1129 sonuç bulundu
Uygulanan Filtreler
  • Türk Dil Kurumu
  • Türk Dili Araştırmaları Yıllığı - Belleten
Yayınlayan Kurumlar
Yayın Yılı
Yazarlar
Anahtar Kelimeler

NECATİ CUMALI’NIN “BOZKIRDA BİR ATLI” ŞİİR KİTABININ DİL VE ÜSLUBU ÜZERİNE

Türk Dili Araştırmaları Yıllığı - Belleten · 2008, Cilt 56, Sayı 1 · Sayfa: 7-30
20. yüzyıl Türk edebiyatının tanınmış sanatçılarından biri olan Necati Cumalı, ellibeş yılı aşkın sanat hayatında şiir, hikâye, roman, deneme, tiyatro alanlarında pekçok eser meydana getirmiş, bu eserleri arasında, şiirin her zaman en başta geldiğinibelirtmiştir.Bu çalışmada, Necati Cumalı'nın "Bozkırda Bir Atlı" şiir kitabında yer alan yetmişaltı şiir incelenmiştir. İncelenen bu şiirlerden yola çıkılarak Cumalı'nın dil ve üslupözellikleri değerlendirilmeye çalışılmıştır. Yöntem olarak Prof. Dr. Mehmet Kaplan'ınkullanmış olduğu "malzemeden şaire varmayı hedefleyen" şiir inceleme tekniği ileRoman Ingarden'in anlam tabakaları tekniğinden yararlanılmıştır.

DİLİN ETİK YAPILANMASI VE AHLAKİ İŞLEVİ

Türk Dili Araştırmaları Yıllığı - Belleten · 2008, Cilt 56, Sayı 1 · Sayfa: 43-62
Bu çalışmamızda felsefenin bir konusu olarak dilin etik yanı ve onun incelemekonusu yaptığı toplumsal yaşam içindeki ahlak çerçevesinde dilin ahlaki yapısı elealınacaktır. Çalışmanın temel önermesi dilin kendi bünyesinde ahlaki bir yapı sergilediğive bunun düşünceyi şekillendirerek toplumda ahlakın oluşmasında temel doğrularbağlamında bir iletken görevi gördüğüdür.Dile dayalı olarak anlamın kurulması, bilincin şekillenmesi, eylemin oluşumu, kültürüninşası ve toplumsallaşma bağıntısı içerisinde dilin ahlaki yapısının her aşamadatemel unsur olarak belirleyici görev üstlendiğini ortaya koymaya çalıştık.

ZARF TAMLAMASI

Türk Dili Araştırmaları Yıllığı - Belleten · 2008, Cilt 56, Sayı 1 · Sayfa: 71-80
Türkçede zarflar, sadece fiilleri değil, sıfatları ve zarfları da niteleyebilen yardımcısözcüklerdir. Böylece zarflar; isim soylu olan sıfat ya da zarfların belirteçleri olduklarındaaynı sıfatlar gibi tamlayan tamlanan ilişkisi içerisinde bir sözcük grubu yani"tamlama grubu" oluşturabilmektedirler. Bu makalede (zarf+sıfat), (zarf+zarf) şeklindekitamlama grubu dikkatlere sunulmuştur.

K. K. Yudahin Sözlüğüne Göre Kırgızca Söz Varlığı

Türk Dili Araştırmaları Yıllığı - Belleten · 2008, Cilt 56, Sayı 1 · Sayfa: 101-112
Türk lehçeleri arasında kavmî adlandırma ile Kıpçak grubunda; alanolarak da Kuzey Türkçesi içinde sınıflandırılan Kırgızca, genel ses yapısı, tarihselve gramerlik ses olayları bakımından tamamen kendisine has özelliklertaşır. Kazakça ile çok yakın şekil bilgisi özelliklerinin yanı sıra, Kırgızcanıny- > c- ; -ġ > *-v > -oo gibi değişmeler, yuvarlak ünlülerdeki dudak çekimi vediş ünsüzlerinin benzeşmesi gibi ses özellikleri, onu Türkoloji çalışmalarındailgi çekici hâle getirmiştir.

GAZAVAT-NÂME-İ MİDİLLİ TÜRK DİLİ VE KÜLTÜR TARİHİ BAKIMINDAN DEĞERİ

Türk Dili Araştırmaları Yıllığı - Belleten · 2008, Cilt 56, Sayı 1 · Sayfa: 113-126
Gazavat-nâmeler savaşları anlatan edebî türlerdir. Edebî bakımdan önem taşıdıklarıgibi içerdikleri veriler açısından tarihî ve kültürel olarak da değer taşırlar. Kalemealındıkları dönemin edebî ve kültürel ortamına ışık tutarlar. Bu çalışmada da 15. yüzyılaait, Gubârî'nin gazavat-nâmesi ele alınmış, onun Türk dili ve kültür tarihi yönüyledikkate alınması gerekliliğine işaret edilmiştir.Şair, Midilli Adasında cereyan eden savaşı nazma dökerken çoğu yerde, hiç şüphesiz,dinî-tasavvufî yönü ağır basan mistik bir hayal dünyasından seslenmiştir, ancakeserin böyle bir üslup özelliği göstermesi, elbette edebî ve kültürel bakımdan taşıdığıdeğeri eksiltmez.Metin her şeyden önce, Türk dili tarihi bakımından önemli bir kaynak niteliğindedirve Eski Anadolu Türkçesine ait zengin söz varlığına sahiptir. Bunun yanında, Türktarihi bakımından da önemli bilgiler içerir. Kimi tarih kitaplarınca da doğrulanan birdizi olaya kaynaklık eder. Kaleme alındığı dönemin sosyal yapısını, kültürel unsurlarını,inanış ve yaşayış tarzını aksettirmesi yönüyle de kültür tarihinin değerli bir başvurukitabı sayılmalıdır.

YAZICIZADE AHMED BÎCAN’IN DÜRR-İ MEKNÛN ADLI ESERİ ÜZERİNE

Türk Dili Araştırmaları Yıllığı - Belleten · 2008, Cilt 56, Sayı 1 · Sayfa: 127-134
Kısaca belirtmek gerekirse, daha çok öğreticiliği, bilgi aktarmayı önplanda tuttuğu için Ahmed Bîcan, eserinde hem cümle yapısı hem de kelimedağarcığı bakımından anlaşılır olmayı, dönemin şartlarına oranla arı birdil kullanmayı tercih etmiştir denebilir. Dürr-i Meknûn, konusu bakımındanolduğu kadar dil yönüyle de büyük önem taşımaktadır. Bütün yazmaları karşılaştırılmaksuretiyle eser üzerinde yapılacak bir çalışma, Türk dili ve kültürvarlıklarına katkıda bulunmak adına önemli bir gayret olacaktır.

MUHTASAR SARF-I OSMÂNÎ ALİ NAZİMA

Türk Dili Araştırmaları Yıllığı - Belleten · 2007, Cilt 55, Sayı 2 · Sayfa: 67-88
Tanzimat döneminde Türkçenin dil bilgisi kurallarını tespit eden birçok kitap yazılmıştır.Bu tür kitap çalışması yapan yazarlar arasında Ahmet Cevdet Paşa, MehmetFuat Paşa, Abdullah Ramiz Paşa, Abdurrahman Fevzi Efendi ve Ali Nazıma gibi isimlerisayabiliriz.Ali Nazima, Türk dilinin kurallarına dair bazı çalışmalar yapmıştır. Bunlardanbiri, ilk okullarda okutulmak üzere hazırlanan Muhtasar Sarf-ı Osmânî (1888) adlıeserdir. Aynı eser, biraz geliştirilerek 1892 yılında Yeni Muhtasar Kavâid-i Osmaniyyeadıyla yeniden yayınlanmıştır.Yukarıda belirtilen iki eser, o dönemde açılan ilk okullarda okuyan öğrencilereTürkçenin dil bilgisi kurallarını kısa ve basit bir şekilde öğretmeyi amaçlamıştır.Bu dönemin Türk dil bilgisi kitapları daha çok Osmanlı Türkçesinin yapısını tespitetmeyi amaçladığından Arapça ve Farsça kurallara daha çok yer vermiş, Arap harfleriningetirdiği sorunlar üzerinde durmuştur. Bununla birlikte Türkçenin yapısını dahaçok Osmanlı Türkçesi çerçevesi içinde ele almışlardır.Ali Nazima, Muhtasar Sarf-ı Osmânî (1888) ve Muhtasar Kavâid-i Osmâniyye1892) adlı eserleri yayınlamıştır. Daha önce Muhtasar Lisân-ı Osmânî ve Lisân-ıOsmânî adlı eserleri de yayınlamıştır.Çalışmamızda eserlerinin metinleri yanında dil özellikleri, terimler ve kelimelersözlüğüne de yer verilmiştir.

UYBAT VI (E98) YAZITINDA GEÇEN AZIGLIG KELİMESİ ÜZERİNE BİR ANLAMLANDIRMA DENEMESİ

Türk Dili Araştırmaları Yıllığı - Belleten · 2007, Cilt 55, Sayı 2 · Sayfa: 15-20
Uybat VI (E98) yazıtının 3. satırında geçen azıglıg toŋuz täg ibaresi genellikle'azı dişli domuz gibi' şeklinde çevrilmiştir. Azıglıg kelimesi Köl İç Çor yazıtının doğuyüzünün 6. satırında da geçmiş olup burada da ya 'yabani, vahşi' ya da 'azı dişli' şeklindeçevrilmiştir. KÇ yazıtındaki azıglıg kelimesinden sonraki boşluk genellikle toŋuzile doldurulmuş ve ibare genel olarak azıglıg toŋuz şeklinde tamamlanmıştır.Uybat VI (E98) yazıtındaki azıglıg toŋuz täg ibaresini 'azı dişli domuz gibi' şeklindeçevirmekten çok 'yabani, vahşi, azgın domuz gibi' şeklinde çevirmenin dahauygun olacağı düşünülmektedir. Bu durumda hem Uybat VI hem de KÇ yazıtındakiazıglıg'ın aynı kelime olduğu ve 'yabani, vahşi, azgın' anlamında kullanıldığı ortayaçıkmaktadır.Bugün Türkiye Türkçesinde de azılı 1. 'Gözü bir şeyden yılmayan, azgın'. 2. mecaz'Çok şiddetli, korkunç' (Türkçe Sözlük 167) şeklinde kullanılmakta olup az- fiilindenyapılmış olduğu ortadadır.

TÜRKÇEDE TANIM CÜMLELERİ

Türk Dili Araştırmaları Yıllığı - Belleten · 2007, Cilt 55, Sayı 2 · Sayfa: 21-34
Türkçede kendine özgü bir yapı olarak karşımıza çıkan tanım cümlesi, üzerindeçalışılmamış bir konudur. Arapçanın kuralları esas alınarak yazılan eski dil bilgisikitaplarında bu cümle türü, "cümle-i ismiyye" başlığı altında ele alınmıştır. 1940'lıyıllarda Türkçenin yapısı esas alınarak yazılan yeni dil bilgisi kitaplarında ise bucümle türüne yer verilmediğini görüyoruz. Günümüzde bu konu, dil bilgisi kitaplarındadeğil, kompozisyon kitaplarında incelenmektedir. Bazı yazarlar "tanım cümlesi"ni"tanımlama" başlığı altında bir anlatım biçimi olarak, bazı yazarlar da fikir yazılarındadüşünceyi geliştirme yöntemi olarak değerlendirmektedirler.Bizim değerlendirmemize göre tanım cümlesi dil bilgisinin inceleme konusudur,dil bilgisi kitaplarında cümle türleri arasında gösterilmeli ve incelenmelidir

BAŞKURTÇA SÖZ VARLIĞI ÜZERİNE NOTLAR

Türk Dili Araştırmaları Yıllığı - Belleten · 2007, Cilt 55, Sayı 2 · Sayfa: 89-100
Makalede Başkurtçanın bazıları tamamen kendisine özgü s > h, ç > s gibi sesözelliklerinin yanı sıra özellikle söz varlığı üzerinde durulmaktadır. Burada tartışılansözler Seyfi Kudaş ve Mostay Kerim gibi Başkurtçanın klasik iki yazarının söz varlığındabelirlenmiştir. Bu 20 söz, Başkurtçanın klasik karşılaştırma konusu olan Tataryazı dilinin standart sözlüğünde değil Tatar diyalektolojik sözlüklerinde bulunmuştur.Böylece Çağdaş Türk yazı dillerinin standart söz varlıkları ile ağızlarına ait söz varlıklarısorununa dikkat çekilmektedir.