3 sonuç bulundu
Uygulanan Filtreler
  • Türk Dil Kurumu
  • Son 1 yıl
  • TÜRK DİLİ
Yayınlayan Kurumlar
Yayın Yılı
Anahtar Kelimeler

Horasan Türkçesinde (Bocnurd Ağzı) -(y)Ar Ekli Kesin Gelecek Zaman

Türk Dili Araştırmaları Yıllığı - Belleten · 2026, Sayı 81 · Sayfa: 91-112 · DOI: 10.32925/tday.2026.145
Tam Metin
Gelecek zamanda konuşma zamanından sonra ortaya çıkacak ya da çıkma ihtimali bulunan olaylar anlatılır. Gelecek zaman, zaman kategorisinde farklı semantik alt ayrımlarla ele alınır. Bu sebeple gelecekte ortaya çıkacak veya çıkma ihtimali bulunan olaylar, Türk dili alanlarında semantik olarak ayırt edilebilmekte ve farklı biçim bilgisi unsurlarıyla işaretlenebilmektedir. Söz konusu durum, Türk dili incelemelerinin terminolojisine de yansır ve gelecek zaman, “gelecek, kesin gelecek, kategorik belirli gelecek vb.” ile “geniş, belirsiz, kesin olmayan, şüpheli, tahminî, bitmeyen şimdiki zaman vb.” semantik alt alanlara ayrılır. Türk dili alanlarında -Ar ~ -(y)(X)r eki, genellikle belirsiz gelecek zaman ve şimdiki zaman için kullanılagelir. -Ar ~ -(y)(X)r ekinin belirsiz gelecek zaman işlevi, Türk dilinin bütün tarihî ve çağdaş alanlarında görülür. -Ar ~ -(y)(X)r eki, şimdiki zaman işleviyle ise Eski Türkçede ve bugün bazı lehçelerde/ağızlarda yer alır. Bu ek, tarihî Türk dili alanlarında belirsiz gelecek zaman ve şimdiki zaman yanında, yer yer, kesin gelecek zaman için de kullanılır. Türk dili alanlarında biçim bilgisinin yenilendiği 13. yüzyıldan sonra kesin gelecek zaman için başka ekler de gelişir. Horasan Türkçesinin Bocnurd ağzında Oğuz ya da Çağatay grubu lehçelerinde gelişen kesin gelecek zaman ekleri yer almaz. Bocnurd ağzında daha eski bir kesin gelecek zaman eki olarak -(y)Ar bulunur. -(y)Ar eki, Bocnurd ağzında aynı zamanda belirsiz gelecek zaman için de kullanılır.

Memlûk Türkçesiyle Kaleme Alınmış Bilinmeyen Bir Satır Altı Kur'an Tercümesi: Diyanet Kütüphanesi 2596 Numaralı Nüsha

Türk Dili Araştırmaları Yıllığı - Belleten · 2026, Sayı 81 · Sayfa: 205-236 · DOI: 10.32925/tday.2026.149
Tam Metin
Türkçenin tarihî dönemlerinde, farklı mütercim ve müstensihler tarafından Kur’an-ı Kerim tercümeleri yapılmıştır. Memlûk Türkçesiyle de yazılmış Kur’an-ı Kerim tercümeleri olduğu bilinmektedir. Zira Mustafa Toker; Bursa, Isparta ve Manisa nüshaları üzerinde dikkatle dururken Cihan Doğan da Süleymaniye Kütüphanesi 3966 numaralı nüshayı incelemiştir. Bu çalışmada ise Memlûk sahasına ait olduğu bilinmeyen Diyanet Kütüphanesi 2596 numaralı nüsha (DK) ayrıntılı biçimde ele alınmaktadır. Baş kısmında eksiklik bulunan nüsha, tamir görmüş; ilk iki yaprağı, eserin genelinden farklı bir yazı stili ve tercüme şekliyle sonradan eklenmiştir. Yazmanın karakterini yansıtan asıl tercüme, Bakara suresinin 15. ayetinden itibaren başlamaktadır. Eserin 3a sayfasına tekabül eden bu bölümde de eksiklikler ve tamir edilmiş kısımlar mevcuttur. Bu hâl, nüshanın 6b yüzüne kadar devam etmektedir. Buradan itibaren, özellikle son satırlarda, kısmi siliklikler bulunsa da eser büyük ölçüde okunabilir durumdadır. Yazma, içerik ve dil özellikleri bakımından mevcut tercümelerle karşılaştırıldığında, Manisa nüshasıyla dikkat çekici benzerlikler taşımakta olduğu ve bu yönüyle Memlûk Türkçesiyle kaleme alındığı anlaşılmaktadır. Bu çalışmada, DK ayrıntılı şekilde incelenecek ve Manisa İl Halk Kütüphanesi 931 numaralı nüsha (MK) ile çeşitli ölçütler doğrultusunda karşılaştırılacaktır. Böylece hem Türkoloji sahasında üzerinde yeterince durulmayan Memlûk Türkçesi Kur’an tercümelerinin dil özellikleri vurgulanacak hem de şimdiye kadar üzerinde çalışma yapılmamış olan DK ilim âlemine kazandırılacaktır.

Halaç Türkçesinde “-GU”lu Ekler: Tarihî-Karşılaştırmalı Bir İnceleme

Türk Dünyası Dil ve Edebiyat Dergisi · 2025, Sayı 60 · Sayfa: 1-24 · DOI: 10.24155/tdk.2025.252
Tam Metin
Tarihî Türk dili alanında -GU eki, hem bu biçiminde hem de çeşitli yapım (türetme) veya çekim ekleri ile genişlemiş biçimlerinde iki temel işlev için kullanılmıştır: “-mAK ~ -mA” işlevli fiil ismi oluşturma ve gelecek zaman bildirme. -GU fiil ismi eki ve -GU ~ -KU kerek dizilişine dayanan gereklilik kipleri, Eski Uygur ve Karahanlı Türkçelerinde yaygındır. Söz konusu gereklilik kipleri, Harezm Türkçesinde oldukça sınırlanmış; Kıpçak ve Oğuz Türkçelerinde ise yer almamıştır. Bundan dolayı Harezm-Çağatay, Kıpçak ve Oğuz Türkçelerinden gelişen lehçelerde -GU fiil ismi ekli gereklilik kipleri görülmemektedir. Halaç Türkçesinde -GU eki, fiil ismi işleviyle kullanılmaktadır. Halaç Türkçesi, -GU ekli fiil isimleriyle Genel Türkçeden büyük ölçüde farklılaşmaktadır. Halaç Türkçesinde fiil ismi işlevi, -GU ve -GUçA eklerinde bulunmaktadır. Ayrıca Yeni Uygur Türkçesinin kimi eklerinde -GU, fiil ismi işleviyle kullanılmaktadır. Bunlar -GIlI ~ -KIlI (< -GU + -lI) ve -GIçA ~ -KIçA (< -GU + -çA) zarf-fiil ekleri ile -GUçi (< -GU + -çi) kılıcı ismi ekidir. Halaç Türkçesi ile Yeni Uygur Türkçesi, -GU fiil ismi ekinin varlığı ile ortaklaşmaktadır. Tarihî lehçelerde ortak işlevlerle ve dizilişlerle görülen -GU ve -GUlUK ekleri, yaygınlıkları yönüyle dikkati çekmektedir. Türk dilinin geç dönemlerine doğru -GU eki artmış, -GUlUK eki ise azalmıştır. -GUlUK eki, erken dönemlerde daha yaygın durumdadır.