3 sonuç bulundu
Uygulanan Filtreler
  • Türk Dil Kurumu
  • Uzbek language
Yayınlayan Kurumlar
Yayın Yılı
Anahtar Kelimeler

Dialects of the Azerbaijani Language and Common Features in the Uzbek Language

Türk Dünyası Dil ve Edebiyat Dergisi · 2025, Sayı 60 · Sayfa: 119-144 · DOI: 10.24155/tdk.2025.257
Tam Metin
Azerbaijani is one of the oldest languages in the Turkic family. Azerbaijani, which emerged from the branching of the mother Turkic language, which went through a long development path for centuries and was polished, is an independent language with a system of orthographic and orthoepic rules, phonetic, lexical and grammatical norms, individual and functional styles. Azerbaijani has a dialect system, which includes its dialects (northeastern, western, southern and mixed northwestern) and the dialects that form them. Each dialect has both its own lexicon, phonetic and grammatical features, and phonetic and grammatical features. After the Republic of Azerbaijan gained independence, research work was started to compare dialects with other related Turkic languages and their dialects. The article compares the Azerbaijani and Uzbek dialects at the phonetic and lexical levels and reveals common features. Many phonetic features observed in the Azerbaijani dialects (a ̴ o, o ̴ u, c ̴ j, b ̴ m, d ̴ t, thickening phenomenon, use of ŋ, etc.) are observed in the Uzbek literary language. It is known that the main part of the vocabulary of Turkic languages is formed by the ancient Turkic lexical layer. However, there are words that have lost their function in the literary language and have been preserved in dialects. Some of these words have common features with the lexicon of the Uzbek language: ağırramax, bayramnıx, ini, mayif, ceviz, chamır, davar, dagarcıx, irağ, ikhdiyar, etc. These units have been identified and presented on the basis of examples. Some of these words are the same in terms of both meaning and form, some have certain phonetic differences, some are the same in terms of phonetic structure, but different in terms of the meaning they express.

1944 SÜRGÜNÜ SONRASI ÖZBEK TÜRKÇESİNDEN KIRIM TATAR TÜRKÇESİNE GEÇEN KELİMELER ÜZERİNE BİR İNCELEME

Türk Dünyası Dil ve Edebiyat Dergisi · 2019, Sayı 47 · Sayfa: 195-227
18 Mayıs 1944'te vatanlarından topyekûn sürgün edilen Kırım TatarTürklerinin büyük bir kısmı 1990'lı yıllara kadar Özbekistan topraklarındayaşamaya mecbur tutulmuştur. 1979 yılında Sovyet yönetimi, vatanlarınagruplar hâlinde dönmeye çalışan Kırım Tatarlarını durdurmak amacıylaÖzbekistan'ın Kaşkaderya bölgesindeki iki kasabaya Kırım Tatarlarınıyerleştirerek bu bölgeye özerklik statüsünün verilmesini bile tasarlamıştı.Fakat Kırım'a dönmek için mücadele eden Kırım Tatarları tarafındanbu teklif kabul görmemiştir. Özbekistan'da yaşayan Kırım Tatarlarınınbüyük çoğunluğu Taşkent, Semerkant, Kattakurgan, Bekabbat, Çırçık,Fergana, Namangan, Andican gibi şehirlerde ve çevrelerinde bulunmaktaydı.Günümüzde Kırım'da yaşayan Kırım Tatarlarının ekseriyeti yurtlarınaancak 1987'den sonra dönebilmiştir. Bu uzun süre zarfında kendilerigibi Türk ve Müslüman olan Özbeklerle bir arada yaşayan Kırım TatarlarınınÖzbek ve genel olarak Orta Asya kültürünün etkisi altında kalmalarıkaçınılmazdı. Bunun örneklerini günümüzde Kırım'da yaşayan KırımTatar halkının hayatında görmekteyiz. Bu çalışmamızda sürgünden yurtlarınadönebilen Kırım Tatarlarının yazılı kaynaklarına ve günlük konuşmalarınaÖzbekçe ve Özbekçe yolu ile girmiş alıntı kelimeler tespit edile-rek, onların etimolojik özellikleri üzerinde durulmuştur. Böylece, 1944-1990 yılları arasında Özbek Türkçesinin hâkim olduğu topraklarda, sürgündönemi sonrasındaysa yeniden öz yurdunda, fakat artık Rus dilininkonuşulduğu bir ortamda yaşatılan Kırım Tatar Türkçesinin günümüz sözvarlığı sorununa dikkat çekilmektedir. Araştırmada toplam 29 tane kelimeörnek gösterilmiştir. Bu kelimelerden mantı, samsa, lağman, parvarda,nişalda, sumalâk, şırçay, çakki, zağara (nan), mastava gibi kelimeler yemekadları; cugara tahıl bitkilerinin adı; lağlı, çavgun, dastarhan, çorpaya(çarpaya), söri, ketmen (ketman), körpaça, çapan gibi kelimeler eşyaadları; paxta, ğuzapaya, kurak kelimeleri pamukçuluk terimleri; haşar,çataq, tayyar, çarçamaq, hop, hay, mayli gibi kelimler de değişik kavramlarile ilgilidir.

Afganistan’da Türkçe Basının İlk Temsilcisi: Yulduz Gazetesi (First Representative of Turkish Press in Afghanistan: Yulduz Newspaper)

Türk Dünyası Dil ve Edebiyat Dergisi · 2016, Sayı 42 · Sayfa: 63-71
Bugünkü Afganistan coğrafyasının en eski halklarından birisini Türkler teşkil etmektedirler. 1747 yılında bugünkü Afganistan kurulmaya başlanmıştır. Bu tarihten itibaren burada yaşayan Türkler, kendi dil ve edebiyatlarını korumada devlet erkinden faydalanamamışlardır. Aksine hâkim devlet erki, türlü baskılar ve engellemeler yapmıştır. 1960'lı yıllardan itibaren Türkler arasında artan bireysel ve toplumsal itirazlar, mevcut ortamın da kısmen uygun hâle gelmesiyle, semereler vermeye başlamıştır. Bu semereler önce çok kısa radyo yayınları ve Darice süreli yayınlarda çıkan birkaç şiir ile sınırlı iken, 1978'de yeni bir sürece girilmiştir. Bu süreçte yayımlanmaya başlayan ve 12 yıl boyunca Afganistan Türklerinin resmen tanınan tek süreli yayını, "Yulduz" gazetesi olmuştur. "Yulduz" gazetesi bu yönüyle önemli bir misyonu üstlenmiştir. Bunun tabii sonucu olarak da, Afganistan Türklerinin gönlünde ve eserlerinde yer etmiştir.Abstract Turks constitue one of the oldest communities in todays Afghanistan geography. Todays Afghanistan, has begun to be established in year 1747. Turks who live here since that time were unable to benefit from government authority on protecting their language and literature; on the contrary, dominating government authority has put various pressures and obstructions. Individual and social objections growing among the Turks after 1960s, have started to fruition with the pre-existing conditions' becoming partial appropriate. A new progress has been started in 1978, even though this fruition was limited with very short radio broadcasts and few poems in periodical publications in Dari language. "Yulduz" newspaper which has begun to be published in this process, has been the only recognized periodical publication of Afghanistan Turks for 12 years. In this respect, "Yulduz" newspaper undertook an important mission. As a natural result of this, the newspaper has taken place in hearts and works of Afghanistan Turks.