3 sonuç bulundu
Yayınlayan Kurumlar
Yazarlar
Anahtar Kelimeler
Ankara’da Bir Osmanlı Valisinin Hatırası: Abidin Paşa Köşkü
Arış · 2025, Sayı 27 · Sayfa: 105-128 · DOI: 10.32704/akmbaris.2025.213
Özet
Tam Metin
Geç Dönem Osmanlı İmparatorluğu’nun önemli üst düzey bürokratlarından olan Abidin Paşa, 1886 yılında Ankara’da valilik görevine başlamıştır. Paşa, Ankara’nın imar ve bayındırlık işlerinde önemli hizmetlerde bulunmuş, bunun yanında şehrin estetik görünümüyle de ilgilenmiştir. Vali olduğu dönem içinde, günümüzde Çankaya Belediyesi sınırları içerisinde kalan şehre hakim bir tepede Abidin Paşa Köşkü, vali ikametgâhı olarak inşa ettirilmiştir. Ankara’nın 19. yüzyıl geleneksel konut mimarisinin karakteristik özelliklerini taşıyan bu yapı, Osmanlı geç dönem sivil mimarisinin güzel örneklerinden biridir. Köşk, bu zamana kadar çeşitli dönemlerde duyulan ihtiyaçlara binaen birçok işlevde kullanılmıştır. Abidin Paşa’nın 1906 yılındaki vefatından sonra köşkün daha çok askeri amaçlarla kullanıldığı anlaşılmaktadır. Köşk, günümüzde Çankaya Belediyesi’nin girişimleriyle Ocak 2024’te açılan Çankaya Belediyesi Abidin Paşa Köşkü Millî Mücadele Müzesi olarak faaliyet göstermektedir. Binada yapılan müdahaleler sonucunda zemin kat başodadaki ahşap dolap kaldırılmış ve giriş kapısıyla aynı düşey eksen üzerinde bulunan balkon, malzeme ve biçim yönüyle bütünüyle yenilenmiştir. Arka cephedeki bacayla irtibatlı çıkıntılı kütle ve balkon üzerindeki dairesel formlu tepe penceresi ise günümüze ulaşamamıştır. Bu çalışmada eski arşiv fotoğrafları ve günümüz rölöve-restorasyon çizimlerinden faydalanılarak Abidin Paşa Köşkü’nün tarihsel süreçte mimari yönden geçirdiği değişiklikler incelenecektir. Bu bağlamda, yapının mimari tahlili yapılacak, ayrıca yapı, dönemin mimari karakteri içinde değerlendirilecektir. Ayrıca söz konusu yapının, modern müzeye dönüşüm sürecindeki değişiklikler de aktarılacaktır.
Millî Mücadele’de 20. Kolordunun 5. Kolorduya Dönüştürülmesi ve Ortaya Çıkan Nüfuz Mücadelesi
Belleten · 2025, Cilt 89, Sayı 314 · Sayfa: 311-348 · DOI: 10.37879/belleten.2025.311
Özet
Tam Metin
Mütareke Dönemi’nde Ankara’da konuşlanan 20. Kolordunun sorumluluk sahası, Anadolu’nun pek çok bölgesini birbirine bağlayan stratejik bir konumdaydı. Bu önemiyle beraber Kolordu Kumandanı Ali Fuad Paşa’nın Millî Mücadele’nin önde gelen isimlerinden biri olması, Kolordunun millî hareketin Batı Anadolu ve çevresinde genişlemesine yönelik etkin faaliyetlerini ortaya çıkarmıştır. Şüphesiz bu durum, İstanbul’daki Damat Ferid Paşa Hükûmeti’ni rahatsız etmiş ve neticede Fuad Paşa görevden alınmıştır. Fakat onun görevini devretmemesi ve kolordusunun kendisine bağlı kalması nedeniyle yerine atanan Ahmed Hamdi Paşa, Ankara’ya gidemeyerek Eskişehir’de beklemeye başlamıştır. Ali Fuad Paşa’nın birtakım tedbirler almak maksadıyla Eskişehir’e hareket etmesi üzerine hükûmet, 20. Kolorduyu lağvederek Eskişehir merkezli 5. Kolorduyu kurmuş, ancak bu kolordunun varlığı kâğıt üzerinde kalmıştır. Dolayısıyla hükûmetin ve Millî Mücadele Hareketi’nin bölgede otoritesini sürdürme çabaları, 20. Kolorduyu İstanbul ve Anadolu arasındaki nüfuz mücadelesinin öznesi hâline getirmiştir.
Bu makale, hükûmetin kritik önemdeki 20. Kolordu mıntıkasında otoritesini sürdürme hedefiyle hayata geçirmeye çalıştığı askerî teşkilat düzenlemesini detaylıca ele alırken bu kapsamda İstanbul-Anadolu arasında yaşanan mücadeleyi de incelemektedir. Böylece hükûmetin millî hareketin etkinliğini kırma pahasına orduyu yapılandırma çabaları ile buna mukabil 20. Kolordunun hükûmetin hilafına da olsa kendi kararlarını uygulamadaki kararlılığı ve aldığı tedbirlerin ortaya konulması hedeflenmiştir. Olayların askerî safhasına odaklanan çalışmanın kaynaklarını; konuya dair araştırmaları derinleştirecek şekilde Osmanlı, ATASE ve TİTE arşivindeki özgün belgeler ile yayımlanmış arşiv belgeleri ve döneme ilişkin yapılan araştırmalar oluşturmaktadır. Nitel analiz metoduyla ele alınan çalışmada tespit edilen bulgular, sürecin politik ve askerî şartları ve her iki tarafın olaylara yaklaşımı çerçevesinde değerlendirilmiştir.
ÇAMLIDERE YÖRESİNDE UNUTULMUŞ BİR KÜLTÜREL ZENGİNLİK: AVDAN KİLİMLERİ
Arış · 2021, Sayı 19 · Sayfa: 88-107 · DOI: 10.34242/akmbaris.2021.156
Özet
Tam Metin
Türkler, Anadolu’nun binlerce yıllık tarihinden aktarılarak gelen uygarlıkların birikimlerini öz değerleriyle harmanlayarak kendilerine has kültürlerini oluşturmuşlardır. Bu bağlamda dokumacılık alanında da yöreden yöreye değişen motif ve renk zenginliğini ortaya koymuşlardır. Orta Asya’da konar-göçer yaşayan Türkler Anadolu’ya taşıdıkları dokuma kültürlerini yaşamlarının hemen her alanında kullanarak sürekliliğini sağlamışlardır.
Geleneksel dokumacılık sanatı günümüzde Anadolu’nun birçok yerinde sürdürülmektedir. Ağrı, Aksaray, Balıkesir, Çanakkale, Gümüşhane, Isparta, Kayseri, Kırşehir, Kocaeli, Manisa, Muğla, Niğde, Samsun, Sivas, Tokat, Uşak ve Yalova gibi birçok ilimiz dokumacılığın yapıldığı merkezlerdendir. El dokumacılığı, insan gücü ile çalışan tezgâhlarda, el emeğine dayalı bir üretimdir. Günümüzde, azalarak da olsa üretimi devam eden kilim, cicim, sumak, sini (zili) adıyla anılan her biri farklı tekniklerle dokunan dokumaların hepsine düz dokumalar denilmektedir.
Bu çalışmada Ankara, Çamlıdere, Avdan Mahallesi’nde (köyünde) geçmişte üretimi yapılan günümüzde ise üretimi yok olmuş düz dokumalardan olan kilimler araştırılmıştır. Bu amaçla konuya ilişkin yazılı ve sanal kaynaklar taranmış sahada gözlem ve görüşmeler gerçekleştirilmiştir. Yöre halkından alınan bilgiler doğrultusunda ulaşılabilen kilim dokumalar incelenerek değerlendirilmiştir. Çalışma, günümüzde yörede kilim dokuma geleneğinin unutulmaya yüz tutması nedeniyle kayıt altına alınarak gelecek kuşaklara aktarılması açısından ayrıca önemlidir.