2 sonuç bulundu
Uygulanan Filtreler
  • Son 10 yıl
  • İşçi
Yayın Yılı
Anahtar Kelimeler

İngiliz Büyükelçisi Sir David Kelly’e Göre Türkiye’de İş, Emek Ve Sosyal Politikalar (1936-1947)

Atatürk Araştırma Merkezi Dergisi · 2026, Cilt XLII, Sayı 113 · Sayfa: 141-165 · DOI: 10.33419/aamd.1959683
Tam Metin
Bu makale, II. Dünya Savaşı sonrası değişen uluslararası düzende, Türkiye’nin sosyal politika alanındaki dönüşümünü, Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO) ile olan ilişkileri çerçevesinde incelemektedir. Özellikle 24 Kasım 1947 tarihinde İstanbul’da gerçekleştirilen ILO bölgesel konferansının ardından, İngiltere’nin Ankara Büyükelçisi Sir David Kelly tarafından hazırlanan ve İngiliz Dışişleri Bakanlığına sunulan kapsamlı rapor temel alınmaktadır. İngiltere, II. Dünya Savaşı’nın muzaffer bir ülkesi olarak, dünya siyasetine yön vermekte ve Türkiye ile Orta Doğu coğrafyasıyla ilgilenmektedir. Türkiye’deki gelişmeleri yakından takip eden İngiltere, bölgenin değişim ve gelişimine yönelik ciddi katkılar sağlamaktadır. Savaş süresince İngiltere’yle sıcak ilişkiler kuran Türkiye, savaştan sonra da bu sıcak ilişkilerini sürdürmeye devam etti. Türkiye’de görev yapan İngiliz diplomatlar, Türkiye’deki her gelişmeyi Londra’ya rapor ettiği gibi Türkiye’nin iç ve dış sorunlarıyla da yakından ilgilendiler. Bu çalışma tamamen İngiliz diplomatlarınca hazırlanmış raporlara dayanmaktadır. Bu raporda geçen, Türkiye’deki iş mevzuatının gelişimi, sosyal güvenlik uygulamaları ve bu alandaki kurumsal-kültürel dinamikler analiz edilmektedir. Rapor, yalnızca yasal düzenlemeleri değil, aynı zamanda uygulamadaki aksaklıkları, bürokratik yapıyı ve uluslararası normlara uyum düzeyini de ayrıntılı biçimde değerlendirmektedir. Makalede, Türkiye’nin 1936 tarihli 3008 sayılı İş Kanunu’ndan itibaren gelişen sosyal politika anlayışı, grev ve sendikalaşma hakları, kırsal kalkınma girişimleri ve uluslararası normlarla uyum çabaları ışığında değerlendirmektir. Bu doğrultuda nitel bir yöntem benimsenmiş; arşiv belgeleri, diplomatik yazışmalar ve İngiliz Büyükelçiliği yıllık raporu gibi birincil kaynaklar temel alınmış ve incelenmiştir. Çalışma Türkiye’nin sosyal devlet anlayışı doğrultusunda attığı adımları ortaya koymayı amaçlamaktadır. Ayrıca ILO’nun 1947 İstanbul Konferansı’nın Türkiye üzerindeki etkileri ve İngiliz gözlemleri ışığında, Türk sosyal politika yapısının dış gözlemle nasıl değerlendirildiği anlatılmaktadır. Bu bağlamda makale, Türkiye’nin II. Dünya Savaşı sonrasındaki yıllarda sosyal politika yönelimlerinin tarihsel bir değerlendirmesini sunmakta ve bu yıllara ışık tutmaktadır.

Zonguldak ve Karabük Kentlerindeki Anıt Heykellerde İşçi Temsili

Erdem · 2017, Sayı 73 · Sayfa: 111-148 · DOI: 10.32704/erdem.471016
Tam Metin

Heykel, sanatçının elindeki malzemeleri belirli bir anlam ifade edebilecek, bir ağırlığa ve kapsama sahip olabilecek üç boyutlu anlatımlar haline dönüştürmesi olarak tarif edilebilir. Heykelin bir olay, olayın geçtiği yer, kişi/kişiler veya yaşadıkları yere atfen yapılan türüne anıt heykel denir. Bu anıtlar genellikle toplumun sahip olduğu kültür/sanat düzeyi ile paralel olarak kimi zaman hem tarihe hem de topluma mal olup varlığını koruyabilmiş, kimi zaman da çeşitli nedenlere bağlı olarak yok olmuşlardır. Her ne kadar bu tür yapıtlar temsiliyette güçlü anlamlar taşıyor olsalar da yok olmalarına neden olan önemli bir etken de içerdikleri anlamın toplum tarafından yeterince kavranamaması veya zamanla zayıflaması suretiyle azalmasıdır. Medeniyetler, tarih boyunca çeşitli amaçlar için anıt heykel yaptırmışlardır. Türk Heykel Sanatı'nda da dönemin ruhuna uygun olarak anıt türünde heykeller ortaya çıktığı görülmektedir. Bunlara Atatürk ve Kurtuluş Savaşı'nı konu alan anıt heykeller, Mimar Sinan ve Nasrettin Hoca vb. şahsiyetlerin heykelleri örnektir. Batı Karadeniz Bölgesi Zonguldak ve Karabük illeri Sanayi Devrimi sonucu ortaya çıkan işçi kentleridir. Bu kentlerden Zonguldak kömür madeni işçisi, Karabük ise sanayi işçisi kenti olarak tanınır. Bu makalede Zonguldak ilindeki İşçi Anıtı, Madenci Heykeli, Maden Şehitleri Anıtı, Uzun Mehmet Anıtı, Kozlu Madenci Heykeli incelenmiş, Karabük ilinde ise İşçi Anıt Heykeli ve Atatürk Anıtı incelenerek; kentlerin ekonomik ve nüfus yapısının bel kemiğini oluşturan işçilerin kentteki anıt heykel yapıtlarındaki temsiliyetleri sanat, sanatçı, yönetici sınıf ve toplum arasındaki süregelen ilişkilerin anıt heykellerdeki yansımalarına yönelik değerlendirmeler sanatsal üslup ve yorumlarla irdelenmiştir. İşçinin temsil edildiği bu anıtlarda en yaygın uygulanmış sanat yaklaşımı klasizimdir. Anıtların çoğunluğunda, işlenen konular idealist yaklaşımlar içerisinde realisttir. Ayrıca geç empresyonist etkide kübist ve soyut anlatımlara sahip anıtlar da görmek mümkündür.