1161 sonuç bulundu
Uygulanan Filtreler
  • Atatürk Araştırma Merkezi
Yayınlayan Kurumlar
Yayın Yılı
Yazarlar
Anahtar Kelimeler

Mustafa Kemal ve “İttihat ve Terakki”

Atatürk Araştırma Merkezi Dergisi · 1984, Cilt I, Sayı 1 · Sayfa: 236-266
Bu yazının maksadı; Avrupa'da gelişmeye başlayan hürriyet cereyanları ve milliyetçilik hareketleri ile parçalanma arifesindeki Osmanlı İmparatorluğunu kurtarma çabaları... Her çareyi meşrutiyetin İlânı'nmda arayışın zorladığı kuruluşlar... Özellikle İttihat ve Terakki Cenıiyeti'ni oluşturan düşünceler... Bu oluşta Mustafa Kemal'in girişimleri, fikirleri, görüşleri...Ve nihayet, İttihat ve Terakki'nİn 23 Temmuz 1908 Meşrutiyet İdaresi'ni yeniden kurma hareketinde, seçkin ve aydın genç subaylar arasında Mustafa Kemal'in etkin rolü ile unutturulma çabaları üzerinde, yeteri ve gereği gibi durmak...

Millî Egemenlik İlkesi ve Anayasalarımız

Atatürk Araştırma Merkezi Dergisi · 1984, Cilt I, Sayı 1 · Sayfa: 137-163
Millî egemenlik ilkesi, yeni kurulan Türk Devletinin temel dayanağı ve yapıcı gücüdür. Egemenlik (hâkimiyet), devlet kudretinin bir vasfıdır. îç hukukta (mîllî hukukta) en üstün kudret, milletlerarası hukukta da bağımsız bir gücü ifade eder. Devletin İç hukukta egemen olması, yani üstün gücü, üstün iktidarı elinde bulundurabilmesi, milletlerarası hukuk alanında bağımsız olması ile mümkündür. Egemenlik, daha önceleri dilimizde hâkimiyet kelimesi olarak kullanılmakta idi. Egemenlik ve hâkimiyet eş anlamlı kelimelerdir. 1921 ve 1924 Anayasalarında, kelime "hâkimiyet" olarak kullanılmasına karşılık 1961 ve 1982 Anayasalarında egemenlik kelimesi kullanılmıştır.

Atatürk ve Kadın Hakları

Atatürk Araştırma Merkezi Dergisi · 1984, Cilt I, Sayı 1 · Sayfa: 213-235
Yaşadığımız dünyada toplumlar "gelişmiş, az gelişmiş veya gelişmekte" gibi sınıflara bölünmektedir. Bunların her birinde kadının durumu ve toplumun sosyal bünyesindeki yeri başka başkadır. Diğer toplumlarda kadının yeri ve hakları Türk kadınınki ile birlikte değerlendirildiği zaman, "Atatürk İnkılâbım ve Atatürk'ü Türk Milleti'nin en tutucu insanının bile daha iyi tanıması, takdir etmesi ve hatta kafası ve gönlündeki yersiz düşünce ve duyguları uzaklaştırması mümkündür.

Devlet Adamı Atatürk

Atatürk Araştırma Merkezi Dergisi · 1984, Cilt I, Sayı 1 · Sayfa: 192-194
Liderler vardır, çağlarının eğilimlerini sezerler, toplumlarm o dönemdeki arzularının gerçekleşmesi için toplumla bütünleşirler. Gayretleri ufuklarda görülebilen hedefler içindir. Liderler vardır, nazarları ufukların çok Ötesine taşar. Görülebilenle, olabilenle yetinmezler. Olması gerekeni sezerler. Toplumları kişiliklerinden kaynaklanan cazibe ile ufukların çok ötesindeki hedeflere doğru koştururlar. Etkileri milletleri, çağları aşar, bütün insanlığı içine alan coğrafî ve tarihî bir genişlik ve derinlik kazanır. Atatürk ikinci tip bir devlet adamı idi.

İsmet İnönü ile Bir Konuşma

Atatürk Araştırma Merkezi Dergisi · 1984, Cilt I, Sayı 1 · Sayfa: 199-212
Bu konuşma 9 Mayıs 1973 günü saat 18.00-20.00 arasında Pembe Köşk'te İsmet İnönü ile yapılmış olup, görüşmede Prof. Dr. Afet İnan da hazır bulunmuştu. İsmet İnönü'nün, Atatürk, Millî Mücadele ve yakın tarihimizle ilgili soruları cevapladığı bu önemli konuşma, ses makinesi ile de tespit edilmişti. Ses bantından, bu konuşmayı ilk defa yazı halinde yayımlıyoruz.

Atatürk ve Atatürkçülük

Atatürk Araştırma Merkezi Dergisi · 1984, Cilt I, Sayı 1 · Sayfa: 195-198
Atatürk-Atatürkçülüğün ne olduğunu anlamak ve kavrayabilmek için her şeyden önce O büyük insanın fikir ve düşüncelerini, ilkelerini ve Türk İnkılâbının felsefesini anlayabilmekle ancak bir sonuca varabiliriz. Atatürk'ün felsefesinin ne olduğunun anlaşılması için de O'nun yaşantısının derinliklerine inmek zorunludur.

Atatürk’ü Anarken

Atatürk Araştırma Merkezi Dergisi · 1984, Cilt I, Sayı 1 · Sayfa: 164-166
Ben talihimin en büyük mazhariyeti olarak Mustafa Kemal'i yakından görüp tanımak ve anlamaya çalışmak mazhariyetine kavuşmuş bir fâniyim. Onunla İlk ve gıyabî tanışmamız, bir efsane şöhreti yaratan, fakat bir gerçekten ibaret olan Çanakkale'deki kahramanlığıdır. Atatürk' e dair bir hatıra.

Atatürk’ün Eğitim ve Üniversitelere Bakış Açısı

Atatürk Araştırma Merkezi Dergisi · 1984, Cilt I, Sayı 1 · Sayfa: 267-276
Osmanlılar döneminden itibaren zaman zaman eğitim sistemimizin düzeltilmesi için çeşitli girişimlerde bulunulmuştur. Hatta bu dönemde eğitimin içinde bulunduğu çıkmazdan kurtulabilmesi için eğitim kuramlarında millî eğitim politikasının hâkim kılınması istenmiş ve bu tarihlere kadar Osmanlı toplumunda görülen "halk, medreseliler ve mektepliler" zümrelerinin birleşmedikçe hakiki bir millet olmamızın mümkün olamayacağı cereyanı kuvvet kazanmaya başlamıştır. 18. yüzyılda, Batıyla olan temasların sonucu, III. Selim zamanında reform hareketleri başlamıştır. Reformlar ilk planda askerî alanda ele alınmış ve daha sonra tıp ve teknik alanlarda gerçekleştirilmeye çalışılmıştır. Eğitim alanında III. Selim'den ziyade büyük ölçüde II. Mahmud döneminde ilk büyük eğitim reformları için adımlar atılmıştır. II. Mahmud, daha ziyade askerî ve sivil idarenin yeniden düzenlenmesinin zarureti karşısında ilk önce yüksek okul düzeyinde bu reformları yapmayı gerekli bulmuştur.

Türkiye Cumhuriyeti’nin Bakan ve Büyükelçilerinden Zekâi Apaydın’ ın Albümünden

Atatürk Araştırma Merkezi Dergisi · 1984, Cilt I, Sayı 1 · Sayfa: 300-308
Üzeyir Zekâi 1884 yılında Bosna'nın Graveşka köyünde doğdu. Büyükbabası Hacı Ali Ağa Osmanlı Ordusu akıncılarından olup Bosna'da Kale Muhafızlığı yapmış ve oraya yerleşmişti. Babası tüccardan Hacı Salih ve annesi Şefika hanım, çocuklariyle birlikte Anadolu'ya göç ettiler ve Aydm'a yerleştiler. Aziz Üzeyir Zekâi, Aydın ve İzmir İdadilerinde okudu ve 1903 yılında Mülkiye'den pekiyi derece ile mezun oldu. Aynı sene Aydın Vilâyeti Maiyet memurluğuna tâyin olunarak devlet memuriyetine girdi. Sırası ile Vilçitrin, Palanga, Uşak, Eskişehir ve Beykoz Kaymakamlık¬ları yaptı. 1911 yılında İstanbul'da Ayşe Vasfiye Hanımla evlendi. 1913 yılında İçel Mutasarrıflığına terfi etti ve Mersin, Kayseri ve Eskişehir'de Mutasarrıf olarak görev yaptı.

Atatürk’ün Biyografisinde Yapılan Yanlışlıklar

Atatürk Araştırma Merkezi Dergisi · 1984, Cilt I, Sayı 1 · Sayfa: 277-285
Hazırlamakta olduğum "Açıklamalı Atatürk Kronolojisi" için otuz yıl evvelsinden bu yana Ulusal Kahramanımızın yaşam öyküsü ile ilgili yüzlerce eseri fişledim. Bu fişler kronolojik bir sıraya girdiği zaman gördüm ki Ulusal Kahramanımızın yaşamının çeşitli aşamalarım oluşturan pek çok olayın tarihleri birbirini tutmaz bir karışıklık içindedir. Sadece Harbiye'ye girdiği 1899 tarihi ile Anadolu'ya geçtiği 1919 tarihi arasında geçen 20 yıllık yaşamına eğilecek bir araştırıcı; karşısına çıkan birbirini tutmaz tarih rakamları karşısında bunalıp kalacak, içinde bulunduğumuz yüzyılda yaşamış, Özellikle 7 yaşından sonraki elli yıllık yaşamına tanık olmuş pek çok kişinin hâlâ sağ olduğu bir dönemde, vatan kurtarmış bir Ulusal Kahramanın yaşam öyküsünün niçin böylesine birbirini tutmaz bir kargaşa haline getirilmiş olduğuna şaşacaktır.