3 sonuç bulundu
Yayınlayan Kurumlar
Yazarlar
Anahtar Kelimeler
- Tiyatro 3
- Theater 2
- adaptation 1
- Analemma 1
- Cavea 1
- Edebiyat 1
- Kerkis. 1
- Koilon 1
- Literature 1
- Metropolis 1
Güncel Arkeolojik Veriler Işığında Smyrna / İzmir Tiyatrosu
Höyük · 2026, Sayı 17 · Sayfa: 155-174 · DOI: 10.37879/hoyuk.2026.1.155
Özet
Tam Metin
Günümüzde İzmir’in Konak ilçesi sınırları içerisinde, Kadifekale ile Kemeraltı arasındaki yamaçta yer alan Smyrna Tiyatrosu ile ilgili ilk bilgilere 17. yüzyıldan itibaren yapı ile ilgili gözlemlerini aktaran seyyah ve araştırmacıların notlarından ulaşılmıştır. Tiyatronun bulunduğu alanda 19. yüzyıldan itibaren yerleşimin başladığı, 20. yüzyıl boyunca da modern konutlar inşa edilerek iskânın devam ettiği bilinmektedir. 2014 yılına kadar süren kamulaştırma çalışmalarının ardından alandaki modern konutlar temizlenmiştir. Bu tarihten itibaren ise Smyrna Antik Kenti Kazı Başkanlığı tarafından, Smyrna Agorası ile birlikte kazı çalışmalarının yürütüldüğü sektörlerden biri de Smyrna Tiyatrosu’dur. Son yıllarda hız kazanan kazı çalışmaları sayesinde kent belleğinde önemli yer tutan anıt yapılardan bir tanesi durumunda olan tiyatro açığa çıkarılmaktadır. Tiyatronun skene ve cavea bölümlerinde sürdürülen çalışmalar ile bir yandan yapının mimari kurgusuna ve stilistik özelliklerine yönelik sonuçlara ulaşılırken, bir yandan da ele geçen heykel, sikke, seramik buluntuları ve epigrafik bulgular sayesinde dönem insanının yaşamına ilişkin veriler elde edilmektedir. Son çalışmaların bir parçası olarak, Türk Tarih Kurumu Başkanlığı’nın da desteğiyle Smyrna Tiyatrosu’nun güney bölümünde, ima ve media cavea’yı ayıran diazoma ile örtüşen plankarelerde dolgu toprağın kaldırılması ve alt tabakalardaki kültür katmanlarının açığa çıkarılmasına yönelik kazılar yürütülmüştür.
Roman, Tiyatro, Opera Üçgeninde Aşk-ı Memnû
Erdem · 2025, Sayı 89 · Sayfa: 209-236 · DOI: 10.32704/erdem.2025.89.209
Özet
Tam Metin
Aşk-ı Memnû romanı Halid Ziya Uşaklıgil tarafından 9 Şubat 1899’dan 17 Mayıs 1900’e kadar 66 sayı boyunca Servet-i Fünûn dergisinde tefrika edilmiştir. 19. yüzyılda roman olarak yazılan, 21. yüzyılda tiyatro sahnesine taşınan ve yine 21. yüzyılda opera şeklinde yeniden düzenlenen Aşk-ı Memnû klâsikler arasında yer almış nadide bir eserdir. Roman Osmanlı İmparatorluğu’nun uzun süredir devam eden gerileme döneminde geçen hikâyesi ile insan doğasının karmaşıklığını, tutkuların ve arzuların ne kadar güçlü olabileceğini gözler önüne sererken, geleneksel ve modern değerler arasında sıkışan bireyin batılılaşma çabasıyla beraber toplum yapısındaki değişimleri de gözler önüne sermektedir. Uşaklıgil, Osmanlı toplumunu İstanbul’un sosyal dokusu içinde dil ve üslûbundaki incelik ile birleştirince ortaya edebi değeri ile klâsikler arasında yer alan eşsiz bir eser ortaya çıkmıştır.
Aşk-ı Memnû romanı, tiyatro ve opera uyarlamaları aracılığıyla canlı performans sanatlarının ifade olanakları doğrultusunda yeniden biçimlendirilmiştir. Tiyatro sanatı, yapısal özellikleri gereği, romanın derinlikli psikolojik çözümlemelerini ve karakterler arası çatışmaları karşılıklı diyaloglar yoluyla sahneye taşırken; opera sanatı ise çok sesli müziğin dramatik etkisiyle karakterlerin içsel dünyalarını ve duygusal gerilimlerini izleyiciye daha yoğun bir biçimde aktarabilmiştir.
Bu makalede, Aşk-ı Memnû romanının yapısal özellikleri incelendikten sonra, eserin tiyatro ve opera sanatlarına uyarlanma sürecinde geçirdiği dönüşümler ele alınacaktır. Roman, tiyatro ve opera türleri arasındaki benzerlikler ve farklılıklar karşılaştırmalı olarak analiz edilecek; her üç türde de ortak biçimde yer alan sahneler özellikle vurgulanacaktır. Ayrıca, roman metninden bağımsız olarak uyarlamalarda yer verilen yeni sahnelere değinilecek ve bu sahnelerin esere dâhil edilme gerekçeleri tartışılacaktır.
Metropolis Tiyatrosu’nun Doğu Analemma Dolgusunda Tespit Edilen A Mekânı: Roma Yapı Mühendisliğiyle Planlanan İşlevsel Bir Uygulama
Höyük · 2025, Sayı 15 · Sayfa: 73-96 · DOI: 10.37879/hoyuk.2025.1.073
Özet
Tam Metin
Metropolis Antik Kenti’nde bugüne kadar yürütülen kazı ve araştırmalarda, Helenistik Dönem kent ölçeğinde tespit edilen en büyük yapı, kentin kurulu olduğu tepenin güney yamaçlarında planlanan tiyatrodur. MÖ 2. yüzyılın ortalarında inşa edilen tiyatro, koilon, orkestra ve skene gibi birimleriyle Helenistik tiyatro mimarisinin en iyi korunmuş örneklerinden biridir. Roma İmparatorluk Dönemi’nin farklı süreçlerinde tiyatroda gerçekleştirilen ekleme ve düzenlemelerle, yapının birimlerinde değişiklikler meydana gelmiştir. Bunlardan biri, koilonun doğu analemma dolgusunda gerçekleşmiştir. 2018 yılında dolgu alanında yapılan arkeolojik kazılar sonucunda “A Mekânı” olarak tanımlanan yapıyla karşılaşılmıştır. Çalışmanın konusu, bu mekânın fonksiyonu ve bulunduğu alanla ilişkisi üzerinde temellendirilmiştir. Ayrıca malzeme, teknik ve işçilik özellikleriyle, A Mekânı’nın tiyatrodaki inşa süreci araştırılmış, arkeolojik kontekst buluntularının da yardımıyla yapının MS 1. yüzyılın ilk yarısında inşa edildiği değerlendirilmiştir.