18 sonuç bulundu
Uygulanan Filtreler
  • Türk Dil Kurumu
  • TÜRK DİLİ
Yayınlayan Kurumlar
Yayın Yılı
Anahtar Kelimeler

Horasan Türkçesinde (Bocnurd Ağzı) -(y)Ar Ekli Kesin Gelecek Zaman

Türk Dili Araştırmaları Yıllığı - Belleten · 2026, Sayı 81 · Sayfa: 91-112 · DOI: 10.32925/tday.2026.145
Tam Metin
Gelecek zamanda konuşma zamanından sonra ortaya çıkacak ya da çıkma ihtimali bulunan olaylar anlatılır. Gelecek zaman, zaman kategorisinde farklı semantik alt ayrımlarla ele alınır. Bu sebeple gelecekte ortaya çıkacak veya çıkma ihtimali bulunan olaylar, Türk dili alanlarında semantik olarak ayırt edilebilmekte ve farklı biçim bilgisi unsurlarıyla işaretlenebilmektedir. Söz konusu durum, Türk dili incelemelerinin terminolojisine de yansır ve gelecek zaman, “gelecek, kesin gelecek, kategorik belirli gelecek vb.” ile “geniş, belirsiz, kesin olmayan, şüpheli, tahminî, bitmeyen şimdiki zaman vb.” semantik alt alanlara ayrılır. Türk dili alanlarında -Ar ~ -(y)(X)r eki, genellikle belirsiz gelecek zaman ve şimdiki zaman için kullanılagelir. -Ar ~ -(y)(X)r ekinin belirsiz gelecek zaman işlevi, Türk dilinin bütün tarihî ve çağdaş alanlarında görülür. -Ar ~ -(y)(X)r eki, şimdiki zaman işleviyle ise Eski Türkçede ve bugün bazı lehçelerde/ağızlarda yer alır. Bu ek, tarihî Türk dili alanlarında belirsiz gelecek zaman ve şimdiki zaman yanında, yer yer, kesin gelecek zaman için de kullanılır. Türk dili alanlarında biçim bilgisinin yenilendiği 13. yüzyıldan sonra kesin gelecek zaman için başka ekler de gelişir. Horasan Türkçesinin Bocnurd ağzında Oğuz ya da Çağatay grubu lehçelerinde gelişen kesin gelecek zaman ekleri yer almaz. Bocnurd ağzında daha eski bir kesin gelecek zaman eki olarak -(y)Ar bulunur. -(y)Ar eki, Bocnurd ağzında aynı zamanda belirsiz gelecek zaman için de kullanılır.

Memlûk Türkçesiyle Kaleme Alınmış Bilinmeyen Bir Satır Altı Kur'an Tercümesi: Diyanet Kütüphanesi 2596 Numaralı Nüsha

Türk Dili Araştırmaları Yıllığı - Belleten · 2026, Sayı 81 · Sayfa: 205-236 · DOI: 10.32925/tday.2026.149
Tam Metin
Türkçenin tarihî dönemlerinde, farklı mütercim ve müstensihler tarafından Kur’an-ı Kerim tercümeleri yapılmıştır. Memlûk Türkçesiyle de yazılmış Kur’an-ı Kerim tercümeleri olduğu bilinmektedir. Zira Mustafa Toker; Bursa, Isparta ve Manisa nüshaları üzerinde dikkatle dururken Cihan Doğan da Süleymaniye Kütüphanesi 3966 numaralı nüshayı incelemiştir. Bu çalışmada ise Memlûk sahasına ait olduğu bilinmeyen Diyanet Kütüphanesi 2596 numaralı nüsha (DK) ayrıntılı biçimde ele alınmaktadır. Baş kısmında eksiklik bulunan nüsha, tamir görmüş; ilk iki yaprağı, eserin genelinden farklı bir yazı stili ve tercüme şekliyle sonradan eklenmiştir. Yazmanın karakterini yansıtan asıl tercüme, Bakara suresinin 15. ayetinden itibaren başlamaktadır. Eserin 3a sayfasına tekabül eden bu bölümde de eksiklikler ve tamir edilmiş kısımlar mevcuttur. Bu hâl, nüshanın 6b yüzüne kadar devam etmektedir. Buradan itibaren, özellikle son satırlarda, kısmi siliklikler bulunsa da eser büyük ölçüde okunabilir durumdadır. Yazma, içerik ve dil özellikleri bakımından mevcut tercümelerle karşılaştırıldığında, Manisa nüshasıyla dikkat çekici benzerlikler taşımakta olduğu ve bu yönüyle Memlûk Türkçesiyle kaleme alındığı anlaşılmaktadır. Bu çalışmada, DK ayrıntılı şekilde incelenecek ve Manisa İl Halk Kütüphanesi 931 numaralı nüsha (MK) ile çeşitli ölçütler doğrultusunda karşılaştırılacaktır. Böylece hem Türkoloji sahasında üzerinde yeterince durulmayan Memlûk Türkçesi Kur’an tercümelerinin dil özellikleri vurgulanacak hem de şimdiye kadar üzerinde çalışma yapılmamış olan DK ilim âlemine kazandırılacaktır.

Halaç Türkçesinde “-GU”lu Ekler: Tarihî-Karşılaştırmalı Bir İnceleme

Türk Dünyası Dil ve Edebiyat Dergisi · 2025, Sayı 60 · Sayfa: 1-24 · DOI: 10.24155/tdk.2025.252
Tam Metin
Tarihî Türk dili alanında -GU eki, hem bu biçiminde hem de çeşitli yapım (türetme) veya çekim ekleri ile genişlemiş biçimlerinde iki temel işlev için kullanılmıştır: “-mAK ~ -mA” işlevli fiil ismi oluşturma ve gelecek zaman bildirme. -GU fiil ismi eki ve -GU ~ -KU kerek dizilişine dayanan gereklilik kipleri, Eski Uygur ve Karahanlı Türkçelerinde yaygındır. Söz konusu gereklilik kipleri, Harezm Türkçesinde oldukça sınırlanmış; Kıpçak ve Oğuz Türkçelerinde ise yer almamıştır. Bundan dolayı Harezm-Çağatay, Kıpçak ve Oğuz Türkçelerinden gelişen lehçelerde -GU fiil ismi ekli gereklilik kipleri görülmemektedir. Halaç Türkçesinde -GU eki, fiil ismi işleviyle kullanılmaktadır. Halaç Türkçesi, -GU ekli fiil isimleriyle Genel Türkçeden büyük ölçüde farklılaşmaktadır. Halaç Türkçesinde fiil ismi işlevi, -GU ve -GUçA eklerinde bulunmaktadır. Ayrıca Yeni Uygur Türkçesinin kimi eklerinde -GU, fiil ismi işleviyle kullanılmaktadır. Bunlar -GIlI ~ -KIlI (< -GU + -lI) ve -GIçA ~ -KIçA (< -GU + -çA) zarf-fiil ekleri ile -GUçi (< -GU + -çi) kılıcı ismi ekidir. Halaç Türkçesi ile Yeni Uygur Türkçesi, -GU fiil ismi ekinin varlığı ile ortaklaşmaktadır. Tarihî lehçelerde ortak işlevlerle ve dizilişlerle görülen -GU ve -GUlUK ekleri, yaygınlıkları yönüyle dikkati çekmektedir. Türk dilinin geç dönemlerine doğru -GU eki artmış, -GUlUK eki ise azalmıştır. -GUlUK eki, erken dönemlerde daha yaygın durumdadır.

Oğuz Grubu Yazı Dilleri ve Ağızlarında Yeterlik Kategorisi

Türk Dili Araştırmaları Yıllığı - Belleten · 2024, Sayı 78 · Sayfa: 89-112 · DOI: 10.32925/tday.2024.121
Tam Metin
Yeterlik, bir eylemin mümkün veya muhtemel olup olmadığının bildirildiği kategoridir. Tarihî ve çağdaş Türk dili alanında yeterlik kategorisinin işaretleyicileri, lehçeleşme seyri ve dil ilişkileri gibi birtakım faktörlere bağlı olarak çeşitlenmiştir. Çağdaş Oğuz alanlarında olumlu ve olumsuz yeterlik için temelde üç tip dizilişten bahsedilebilir: -A bil- ve -AmA- (< -A uma-); -A bil- ve -A bilme- ~ -AmmA- (~ vd.); -p ~ -A bil- ve -p ~ -A bilme-. -A bil- ve -AmA- (< -A uma-) dizilişleri, Türkiye Türkçesinin yazı dili ile Batı ve Kuzeydoğu grubu ağızlarında, Kıbrıs Türk ağızlarında; Balkan (Rumeli) Türk ağızlarında; Suriye Türk ağızlarında; Gagavuz Türkçesinin yazı dili ile ağızlarında kullanılmaktadır. -A bil- ve -A bilme- ~ -AmmA- (~ vd.) dizilişleri, Azerbaycan Türkçesi yazı dili ve ağızlarında; Irak Türk ağızlarında; Türkiye’deki Doğu Grubu ağızlarında; Sungur Türkçesinde; Kaşkay Türkçesinde ve Horasan Türkçesinde yerleşmiştir. -p ~ -A bil- ve -p ~ -A bilme- dizilişleri ise Türkmen Türkçesi ve Harezm Oğuz alanlarında hâkimdir. Diğer taraftan resmî ve baskın dillerle bir arada kullanılan Oğuz alanlarında kopyalanmış sistemler de yaygınlaşmıştır. Örnek olarak İran sahasında Güney Azerbaycan, Sungur, Kaşkay ve Horasan ağızlarında Farsçadaki yeterlik sisteminden kopyalanmış olan başar- ~ başarma- + kip eki + esas fiil + istek ~ emir eki dizilişi yer almaktadır.

Türk Dili Araştırmaları Yıllığı – Belleten Dergisinin Bibliyometrik (Kaynak Ölçüm) Çözümlemesi: 1953-2024

Türk Dili Araştırmaları Yıllığı - Belleten · 2024, Sayı 78 · Sayfa: 147-168 · DOI: 10.32925/tday.2024.123
Tam Metin
Türk Dili Araştırmaları Yıllığı – Belleten (TDAY-Belleten) dergisi, Türk dili, edebiyatı ve kültürü alanındaki bilimsel çalışmalara ev sahipliği yaparak bu alanlarda temel bir bilgi kaynağı işlevi görmüştür. Derginin yıllar boyu yayımladığı makaleler, Türk dili ve edebiyatının farklı konularına dair kritik tartışmaların önünü açmış ve bilim dalları arası etkileşimleri teşvik etmiştir. Bu çalışmada, derginin bibliyometrik (kaynak ölçüm) bir çözümlemesi gerçekleştirilerek yayın eğilimleri, yazar katkıları, atıf bağlantıları ve derginin akademik dünyadaki yeri detaylı bir biçimde ele alınacaktır. Bibliyometrik (kaynak ölçüm) çözümleme, bilimsel yayınların değerlendirilmesi için sıklıkla başvurulan bir yöntem olup yayınların üretkenliği, etki faktörleri, atıf sayıları ve anahtar sözcük dağılımları gibi göstergeleri yapay zekâ destekli araçlarla inceleyerek bilimsel performansını ortaya koymayı amaçlamaktadır. Bu bağlamda, dergide yayımlanan makaleler hem yayımlanma yıllarına göre hem de konu başlıklarına göre sınıflandırılacaktır. Ayrıca makalelerde sıkça kullanılan anahtar sözcükler ve bu sözcükler arasındaki bağlantılar metin madenciliği yöntemleri ile çözümlenerek derginin başlıca araştırma konuları belirlenecektir. Ek olarak dergide yer alan yazarlar, çalışmalara sundukları katkı düzeyleri ve ulusal ile uluslararası bilimsel alanlara olan etkileri açısından değerlendirilecektir. Atıf çözümlemeleri aracılığıyla dergide yayımlanan makalelerin kaynak gösterilme oranları ve bu makalelerin Türk dili ve edebiyatı araştırmalarındaki yeri belirlenecektir. Bu çalışma, TDAY-Belleten dergisinin bilimsel etkisini, gelişim sürecini ve Türk dili araştırmalarındaki önemini daha iyi anlamaya yönelik bir katkı sunmayı amaçlamaktadır. Yapılacak olan kapsamlı bibliyometrik (kaynak ölçüm) çözümlemeyle derginin bilim dünyasındaki konumu ve bilim alanları arası etki alanı daha ayrıntılı bir şekilde ortaya konulacaktır.

GÜNEY AZERBAYCAN TÜRKÇESİ AĞIZLARINDA EK FİİLİN ÇEKİMİNDE OLUŞAN +(y)dX ~ +(y)mXş YAPILARI

Türk Dünyası Dil ve Edebiyat Dergisi · 2023, Sayı 56 · Sayfa: 1-16 · DOI: 10.24155/tdk.2023.222
Tam Metin
Güney Azerbaycan Türkçesi ağızlarında +(y)dX ~ +(y)mXş yapıları, ünlüyle biten isimlere getirilmektedir. Ünlüyle biten isimlerin bazıları, Farsça -ῑ(ی) takılarından örneksemeyle gelişmiştir. Örneksemenin dayandığı -ῑ(ی) takıları ise kaynakları itibarıyla farklılık arz etmektedir. Güney Azerbaycan Türkçesi ağızlarında ünlüyle biten bu isimlerin bir kısmı, Farsçada belirli isimler ile belirsiz isimlerin sonunda kullanılan -ῑ(ی) takılarından örneksemeyle oluşmuştur: adamıydı (< *adamıyıdı < *adami idi < *adamῑ idi) ‘bir adam idi’ kelimesinde olduğu gibi. Ünlüyle biten bir kısım isimler, mastariyet ya’sı adıyla bilinen -ῑ(ی) takısından örneksemeyle ortaya çıkmıştır. Farsçanın mastariyet ya’sı, Türk dilinde +lXK isimden isim yapma ekinin işlevine denk gelmektedir. Güney Azerbaycan Türkçesi ağızlarında +lXK isimden isim yapma ekli isimlere -ῑ takısı, örnekseme yoluyla tekrar getirilmiştir. Bu gelişme cengelliyiymiş (< *cengelliyiyimiş < *cengelliyi imiş < *cengelligi imiş < *cengelῑ imiş) ‘ormanlık imiş’ kelimesinde görülebilir. +(y)dX ~ +(y)mXş yapıları ayrıca var ‘var’ ve yoḫ ‘yok’ kelimelerinin iyelik ekli biçimlerine eklenmiştir. Var ‘var’ ve yoḫ ‘yok’ kelimelerinin iyelik ekli biçimleri, Farsçanın söz dizimsel yapılarına dayanmaktadır. Bunun örneği varıydı (< *varıyıdı < *varı idi) ‘…+(s)X var idi’ kelimesiyle gösterilebilir. Bunlarla birlikte +(y)dX ~ +(y)mXş yapıları, nispet ya’sı olarak adlandırılan -ῑ(ی) takılı isimlere bağlanmıştır: zerdūşiymiş (< *zerdūşiyimiş < *zerdūşῑ imiş) ‘Zerdüştçü imiş.’ örneğinde de bu gelişme izlenebilir.

İbni Mühennâ Lugati’nde Arapça ve Farsçadan Alıntı Sözcükler

Türk Dili Araştırmaları Yıllığı - Belleten · 2021, Sayı 71 · Sayfa: 111-127 · DOI: 10.32925/tday.2021.55
Birbiri ile ilişki içinde olan topluluklarda kültür, dil, edebiyat, gelenek vb. konularda alışveriş olması tabiidir. Asırlar boyunca çeşitli coğrafyalarda yaşayan Türklerin de muhtelif topluluklarla komşuluk, dinî, siyasi, ticari, sosyal vb. ilişkilerinin olduğu bilinen bir gerçektir. Türkçede yabancı sözcüklerin ve başka dillerde Türkçe sözcüklerin yer almasının bu tür ilişkiler aracılığıyla meydana geldiği söylenebilir. Türklerin İslam dinini kabul etmeleriyle birlikte Türkçede Arapça ve Farsça kökenli sözcüklerin gitgide artış göstermesi bu milletlerle aynı coğrafyada yaşamalarının sonuçlarındandır. Bu çalışmada, on üçüncü asrın ikinci yarısında kaleme alınan Hilyetü'l-İnsan ve Halbetü'l-Lisân (İbni Mühennâ Lügati) adlı eserin Türkçe bölümünde yer alan Arapça ve Farsça alıntı sözcükler incelenecektir.

Qüney Azerbaycan’da Fars Dili ve Diyalektlerine Uygunlaşdırılmış Qedım Türk Toponimleri

Türk Dünyası Dil ve Edebiyat Dergisi · 2007, Sayı 24 · Sayfa: 65-74
Bellidir ki, çeşitli dillerden bir birine karşılıklı söz alıp verme sonucunda herhangi bir dile geçen söz o dilin kurallarına uygun bir şekilde ya ses uyumuna ve gramerine, ya da diğer dil özelliklerine uygunlaştırılır. Bazen öyle sözler olur ki, onlar başka dile kabul edilirken şekline göre aynı dilin ses uyumuna benzetilerek ilkin kendi anlamından uzaklaştırılıp yeni ve tam ters anlamlı sözlere çevrilir. Her bir apelyativ leksem gibi toponimler de her hangi tarihi devrin etnik dil elementlerini kendinde korumaktadır. Araştırmalar kanıtlıyor ki, çeşitli dillerin bir- birine etkisi toponimle'den de yan geçmiyor. Bunun neticesinde daha çok diyalektal etkilerle fonetik değişmeye maruz kalan toponimlerin birçoğunun semantikası tamamile tahrif edilerek değiştiriliyor. Mehs buna göre de Azerbaycan-Türk toponimiyasında rastlanan bu faktör daha ciddi tarihi sorun yaratıyor. Tarihen eski Türk toprakları olmuş Güney Azerbaycan'da, şimdiki Ermenistan erazisi olan Batı Azerbaycan 'da, Rusiya 'da, Gürcüstan 'da ve birçok başka bölgelerde diyalektal etkilerle fonetik değişiklıye uğramış çok sayıda Türk menşeli yer yurt ve şahıs adlarının anlamı değişdirilmişdir. Bu gibi adlarda yabancı dillerin etkisi aydın görülse de lingvistik metodların düzgün tatbiki her bir dilin diyalektal ve ağız özelliklerini müeyyenleştirmekle bu adların menşeyini ve dil mensubluğunu aydınlaştırmak imkânı yaratıyor

Osmaniye İli Ağzında ol- Yardımcı Fiilinin Yaklaşma İfade Eden Tasvir Yardımcı Fiili Olarak Kullanımı

Türk Dili Araştırmaları Yıllığı - Belleten · 2004, Cilt 52, Sayı 2 · Sayfa: 123-129
Türk toplumunun coğrafi ve kültürel yaşamındaki değişiklikler, toplumun kavram dünyasını etkilemiştir. Zamanla bu durum Türk diline de yansımıştır. Türk dilinde oluşan ilk ve küçük değişiklikler zamanla yazı dilinden farklı olarak, Türk dilinin ağızlarını oluşturmuştur. Ağızlar yazı dilinden ayrılan kimi dilbilgisi öğeleri yazı dilinde rastlanılmayan bir biçimde kullanım alanına çıkmaktadır. ol- fiili de bunlardan biridir. Osmaniye İli ağzında, kimi yapılarla yaklaşma ifade eden tasvir yardımcı fiili olarak da kullanılır.

Türk Dilinin Etimolojik Sözlüğüne Yeni Katkılar

Türk Dili Araştırmaları Yıllığı - Belleten · 2002, Cilt 50, Sayı 1 · Sayfa: 106-160
Leksika'yı gözden geçirdikten sonra birtakım sorunların özel olarak tartışmaya açık olduğunu gözlemledim. Bu sorunların yer darlığı dolayısıyla etimolojik sözlüğümde uzun uzadıya tartışmaya açılmasına olanak olmadığı doğaldır. O nedenle tartışılmaya değer sorunların bir bölümünü bu yazımda ele alarak bu konulardaki düşünce ve gözlemlerimi ortaya koymayı gerekli gördüm.