1129 sonuç bulundu
Dergiler
Yayınlayan Kurumlar
- Türk Dil Kurumu 1129
Yazarlar
- Zeynep Korkmaz 36
- Agâh Sırrı Levend 27
- Hasan Eren 22
- Osman Fikri Sertkaya 21
- Mehmet Ölmez 16
- Saadet Çağatay 15
- Şinasi Tekin 14
- Gerhard Doerfer 13
- János Eckmann 13
- A. Caferoğlu 10
Anahtar Kelimeler
- Türkçe 34
- TÜRKÇE 19
- Eski Anadolu Türkçesi 16
- Türkiye Türkçesi 16
- Dede Korkut 15
- Eski Türkçe 15
- Turkish 13
- DEDE KORKUT 12
- etimoloji 12
- etymology 12
13. YÜZYILDA ANADOLU’DA ŞİİR TÜRÜNÜN GELİŞMESİ
Türk Dili Araştırmaları Yıllığı - Belleten · 1991, Cilt 39 · Sayfa: 127-136
Özet
Anadolu'nun Türkleşmesi Alp Arslan (1063-1072)'ın Anadolu'ya gelmesiyle gerçekleşmiştir. 11. Yüzyılda Sultan Melikşah (1072-1092) tarafından kurulan Büyük Selçuklu İmparatorluğu'nda kültür ve devlet dili Farsça idi. Fakat şurası muhakkak ki bu Türk Sultanları ve ona bağlı olan halk Türkçe konuşuyordu.
TÜRK ŞİİRİNDE DÖRTLÜK TARZININ DOĞUŞU VE GELİŞMESİ
Türk Dili Araştırmaları Yıllığı - Belleten · 1991, Cilt 39 · Sayfa: 89-95
Özet
Türk şiirinin en eski örnekleri Uygurların Mani ve Sogd alfabeleri ile yazdıkları şiirler ile Kâşgarlı Mahmud tarafından Orta-Asya'nın çeşitli bölgelerinden toplanarak Divanü lügati't-Türk'te verilen şiir parçalarıdır.
SULTAN VELED (1226-1312)’İN ŞİİR SANATI VE TÜRK ŞİİR GELENEĞİ
Türk Dili Araştırmaları Yıllığı - Belleten · 1991, Cilt 39 · Sayfa: 137-148
Özet
Ben bildirimi bu mükemmel şehirde okumayı kendim için çok büyük bir şeref sayıyorum. Türk edebiyatının kurucularından biri olan meşhur şeyh Muhammed Bahaeddin Sultan Veled kadim Konya'da medfundur. Bildirimin konusu, Sultan Veled'in Türk manzumelerinin şiir sanatıdır.
ARUZUN ANADOLU’DAKİ GELİŞME ÇİZGİSİ
Türk Dili Araştırmaları Yıllığı - Belleten · 1991, Cilt 39 · Sayfa: 119-125
Özet
Din birliği üzerine kurulan büyük medeniyetlerin içlerine aldıkları çeşitli ulusların kültürlerini, az çok müşterek bir hüviyete büründürdükleri bilinen bir gerçektir. İslam medeniyeti ise bunun en karakteristik örneklerinden birini teşkil eder.
GÖKTÜRK ANITLARI İLE YAŞAYAN ÜÇ LEHÇEMİZİN (HALAÇ, ÇUVAŞ VE SAHA/YAKUT) TARİHİ İLGİ DÜZENİ
Türk Dili Araştırmaları Yıllığı - Belleten · 1990, Cilt 38 · Sayfa: 55-64
Özet
Türk dilinin tarihi tasnifini yapmak, kavimlerin sık sık yer değiştirmesi ve birbirlerine karışmış olmaları yüzünden oldukça güçtür. Özellikle Çuvaş Türkçesi ve Yakut Türkçesinin durumu, dillerindeki büyük başkalıktan dolayı, tasnifçiler tarafından farklı farklı değerlendirilmiştir. Yapılan tasniflerin aşağı yukarı ortak tarafı, Çuvaş Türkçesi ve Yakut Türkçesinin Türk dili lehçe ve şiveleri arasında en farklı dalları oluşturuyor olmalarıdır.
ESKİ TÜRKÇE’NİN GRAMER YAPISI VE ÖRNEK OLARAK FİİLDEN İSİM YAPAN –l EKİ
Türk Dili Araştırmaları Yıllığı - Belleten · 1990, Cilt 38 · Sayfa: 65-80
Özet
Bilindiği üzre "Halaç", "Çuvaş" ve "Yakut" lehçelerinin dışında bu gün 200 milyonu aşkın Türk dünyasında konuşulan ve yazılan bütün şive ve ağızların ana kaynağı "Eski Türkçe" adı verilen Türk lehçesidir. Bu sebeple Türk dilinin bütün meselelerini çözmek için "Eski Türkçe" dönemini hem tarihi, hem kültürü, hem de yazı sistemleri ile çok iyi bilmek gerekmektedir.
GÖKTÜRK YAZITLARINDA SÖZ SANATLARI GÜÇLÜ ANLATIM YOLLARI
Türk Dili Araştırmaları Yıllığı - Belleten · 1990, Cilt 38 · Sayfa: 1-12
Özet
Göktürk anıtları üzerinde üzerinde anlambilim (semantique) açısından incelemelerimiz derinleştikçe, bu yazıtların gelişmiş, işlenmiş ve eski bir dilin ürünleri olduğu konusundaki görüşümüz daha da güçlenmektedir. Bu bildirimizde, bugüne kadar yayımlanan çalışmalarımızda yer almayan yeni örnekler üzerinde duracak, anıtların bu niteliğini pekiştirmeye, anlatım gücünü ortaya koymaya çalışacağız.
GÖKTÜRK YAZITLARININ TÜRK İSKAN (YERLEŞME) TARİHİNDEKİ YERİ
Türk Dili Araştırmaları Yıllığı - Belleten · 1990, Cilt 38 · Sayfa: 17-29
Özet
XIX. yüzyılda Avrupa'da ve dünyada etkisini gösteren bir kavram vardır: "Civilisation", XVIII. Yüzyılda, latince 'civitas: şehre ait kökünden çıktığı için "şehirli" olmak hayatın ve insanlığın esası kabul edilmiştir. Kavramın, Avrupa ile temasta bulunan Osmanlı münevveri için karşılığı, Arapça şehirle ilgili bir kökten yapılan "medeniyet" kavramı ile yankısını bulmuştur.