504 sonuç bulundu
Yayınlayan Kurumlar
- Türk Dil Kurumu 504
Yazarlar
- Nail Tan 19
- Sadettin Özçelik 10
- Mehmet Ölmez 9
- Ahmet Karaman 6
- Cüneyt Akın 6
Anahtar Kelimeler
- Turkish 15
- Türkçe 14
- söz varlığı 12
- vocabulary 12
- Azerbaycan edebiyatı 11
Ocağımız Sönmesin
Türk Dünyası Dil ve Edebiyat Dergisi · 2020, Sayı 50 · Sayfa: 373-376 · DOI: 10.24155/tdk.2020.153
Özet
Balkan göçleri hakkında mevcut çok sayıda ve çok farklı türlerde eserin olduğu bilinmektedir. Göç konulu romanlar içinde henüz tanıtılmadığı tespit edildiğinden bu kitabın tanıtımı yapılmak istenmektedir. Tanıtım sırasında betimleyici tanıtım tekniği kullanılacaktır. Refik Özdek'in kaleme aldığı kitabın birinci basımı 1989 yılında yapılmıştır. Temin edilen kitabın kaçıncı basım olduğuna dair bilgi kitabın içinde bulunmamaktadır. Kitabın kapağında sağ üst köşede, arkası dönük bir kadın ve adamla ortalarında bir çocuğun silueti vardır. Mavi ve siyah tonlarında bir kapak rengi seçilmiştir. Kitabın arka kapağında yazar bilgisi bulunmamakta, kısa bir tanıtım yazısı bulunmaktadır. Arka kapak yazısı şöyledir: "Bu kitap Balkan'dan Anadolu'ya özellikle 93 Harbi (1877-78 Osmanlı-Rus Savaşı) esnasında ve sonrasında Bulgar, Sırp, Karadağlı, Yunan çeteleriyle Rusların vahşetinden kaçıp göç eden yüz binlerce insanımızın dramıdır. "Ocağın Sönmemesi" için bayrağın çekildiği yere doğru, öle-yite yürüyüşün hazin hikâyesidir." Kitap roman türünde yazılmıştır ve yirmi bir bölümden oluşmaktadır. Her bölümün başında bölüm içinde birinin ağzından çıkmış özlü bir söz veya içeride geçen bir cümleden alıntı konulmuştur.
Doç. Dr. Seyitnazar ARNAZAROV (1952 - 2020)
Türk Dünyası Dil ve Edebiyat Dergisi · 2020, Sayı 50 · Sayfa: 377-384 · DOI: 10.24155/tdk.2020.154
Özet
Seyitnazar Arnazarov, 1952 yılında Türkmenistan'ın Ahal vilayetine bağlı Bäherden ilçesinde dünyaya gelir. İlk ve ortaöğrenimini burada tamamladıktan sonra 1969'da Mahtumkulu Türkmen Devlet Üniversitesinin Türkmen Filolojisi Fakültesine başlar. 1974 yılında üniversiteden mezun olan Arnazarov, Türkmenistan Bilimler Akademisinin Mahtumkulu Dil ve Edebiyat Enstitüsünde önce asistan, sonra da uzman olarak 18 yıl çalışır. 1982'de "Türkmen Türkçesinde Nutuk Fiilleri" başlıklı tezini savunarak filoloji bilim dalında doktor olur. 1992 yılından itibaren doçent olarak Devletmemmet Azadi Türkmen Millî Dünya Dilleri Enstitüsünde ders vermeye başlar.
Tek dilli özel alan sözlüklerinde yapı ve içerik
Türk Dili Araştırmaları Yıllığı - Belleten · 2020, Sayı 69 · Sayfa: 147-161
Özet
Genel sözlükler, kullanıcıların dil öğrenme ihtiyaçları ile ilgili metinlere odaklanmaktadır. Özel alan sözlükleri ise kullanıcıların belirli bir konu alanındaki öğrenme ve bilimsel metin üretme ihtiyaçları ile ilgili metinlere odaklanmaktadır. Özel alan sözlükleri, daha deneyimli sözlük kullanıcıları için bir referans kaynağı olarak kabul edilmektedir. Belirli bir konu alanının öğrenicisi, genel sözlükteki sınırlamalarla yetinmeyip özel alan sözlüğünün sunduğu veriler aracılığıyla ilgili alandaki üst dili daha iyi kavrar. Özel alan sözlüğü hazırlanmasında, "dış metin" ve "sözcük listesi" oluşturulması öncü adımlar olarak değerlendirilebilir. Bu aşamada sözlük hazırlayıcısı, hedef kullanıcının bilgi düzeyi, dil yeterliliği ve ihtiyaçlarına uygun hareket etmek zorundadır. Bergenholtz ve Gouws, özel alan sözlükleri ile ilgili üç kullanıcı tipinden söz eder: i) Uzmanlar, ii) Yarı uzmanlar, iii) Uzman adayları. Kaldı ki bu üç grubun dil yeterlilikleri de farklı düzeylerde olabilir. Sözlük hazırlayıcısı, farklı kullanıcı gruplarına göre sözlüksel metnini tasarlamalıdır. Araştırmada; özel alan sözlüklerinin hazırlanmasındaki aşamalar, izlenmesi gereken yaklaşım ve yöntem, hedef kullanıcı profili vb. kuramsal konular ele alınmış ve seçilen terimler (arı, doğru ve ek) farklı özel alan sözlüklerindeki tanımlarıyla karşılaştırmalı olarak incelenmiştir. İnceleme, TDK'nin genel ağ sayfasındaki (http://tdk.gov.tr/index.php?option=com_bilimsanat&view=bilimsanat) özel alan sözlüklerinden elde edilen veriler üzerinden yürütülmüştür. Araştırma ile Türkiye'deki özel alan sözlükçülüğüne kuramsal ve uygulamalı açıdan katkı sağlanması amaçlanmıştır. Araştırma; Fuertas-Olivera'nın editörlüğünü yaptığı Specialised dictionaries for learners adlı kitapta yer verilen çerçeveye uygun bir şekilde yapılandırılmıştır. İnceleme, betimsel bir araştırma niteliğindedir.
Zarf-fiil eklerinin cümle sıralama işlevi ve bunun söz dizimindeki yeri üzerine
Türk Dili Araştırmaları Yıllığı - Belleten · 2020, Sayı 69 · Sayfa: 135-146
Özet
Cümle; bir düşünceyi, duyguyu, durumu, olayı yargı bildirerek anlatan ve ana unsuru yargıyı taşıyan yüklem olan kelime veya kelime dizisidir. Yüklem çekimli bir fiil veya ek-fiille çekimlenmiş bir isim unsuru olabilir. Yüklemin anlamı diğer ögelerle desteklenir. Bir cümledeki kelime ve öge sayısı ihtiyaca göre değişebilir. Bu vasıftaki söz dizilerinin art arda sıralanmasıyla metinler oluşturulur. Metin oluşturulurken ya cümleler bitme bildiren noktalama işaretleriyle sonlandırılıp ardından yeni bir cümle başlar ya da cümlelerin arasındaki ilişkilere uygun olarak cümleler birbirine çeşitli morfemlerle veya noktalama işaretleriyle bağlanır. Söz dizimi üzerine yapılan çalışmalarda genellikle cümle bağlayıcı morfemler olarak bağlaçlar / bağlama edatları gösterilir. Oysa -(y)Ip, -(y)ArAK ve -ken zarf-fiil ekleri zarf oluşturmalarının yanı sıra cümleleri sıralayarak bağlama işlevine de sahiptirler. Söz konusu eklerin bu işlevlerine söz dizimi çalışmalarında ya hiç değinilmemiş ya da bu konuda kısmen değerlendirmeler yapılmıştır. "Otel için rezervasyon yaptırırken bazı konulara dikkat etmeliyiz." cümlesinde "otel için rezervasyon yaptırırken" ifadesi "dikkat etmeliyiz" yükleminin zarfıdır. Ancak "Kız çocukları sürekli diyet yaparken erkek çocukları her istediğini yiyor." cümlesinde "kız çocukları sürekli diyet yaparken" "yiyor" yükleminin zarfı değildir. Bu aslında "Kız çocukları sürekli diyet yapıyor ama erkek çocukları her istediğini yiyor." şeklindeki iki cümlenin -ken zarf-fiil ekiyle birleştirilmiş şeklidir. -(y) Ip, -(y)ArAK zarf-fiil ekleri de benzer şekilde zarf oluşturmadan cümle bağlayıcısı olarak kullanılabilmektedir. Bu makalenin yazılma amacı söz konusu eklerin bu işlevlerini ve bu işlevlerin söz dizimi açısından değerlendirilmesi gerektiğini dikkatlere sunmaktır.
Eski Türk manzum metinlerinde işletime sokulan alıntı sözcükler
Türk Dili Araştırmaları Yıllığı - Belleten · 2020, Sayı 69 · Sayfa: 35-100
Özet
Yeryüzündeki tüm canlı diller, diğer dillerle etkileşim hâlindedir. Bu etkileşim diller arasında sözcük alışverişine yol açar. Bu alışveriş sosyal, siyasal, dinî, ekonomik vb. sebeplere dayanabilir ve söz varlığına birtakım yabancı unsurların girmesine neden olur. Türk dili de tarih boyunca tıpkı diğer diller gibi yabancı dillerden sözcük almış ancak bunları her zaman kendine özgü bir biçime sokabilmiş, bir başka ifadeyle Türkçeleştirmiştir. Bu Türkçeleştirme fonetik, morfolojik, semantik açıdan olabilir. Bu yazıda Eski Uygur Türkçesindeki manzum metinlerde yer alan alıntı sözcüklerin morfolojik açıdan Türkçeleştirilmesi ele alınmıştır. Dildeki alıntı sözcüklere, ulaşılabilen en eski yazılı kaynaklarımız olan Orhun Yazıtları'ndan itibaren rastlanıyor olsa da Eski Uygur Türkçesi döneminde Manihaizm, Budizm gibi yeni tanınan inanç sistemlerine ait birçok yabancı kökenli sözcüğün dile girmesi, bunlara karşılık bulunması ya da bunların Türkçeleştirilmesi bu dönemi özel kılmaktadır. Çalışmanın "Giriş" bölümünde, konuya ilişkin temel yargılar üzerinde durulup benzer çalışmalara yer verilmiş; "Eski Türk Manzum Metinlerinde Yapım Eki Almış Alıntı Sözcükler" bölümünde, ele alınan metinlerde yer alıp yapım ekleriyle işletime sokulan sözcükler üzerindeki etimolojik açıklamalar/görüşler derlenmiş, "Sonuç" bölümünde ise toplanan veriler değerlendirilmiştir.
Eski bir tıp el yazması “Tabibnâme”de bitki adları
Türk Dili Araştırmaları Yıllığı - Belleten · 2020, Sayı 69 · Sayfa: 7-34
Özet
Tabibnâme, 18. yüzyılda Fakîr Ahmed Şeyhzâde tarafından yazılmış olan alternatif tıp, eczacılık ve bitki bilimi konularını içeren Türkçe el yazması bir metindir. Metin ayrıca dönemin siyasi, dinî ahlaki, tıbbi, felsefi vb. hususlarında da bilgiler taşımaktadır. Tabibnâme, barındırdığı söz varlığı ve dil özellikleri nedeniyle tıp ve eczacılık terminolojisi bakımından olduğu kadar Türk dili ve Türk kültürü tarihi bakımından da oldukça önemlidir. Tabibnâme metninde 101 adet bitki adı kullanılmıştır. Bu makalede, metinde kullanılan bitki adları art zamanlı ses değişiklikleri bakımından ve bugün Türkiye Türkçesinde kullanılıp kullanılmadıklarına göre değerlendirildi. 35 bitki adı bugün Türkiye Türkçesinde çeşitli ses değişikliklerine uğramış biçimleriyle ve 46 bitki adı ise aynı biçimleriyle kullanılmaktadır. Buna karşılık 20 bitki adı bugün Türkiye Türkçesinde kullanılmamaktadır. Bitki adlarının 27'si Türkçe, 25'i Arapça, 22'si Farsça, 18'i Yunanca ve 1 tanesi de Endonezya dilindendir. 8 bitki adı birden çok dillidir. 101 bitki adı, Tabibnâme metninde 152 kere kullanılmıştır. Ayrıca 7 bitki adı, alt tür adlarıyla birlikte 14 kere kullanılmıştır.
Envârü’l Hikem ve ki’li birleşik cümleler üzerine
Türk Dili Araştırmaları Yıllığı - Belleten · 2020, Sayı 69 · Sayfa: 115-134
Özet
Bu makalede, Özbekistan İlimler Akademisi, Ebû Reyhan El-Birûnî Şarkşinaslık Enstitüsü Yazma Eserler Kütüphanesi, 11876 numarada kayıtlı olan "Envârü'l-Hikem" adlı eserde geçen ki'li birleşik cümleler incelenmiştir. Doğu Türkçesiyle 16-17. yüzyıllar arasında kaleme alındığı ve Çağatay Türkçesinin klasik sonrası dönemine ait olduğu tespit edilen bu mensur eser, toplam 165 hikmetten oluşmaktadır. Çalışmada öncelikle eserin kısa bir tanıtımına, dil özelliklerine ve anlatımın somutlaştırılması için başvurulan ifadelere yer verilmiş; daha sonra ayrıntılı bir şekilde ki'li birleşik cümleler incelenmiştir. Bu cümleler; yardımcı cümlenin/cümlelerin ana cümle içerisindeki durumuna göre sınıflandırılmış ve yardımcı cümlenin/cümlelerin ana cümlenin doğrudan bir ögesi olduğu örneklerde tercih edilen "kip ekleri"ne dikkat çekilmiştir. Tanım ve açıklama cümlelerinde gereklilik ifadesinin kullanımı neticesinde karşımıza çıkan kerek ki'li yapılar ise ele alınan bir diğer konudur.
Arapça-Türkçe deyim kopyaları üzerine
Türk Dili Araştırmaları Yıllığı - Belleten · 2020, Sayı 69 · Sayfa: 101-114
Özet
Deyimler, kelimelerin kendi anlamının dışında kullanılması ve kalıplaşması ile anlatıma zenginlik katan, az sözle çok şeyin ifade edilebildiği söz öbekleridir. Dilde hazır bulundukları, söz sırasında üretilmedikleri ve yıllar içinde kalıplaştıkları için deyimler üzerine yapılan çalışmalarla dilin zenginliği, anlatım biçimi, kelimelerin tarihî süreç içinde geçirdiği anlam değişmeleri gözler önüne serilebilmektedir. Tarihî Türk dili alanında görülen bazı deyimlerin Türkçenin ilişkide bulunduğu akraba olmayan dillerden kopyalandığı bilinmektedir. Bu hususta özellikle İslamiyet öncesi Türk dili alanı için Çince-Soğdca-Türkçe; İslamiyet sonrası tarihî Türk dili alanı için Farsça-Türkçe ilişkileri üzerine çeşitli çalışmalar yapılmıştır. Bu makalede daha önce üzerinde durulmayan bir konu olarak Türkçe ilk Kur'an tercümelerinde Arapçadan Türkçeye yapılan deyim kopyaları incelenecektir.
Dede Korkut Oğuznameleri Üzerine -Günbed Nüshası Işığında- Düzeltme Teklifleri
Türk Dünyası Dil ve Edebiyat Dergisi · 2020, Sayı 49 · Sayfa: 7-20 · DOI: 10.24155/tdk.2020.125
Özet
Bayburt Üniversitesinde 25-27 Nisan 2019 tarihinde "Dünya Kültür Mirası Dede Korkut Uluslararası Sempozyumu" adlı sempozyum düzenlendi. Bu sempozyumda Metin Ekici tarafından Kazan Beyin Ejderhayı Öldürmesi adlı yazma eser, bilim dünyasına duyurulup tanıtıldı. Böylece Dede Korkut Oğuznamelerinin sayısının 13'e çıkmasına tanık olduk. Dede Korkut'un iki nüshası üzerine ve özellikle de Dresden nüshası üzerine çalışmalar yapmış biri olarak söz konusu toplantıya katılmaktan, bu olaya tanık olmaktan dolayı, son derece heyecan ve mutluluk duydum. Bulunmuş olan yeni yazmanın yayımlanmasını ve metni okumayı heyecanla ve merakla bekledim. Nihayet bu toplantının üzerinden iki ay geçtikten sonra Kazan Beyin Ejderhayı Öldürmesi adlı Oğuznameyi okumak mümkün oldu. Okuduğum metnin bazı yerlerine işaretler koyarak ve bu kısımlara yeniden dönerek tekrar tekrar okudum. Bazen yeni okuma denemelerine giriştim, hazırlanmış olan sözlüğü okudum, yazma eser metnini okuyup inceledim. Söz konusu yeni yazmada geçen bazı dil ögeleri daha önce Dede Korkut metni üzerinde yapılmış olan okumalar konusunda birtakım düzeltmelerin yapılması gerektiğini gösteriyordu. Yani yeni metin, önceki metinlere ışık tutuyor ve orada geçen birtakım ögelerin eksikleri olduğunu gösteriyordu. Yazmadaki bazı ögeler ise müstensihten kaynaklanan yanlış yazımlar bulunduğunu düşündürüyordu. İşte bu makalede yeni yazma eserin ışığında daha önce Dede Korkut'un Dresden nüshası üzerinde yapılmış olan okuma denemeleri ile ilgili bazı düzeltme teklifleri yer almaktadır.
Kültegin Yazıtı’ndaki Bér- Tasvir Fiilinin Bir Anlamı Üzerine
Türk Dünyası Dil ve Edebiyat Dergisi · 2020, Sayı 49 · Sayfa: 21-34 · DOI: 10.24155/tdk.2020.126
Özet
Türkçenin takip edebildiğimiz en eski dönemlerinden bu yana kullanılan tasvir fiilleri, zarf-fiil ekli bir esas fiil ile ona bağlı bir yardımcı fiilden kurulu yapılardır. Bu yapılarda, esas fiil anlamını korurken tasvir fiili, esas fiilin belirttiği oluş ve kılışın anlamını çeşitli yönlerden tamamlar. Eskiden beri sık kullanılan ve Türk lehçeleri arasında yapılan aktarmalarda en sık karıştırılan tasvir fiili {ber-/ver-} fiilidir. Orhon Yazıtları'ndan Türkiye Türkçesine yapılan aktarmalarda da görüldüğü üzere {-A bér-} tasvir fiili genellikle {-I ver-} tasvir fiiliyle karşılanmıştır. Ancak {-A bér- } ve {-I ver-} tasvir fiillerinin kökenleri farklı olduğu gibi anlamları da birbirinden farklıdır. Bu nedenle birbirinin eş değeri olarak kullanılmaları aktarma sorunlarına ve cümlelerin okuyucular tarafından yanlış ya da eksik anlaşılmasına neden olmaktadır. Çalışmamızda, bu sorunun giderilmesi için hem tarihî Türk lehçelerinden hem de bugünkü Türk lehçelerinden Türkiye Türkçesine yapılacak aktarmalarda {-A bér-} tasvir fiilinin tezlik anlamı dışında yarar kılınışı, irade dahilinde yapma, bitmişlik ve başlangıç kılınış/görünüş anlamlarının göz önünde bulundurulması gerektiği Kültegin Yazıtı'nda yer alan "Kişi oglınta üze eçüm apam Bumın Kagan, İstemi Kagan olurmış. Olurupan Türk bodunıŋ ilin, törüsin, tuta birmiş, iti birmiş" cümlesi örneğinde okuyucuların dikkatine sunulmuş, birbirinin yerine sıklıkla yanlış bir şekilde kullanılan {-A bér-}, {-p ber-}, {-I vér-} tasvir fiilleri anlamlarına göre tasnif edilmiştir.