4 sonuç bulundu
Dergiler
Yayınlayan Kurumlar
Anahtar Kelimeler
- Caucasus 3
- Kafkasya 3
- archaeology 1
- Arhavi 1
- arkeoloji 1
- Artvin 1
- CAUCASUS 1
- Central Asia 1
- Crimea 1
- Crimean Khanate 1
Kafkasya Türk Tarihi Araştırmalarında Arkeolojinin Rolü
Belleten · 2026, Cilt 90, Sayı 318 · Sayfa: 363-386 · DOI: 10.37879/belleten.2026.363
Özet
Tam Metin
Hazar Denizi ile Karadeniz arasında yer alan Kafkasya, Asya ile Avrupa’nın en önemli kesişme noktalarından biridir. Bu stratejik özelliğinden dolayı tarih boyunca içerisinde Türklerin de bulunduğu çeşitli topluluklara ev sahipliği yapmıştır. Tarihî kaynaklarda Türklerin bölgeye yerleşmesi ile ilgili bazı bilgiler bulunur. Ancak bunlara dayanarak Kafkasya’daki Türk varlığını kronolojik bir bütünlük içerisinde takip etmek pek mümkün değildir. Üstelik bazı kaynaklardaki anakronik bilgiler bölgeye Türk yerleşiminin gelişimini anlamayı zorlaştırır. Özellikle İlk Çağ’da bölgeye gelen Türklerle ilgili olarak tarihî kaynaklardaki bilgi kıtlığı, günümüze kadar ulaşan pek çok tartışmayı da beraberinde getirmiştir.
Kafkasya’da yapılan arkeolojik araştırmalar, bölge tarihinin daha somut bir şekilde ele alınmasını sağlayacak buluntuların ortaya çıkmasına vesile olmuştur. Bu malzemeler sayesinde tarih kaynaklardaki soyut ifadeleri netleştirebilecek kanıtlara ulaşmak mümkün olduğu gibi bölgedeki Türk izlerini daha yakından takip etme fırsatı da yakalanmıştır. Ancak bu araştırmalarda elde edilen sonuçlar daha çok kazı sonuçları raporlarında yer almıştır. Hiç kuşku yok ki bölgeye dair arkeolojik verilerin rehberliğinde Kafkasya üzerine yazılan tarihî kaynaklardaki eksiklikler tamamlanabilecektir. Böylece bölgeye Türk yerleşimi kronolojik gelişim içerisinde ortaya konulabileceği gibi bu döneme ait somut kültürel miras örnekleri de elde edilmiş olabilecektir.
Artvin Arılı (Demirkapı) Yaylası Kaya Resimleri
Belleten · 2021, Cilt 85, Sayı 304 · Sayfa: 781-818 · DOI: 10.37879/belleten.2021.781
Özet
Tam Metin
Doğu Karadeniz’de yayla kültürünün yoğun biçimde yaşandığı yerlerden birisi olan Arılı Yaylası/Demirkapı, önemli bir kaya resim alanını barındırır. Benzerlerine Erzu- rum, Kars, Ardahan, Erzincan, Hakkâri, Ankara, Ordu ve İzmir’de rastladığımız kaya resimlerinin ortak özelliği, göçer kültürlerin günlük hayatlarına dair veriler sunmasıdır. 2019 yılında Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın izni ile bölgede gerçekleştirdiğimiz yü- zey araştırmalarında Artvin ili, Arhavi ilçesi, Arılı Yaylası’na yakın bir yerde; Namaz- gâh/Demirkapı adı verilen bir mevkideki kaya resimlerinde çalışmalar gerçekleştirdik. Kaya resimleri üzerinde fotoğraf ve çizim çalışmaları yapılmıştır. Kaya resimleri üze- rinde gerçekleştirdiğimiz çalışmalarda, resimlerin göçer kültürler ile ilişkili olduğu ve köklerinin Orta Asya’ya kadar uzandığı anlaşılmıştır. Bu çalışmada; kaya resimlerinin Doğu Anadolu-Kafkasya ve Orta Asya’daki benzerleri ışığında tanıtımları yapılmıştır.
Kırım Hanlığı Tarihinde “Çoban Geraylar” Meselesi
Belleten · 2020, Cilt 84, Sayı 299 · Sayfa: 243-260 · DOI: 10.37879/belleten.2020.243
Özet
Tam Metin
"Çoban Geraylar" Kırım Hanlığı tarihinde tahta kadar yükselmiş bir soydur. Bununla birlikte, yaygın Kırım tarihçiliğinde, daha doğrusu "asıl" Geraylar'ın hiç değilse önemli bir kısmının rivayetinde "Çoban Geraylar"ın gayri-meşru bir kökene dayandığı ve Geray hânedânıyla kan bağının bulunmadığı tekrarlana gelmiştir. Ancak, bu klişe sorgulanmaya ve dönemin kaynakları yeniden tetkike muhtaçtır. Her şeyden önce söz konusu iddialar esasen buna ilişkin olaylardan bir asrı aşkın zaman sonraki dönemlerin tarihçilerine aitken, çağdaş kaynaklar bunları doğrulamamaktadır. Dahası, "Çoban Geraylar"ın mütekip devirlerde "asıl" yahut diğer Geraylarla esasen aynı imtiyaz ve unvanlara sahip oldukları görülmektedir.
ENDANGERED LANGUAGES OF THE CAUCASUS AND BEYOND
Türk Dili Araştırmaları Yıllığı - Belleten · 2017, Cilt 65, Sayı 1 · Sayfa: 229-232
Özet
UNESCO tarafından belirlenen dokuz ölçüte göre, dünyada konuşulan dillerin %43'ü tehlike altındaki diller sınıfına girmektedir. Dili konuşanların net sayısı, kuşaklar arası dil aktarımı, dil kullanım alanındaki değişimler ve dilin medyada kullanımı gibi ölçütlere göre "açıkça", "ciddi biçimde" ve "kritik seviyede" tehlike altında olarak tanımlanan bu dillerden 230'u 1950'den beri konuşuru olmadığından "ölü dil" sınıfına girmiştir