278 sonuç bulundu
Uygulanan Filtreler
  • TÜRKİYE
Yayın Yılı
Yazarlar
Anahtar Kelimeler

Türk-Yunan Başbakanlarının 1974 Haziran Toplantısı

Belleten · 1987, Cilt 51, Sayı 199 · Sayfa: 357-366
Tam Metin
Türk-Yunan münasebetleri 1950'lerden itibaren, Yunanistan'da iç savaş sona erip de, Mareşal Papagos mustakar bir hükümet kurduktan sonra bozulmaya başladı. Bozulma sebebi, Yunan Hükümetinin Kıbrıs'la ilgili tutumu idi. Yunan Hükümetleri o tarihe kadar, kendi iç meseleri dolayısıyla başka konularla ilgilenmek imkânı bulamamışlardı. Kıbrıs, Papagos Hükümeti zamanında, 1952 yılından itibaren, Yunanistan'ın millî bir davası haline sokuldu. Bu davranış karşısında ilgisiz kalamayan Türk Hükümeti de konuya dahil olunca Kıbrıs, Türkiye ile Yunanistan arasında bir problem haline geldi.

Millî Kongre ve Faaliyetleri

Atatürk Araştırma Merkezi Dergisi · 1986, Cilt III, Sayı 7 · Sayfa: 197-212
"Millî Kongre" en felâketli günlerimizde Türk vatanse¬verliğinin ve "Millî Birlik" ruhunun hakikî bir temsilcisi olmuştur. İstanbul'da ve bütün Türkiye'de, mevcut siyasî ve sosyal kuruluşlarla bütün aydınların, "Millî Kongre" bünyesinde kenetlendiği bir gerçektir. ilk defa, yayımlayacağımız bazı belgelerin ışığında görülecektir ki "Millî Kongre", kapkara bulutlarla kaplanmış o devir Türkiye'sinde silâh dışındaki o dönemin şartları içinde buna asla imkân yoktu- bütün kuvvetleri seferber edebilmiş; medenî dünya karşısında medenî mücadeleyi büyük bir cesaret ve anlayışla sürdürmüştür.

Cumhuriyet öncesine Genel Bir Bakış ve Atatürk İnkılâbında Yöntem

Atatürk Araştırma Merkezi Dergisi · 1986, Cilt III, Sayı 7 · Sayfa: 171-196
Büyük bir devletin çöküşü ve tarihe gömülüşü, elbette "toplumsal, siyasî, İktisadî, askerî ve manevî öğeler" başta olmak üzere, türlü etken ve etmenlerle gelişmiş, oluşmuştur. Bunlara asıl konumuzu ilgilendirecek kadar değineceğim. Diğer taraftan, Atatürk inkılâbında uygulanan yöntem ve bu dönemdeki bazı koşullar üzerinde duracağım. İnkılâp gibi toplumsal olay ve olgular, büyük ölçüdeki nedenlere ve koşullara dayanır.

Atatürkçülüğü Hareketle Birlikte Yürütecek Bir Programın Esasları

Atatürk Araştırma Merkezi Dergisi · 1986, Cilt II, Sayı 6 · Sayfa: 557-578
Atatürkçülük; Türk ve milletler tarihinden çıkarılmış neticelerin oluşturduğu geniş bir tarihî kavram içinde, ferdî, toplumsal ve müesseselerin vazifelerini, koşulları anlayacak, kıymetlendirecek, zihnî ve bedenî güç ve yetenekleri; Türk kültürünü çağdaş medeniyet üzerine çıkaracak ve Türk milletine en medenî ve refah seviyesi yüksek bir millet olarak varlığını yükseltecek daima gelişen bir faaliyetler programı ile birleştiren, irtibatlandıran, kapsamlı, insicamlı ilkeler, değerler ve semboller sistemidir. Modernleşme, güçlenme ve gelişme ideolojisidir.

Türkiye'nin Akıl Çağına Geçişi

Atatürk Araştırma Merkezi Dergisi · 1986, Cilt II, Sayı 6 · Sayfa: 669-682
Türkiye'nin akıl çağma geç girme öyküsünün bir yönünü sizlere sunmaya çalıştık. Sorun, çok çeşitli açılardan tartışılabilir. Dikkat edilirse, sebepler üzerinde durmadık. Bunu tek başımıza açıklayacak güçte değiliz. Sizlere sadece, bilimsel gerçekleri bir ufak tablo biçiminde sunmaya çalıştık.

Jeopolitik Tehditler Karşısında: “Yurtta Sulh, Cihanda Sulh”

Atatürk Araştırma Merkezi Dergisi · 1986, Cilt II, Sayı 6 · Sayfa: 743-756
Türkiye'nin jeopolitik, durumuna bakıldığında; kara alanı bakımından Avrupa-Asya-Afrika kıtaları arasında olup bu kıtalarla bir çok noktalardan bağlantısı bulunmaktadır. Hava alanı bakımından da, yine bu üç kıta arasında, bir kavşak noktası halindedir. Deniz yönünden ise daha da büyük önem taşımaktadır. Türk boğazları, Karadeniz'i Akdeniz'e bağlamaktadır; bu nedenle Karadeniz'e kıyısı bulunan devletler için Türkiye'nin çok büyük bir değeri vardır. Hele bir süper devlet durumunda bulunan Sovyetler için bu durum son derece önemlidir.

Japonya’nın Modernleşmesi ve Atatürkçü Modernleşme

Atatürk Araştırma Merkezi Dergisi · 1986, Cilt II, Sayı 5 · Sayfa: 361-378
Japonya'nın 1868'de başlayan Meiji Dönemi'ndeki modernleşme hamlesinde başlıca faktör, Türkiye'de olduğu gibi, Batı teknolojisinin üstünlüğünün anlaşılması ve uçurumun bir an Önce kapatılması arzusudur; başka bir deyim ile millî çıkarları ön plânda tutan "milliyetçilik"tir.

Cumhuriyet Dönemi Türk Arkeolojisi

Belleten · 1986, Cilt 50, Sayı 198 · Sayfa: 895-914
Tam Metin
Bir ulusun tarihi, hiçbir zaman dünya tarihi içinde yalın olarak algılanamaz. Toplumların uluslaşması; geçmişleri, yani kültür ve uygarlık tarihleri ile bugüne değin olan bütünleşmeleri ile oluşur. Bu görüşler her zaman tartışmaya açıktır. Ancak şunu hemen belirtmemizde yarar vardır: Bugün uzayı değişik amaçlarla kullanma çabasındaki insan, bu olanaklara ulaşmak için, geçmişi en iyi biçimde içine sindirmiş toplumların özlerinden çıkmaktadır.

Taş Aletlerin Teknik Betimleri İçin Türkçe - Fransızca Bir Sözlükçük Denemesi

Belleten · 1986, Cilt 50, Sayı 196 · Sayfa: 1-8 · DOI: 10.37879/belleten.1986.1
Tam Metin
Taş nesnelerin betimlenmesi, parçalar üzerinde istiyerek yapılmış düzelti özelliğinin, bir başka deyişle gerçekleştirilen nesnelerin, rastlantısal olarak değil de, insanın isteği ile yapıldığının anlaşılmasından bu yana prehistoryenlerin önemli uğraşlarından birini oluşturmuştur. Daha 1847 yılında Boucher de Perthes, taş nesneleri tanımlama yoluna gitti ve daha sonra da, düzeltilenmiş parça ile yontma artığının ayırdedilmesi gereğini ortaya koydu. O tarihten bu yana da taş aletlerin betimlenmesi, prehistorik incelemelerde başlıca ilgi alanı olmakta devam edip gitti. Türk Dil Kurumu'nun ilk yıllarında (1932-1937) Şevket Aziz Kansu, taş aletlerin ayırdedilebilmesi için bir dizi genel sözcük önerdi. 1960 yılında ise Kılıç Kökten, Türk Arkeoloji Dergisi'nde kullandığı kaplağ (patine), dilgi (lame) gibi yeni sözcüklerle terminolojiyi zenginleştirdi. Bununla birlikte, bazı kavramlardaki anlayışın değişmesi gibi, Türkiye'de bulunan taş aletlerin de artması, yeni bir terminolojinin geliştirilmesini gerekli kılmıştır.

Atatürkçü Düşünce Işığında Millî Birlik

Atatürk Araştırma Merkezi Dergisi · 1985, Cilt II, Sayı 4 · Sayfa: 121-162
Yazar, bir ulus ve Devlet ışığında ulusal birliğin önemini vurgulamaktadır. Daha sonra Atatürkçü ideoloji ışığında Türkiye'de milli birliğin önemine dikkat çekiyor. Türk Tarihinde Milli Birlik kavramı, Türk halkının maddi ve manevi gücünü birleştirerek Türkiye'yi zafere götürmeyi başaran Atatürk'ün önderliğinde Türk bağımsızlık savaşı zamanına kadar uzanabilir. Milli varlığın emniyet ve güven içinde sürdürülmesi ancak milli birlik ve beraberliğin korunmasıyla mümkündür.