5 sonuç bulundu
Uygulanan Filtreler
  • Türk Dil Kurumu
  • İSİM
Yayınlayan Kurumlar
Yayın Yılı
Anahtar Kelimeler

The Role of Qayum Ramazon in the Formation of the Orthographic Rules of the Uzbek Literary Language

Türk Dünyası Dil ve Edebiyat Dergisi · 2025, Sayı 60 · Sayfa: 101-118 · DOI: 10.24155/tdk.2025.256
Tam Metin
At the beginning of the last century, Uzbek intellectuals beginning to gain literary recognition dedicated themselves to eliminate the economic, political, and cultural crisis in society, and to see their homeland among the developed nations of the world. To achieve their objectives, they stepped onto struggle. So, their struggle under the name “Jadids” took its deserved place in history. First and foremost, they aimed to make the nation literate and to create a literary language based on certain rules. To this end, they opened schools, established national press, and organized national theater activities. In the education process of the new-style schools organized by the Jadids, shortcomings in the representation of Uzbek sounds in the Arabic script and problems in orthography became evident. To address these issues, they reformed the script and worked on establishing national orthographic rules. In the formation of the orthographic rules of the Uzbek literary language, the services of the prominent intellectual Qayum Ramazon are invaluable. Like other Jadid intellectuals, Qayum Ramazon was involved in educational activities. Additionally, he was an active member of the “Chigatoy gurungi” organized under the leadership of Fitrat, and served as a supervisor in the Department of Education of Old Tashkent, responsible for developing the methodology of language and literature lessons in schools and monitoring school activities. Based on practical experience in these processes, he wrote and published works such as Mother Tongue (1918, co-authored), Lessons in Uzbek Language (1925, co-authored), Uzbek Language Among the Languages of the World (1930), Orthographic Rules of the Uzbek Literary Language (1931), Unified Orthographic Rules of the Uzbek Literary Language (1934), and Morphology (1937). This article discusses his work Orthographic Rules of the Uzbek Literary Language (1931).

Güney Batı Sibirya Türkleri Materyallerine Göre Epik Metinlerde ve Kültürde Antroponim Modeller (Antroponomical Models in Epic Texts and Culture with Regard to the Materials of Southwest Siberian Turks)

Türk Dünyası Dil ve Edebiyat Dergisi · 2015, Sayı 40 · Sayfa: 81-99
İlk defa karşılaştığımız birini tanımak ve tanımlamak için önce ismini sorarız.İnsan ismi ile tanınır, topluma kendisini kabul ettirir ve bir değer kazanır. İnsan ismisayesinde kendisini ve çevresini tanımlar, onu anlamlandırır. Bu makale, bazı Türkşubelerine ait isimler üzerine yapılmış bir araştırmadır. Türk dilli halklarda isimlerinteşekkül etmesi ve işlenmesi ikiye ayrılır: gerçek/günlük ve epik isimler. Şor Türklerininepik metinleri bu bakımdan henüz incelenmemiştir. Burada iki temel kaynakanaliz edilmiştir: büyük aile ve ev sahiplerinin yazıldığı kayıt defterleri ve yazarınsaha çalışması verileri. Şor, Teleüt ve Çelkanların isimleri incelenmiştir. İsimleri etimolojikaçıdan analiz etmek, onları birkaç gruba ayırma imkânı vermiştir. Türk dillihalklar yan yana yaşadıkları Rusların bazı isimlerini almışlar, onları kendi dillerineuyarlamışlardır. Türk halklarında gerçek isimler tanıtıcı olması için baba adı ve sülaleadı kullanılır. Epik metinlerde kahramanların adları epitetlerle kullanılır. Buradaverilen isim listesi elbette tam değildir, ama bu liste yapılacak yeni araştırmalarlagenişleyecektir.To know about a person we meet for the first time we ask for his/her name. Aperson is known by his/her name and recognized by the society and appreciated. Byhis/her name a person defines his surrounding and himself and gives a meaning. Thisarticle is on research on the names of some Turkish communities. In the communites speaking Turkish the names are formed in two ways: the reel (persons) names and theepic names. The epic text of Shor Turkish hasn't been studied in this way. Two basic(main) resources have been analyzed; the registry notebook of the house owners, thebig families and the writer's field analysis datas. Shor, Teleut and Chelkan nameshave been investigated. Analyzing the names etymologically has given us the opportunityto divide them into a few groups. Turkish speaking people took the name of theRussians when they lived together and adapted them into their language. Turkishpeople usually use father's name and family name to be recognized. In epic texts thenames of the heros are used with epitets. The list of names given here is certainly notcomplete, but this list will expand with future studies.

ESKİ TÜRKÇEDEN BUGÜNKÜ TÜRK ŞİVELERİNE +lıġ/+lig>+lı /+li EKLİ EDATLAR

Türk Dili Araştırmaları Yıllığı - Belleten · 2007, Cilt 55, Sayı 1 · Sayfa: 21-32
Türkçede, eski ve yeni şivelerde, isimden isim yapma eki olan +lıġ/ +lig> +lı/ +likalıplaşarak ; benzerlik, miktar, sebep başta olmak üzere kelimeler arasında çeşitlianlam ilişkileri kuracak şekilde edat fonksiyonu kazanan kelimelerin yapısında bulunur: meñizlig(gibi), yañlıġ(gibi), arkalı(ile), çenli(kadar), sıfatlı(gibi), tegişli(âit),toġrılı(hakkında) vs. Türkçe isimler yanında yabancı isimlere de gelerek bol örnekverir.

TÜRKÇE DİL BİLGİSİNDE DURUM VE TAMLAYICI KONUSU

Türk Dili Araştırmaları Yıllığı - Belleten · 2007, Cilt 55, Sayı 1 · Sayfa: 145-164
Türkçede ismin çekimi ile ilgili bir konu olan durum konusu her yönüyle ele alınmamıştır.Türkçenin kaç durumu vardır, sorusuna bütün araştırmacıların paylaştığıtek bir yanıt verilemediği gibi, Türkçenin durum belirleme sistemleri ile ilgili ölçütlerde ortaya konulmuş değildir. Oysa genel olarak isimle fiilin ilişkisi demek olan durumcümle için vazgeçilmezdir. Ayrıca durum, fiiller, fiilimsiler, fiilden isim yapma ekleriyletüremiş olan isimler hatta bazen fiil biçimiyle çağrışım bağı kopmayan isimler için deson derece önemlidir. Soyut hâlde oldukları için fiillerin gereksinim duyduğu ve böyleliklebir dereceye kadar somutluk ve "gerçeklik" kazandıkları bu durumlar, son yıllardatamlayıcı terimiyle kavramlaştırılmıştır. Fiil-tamlayıcı, fiilimsi-tamlayıcı ve isimtamlayıcıilişkilerini tespit etmek özellikle söz dizimi çalışmaları için bir gerekliliktir.

GÖKTÜRKÇEDE İSİMDEN FİİL TÜRETEN EKLER VE KÖKEN YAPILARI ÜZERİNE

Türk Dili Araştırmaları Yıllığı - Belleten · 1990, Cilt 38 · Sayfa: 141-149
Göktürkçe, Türkçenin artık müstakil bir yazı dili haline gelmiş; dolayısıyla, dil tarihi açısından büyük çaptaki bir takım değişmeleri geride bırakmış bir koldur. Metinlerin sayı itibariyle oldukça sınırlı ve kelime hazinesinin de belirli bir alanı temsil eder nitelikte olmasına rağmen, bu metinlerin dil yapısı üzerindeki çok yönlü ve karşılaştırmalı araştırmalar…