAHRAMANLIK ‘TARTIM’INDAKİ SORUNLU SÖZCÜKLERE YENİ YAKLAŞIMLAR

Türk Dili Araştırmaları Yıllığı - Belleten · 2018, Cilt 66, Sayı 2 · Sayfa: 363-375
1659-60 yıllarında Ebulgazi Bahadır Han tarafından yazılan Şecere-i Terākime'yeTürkmen boyları arasında söylenen rivayetler ile hocaların, beylerin ellerindebulunan şecereler kaynaklık etmiştir. Ayrıca tarihî eserlerden Reşideddin'in Camiü'ttevârih'indekiOğuznâme'den yararlanılmıştır. Şecere-i Terākime, Oğuznâme'ninTürkmen rivayetidir.Ebulgazi Bahadır Han tarafından 17. yüzyılda Çağatay Türkçesiyle yazılmışolan eserde Ögürcık Alp'in vasıfları anlatıldıktan sonra kendisinin Ebulhan dağınagittiğinde söylediği şiire (tartıma) yer verilir. Bu şiir, Çağatay Türkçesinin yanı sıraOğuzca dil özellikleri ve sözcükleri de içermektedir. Şiirdeki kimi sözcükler, gereknüshalardaki farklı yazımlar, gerekse anlamlandırmadaki belirsizlikler nedeniylefarklı biçimlerde yorumlara imkan vermektedir. Makalede bu tür sözcüklerden ara, öŋdün, turacım, yezek, pürkürt- sözcükleri üzerinde durulacaktır.

UKAZATEL TİPİÇESKİH MEST GEROİÇESKOGO EPOSA NARODOV SİBİRİ (EKSPERİMENTALNOE İZDANİE)

Türk Dili Araştırmaları Yıllığı - Belleten · 2018, Cilt 66, Sayı 2 · Sayfa: 377-381
Gerek ülkemizde gerekse yurt dışında bir tema çerçevesinde farklı kültür dairelerine ait, farklı coğrafyalarda yapılmış çalışmaları bir araya getirmek ve bunları bir sistematik çerçevesinde sınıflandırmak oldukça zor bir çalışma türüdür. Bu nedenle pek çok araştırmacı ve bilim insanı bu şekildeki ortak çalışmalardan kaçınmaktadır. Burada tanıtmaya çalışacağımız Sibirya'nın farklı halklarının destan metinlerini ele alan bu çalışma, Rusya Bilimler Akademisi Sibirya Bölümü Yayınevi tarafından yayınlanmış olup alanında ilklerdendir. Çalışmanın kapağında ne yazık ki sadece Evgeniya Nikolayevna Kuzmina'nın adının yer alması ortak bir çalışma olduğunu düşünmemize engel olmaktadır.

SÜHEYL Ü NEVBAHÂR ÜZERİNE DÜZELTMELER

Türk Dili Araştırmaları Yıllığı - Belleten · 2018, Cilt 66, Sayı 1 · Sayfa: 5-62
Süheyl ü Nevbahâr üzerine yaptığımız yeni okuma çalışmaları ilerledikçe okunmasorunları ile ilgili düzeltme teklifleri yazmıştık. Bununla ilgili bildiri ve makalelerinkünyesi kaynaklarda gösterilmiştir. Çalışmanın sonuna yaklaştıkça tespit ettiğimizyeni okunma sorunları ile ilgili düzeltme teklifleri ortaya çıktı. İşte bu makaledeönceki okuma tekliflerinin devamı olarak yeni okuma teklifleri sunulmaktadır.Makalede Süheyl ü Nevbahâr'da kelime, tamlama ve birleşik yapılarınokunmasında, anlaşılmasında ortaya çıkmış olan birtakım sorunlar üzerindedurulmaktadır. Ayrıca Süheyl ü Nevbahâr'dan veya başka eserlerden konuya uygunörnekler sunularak kanıtlar sunulmaktadır.

TEK ÖRNEK YUNDAK SÖZCÜĞÜ ÜZERİNE İNCELEME

Türk Dili Araştırmaları Yıllığı - Belleten · 2018, Cilt 66, Sayı 1 · Sayfa: 151-163
Clauson'un An Etymological Dictionary of Pre-Thirteenth Century Turkish /13.Yüzyıl Öncesi Türkçenin Etimolojik Sözlüğü adlı çalışmasında hapax legomenon(tek örnek) olarak adlandırılan birçok sözcük ile karşılaşılmaktadır. Yundak sözcüğüde bu tek örnek sözcüklerden yalnızca biridir. Bu çalışmada Divanü Lûgat-it-Türk 'teyalnızca bir kez geçtiği için tek örnek olarak kabul edilen yundak "at gübresi"sözcüğü üzerinde durulmaktadır. Çalışma iki başlık altında toplanmaktadır. Birincibölümünde tarihî metinlerde pek çok kez tespit edilmiş olan yunt / yont / yond sözcüğüüzerinde durulmakta ve sözcüğün şu anlamları verilmektedir: "Belli bir türe, cinseait at; on iki hayvanlı takvimde "at" için kullanılan hayvan adı, at yılı, at günü;vahşi, eğitilmemiş kısrak; otlakta otlayan atların tümü; kısrak". Sözcük, modern Türkdillerinden Sarı Uygurcada yot /yöt / yut "at, 12 hayvanlı takvime ait yıl adı" olarakvarlığını sürdürürken Türkiye Türkçesinin ağızlarında ise yunt / yont / yond "damızlıkeşek; at; başıboş hayvan" biçiminde yaşamaktadır. Çalışmanın ikinci bölümünde iseyundak sözcüğünün tek örnek olmadığı Sarı Uygurcadaki yindak, yondak, yomdak,yontak ve yuntak biçimleri ile tanıklanmaktadır. yunt "at" sözcüğünün küçültmebiçimi olan yundak sözcüğünün Sarı Uygurcada yalnızca "gübre" anlamında değilaynı zamanda ata ait birtakım anlam genişlemeleri ile "atın kuyruğu" anlamındayaşadığı görülmektedir. Ayrıca sözcük, Sarı Uygurlarda Şamanizme ait bir unsurolarak Şaman törenleri sırasında da kullanılmaktadır. Bu çalışmada, yundak sözcüğünün Sarı Uygurcadaki bütün bu kullanımları metinler eşliğinde verilmektedir.

ON bIdgẄčIr IN THE 3RD LINE OF THE SOUTH SIDE OF THE ŠINE-USU INSCRIPTION

Türk Dili Araştırmaları Yıllığı - Belleten · 2018, Cilt 66, Sayı 1 · Sayfa: 177-188
The Šine-Usu Inscription is the most voluminous one with 50 lines among theUyghur inscriptions. Like Tes (750) and Tariat (752-753) inscriptions, the Šine-UsuInscription also was erected in 759 in honor of Moyun Čor, the second qaghan of theUyghur Qaghanate (r. 747-759). It is still on the spot in two pieces.Most parts of the Šine-Usu Inscription are now well understood. However, thesouth and west sides are heavily damaged and there are many illegible and/orincomprehensible words and sentences in these sides. One of them is the letter groupricwgdib bIdgẄčIr in the 3rd line on the south side. The sentences containing thisletter group have been differently interpreted by the researchers. All of the readingshitherto are problematic.The author would like to regard the letter group ricwgdib bIdgẄčIr asa spelling error for ricwgidb bdIgẄčIr and suggests to read it as äbdigüči är'soldier who recruits/drafts soldier' (< äbdi- 'to gather, to pick up' + -güči 'participlesuffix'). There are at least three examples of spelling error related to the position of the letter i I in the inscriptions. The sentences in question can be now read as beš yegirmikä …… tayγan költä teriltim. äbdigüči är anta ït[ïm. är k]älti "On the 15th (of the month) …… we (lit. I) gathered at the Lake of Tayγan. I sent the recruiting soldiers from there. [The soldiers] came".

İSTANKÖY’DEKİ ESKİ TÜRK YER ADLARI

Türk Dili Araştırmaları Yıllığı - Belleten · 2018, Cilt 66, Sayı 1 · Sayfa: 135-150
Bilinen en eski zamandan günümüze, bir dilin ve kültürün bir coğrafya üzerindekitâkibi, o coğrafya üzerinde bulunarak birer etno-kültürel iz olarak varlığını koruyanyer adlarının tespit edilmesiyle mümkündür. Bu sebeple yer adları (toponimler),kültürlerin ve dillerin coğrafya üzerindeki en önemli izleridir. Türklerin geçmiştengünümüze, hâkimiyet kazandıkları coğrafyalardaki kalıcı dil ve kültür etkilerininaraştırılması, doğal olarak Türk göç ve akınlarının akabinde gerçekleşen yerleşimhareketlerinin sonucunda, yerleşilen coğrafyalardaki dağlara, nehirlere, ovalarave yaylalara, tüm coğrafi şekillere ve kurulan yahut yerleşilen köylere, mahallelere,şehirlere takılan Türkçe isimleri filolojik cepheden araştırmakla başlayacaktır. Dilkültürel(Lingo-cultural) etki bağlamında, yer adları üzerinde yapılan çalışmalarınsonuçlarını analitik bir perspektifte incelemek gereği ayrıca doğmaktadır. Bu hedefleçalışmada, Osmanlı Türklerinin bir devamı ve bakiyesi olarak, Türk dünyasınınbatısında bulunan Ege adalarından biri olan İstanköy'deki şimdiye kadar unutulmuşTürklüğe ait yer adları filolojik bir düzlemde incelenmiştir. İstanköy'de yapılan saha çalışmasından elde edilen veriler ve eski harita verileri temel alınan esas kaynaklardır.

ANLAMDAŞ ADDEDİLEN BİRKAÇ KELİMENİN MANA FARKLARI HAKKINDA NOTLAR

Türk Dili Araştırmaları Yıllığı - Belleten · 2018, Cilt 66, Sayı 1 · Sayfa: 165-175
Anlamdaş kelimelerin gerek varlığı gerekse mahiyeti ile ilgili dil bilimciler çeşitliaraştırmalar ortaya koymuşlardır. Bu çalışmada bu tür kelimelerde zamanla meydanagelen mana bulanıklığı veya mana kaybı ile ilgili birkaç örnek vererek konuyakatkı sağlamaya gayret edilecektir. "Dilde sadeleşme" gibi bazı sebepler birçokkelimeye sırt dönülmesine sebep olmuş; bu durum önce yazı dilinde, daha sonrazamanla konuşma dilinde kelimelerin unutulması veya manalarının bulanıklaşarakbirbirleriyle karışması neticesini doğurmuştur. Bu durumdan anlamdaş kelimeler denasibini almış, bazı kelimelerin manalarında eksilme ve değişme olması anlamdaşkelimeler arasındaki mana farklarının tamamen yok olmasına sebep olmuştur. Bazıanlamdaş kelimeler hem konuşma dilinden hem de yazı dilinden tamamen çıkmış,sadece lügatlerin bir köşesinde unutulmayı bekler hâle gelmiştir. Bu çalışmada eşanlamlı sayılan ve mana farkları unutulmuş ya da unutulmaya yüz tutmuş ikazihtar,fiil-amel, defetmek-refetmek, cem-haşir kelimeleri arasındaki mana farklarıincelenmiştir. Kelimelerin önce müteradif Türkçe sözlüklerdeki manaları verilmiş, daha sonra da farkları izah edilmiştir.

TÜRKİYE TÜRKÇESİ AĞIZLARINDA YAPIM EKLERİ I: YAZI DİLİNDE BULUNMAYAN YAPIM EKLERİ

Türk Dili Araştırmaları Yıllığı - Belleten · 2018, Cilt 66, Sayı 1 · Sayfa: 73-114
Türkiye Türkçesi ağızları, yazı diline göre çok daha zengin bir yapım eki varlığınasahiptir. Türkiye Türkçesi ağızlarındaki yapım eklerinin sayısı yazı dilindeki yapımeklerinin iki katından fazladır. Ağızlardaki pek çok yapım eki, yazı diline göre dahaişlektir ve bu yapım eklerinin yazı dilinde görülmeyen pek çok farklı işlevi vardır. TürkiyeTürkçesi ağızlarındaki yapım eklerinden 140 kadarı yazı dilinde bulunmamaktadır.Tarihî lehçelerde mevcut olup da yazı dilinde unutulmuş olan pek çok yapım eki,Türkiye Türkçesi ağızlarında varlığını korumuştur, çağdaş lehçelerde kullanılanama Türkiye Türkçesi yazı dilinde bulunmayan yapım eklerinin birçoğu da çağdaşlehçelerdekine benzer işlevlerle Türkiye Türkçesi ağızlarında yer almaktadır. Bazıyapım ekleri ise tarihî ve çağdaş lehçelerde bulunmamakta, Türk dili coğrafyasındasadece Türkiye Türkçesi ağızlarında görülmektedir. Türkiye Türkçesi ağızlarındakibazı yapım ekleri ve bu eklerle kurulu birtakım kelimeler tarihî lehçelerde nadirgörülen yapım eklerinin varlığını doğrulamakta, Türk dili tarihinin pek çok sorununaışık tutmakta ve bu sorunların çözümüne katkı sağlamaktadır.

RAIHAN MUHAMEDOWA (2016). KAZAKH: A COMPREHENSIVE GRAMMAR (ROUTLEDGE COMPREHENSIVE GRAMMARS) (1.BASKI). ROUTLEDGE. 299 S.

Türk Dili Araştırmaları Yıllığı - Belleten · 2018, Cilt 66, Sayı 1 · Sayfa: 189-191
Adını "Kazakçanın Kapsamlı Grameri" diye çevirebileceğimiz bu kitap,Justus Liebig Üniversitesi Türkoloji Bölümü'nde, Almanya / Giessen, çalışanDr. Raikhangul Mukhamedova tarafından hazırlanmıştır. Routledge, kitabınarka kapak yazısında yer alan kısa bilgide kitap "İngilizce olarak yayımlananKazakçanın ilk ayrıntılı inceleme.'' olarak nitelendirilmiştir.İÇİNDEKİLER kısmında (s.vii) sırasıyla: KISALTMALAR LİSTESİ(s.xv), KAZAK ALFABESİ (s.xvii), KAZAKÇANIN GENEL ÖZELLİKLERİ(s.xviii), 1. BÖLÜM SÖZ DİZİMİ; toplam on yedi ana başlık ve altmışdokuz alt başlık (s.1 - 164), 2. BÖLÜM MORFOLOJİ / BİÇİM BİLGİSİ(s. 165 - 272); İlki Kazakça isimler dört ana başlığa ayrılıp toplam 20alt başlık, ikincisi Kazakça fiiller, bir ana başlık ve yedi alt başlık, üçüncüsüDiğer sözcük türleri altı ana başlık ve on altı alt başlık olarak üçe ayrılmıştır ve son bölüm ise FONOLOJİ