3 sonuç bulundu
Yayınlayan Kurumlar
Anahtar Kelimeler
- Manuscript 2
- Bindings 1
- Cilt 1
- copy of the text 1
- copyist 1
- dilsel değişim 1
- Divân. 1
- El yazması 1
- elyazması 1
- erkilet 1
Kanunî Sultan Süleymân Divânı’nın Varşova Nüshası: Araştırmaların Mevcut Durumu
Arış · 2026, Sayı Özel Sayı (Osmanlı Kitap Sanatları ve Musavver El Yazmaları: Yeni Örnekler) · Sayfa: 108-125 · DOI: 10.32704/akmbaris.2026.226
Özet
Tam Metin
Bu makale, Sultan I. Süleymân’a (hük. 1520-66) ait en erken tarihlendirilmiş şiir koleksiyonu olarak kabul edilen Muḥibbî’nin Varşova divanı üzerine kapsamlı bir inceleme sunmaktadır. Yüksek nitelikteki kağıdı ve cildi, eserin Osmanlı sarayında, muhtemelen sultanın bizzat gözetimi altında derlenmiş olduğunu göstermektedir. El yazmasının özgünlüğü ve önemi, yalnızca daha önce yayımlanmamış şiirleri içermesinden değil, aynı zamanda metinleri daha sonra gözden geçirilerek 16. yüzyıl ortalarında tertip edilen tezhipli dîvânlarda daha işlenmiş biçimleriyle yer alan şiirlerin erken versiyonunu muhafaza etmesinden kaynaklanmaktadır. Eser, farklı el yazısı türlerini barındırır. Bazı bölümler Sultan Süleymân’ın kendi el yazısı olabilecek niteliktedir, bu durum sultanın yazınsal kimliği ve şiir geleneğine aktif katılımına dair önemli ipuçları vermektedir. Ayrıca, kullanılan kağıdın Çin kağıdından esinlenmiş yerel bir Osmanlı taklidi olması ihtimali, Osmanlı kitap sanatları açısından önemli bir estetik ve teknik özelliği işaret eder. Varşova el yazması, Osmanlı edebiyat, kültür ve sanat tarihinin yanı sıra 16. yüzyıldaki imparatorluk kimliği inşası sürecini anlamak açısından da değerli bir kaynak olarak öne çıkmaktadır. Bu çalışma, söz konusu el yazmasının hem içerik hem de görsel yönleriyle Osmanlı entelektüel tarihine katkılarını ortaya koymayı amaçlamaktadır.
Türk Dilinin Tarihî Sözvarlığı Açısından Yazma Eser Nüshaları
Erdem · 2009, Sayı 53 · Sayfa: 221-236
Özet
Tam Metin
Bu yazıda Türk kültürünün tarihî mirası olan elyazmalarının nüshaları arasında görülen sözvarlığı farklılıkları işlenmiştir. Yazma eserlerin nüshaları arsındaki sözvarlığı farklılıklarının hangi boyutta olduğu, Behcetü'l-H. ada¯éik. fı¯ mevèiz.eti'l-h˘ ala¯éik., Süheyl ü Nev-baha¯r, 1640 Tarihli Narh Defteri ve özellikle Münebbihü'r-Ra¯k.idı¯'in nüshalarından örnekler verilerek ortaya konulmuştur. Yazma eserlerin nüshaları arasında görülen sözvarlığı ve dilbilgisel farklılıklar, genellikle müstensihin sözvarlığının nüshaya yansımasından ya da kopyaladığı eseri, sunduğu sosyal katmanın kültürel düzeyine ve dönemin dil özelliklerine göre yeniden uyarlamasından kaynaklandığı tespit edilmiştir. Birkaç yazma eserin farklı tarihlerde ve yüzyıllarda çekimlenmiş nüshaları arasında yaptığımız karşılaştırmada, dildeki sözvarlığı ve dilbilgisel değişimlerin tespiti konusunda nüsha farklarının tarihî dil incelemelerinde çok önemli kaynaklar olduğu görülmüştür.
Kayseri Etnografya Müzesindeki Bir Grup Cilt Hakkında
Erdem · 2005, Sayı 43 · Sayfa: 27-58
Özet
1983 yılında Kayseri'nin Erkilet beldesindeki Mehmed Paşa Camisinden, kapladıkları elyazması kitaplardan eskidikleri gerekçesiyle sökülen ve cami içinde muhafaza edilen bir grup kitap kapağı Kayseri Müzesine getirilmiştir. Bu ciltlerin envanteri yapılmamış, etütlük eser olarak müze deposuna kaldırılmıştır. Bir kısmı çift kapak ve miklepten, bir bölümü çift kapaktan ve bir grubu da tek kapaktan oluşan bu ciltlerin bezemeli 25 örneği bu yazıda tanıtılacaktır. Ciltlerin ölçüleriyle, şu anda Kayseri Raşid Efendi Kütüphanesinde bulunan ve Mehmed Paşa'nın vakıf kaydını taşıyan Erkilet'ten getirilmiş kitapların ölçüleri karşılaştırılmıştır. Kesin olmamakla birlikte bazı ciltlerin hangi eserlere ait olabileceği belirlenmiştir. Ciltlerin büyük bölümü soğuk kalıp baskılı şemselerle süslenmiştir. Bazı örneklerin malzemeleri, bezemeleri ve hatta iç kapaktaki ebrû kaplamaları aynıdır. Bu örnekler aynı kitabın cildlerinin kapakları olmalıdır. Eserlerin çok azında altın yaldız kullanıldığı, şemse yüzeylerinin alçak kabartmalı rumî-palmet ve saz üslûbunda yapraklarla süslendiği görülür. Birkaç örnekte Selçuklu geleneğinin devam ettirilmeye çalışıldığı dikkati çeker. Bir ciltte şemseye yapılmış tamiratın izi görülür. Bu ciltlerin Mehmed Paşa'nın vakfettiği kitapların orijinal ciltleri mi olduğu yoksa daha sonra örneğin 19.yüzyılda yerel bir atölye veya usta tarafından tamir ya da yenilenmiş mi olduklarına dair bilgi ve belge yoktur.