2 sonuç bulundu
Yayınlayan Kurumlar
Anahtar Kelimeler
Kınık (İzmi̇r) Geleneksel Konut Dokusunun İncelenmesi ve Koruma Bağlamında Değerlendirilmesi
Arış · 2026, Sayı 28 · Sayfa: 96-118 · DOI: 10.32704/akmbaris.2026.218
Özet
Tam Metin
Kınık, Batı Anadolu’da İzmir’in kuzeyinde yer alan, Bergama ile yakın coğrafi ve tarihsel ilişki içinde gelişmiş ve antik dönemden günümüze kesintisiz iskân görmüş tarihi bir yerleşimdir. Kınık’ın tarihi kent merkezi, büyük ölçüde Osmanlı Dönemi’nde biçimlenmiş olup; tipik Osmanlı kenti mimari ve mekânsal özelliklerini yansıtan, cami, han, hamam, çeşme ve köprü gibi anıtsal yapılar ile dönemin sosyo-ekonomik yaşamını ve mimari karakterini ortaya koyan geleneksel konutlardan oluşan özgün bir kentsel dokuya sahiptir. Günümüzde ağırlıklı olarak kentsel sit alanı içerisinde yer alan bu konutlar, yerleşimin kültürel mirasının en belirgin ve süreklilik gösteren katmanını oluşturmaktadır. Ancak son yıllarda, kentsel sit alanı ve yakın çevresinde artan yapılaşma baskısı, geleneksel konut dokusunun özgünlüğünü ve bütünlüğünü olumsuz yönde etkilemektedir. Bu çalışma, Kınık tarihi yerleşimi içinde bulunan geleneksel konutların tespit edilmesini, özgün mimari ve mekânsal özelliklerinin ortaya konulmasını ve güncel koruma sorunlarının koruma disiplini çerçevesinde değerlendirilmesini amaçlamaktadır. Ayrıca, 1950 yılında Yüksek Mimar Mukadder Çizer tarafından hazırlanan ilk imar planının geleneksel konut dokusu ile kurduğu ilişki incelenmiştir. Çalışmada literatür taraması ile yerleşimin tarihsel gelişimi incelenmiş; bu gelişimin fiziksel yansıması olan geleneksel konut dokusu ise alan çalışmaları ve fotoğrafla belgeleme yoluyla ele alınarak, konutların öne çıkan mimari özellikleri ve koruma sorunları tespit edilmiştir. Çalışma sonucunda, 1950 planının tarihi dokuyu büyük ölçüde koruyarak dengeli bir planlama yaklaşımı benimsediği ve 2000’li yıllarda yerleşimin kentsel sit alanı olarak belirlenmesine rağmen bütüncül bir koruma politikasının geliştirilememesi ve etkin bir koruma amaçlı imar planının bulunmaması nedeniyle, geleneksel dokunun parsel ölçeğinde büyük oranda korunduğu; ancak yapı ve detay ölçeğinde özgünlüğünü kısmen yitirdiği saptanmıştır. Başlıca koruma sorunları; koruma kararlarındaki yetersizlikler, ekonomik nedenlere bağlı göç, konutların terk edilmesi ve kullanıcı değişiklikleri, niteliksiz müdahaleler ile koruma bilincinin eksikliği olarak tespit edilmiştir. Çalışma, geleneksel konut dokusunun tarihsel sürekliliğini ve mekânsal özgünlüğünü gözeten bütüncül bir koruma yaklaşımının gerekliliğini vurgulamaktadır.
Osmanlı’da Modernleşme/ Batılılaşma Sürecinin İç Mekân Donanımına Etkileri
Erdem · 2007, Sayı 45-46-47 · Sayfa: 35-66
Özet
Bu çalışma 19. yüzyıl ve 20. yüzyılın başlarında Osmanlı sarayları ve konutlarında eşya ve mobilya kullanımlarındaki değişimlerin iç mekâna etkilerini irdelemektedir. Modernleşme ve batılılaşma hareketlerinin görüldüğü bu süreçte ilk olarak Osmanlı İmparatorluğu'nun başşehri İstanbul'da genel bir dönüşüm ortaya çıkmıştır. Bu nedenle, bu çalışmada Osmanlı'nın günlük yaşamda kullandığı eşya ve mobilyalardaki dönüşümün nasıl ortaya çıktığı, Osmanlı'nın batılı anlamda eşya ve mobilya kullanımını neden seçtiği, bu dönüşümün insanlara nasıl sunulduğu ve algılandığı araştırılmış, sonuçta saray ve çevresinde başlayarak konut yaşamına yansıyan tüm bu yaşanan değişimlerin konut planlamalarını nasıl etkilediği irdelenmiştir.