2 sonuç bulundu
Uygulanan Filtreler
  • Son 2 yıl
  • Belgrad
Yayınlayan Kurumlar
Yayın Yılı
Anahtar Kelimeler

Yeniçeri Ağası Hasan Ağa’nın Serhâd Kalelerine Vakfettiği Kitaplar

Belleten · 2026, Cilt 90, Sayı 318 · Sayfa: 447-486 · DOI: 10.37879/belleten.2026.447
Tam Metin
Osmanlı devlet teşkilatı içerisinde hanedan üyeleri ve üst düzey devlet memurları hiçbir maddi karşılık beklemeden halkın tasarrufu için vakıflar kurmuşlardır. Bu vakıflar çoğunlukla cami, medrese, zaviye ve çeşme misali bina şeklindedir. Bazıları ise hayır işlemek için kitabı seçmiştir ki bunlardan biri de 1723-1730 yıllarında yeniçeri ağalığı vazifesinde bulunan Hasan Ağa’dır. Üstelik Yeniçeri Ocağı’nda yetişmiş olan Hasan Ağa, kitap vakfetmeye turnacıbaşı iken başlamıştır. Turnacıbaşı Hasan Ağa, vakıf kaydında beyan ettiği üzere ilme talip kişiler için bu kitapları Belgrad Kalesi’ndeki mescidine koymuştur. Bu kitapların her birine tek tek düşürdüğü kayıtta eserlerin kullanıldıktan sonra hâfız-ı kütübe teslim edilmesini, rehin olarak alınmaması, satılmaması, zimmete geçirilmemesi ve Belgrad’dan çıkarılmamasını şart koşmuştur. Belgrad Kalesi işgal edildiğinde ise kitapları kaderine terk etmemiştir. Bahsi geçen eserleri Niş ve Vidin’deki daha güvenli kalelere nakletmiştir. Akabinde Vidin’de Şeyh Medresesi’ne yerleştirilen koleksiyonuna kul kethüdası iken yeni eserler eklemeye devam etmiş ve bunların bir arada durması adına koruyucu şartlar koymuştur. Yeniçeri ağalığına yükseldiği ve ocağa dair sorumluluğunun hayli arttığı dönemde ise koleksiyonunu ihmal etmemiş, özellikle Vidin’deki vakıf kitap sayısını zaman içerisinde daha da çoğaltmıştır. Fakat XIX. asırda Osmanlı’nın Bulgaristan’daki siyasi durumunun değişmesi üzere Vidin’deki nüshaların çoğu gibi Hasan Ağa’nın vakıf kitapları da önce Sofya’ya taşınmış ve nihayetinde 1888 yılında İstanbul’a getirilerek Beyazıt Kütüphanesi’nde muhafazaya alınmıştır.

1730 İsyanı Kaynaklarına Dair Bir Katkı: Yeni Bir Nüsha Işığında Çelebizâde İsmaîl Âsım Efendi’nin Târîhçe’si Üzerine Değerlendirmeler

Belgeler · 2025, Cilt XLII, Sayı 46 · Sayfa: 1-142 · DOI: 10.37879/belgeler.2025.186
Tam Metin
Patrona Halil idaresinde ortaya çıkan 1730 İsyanı, devrin siyasi dengelerini etkileyen önemli bir tarihî hadisedir. Bu isyan, dönemin toplumsal ve siyasal yapısında köklü değişikliklere yol açarken, Osmanlı tarih yazımında da dikkatle incelenen olaylardan biri olmuştur. Farklı kaynaklar ve kronikler; isyanın nedenleri, süreci ve sonuçları hakkında çeşitli bilgiler sunmuş ve tarihçiler tarafından değişik yönleriyle ele alınmıştır. Öyle ki 1730 İsyanı’nın tarihî önemi göz önünde bulundurulduğunda, bu dönemi belgeleyen yazma eserler, hem olayların doğrudan tanıkları olan kişilerin bakış açılarını anlamak hem de tarih yazımında eksik kalan noktaları aydınlatmak açısından büyük bir değer taşımaktadır. Bu makale, 1730 İsyanı üzerine yapılmış çalışmalara yeni bir katkı sunmayı amaçlamaktadır. Bu bağlamda, Berlin Devlet Kütüphanesi’nde Diez A quart. 73-3 numarasıyla kayıtlı olan bir yazma eser bu çalışmanın odak noktasıdır. Söz konusu eser, Belgrad Üniversitesi Svetozar Marković Kütüphanesi’nde kayıtlı olan ve Çelebizâde İsmaîl Âsım Efendi’ye ait olduğu tespit edilen Târîhçe’nin daha kapsamlı ve geniş bir versiyonu olarak karşımıza çıkmakta, isyanın çeşitli yönlerine dair önemli bilgiler ihtiva etmektedir. Sonuç olarak bu çalışma, söz konusu yazmanın tanıtımını, dönemin diğer kronikleriyle karşılaştırmasını ve çeviri yazısını sunmayı amaçlamaktadır. Ayrıca, eserin isyanla ilgili tarihî literatüre sağlayabileceği katkılar ele alınacak ve bu yeni verilerin isyanın daha ayrıntılı anlaşılmasına nasıl yardımcı olabileceği değerlendirilecektir.