2 sonuç bulundu
Uygulanan Filtreler
  • Son 10 yıl
  • possibility
Yayınlayan Kurumlar
Yayın Yılı
Anahtar Kelimeler

Türkiye Türkçesi, Azerbaycan Türkçesi ve Türkmen Türkçesinde Olasılık, Gereklilik ve Olumsuzlama: Kiplik Temelli Bir İnceleme

Türk Dünyası Dil ve Edebiyat Dergisi · 2026, Sayı 62 · Sayfa: 31-66 · DOI: 10.24155/tdk.2026.274
Tam Metin
Kiplik, dil biliminde en çok tartışılan ve farklı şekillerde sınıflandırılan anlam bilimsel kategorilerden biridir. Bununla birlikte kiplik araştırmalarında bilgi kipliği (epistemic modality) ve yükümlülük kipliği (deontic modality) üzerinde genel bir uzlaşı bulunmaktadır. Bundan dolayı makalede kiplik, tanımlama ve sınıflandırma tartışmalarına girmeden bilgi ve yükümlülük kipliği üzerinden incelenmektedir. Bilgi kipliği, konuşmacının önermenin olgusal değerine karşı tutumu ile alakalıdır. Yükümlülük kipliği ise konuşur veya sosyal bir otoritenin eylemin yerine getirilmesine izin vermesi veya eylemin yerine getirilmesini gerekli görmesi ile ilgilidir. Birçok dilde bilgi ve yükümlülük kipliği art zamanlı gelişmeler neticesinde aynı kiplik belirteçleri tarafından işaretlenebilmektedir. Makalede tahmine dayalı olasılık ve izin bildiren Türkiye Türkçesi -(y)Abil- , Azerbaycan Türkçesi -(y)A bil-, Türkmen Türkçesi -p bil- ile çıkarım ve gereklilik işaretleyen ve her üç Türk yazı dilinde bulunan “-mAlI”, bilgi ve yükümlülük kipliği bakımından incelenmiştir. Bu biçimsel benzerliğe rağmen söz konusu kiplik belirteçleri olumsuzlama bakımından dikkat çekici farklar sergilemektedir. Örneğin Azerbaycan Türkçesi -(y) A bil- ve Türkmen Türkçesi -p bil- kiplik belirteçleri sırasıyla -mAyA bilmə- ve -mAn bilme- şeklinde çift olumsuzlama ile kullanılabilir. Üç Türk yazı dili arasında bulunan bu farkların ortaya konması, çalışmanın temel amaçları arasında yer almaktadır. Makalede ilk önce bilgi ve yükümlülük kipliği hakkında genel bilgi verilmiştir. Ardından araştırmaya temel olan çalışma tanıtılmıştır. Devamında Türkiye Türkçesi, Azerbaycan Türkçesi ve Türkmen Türkçesindeki söz konusu kiplik belirteçler, kiplik mantığı temelinde olasılık, gereklilik ve olumsuzlama bakımından incelenmiştir.

Sözcük Ölümü ve Erinç Edatı Üzerine

Türk Dili Araştırmaları Yıllığı - Belleten · 2025, Sayı 79 · Sayfa: 173-188 · DOI: 10.32925/tday.2025.133
Tam Metin
Bir dilde eş anlamlı sözlerin uzun süre bir arada yaşaması çok karşılaşılan bir durum değildir. Dillerde sözlerin kullanımdan düşmesinin çeşitli nedenleri vardır. Nedenlerden bir kısmıyla bütün dillerde karşılaşılır, bir kısmı ise dillerin kendi tarihiyle ilgilidir. Söz ölümü genellikle bir sözün anlam alanına dilin kendi kaynağından ya da başka bir dilden bir sözün girmesi nedeniyle olur. Ana yurttan ya da ana kitleden uzaklaşan kitlelerin dilinde zaman içinde değişmeler görülmeye başlanır ve bu durum lehçe oluşumlarının da asıl nedeni olur. Türk dili, sözcükleri öncelikle ad ve eylem olarak iki ana bölüme ayırır. Sıfat, zarf, zamir; sözcüklerin cümle içinde yüklendikleri görev adlarıdır. Türk dilinin yapısında edatın olmadığı, bu sözcük çeşidinin sonradan adlardan ya da eylemlerden türetildiği dilcilerin benimsediği bir görüştür. Edatlar, kalıplaşmış ve kendi başlarına anlam yükü olmayan ancak cümlenin anlamına katkısı olan sözlerdir. Erinç, Türk dilinin ana yardımcı eylemlerinden biri olan er- eyleminden türemiş, Bengü Taşlarda, Uygur ve Hakanlı metinlerinde karşılaşılan bir sözcüktür. Bu sözcüğün cümleye katkısı, anlama kesinlik ya da olasılık katmaktır. Hakanlı metinlerinden sonra yazı dilinde karşılaşılmayan bu sözcük yerini er- ve özellikle tur-eyleminin geniş zaman çekimli biçimlerine bırakmıştır. Bugünkü Türk yazı dillerinde de erinç sözünün cümleye kattığı işlevle turur biçiminden gelen -dIr bildirme ya da kuvvetlendirme eki kullanılmaktadır.