2 sonuç bulundu
Uygulanan Filtreler
  • Türk Dil Kurumu
  • Son 5 yıl
  • Turk
Yayınlayan Kurumlar
Yayın Yılı
Anahtar Kelimeler

Comparison of “Urugsırat” in Old Turkic and “Four Cutting” Expressions in Chinese and Their Relation to Genocide

Türk Dünyası Dil ve Edebiyat Dergisi · 2025, Sayı 60 · Sayfa: 145-170 · DOI: 10.24155/tdk.2025.258
Tam Metin
Bu çalışma; Türk Bengü Taşları’nda (Orhun Yazıtları) geçen “Urugsırat” ve Mandarin Çincesindeki “Dört Kesme” (四绝 / Sì Jué) ifadelerinin etimolojik kökenlerini, semantik anlamlarını, kavramsal çerçevelerini ve tarihsel bağlamlarını detaylı bir şekilde incelemektedir. Ayrıca bu ifadelerin modern soykırım kavramıyla ilişkileri üzerinde durulmaktadır. “Urugsırat”ın, Eski Türk toplumlarında, bir topluluğun neslinin sistematik olarak kurutulması ve soykırım benzeri politikaların uygulanmasıyla bağlantılı olduğu ortaya konulmaktadır. Bu ifade yalnızca fiziksel yok etmeyi değil, aynı zamanda bir halkın kimliğini ve geleceğini hedef alan stratejileri de yansıtmaktadır. Benzer şekilde Mandarin Çincesindeki “Dört Kesme” ifadesi, hedef grupların biyolojik varlığını (neslin kesilmesi), soyunu, ekonomik ve sosyal kaynaklarını ve sosyal yapısını ortadan kaldırmayı amaçlayan kapsamlı bir yok etme politikasını ifade etmektedir. Çalışma, karşılaştırmalı dilbilimsel ve tarihsel analiz yöntemleriyle bu iki ifadenin soykırım olgusuyla ilişkisini araştırmaktadır. Her iki ifade, soykırımın tarihsel sürekliliğini gözler önüne sermektedir. Özellikle günümüzde Çin’in Doğu Türkistan’daki Uygur Türkleri ve diğer Türk topluluklarına yönelik politikaları, “Dört Kesme”nin modern bir uygulaması olarak değerlendirilmektedir. Kitlesel gözetim, yeniden eğitim adındaki toplama kampları, zorunlu doğum kontrol ve kültürel asimilasyon gibi uygulamalar, bilimsel raporlar ve akademik çalışmalarla soykırım suçuyla ilişkilendirilmektedir. Bu bağlamda çalışma “Urugsırat” ve “Dört Kesme”nin benzerliklerini (neslin yok edilmesi hedefi) ve farklılıklarını (kapsam ve uygulama yöntemleri) vurgulayarak tarihsel ve güncel soykırım süreçlerini aydınlatmayı amaçlamaktadır.

Kazak Kültüründe Selamlaşma

Türk Dünyası Dil ve Edebiyat Dergisi · 2021, Sayı 51 · Sayfa: 117-134 · DOI: 10.24155/tdk.2021.160
Kazaklar arasında "selam sözün atası" sözü meşhurdur. Her millet gibi Kazakların selamlaşma gelenekleri yüzyıllar içerisinde, toplumsal ve kültürel davranışlarla yoğrularak ortaya çıkmıştır. Her milletin selamlaşma tarzı, o milletin iç dünyasıyla kaynaşıp geleneksel bilinciyle örtüşerek millî değerlere saygı ve iyilikler dileme çerçevesinde kendini göstermektedir. Bunun için de her millet selamlaşma kültürüne kendince ayrı bir değer vererek, bu kültürü kendiliğinden ortaya çıkarır. Birçok kültür bilimci bireysel ve toplumsal davranış teorilerinde selamlaşma davranışlarının önemli bir kültürel olgu olduğunu ileri sürerler. Bazı araştırmacılar bu davranışların iletişimle veya eğitimle kazanıldığını savunurken bazıları da bu kültürün günlük hayatta gerçekleştirilen eylemlerle ortaya çıktığını ve kültürün bir buz dağı gibi sadece görünen tarafına değil görünmeyen alt tabakasına da bakılması gerektiğini vurgulamışlardır. Toplumları bir arada tutan değerler bütününün önemli sacayaklarından biri olan selamlaşma eylemlerinin toplumsal millî davranışlar hâline gelmesi, yüzyıllar gibi uzun bir sürecin neticesinde gerçekleşir. Kazaklarda halk arasında altmış çeşit selamlaşma türünün olduğu söylenir. Bu gelenek, eski Türklerin konargöçer hayat tarzının da bir parçasıdır. Sadece selam vermek adına düzenlenen görüşme günleri ve Kazaklar arasında köklü bir gelenek olan gelinlerin kayın yurdu ahalisini eğilerek selamlama âdeti, millî değerleri günümüze kadar yaşatarak devam ettirilen eski Türk kültürünün izleri olarak karşımıza çıkmaktadır.