1129 sonuç bulundu
Dergiler
Yayınlayan Kurumlar
- Türk Dil Kurumu 1129
Yazarlar
- Zeynep Korkmaz 36
- Agâh Sırrı Levend 27
- Hasan Eren 22
- Osman Fikri Sertkaya 21
- Mehmet Ölmez 16
- Saadet Çağatay 15
- Şinasi Tekin 14
- Gerhard Doerfer 13
- János Eckmann 13
- A. Caferoğlu 10
Anahtar Kelimeler
- Türkçe 34
- TÜRKÇE 19
- Eski Anadolu Türkçesi 16
- Türkiye Türkçesi 16
- Dede Korkut 15
- Eski Türkçe 15
- Turkish 13
- DEDE KORKUT 12
- etimoloji 12
- etymology 12
TÜRKÇEDE ÖNCEDEN KESTİRİLEMEZ NİTELİKTEKİ ALOMORFLAR
Türk Dili Araştırmaları Yıllığı - Belleten · 1977, Cilt 25 · Sayfa: 121-126
Özet
Bilindiği gibi, Türk dillerinde bağımlı morfemlerin genellikle yalnız sesbilimsel koşullara bağlı alomorfları vardır. Oysa, morfemlerin somut gerçekleşmesinin sesbilimsel çevreye göre önceden kestirilemediği durumlar, son derece az olmakla birlikte, betimleyicileri özel güçlüklerle karşı karşıya getirmektedir.
BİLEŞİK SÖZCÜK VE BİLEŞİK SÖZCÜKLERDE VURGU
Türk Dili Araştırmaları Yıllığı - Belleten · 1977, Cilt 25 · Sayfa: 263-275
Özet
Bu yazının konusu "bileşik sözcük vurgusu" idi. Ancak "vurgu" , "yapı"dan soyutlanamayacağı için "yapı" ile "vurgu" arasında ne gibi bir ilişki bulunduğunu ortaya koymak zorunluluğu doğdu. Bu nedenle bileşik sözcük yapısına da değinmek gereğini duyduk.
IRK BİTİG ÜZERİNE YENİ NOTLAR
Türk Dili Araştırmaları Yıllığı - Belleten · 1977, Cilt 25 · Sayfa: 87-119
Özet
Irk Bitig adlı eski Türk harfleriyle yazılmış küçük kitap, bilginlere, ilk kez çevriyazı ve çeviri olarak V. Thomsen tarafından sunulmuş, sonra aynı bilginin çalışmalarının toplandığı yapıtta yeniden yayımlanmıştır. Bu ikinci yayımda bir şey değiştirilmemiş, ancak notlara birkaç ekleme yapılmıştır.
FÜRKAT-NÂME
Türk Dili Araştırmaları Yıllığı - Belleten · 1977, Cilt 25 · Sayfa: 333-353
Özet
Halilî, Fürkat-nâme adlı "tasavvufi ve hasbıhal" türünden mesnevisi ile edebiyatımızda tanınır. Âşık Çelebi bu mesnevinin halk arasında Divân-ı Halilî olarak anıldığını da söyler. Bu bir bakıma doğrudur, çünkü bu küçük mesnevinin içinde 31 tane şiir vardır.
DAS CHORASAN TÜRKİSCHE
Türk Dili Araştırmaları Yıllığı - Belleten · 1977, Cilt 25 · Sayfa: 127-205
Özet
Noch bis vor kurzem war von der Existenz einer besonderen türkischen Sprache in Chorasan nichts bekannt. In den europäischen Karten waren hier durchweg Türkmenen notiert.
“MARZUBÂN-NÂME TERCÜMESİ” ÜZERİNE
Türk Dili Araştırmaları Yıllığı - Belleten · 1977, Cilt 25 · Sayfa: 413-431
Özet
XIV. yüzyılın sonlarında Farsçadan Türkçeye çevrilmiş olup, eldeki tek yazması XV. yüzyıldan kalma olan Marzubân-nâme üzerine Z. Korkmaz'dan önce S. Kleinmichel'in çalışmaları vardır. Korkmaz, kitabının "Eserden metin yayını" başlıklı bölümünde (80-82. s.) Kleinmichel'in yayımlanmış olan çalışmasını eleştirmekte, özellikle çevriyazı ve okuma yanlışları üzerinde durmaktadır.
TONYUKUK YAZITINDA BİRKAÇ DÜZELTME
Türk Dili Araştırmaları Yıllığı - Belleten · 1976, Cilt 23 (1975-1976) · Sayfa: 173-181
Özet
Eski Türk yazıtları üzerine bugüne değin yapılmış olan çalışmaların ve metin yayınlarının yetersiz olduğunu kabul etmeliyiz. Bu yazıtlar üzerinde ilk çalışmaları yapanlar (V. Thomsen, W. Radloff, W. Bang vb.) konuyu büyük bir heyecanla ele alıp olağanüstü çaba göstererek birçok sorunu çözebilmişlerdi. Ancak XIX yüzyıl sonlarında Türkoloji araştırmaları daha başlangıç çağını yaşamaktaydı. Karşılaştırma malzemesi oldukça sınırlıydı, eski metinlerin çoğu ortaya konmamış olduğu gibi yaşayan Türk dillerinin sözlükleri de yeterli değildi. Bu yüzden eski Türk yazıtları üzerine yapılan ilk çalışmalarda çözülemeyen, ya da yanlış çözümle verilen birçok sorun kalmıştır. Daha sonra yazıtlarla uğraşanlar yer yer düzeltmeler yapabilmişler ve yeni öneriler getirebilmişlerse de eski çalışmalardaki kimi yanlışları düzeltememiş olduklarını görmekteyiz.
BİR UYGUR ŞİİRİ HAKKINDA NOT
Türk Dili Araştırmaları Yıllığı - Belleten · 1976, Cilt 23 (1975-1976) · Sayfa: 61-63
Özet
T. Gandjei Aprinçor Tigin adlı Uygur şairinin bir manzumesi hakkında yeni görüşler ileri sürüyor. Bu manzume bundan önce birkaç kez yayınlanmıştı. Eski Türk şiirinin yapısı hakkındaki birçok bilgilerimizi kendisine borçlu olduğumuz bilgin, adı geçen manzumedeki mısraların sıralanışı konusunda kendisinden önce yapılmış olan önerileri eleştirdikten sonra kendine anlayışına göre dörtlükler kuruyor. Bunu yaparken Aprinçor Tigin'in, her dörtlükte aabb biçiminde bir "dörtlük aliterasyonu" kullanmış olduğunu kabul ediyor ve bunun için de Türk edebiyatının türlü dönemlerinden deliller getiriyor. Bu suretle T. Gandjei, aaa biçimindeki üçlük sıralaması ile (bkz. R. R. Arat, Eski Türk Şiiri, s. 20) benim aaaa biçimindeki sıralamama karşı çıkıyor (bkz. aynı. g. makale, s.158 ve s.159, not 10)
ESKİ TÜRK YAZI DİLİNİN YAŞIYLE İLGİLİ YENİ ARAŞTIRMALAR
Türk Dili Araştırmaları Yıllığı - Belleten · 1976, Cilt 23 (1975-1976) · Sayfa: 133-141
Özet
Türk dilinin ve edebiyatının bugün için en eski yazılı belgeleri sayılan Köktürk metinleri ve bunlarla ilişkili olarak Uygur yazı dili üzerinde yıllardan beri, anlambilim ve leksikoloji açısından yaptığımız araştırmalarda Türk yazı dilinin yaşı üzerinde birtakım sonuçlara varmış, çeşitli yazılarımızda bu dilin VIII. yüzyıldan çok daha öncesine, belki iki-üç bin yıl daha gerilere götürülebileceğini gösteren gözlemlerimizi belirtmiştik. Son aylar içinde, bu yoldaki incelememizi derinleştirerek yeni örnekler elde etmiş, daha önce bulduğumuz bazı anlambilim ölçütlerini sağlamlaştırmaya, bunları yeni terimlerle formülleştirmeye çalışmış bulunuyoruz.
ANADOLU AĞIZLARI ÜZERİNDEKİ ARAŞTIRMALARIN BUGÜNKÜ DURUMU VE KARŞILAŞTIĞI SORUNLAR
Türk Dili Araştırmaları Yıllığı - Belleten · 1976, Cilt 23 (1975-1976) · Sayfa: 143-172
Özet
Türkoloji oldukça geç kurulmuş bir bilim dalı olduğundan, Anadolu ağızları üzerindeki araştırmalar pek erken başlamıştır denemez. İlk çalışmalar geçen yüzyılın ikinci yarısından sonraya düşer. Biz, eldeki yazıda Anadolu ağızları üzerindeki araştırmaların bugünkü durumunu gereğince yansıtabilmek için, konuyu 2. Dünya Savaşı'ndan sonraki gelişmelerle sınırlamak istiyoruz. Bundan önceki dönem için birkaç cümlelik bir özet vermeyi yeterli sayıyoruz. Ancak, inceleme dönemimize giren bazı yayınlar arasında kronolojik bir kopukluk doğmasını önlemek amacı ile de, hareket noktamızı 1940 yılına kadar indirmek gereği duyuyoruz.