1129 sonuç bulundu
Dergiler
Yayınlayan Kurumlar
- Türk Dil Kurumu 1129
Yazarlar
- Zeynep Korkmaz 36
- Agâh Sırrı Levend 27
- Hasan Eren 22
- Osman Fikri Sertkaya 21
- Mehmet Ölmez 16
- Saadet Çağatay 15
- Şinasi Tekin 14
- Gerhard Doerfer 13
- János Eckmann 13
- A. Caferoğlu 10
Anahtar Kelimeler
- Türkçe 34
- TÜRKÇE 19
- Eski Anadolu Türkçesi 16
- Türkiye Türkçesi 16
- Dede Korkut 15
- Eski Türkçe 15
- Turkish 13
- DEDE KORKUT 12
- etimoloji 12
- etymology 12
DUKAKİNZADE AHMED BEY’İN ÇAĞATAY TÜRKÇESİ İLE ÜÇ GAZELİ
Türk Dili Araştırmaları Yıllığı - Belleten · 2007, Cilt 55, Sayı 1 · Sayfa: 83-86
Özet
Çağatay edebiyatı Osmanlı edebiyatı üzerinde etki yapmış ve bunun sonucundaOsmanlı şairlerinin bir kısmı da Çağatay Türkçesi ile şiirler yazmışlardır. Bu şairlerdenbirisi de Dukakinzade Ahmed Bey' dir.
TÜRKÇE DİL BİLGİSİNDE DURUM VE TAMLAYICI KONUSU
Türk Dili Araştırmaları Yıllığı - Belleten · 2007, Cilt 55, Sayı 1 · Sayfa: 145-164
Özet
Türkçede ismin çekimi ile ilgili bir konu olan durum konusu her yönüyle ele alınmamıştır.Türkçenin kaç durumu vardır, sorusuna bütün araştırmacıların paylaştığıtek bir yanıt verilemediği gibi, Türkçenin durum belirleme sistemleri ile ilgili ölçütlerde ortaya konulmuş değildir. Oysa genel olarak isimle fiilin ilişkisi demek olan durumcümle için vazgeçilmezdir. Ayrıca durum, fiiller, fiilimsiler, fiilden isim yapma ekleriyletüremiş olan isimler hatta bazen fiil biçimiyle çağrışım bağı kopmayan isimler için deson derece önemlidir. Soyut hâlde oldukları için fiillerin gereksinim duyduğu ve böyleliklebir dereceye kadar somutluk ve "gerçeklik" kazandıkları bu durumlar, son yıllardatamlayıcı terimiyle kavramlaştırılmıştır. Fiil-tamlayıcı, fiilimsi-tamlayıcı ve isimtamlayıcıilişkilerini tespit etmek özellikle söz dizimi çalışmaları için bir gerekliliktir.
ANADOLU VE RUMELİ AĞIZLARININ DAYANDIĞI TEMELLER
Türk Dili Araştırmaları Yıllığı - Belleten · 2007, Cilt 55, Sayı 1 · Sayfa: 87-110
Özet
Anadolu ve Rumeli Ağızları, Türkiye Cumhuriyeti sınırları içinde Türkiye Türkçesiyazı dilinden ses, şekil bilgisi ve söz varlığı açısından birçok yönde ayrılıklar gösterenbir ağız topluluğudur. Tarihî gelişme sürecinde Oğuzcanın son halkasını oluşturur.Ağızlardaki bu dil zenginliği, 24 Oğuz boyuna özgü birbirinden farklı ağız özelliklerine,daha sonra Kıpçak vb. lehçelerden gelen bazı özelliklerin de eklenerek ta EskiTürkçeden başlayıp Eski Anadolu Türkçesi kanalı ile XV. yüzyıldan XXI. yüzyıla kadaruzanan değişme ve gelişmelerin ortaya koyduğu çeşitliliğin ürünüdür.Eldeki makalede bu şekillenme ile ilgili gelişmeler üzerinde durulmuştur
TÜRKİYE’DE MODERNLEŞMENİN OLUŞUMU VE CUMHURİYET DÖNEMİ TÜRK ROMANINDA BATILILAŞMA OLGUSU : ”KİRALIK KONAK”, “SÖZDE KIZLAR”, “YAPRAK DÖKÜMÜ”
Türk Dili Araştırmaları Yıllığı - Belleten · 2007, Cilt 55, Sayı 1 · Sayfa: 111-144
Özet
Batıda tarihsel, toplumsal, ekonomik ve kültürel koşulların sonucunda doğal bir süreç olarak gerçekleşen modernleşmenin, Türkiye'de toplumsal bir proje olarak ortaya çıktığı görülmektedir. Elit ve bürokrat kesimin önderliğinde uygulanmaya çalışılan bu projenin toplumsal alandaki yansımaları romanlarda da ele alınmaktadır. Çalışmada, Cumhuriyet Dönemi Türk Romanı'nda Batılılaşma olgusunun nasıl elealındığını tespit edebilmek amacıyla "Kiralık Konak", "Sözde Kızlar" ve "Yaprak Dökümü" adlı eserler incelenmektedir
MESLEK ADLARI VE -CI EKİNİN TÜRKÇEDEKİ İŞLEVLERİ
Türk Dili Araştırmaları Yıllığı - Belleten · 2007, Cilt 55, Sayı 1 · Sayfa: 173-218
Özet
Meslek adları yapan -CI, Türkçenin bilinen en eski metinlerinden bugüne kadarkullanılagelen eklerinden biridir. Köktürk Anıtları'ndan Uygurcaya oradan ilk İslamieserlere ve günümüze kadar uzanan 1300 yıllık süre içinde bu ek yaygın bir biçimdekullanılmıştır. Bu ek yanında İslamiyet'in kabulünden sonra Arapçadan ve Farsçadandaha sonraki yıllarda Batı dillerinden aynı görevde başka ekler de çeşitli kelimeleraracılığı ile Türkçeye girmiştir. Bu yazıda söz konusu -CI meslek ekinin kelimelere kattığıanlamlar, bununla türetilen kelimeler, aynı görevde başka dillerden alınan şekillerdeğerlendirilmiş bu ekle kurulu yabancı kelimeler yer verilmiştir.
BULGARCADA TÜRKÇE KÖKENLİ SOYADLARI
Türk Dili Araştırmaları Yıllığı - Belleten · 2007, Cilt 55, Sayı 1 · Sayfa: 165-172
Özet
Soyadları her ulusun ecdadını simgeler, geçmişin sayfalarını açar, ünlü kişilerinadlarını tarihe yazdırır.Bu açıdan yola çıkarak Bulgar ulusunun geçmişine ve bugününe ışık tutan bazısoyadların oluşması, gelişmesi hâlâ Bulgar dilinde varlığını korumaktadır.Yazı, Bulgar dilinde bazı fonetik değişmelerle varlığını koruyan Türkçe kökenli soyadlarıüzerinedir. Uzun yıllar Osmanlı hâkimiyetinde kalan Bulgar ulusu henüz odönem soyadlarını kullanagelmiştir.
-van EKİNİN YAPISI
Türk Dili Araştırmaları Yıllığı - Belleten · 2006, Cilt 54, Sayı 2 · Sayfa: 41-50
Özet
Çağdaş Türk dili alanında, Oğuz grubundan olan Türkiye Türkçesi, AzerbaycanTürkçesi ve Türkmen lehçesinde tespit edilen -van (~ -pan~ -baŋ) eki, Türk dilinin eklerdüzenine sayılı türemeler vermiştir. Nitekim, günümüz Türkiye Türkçesinde -gerekağızlarda gerekse yazı dilinde- kullanılmakta olan yayvan'la bu sözün AzerbaycanTürkçesi ve Türkmence biçimleri olan yaypan ve yaybaŋ, taşıdıkları ekler bakımındangöze çarpan türemelerdir. Fiilden isim yapan -van (~ -pan~ -baŋ) eki, pekiştirmelifiiller türeten -pa-/-pe- eki ile fiilden isim türeten -ŋ ekinin birleşmesiyle oluşmuştur.
TÜRKİYE TÜRKÇESİNDEKİ SON SES ÜNSÜZ TONLULAŞMASINA ASLİ ÜNLÜ UZUNLUKLARININ ETKİSİ
Türk Dili Araştırmaları Yıllığı - Belleten · 2006, Cilt 54, Sayı 2 · Sayfa: 71-82
Özet
Türkiye Türkçesinde kelimelerin son sesindeki ünsüzler, tonsuz ünsüzlerdir. TürkiyeTürkçesinde tek heceli ve sonu tonsuz ünsüzle biten kelimelere ünlüyle başlayan birek getirildiğinde sadece 25 kelimenin son sesindeki tonsuz ünsüzün tonlulaştığı görülmektedir.Bu 25 kelimeyi lehçe ve şivelerdeki karşılıklarını da göz önüne alarakincelendiğimizde, 20'sinin asIi uzun ünlü taşıdığını, 5 kelimenin ise ses yansımalı olduğunutespit ettik. Ayrıca asIi uzun ünlülü olduğu hâlde tonlulaşmada ikili bir durumarz eden "yok" kelimesine de açıklık getirmeye çalıştık.
TÜRKÇEDE *YA- (PARLAMAK) KÖKÜ VE TÜREVLERİ
Türk Dili Araştırmaları Yıllığı - Belleten · 2006, Cilt 54, Sayı 2 · Sayfa: 7-28
Özet
Kendisinden türemiş pek çok isim ve fiil bulunan, anlamı için "parlamak, ışıldamak"diyebileceğimiz *ya- fiil kökü Türkçede çeşitli devir ve şivelerde y-'li ve y-'sizolarak kullanılır. y'nin yanındaki vokali daraltma ve inceltme etkisine de bağlı olarakkelimelerin yalduz~ yılduz~ yulduz~ yüldüz~ ılduz~ ulduz gibi değişik şekilleri görülebilir.Meydana gelen isim ve fiiller daha çok *ya- kökünün -l-, -k-, -n-, -p-, -r-, -ş- 'ligövdelerinden türemiş olarak görülmektedir. Ortaya çıkan anlamlar ise "parlamak,yakmak, tutuşturmak, parlak, düzgün, pürüzsüz, yıldırım, ateş, sıcaklık vs."dir.
'AHLÂK-I ALÂÎ'DEKİ 'ÇÜN'LÜ BİRLEŞİK CÜMLE YAPILARI
Türk Dili Araştırmaları Yıllığı - Belleten · 2006, Cilt 54, Sayı 2 · Sayfa: 29-40
Özet
"Çün/çü/çünki" cümle başı edatları ile kurulan birleşik cümleler dilimizeFarsçadan girmiştir. Bu makalede, Eski Anadolu Türkçesi metinlerinde çok sık rastlanılanbu yapıdaki cümlelerin Osmanlı Türkçesi dönemindeki durumunu ortaya koymakhedeflenmiştir. Bu amaçla, yazıldığı döneminin dilini iyi bir şekilde aksettireneserlerden biri olan Kınalızade Ali Efendi'nin Ahlâk-ı Alâî'sinde geçen "çün"lü cümleleryapı ve işlevleri bakımından incelenmiştir.