4 sonuç bulundu
Uygulanan Filtreler
  • Türk Dil Kurumu
  • Anlam
Yayınlayan Kurumlar
Yayın Yılı
Anahtar Kelimeler

Kutadgu Bilig’de Sessizlik: Ontolojik Bir Yapı, İktidarsal Bir Araç ve Anlamın Sessiz Kurulumu

Türk Dili Araştırmaları Yıllığı - Belleten · 2026, Sayı 81 · Sayfa: 1-34 · DOI: 10.32925/tday.2026.142
Tam Metin
Kutadgu Bilig’de sessizlik, iletişimsizlik ya da kişisel suskunlukla sınırlanan bir anlatı unsuru olmaktan çıkar; çok katmanlı, disiplinlerarası biçimde çözümlenebilecek bir düşünsel yapı olarak belirir. Eserde sessizlik, bir yandan dilin ve anlamın sınırında beliren, diğer yandan siyasal iktidarın, etik terbiyenin ve metafizik sezginin kurucu zeminine dönüşen dinamik bir boyut kazanır. Bu çalışma, sessizlik kavramının Kutadgu Bilig’de nasıl işlevselleştiğini ve bu işlevlerin metindeki karakterler, temalar ve ideolojik yapılarla nasıl iç içe geçtiğini analiz etmektedir. Sessizlik, bazen hükümdarın stratejik sükûnetinde bir yönetsel ağırlık biçimi olarak, bazen vezirin ölçülü konuşmasında dilin denetimi olarak, bazen bilgenin eksiltmeli anlatımında anlamı derinleştiren bir yapı olarak, bazen de zahidane suskunlukta hakikatin dil-dışı tecrübesi olarak temsiliyet kazanır. Ontolojik düzlemde sessizlik, hakikatin dile gelmeyen yönlerini sezdirirken; epistemolojik düzlemde bilgi aktarımını eksiltmeli biçimde yapılandırır. Toplumsal ve politik düzeyde sessizlik, rızaya dayalı iktidar üretiminin ve habitusun göstergesidir. Kuramsal düzlemde Heidegger’in “sahici susma” ve “dilsiz hakikat”, Derrida’nın “différance” ve söylemsel boşluklar, Foucault’nun mikro iktidar ve normatif sessizlik, Bourdieu’nün dilsel habitus ve meşru söz pratiği ile Deleuze’ün yaratıcı sessizlik ve fark üretimi kavramları merkeze alınmıştır. Karakter temelli anlatı çözümlemeleri, kuramsal yapı ile bağdaştırılarak çok katmanlı bir okuma önerilmiştir. Grafik ve tablo verileriyle desteklenen analiz sonucunda sessizlik, eserde bir anlatım tercihi olmaktan çıkarak metnin varlık görüşünü ve anlam rejimini kuran asli bir düşünce biçimi olarak değerlendirilmiştir.

DİLİN ETİK YAPILANMASI VE AHLAKİ İŞLEVİ

Türk Dili Araştırmaları Yıllığı - Belleten · 2008, Cilt 56, Sayı 1 · Sayfa: 43-62
Bu çalışmamızda felsefenin bir konusu olarak dilin etik yanı ve onun incelemekonusu yaptığı toplumsal yaşam içindeki ahlak çerçevesinde dilin ahlaki yapısı elealınacaktır. Çalışmanın temel önermesi dilin kendi bünyesinde ahlaki bir yapı sergilediğive bunun düşünceyi şekillendirerek toplumda ahlakın oluşmasında temel doğrularbağlamında bir iletken görevi gördüğüdür.Dile dayalı olarak anlamın kurulması, bilincin şekillenmesi, eylemin oluşumu, kültürüninşası ve toplumsallaşma bağıntısı içerisinde dilin ahlaki yapısının her aşamadatemel unsur olarak belirleyici görev üstlendiğini ortaya koymaya çalıştık.

TÜRKİYE TÜRKÇESİNDE YAPI, İŞLEV VE ANLAM İLİŞKİLERİ AÇISINDAN CÜMLE GRUPLARI VE CÜMLE TÜRLERİ ÜZERİNE BİR DENEME II

Türk Dili Araştırmaları Yıllığı - Belleten · 2007, Cilt 55, Sayı 2 · Sayfa: 7-14
Cümlenin sınırları, anlam bakımından çizilirse, yapı bakımından cümle olarakbelirlenen birkaç cümleyi bir arada ele almamız gerekebilir. Çünkü bazı cümlelerdenoktanın bittiği yerde, anlam bitmemiştir. Makalede cümleler, yapılarına göre basitve birleşik olma; anlamlarına göre bağımsız ve bağımlı olma şeklinde yeniden tasnifedilerek cümle grupları bir tabloyla belirlenmeye çalışılmıştır..

Tabu ve Kelimelerin Anlam Alanlarına Etkisi

Türk Dili Araştırmaları Yıllığı - Belleten · 2002, Cilt 50, Sayı 2 · Sayfa: 35-56
Dil, bir toplumun iletişim ihtiyacını karşılayan bir araç olduğuna göre, toplumdaki her bir özellik veya değişiklik onu etkiler. Tabu ve örtmecenin de temelinde dini inançlar, gelenek-görenekler, ahlak kuralları vs. bulunduğu için, bunların dile yansıması, dilde anlatım bulması sırasında, dilin yapısını etkilememesi mümkün değildir. Yani, tabu ve örtmecenin temelinde dil dışı unsurlar devreye girmekte ve dilin anlam örgüsünde değişmelere, başkalaşmalara neden olmaktadır.