1129 sonuç bulundu
Dergiler
Yayınlayan Kurumlar
- Türk Dil Kurumu 1129
Yazarlar
- Zeynep Korkmaz 36
- Agâh Sırrı Levend 27
- Hasan Eren 22
- Osman Fikri Sertkaya 21
- Mehmet Ölmez 16
- Saadet Çağatay 15
- Şinasi Tekin 14
- Gerhard Doerfer 13
- János Eckmann 13
- A. Caferoğlu 10
Anahtar Kelimeler
- Türkçe 34
- TÜRKÇE 19
- Eski Anadolu Türkçesi 16
- Türkiye Türkçesi 16
- Dede Korkut 15
- Eski Türkçe 15
- Turkish 13
- DEDE KORKUT 12
- etimoloji 12
- etymology 12
YENİSEY YAZITLARINDA GEÇEN UNVANLAR VE UNVAN NİTELEYİCİLERİ
Türk Dili Araştırmaları Yıllığı - Belleten · 2011, Cilt 59, Sayı 2 · Sayfa: 5-26
Özet
Yenisey yazıtları, Yenisey Irmağı boyunca bulunan, bugün toplam sayısı 250'ye yaklaşan yazıtlardır. Bu yazıtların neredeyse tamamının ortak özelliği tarihsel olaylardan çok, yazıt kahramanının yaptığı işlerden, neden öldüğünden söz edilip kahramanın ağzından aile bireylerine, yurda, göğe ve güneşe özlem anlatılmış olduğu için Türk dili uzmanlarının dışındaki araştırmacıların ilgisini çektiği söylenemez.Bu yazıda elimizde metni bulunan ve giriş bölümünde adları verilen yazıtlardaki unvanlar ve unvan niteleyicileri üzerinde durulmuştur. Tespit edilen unvanlarla ilgili belirtilen görüşlere de değinilmiş, bunlar tarih sırası ile verilmiş olup Türkçe olanlarla ilgili bazı etimolojik öneriler dikkatlere sunulmuştur
ANADOLU’DAKİ İLK TÜRKÇE ESER ÜZERİNE TARTIŞMALAR
Türk Dili Araştırmaları Yıllığı - Belleten · 2011, Cilt 59, Sayı 2 · Sayfa: 53-62
Özet
Anadolu'da yazılmış ilk Türkçe eserin hangisi olduğu meselesi bu alanda çalışan birçok araştırmacıyı düşündürmüş ve meselenin çözümüne yönelik araştırma yapmaya teşvik etmiştir. Konuyu ilk kez irdeleyen Fuad Köprülüzade'den (1926) bugüne dek farklı görüşler ileri sürülmüştür. Bu görüşlerde özellikle Çarhname, Tuhfe-yi Mübarizi veya Behcetü'l-Hadayik eserleri üzerinde durulmuştur. Bu makalede de fikir birliğine varılamayan bu mesele irdelenmiştir
LIFE AND AFTERLIFE & APOCALYPTIC CONCEPTS IN THE ALTAIC WORLD
Türk Dili Araştırmaları Yıllığı - Belleten · 2011, Cilt 59, Sayı 2 · Sayfa: 97-100Orta Asya Kazılarında Bulunan Budist Yazmaları
Türk Dili Araştırmaları Yıllığı - Belleten · 2011, Cilt 59, Sayı 2 · Sayfa: 101-108ESKİ TÜRKÇEDEKİ teyeŋ “sincap” SÖZÜNÜN TÜRKİYE TÜRKÇESİ AĞIZLARINDAKİ UZANTILARI VE ANLAMDAŞLARI
Türk Dili Araştırmaları Yıllığı - Belleten · 2011, Cilt 59, Sayı 1 · Sayfa: 17-26
Özet
Bu çalışmada, Eski Türkçedeki teyeŋ "sincap" sözünün Orhun Yazıtları'ndan günümüze Türk lehçe ve ağızları ile Türkiye Türkçesi ağızlarında geçirdiği ses ve anlam değişiklikleri ile Türkiye Türkçesi ağızlarındaki uzantıları ve anlamdaşları ortaya konulmuştur. Çalışmada söz konusu kelimenin bir iki ses değişimi dışında günümüze kadar ulaştığı, Türkçenin pek çok lehçe ve ağızlarında yer aldığı gibi Türkiye Türkçesi ağızları içinde de yaşadığı görülmüştür. Ayrıca çalışmada Türkiye Türkçesi ağızlarında teyeŋ sözü gibi "sincap" kelimesini karşılayan diğer kelimeler de verilmiştir
BOZKIRDA HÂKİMİYET MERKEZİ HAKKINDA BAZI GÖRÜŞLER
Türk Dili Araştırmaları Yıllığı - Belleten · 2011, Cilt 59, Sayı 1 · Sayfa: 27-36
Özet
Dünya üzerinde belli coğrafyalarda belli bölgeler, bulundukları konum itibarıyla birer siyasi, ekonomik ve kültürel merkez olarak ön plana çıkmışlardır. Bugüne kadar çeşitli araştırmacılar, kaynakların daha çok olduğu yerleşik hâkimiyetlerin merkezlerini net olarak ortaya koymuştur. Kaynakların azlığından dolayı üzerinde daha az durulan bozkırda da tarihî süreçte yine böyle bir ağırlık merkezinin ortaya çıktığı görülmektedir. Bir bölgenin coğrafi konumu, ulaşılabilirliği, nüfus barındırabilme özelliği ve ticaret yolları üzerinde olması, orayı içinde bulunduğu daha geniş bir alanın merkezi hâline getirebilir. Makalede Türklerin bozkırda güçlü bir hâkimiyet kurdukları zaman kendilerine seçtikleri merkezin neresi veya nereler olabileceği tartışılmaktadır
GÖKTÜRK VE UYGURLAR’DA buyruḳ TERİMİ VE İDARİ FONKSİYONLARI
Türk Dili Araştırmaları Yıllığı - Belleten · 2011, Cilt 59, Sayı 1 · Sayfa: 7-16
Özet
Göktürk runik yazıtlarında buyruḳ teriminin ne kadar çok geçtiği bu metinleri incelemekte emeği geçen herkesçe iyi bilinir. Bu terimin Göktürklerden Ötüken Uygurlarına geçmesini de ilk açıklayan biz olmayacağız. Bu coğrafyanın dışında Şaçou (Gansu) ve Koço Uygurları ile Karahanilerde, Volga Bulgarlarında ve herhâlde Eski Macarlarda da bulunan bu unvanın etimolojisi ile tarihî gelişmesini incelemek amacımızdır
AĞIZ ARAŞTIRMALARINDAKİ ÇEVİRİ YAZI AYRILIKLARININ BİR SİSTEME BAĞLANMASI GEREĞİ ÜZERİNE
Türk Dili Araştırmaları Yıllığı - Belleten · 2011, Cilt 59, Sayı 1 · Sayfa: 45-50
Özet
Dilciler tarafından yapılan derleme ve yayınlarda karşılaşılan en büyük güçlük, elde bütün araştırmacıları bağlayıcı ve bütünleştirici, bilimsel ölçülere göre hazırlanmış ayrıntılı ve yeterli bir çeviri yazı sisteminin bulunmamasıdır. Bu yüzden her araştırmacı, derlediği metinleri ve bunlara dayanan araştırmalarını eldeki olanaklara bağlı işaretlerle vermek zorunda kalmıştır. Herhangi bir özelliğin belirtilmesi için eserden esere değişen birden fazla şekil ve işaretler ortaya çıkmıştır.Bu makalede, ağız malzemelerinin dilcilik açısından gereken verime ulaşabilmesinin, hiç kuşkusuz öncelikle sağlıklı, yeterli, sistemleşmiş ve resmî nitelik kazanmış, her araştırmacıyı bağlayıcı bir çeviri yazı sisteminin oluşturulmasına bağlı olduğu hatırlatılmıştır. Ayrıca böyle bir sistemi oluşturma çalışmalarına girerken kulakla tespit edilemeyen ses ayrıntıları açısından bir fonetik laboratuvarının kurulmasına da gerek olduğu vurgulanmıştır. Bu hususlarda Türk Dil Kurumu öncü görev üstlenmelidir
Eski Orta Çincedeki Eski Türkçe Akrabalık Terimleri
Türk Dili Araştırmaları Yıllığı - Belleten · 2011, Cilt 59, Sayı 1 · Sayfa: 105-116
Özet
Bu makalede Tang Hanedanlığı zamanında Eski Çince biçimlerinin yerini alan (ve bugün hâlâ Mandarin Çincesinde kullanımda olan) ailedeki yaşlı bireyler için kullanılan Orta Çince birçok akrabalık kavramının Eski Türkçeden ya da çok sıra dışı bir şekilde para-Moğolcadan en nihayetinde Türkçe bir kökenden geldiğini göstermeye çalışmaktayız. Bu bulguyu Çincedeki her türlü ödünçlemeyi reddeden ırkçı Çin dil bilimi anlayışına ağr bir darbe olarak nitelendiriyoruz. Üstelik bu bulgu, kuzey step "barbarlarının" Çinlilerle kurdukları etkileşimlerde her zaman alıcı taraf olmadığını ve aslında Çin dilini ve toplumunu büyük ölçüde etkilediklerini de göstermektedir.