3 sonuç bulundu
Uygulanan Filtreler
  • Türk Dil Kurumu
  • Son 10 yıl
  • idioms
Yayınlayan Kurumlar
Yayın Yılı
Anahtar Kelimeler

Deyim Sözlüklerinde Akrabalık Adları: Dilsel, Semantik ve Kültürel İnceleme

Türk Dünyası Dil ve Edebiyat Dergisi · 2026, Sayı 61 · Sayfa: 185-222 · DOI: 10.24155/tdk.2026.271
Deyimler; dilin söz varlığını, kültürel birikimini ve toplumsal değer yargılarını somutlaştıran kalıplaşmış dilsel yapılardır. Genellikle mecaz anlam taşıyan bu kalıplaşmış yapılar hem konuşma hem de yazı dilinde kullanılarak anlatılmak istenilen ifadeye derinlik katmaktadır. Deyimler, toplumların yaşayışlarını, gelenek, görenek, inanç ve dünya görüşlerini dilsel boyutta yansıtarak kuşaktan kuşağa aktarılmasını sağlayan kültürel bir bellek ve miras konumunda yer almaktadır. Anlatıma derinlik, canlılık ve güç kazandıran deyimler, söz varlığının temel bileşenlerinden biridir. Bu çalışmada, deyim sözlüklerinde akrabalık adlarının kullanımı ve bu kullanımların kültürel, sosyal ve dil bilimsel yansımalarını ortaya koymak amaçlanmıştır. Nitel araştırma yöntemlerinden doküman analizine dayanarak farklı deyim sözlüklerinden derlenen veriler ışığında; ana, baba, kardeş, çocuk, evlât, gelin, görümce, güvey/damat gibi akrabalık adlarının deyimlerdeki bağlamları, metaforik ve mecazi kullanımları analiz edilmeye çalışılmıştır. Bu inceleme sonucunda, deyim sözlüklerinde geçen akrabalık adlarının, toplum yapısını ve değer yargılarını yansıtan önemli dilsel göstergeler olduğu anlaşılmıştır. Deyim sözlüklerindeki örneklerden yola çıkarak, akrabalık adlarının genellikle mecaz anlamlarda kullanıldığı, otorite, koruyuculuk, toplumsal cinsiyet rolleri, karakter özellikleri, davranış biçimleri ve yaşam deneyimleriyle ilişkilendirildiği görülmüştür. Bu kullanımlar, Türk toplumunun akrabalık ilişkilerine verdiği önemi, aile içi hiyerarşiyi ortaya koymaktadır. Tespit edilen bu dilsel veriler, akrabalık kavramının deyimlerdeki çok boyutlu anlamlarını açığa çıkarmakta ve deyimlerin sadece dilin bir parçası değil, aynı zamanda toplumsal kimliğin ve kültürel belleğin bir aynası olduğunu göstermektedir. Sonuç olarak bu çalışma, deyimlerin anlamsal zenginliğinin toplumsal dinamiklerle olan güçlü bağını ve Türk dilinin kültürel derinliğini ortaya koymaktadır.

YABANCILARA TÜRKÇE ÖĞRETİMİNDE BENZER ATASÖZÜ VE DEYİMLERİN ÖNEMİ VE POLONYALILARA TÜRKÇE ÖĞRETİMİNDE BUNLARIN KULLANIMI

Türk Dili Araştırmaları Yıllığı - Belleten · 2016, Cilt 64, Sayı 2 · Sayfa: 245-268
Atasözü ve deyimler, milletlerin hafızalarının, yaşantı ve deneyimlerinin,kültürlerinin, olay ve durumlara yaklaşım tarzlarının, bakış açılarının yansıdığı kısa,özlü ifadelerdir. Anlatıma derinlik, kolaylık ve akıcılık kazandıran bu kalıp ifadeler,kültürel bilincin nesilden nesile aktarımı ve devamlılığı noktasında Türkçe eğitimiiçerisinde kendine önemli bir yer edinir. Atasözleri ve deyimlerin sahip olduklarıbu özellikler onları ana dili öğretimin yanı sıra yabancılara Türkçe öğretiminin detemel meselelerinden biri hâline getirmiştir. Yabancılara Türkçe öğretiminde önemisıkça vurgulanan kültürel aktarımın en kolay ve hızlı şekilde yapılabileceği ürünlerolarak atasözleri ve deyimler ön plana çıkmaktadır. Kendiliğinden kültürel aktarımyapabilen ve anlatıma kolaylık sağlayan bu özlü ifadelerin önemi ve öğretimiyle ilgilipek çok görüş ve öneri bulunmaktadır. Öğrenilmesi ve kullanılması zor olarak görülendolayısıyla da öğrenci ilgisinin az olduğu bu ifadelerin öğretiminde izlenebilecekyollardan biri de ana dili ile hedef dil arasındaki benzerlikler üzerinden gitmektir.Bu çalışmada, yabancılara Türkçe öğretiminde atasözü ve deyimlerin öğretimindeana dili ile hedef dil arasındaki benzerliklerden faydalanmanın önemi üzerindedurulmuş, buradan hareketle Türkçe ve Lehçede benzerlik arz eden iki yüz atasözüve deyim tespit edilmiş ve bir liste hazırlanmıştır. Hazırlanan liste, kelime ve anlambenzerliği olanlar ile yalnızca anlam benzerliği olan atasözü ve deyimler olarak ikikısımda ele alınmış ve araştırmacıların istifadesine sunulmuştur. Araştırmada nitelaraştırma desenlerinden doküman incelemesi yöntemi kullanılmıştır.

Atasözleri ve Deyimlerde ‘Kan’ Kavramı (The Concept of ‘Blood’ in Proverbs and Idioms)

Türk Dünyası Dil ve Edebiyat Dergisi · 2016, Sayı 41 · Sayfa: 13-35
Bireyin; ait olduğu toplumun deneyimleri, gelenek ve görenekleri, inançları vetarihi gibi zaman içerisinde edindiği birikimle donanarak o topluma ait ve toplumunkodlarına sahip olması "kültürel bellek" ve "toplumsal hafıza" gibi kavramlardâhilinde tartışılmaktadır. Asırlar boyunca kuşaktan kuşağa aktarılarak zamanın gereksinimlerineuygun hâlde yaşatılan kültürel birikim bireyin kabulü, kullanımı veaktarımı ile bir sonraki kuşağa nakledilmektedir. Bu durum edinilen bilginin yenikuşakların sosyal çevre ve şartlarına uygunluğu süresince devam eder; aksi durumdagereksiz ve uygunsuz hâle gelerek yaşatılması mümkün değildir.Kültürel belleğin aktarım yollarından biri sözlü aktarımdır. Bu bağlamda sözlükültür ürünleri, geçmişten günümüze aktarılan toplumsal deneyim ve kültürel birikiminürünüdür. Kalıp ifade yapısına sahip atasözleri ve deyimler de ilk ve ikincilanlamlarıyla kültürel kodlar taşıyan sözlü kültür ürünlerindendir ve bu bakımdan incelendiğindebir toplumun geçmişten günümüze getirmiş olduğu deneyimleri, gelenekve görenekleri, inançları ve tarihi yansıtırlar.Bu çalışmada; "kan" kelimesinin Anadolu sahası atasözleri ve deyimlerinde karşıladığımetaforik anlamlar üzerinde durulmuştur. Atasözleri ve deyimlerle aktarılanve yaşatılan gelenek ve görenekler, inançlar ve tarihsel deneyimler işlenerek günümüzdeaktif bir şekilde kullanılan bu "kanlı" sözlerle aktarılan toplumsal birikim vekültürel bellek tespit edilmiştir.The fact that the individual is equipped with the experiences, traditions and customs,beliefs and history of the society to which he/she belongs and possesses the codes of the society is discussed within the concepts such as "cultural memory" and"collective memory". The cultural accumulation, which has been conveyed from generationto generation for centuries and maintained according to the needs of time,is transferred to the next generation through the acceptance, usage and conveyanceof the individual. This continues as long as the knowledge acquired is in compliancewith the social environment and conditions of that time; otherwise, it becomes unnecessaryand inconvenient, and accordingly unable to be maintained.Verbal conveyance is one of the conveyance ways of the cultural memory. In thiscontext, verbal cultural products arises from the social experience and cultural accumulationconveyed from past to the present time. Proverbs and idioms having clichéexpression structure are also the verbal cultural products with their primary and secondarymeanings, and when examined from this aspect, they reflect the experiences,traditions and customs, beliefs and history taken from past to the present time by asociety.In this study, the metaphorical meanings implied by the word "blood" in Anatolianproverbs and idioms are emphasized. The traditions and customs, beliefs andhistorical experiences that are conveyed and maintained through proverbs and idiomsare handled, and the social accumulation and cultural memory conveyed with thesebloody words that are used actively at the present time are determined.