1161 sonuç bulundu
Uygulanan Filtreler
  • Atatürk Araştırma Merkezi
Yayınlayan Kurumlar
Yayın Yılı
Yazarlar
Anahtar Kelimeler

CUMHURİYET TÜRKİYE’SİNİN İLK ÇOCUK HAFTASI

Atatürk Araştırma Merkezi Dergisi · 2009, Cilt XXV, Sayı 75 · Sayfa: 465-494
Tam Metin
Milletlerin tarihlerinde anmaya ve kutlamaya değer Ulusal günleri ve milli bayramları vardır. Türk bağımsızlık mücadelesi ve Cumhuriyet Türkiye'sinin inşası sürecinde önemli yeri olan 23 Nisan1920 tarihi de bunlardan biridir. Günün anlam ve değerini yetişen kuşaklara öğretmek ve ulusal bağımsızlık bilincini sonsuza kadar yaşatmak amacıyla, bu gün "23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı" adıyla Mustafa Kemal Atatürk tarafından Türk çocuklarına hediye edilmiştir. Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluşundan itibaren çeşitli etkinliklerle kutlanan 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı, 1927 tarihinden itibaren Türkiye Himaye-i Eftal Cemiyeti'nin öncülüğünde oldukça kapsamlı bir hale getirilmiştir. 1929'da ise Çocuk Haftası'na dönüştürülmüş ve hafta süresince, resmi törenlerin yanında çocukların bayram neşe ve heyecanını yaşamaları sağlanmış ve çocuk ile ilgili birçok nokta kamuoyunun gündemine taşınmıştır. Bayram ve hafta süresince Cemiyet, merkezi Ankara ve tüm şubelerinde törenler, toplantılar, yayınlar, müsamereler, eğlenceler, balolar ve yarışmalar düzenlemiştir. Çalışmada, 23 Nisan Bayramı ve Çocuk Haftası'nın Cumhuriyet'in ilk yıllarındaki heyecanı, içeriği ve yapılanlar, etkinliklerin mimarı Türkiye Himaye-i Etfal Cemiyeti'nin faaliyetleri bağlamında ele alınarak incelenmiştir.

KEPİRTEPE KÖY ENSTİTÜSÜ (1937-1954)

Atatürk Araştırma Merkezi Dergisi · 2009, Cilt XXV, Sayı 75 · Sayfa: 495-522
Tam Metin
Kepirtepe Köy Enstitüsü, Türkiye genelinde açılan 21 enstitüden biridir. Okul adını bölgenin arazi yapısından almıştır. 1938 yılında Edirne'de Köy Öğretmen Okulu olarak kurulan okul; buradan Alpullu'ya oradan da arazinin darlığı nedeniyle Kırklareli'nin Lüleburgaz ilçesine taşınmıştır. Köy enstitüleri köylüyü aydınlatmak ve eğitmek amacıyla kurulmuştur. Bu enstitü açık kaldığı sürece okuma yazma bilenlerin artmasına önemli katkılar sağlamış, yetiştirdiği öğretmenlerle topluma, üretici bireyler kazandırmıştır. Ancak 27 Ocak 1954 tarihinde 6234 sayılı yasa ile adı İlk Öğretmen Okulu olarak değiştirilmiştir.

Mondros Mütarekesi’nin Ardından Ermeni ve Rum Patrikhanelerinin İşbirliği (30 Ekim 1918-11 Ekim 1922)

Atatürk Araştırma Merkezi Dergisi · 2009, Cilt XXV, Sayı 75 · Sayfa: 575-604
Tam Metin
30 Ekim 1918'de imzalanan Mondros Mütarekesi'nden sonra Osmanlı Devleti'nin çeşitli bölgeleri İtilaf Devletleri'nin işgaline uğramıştı. Savaştan yenik çıkan Osmanlı Devleti'nin artık toparlanamayacağının düşünüldüğü ve İtilaf Devletleri'nce topraklarının paylaşıldığı bu sıralarda, ülke içindeki kimi azınlıklar da devlete karşı taleplerini elde etmek için uygun ortamın oluştuğu kanısındaydılar. Özellikle savaş sırasında devletle ciddi problemler yaşamış olan Rumlar ve Ermeniler, mütareke ortamından daha rahat istifade edebilmek gayesiyle, din adamları öncülüğünde kendi aralarında bir ittifak oluşturmuşlardı. İki grubun ülke içindeki en büyük din adamları olan patrikler tarafından oluşturulan ittifak, yine iki tarafın da imzaladığı bir muhtıra metniyle de kendilerince resmî bir hâle getirilmişti. Mondros Mütarekesi'nin imzalanmasından Mudanya Mütarekesi sonrasına kadar devam edecek olan bu işbirliği döneminde, söz konusu taraflar Osmanlı Devleti'ne karşı taleplerinde birbirlerini destekleyerek Batı kamuoyu nezdinde daha güçlü bir görüntü sergileyecekleri gibi ülkenin değişik bölgelerinde faaliyet gösteren Rum ve Ermeni çetelerle beraber hareket ederek de işbirliğinin silahlı cephesini oluşturacaklardır.

İSTİKLAL MADALYALI POLİSLER VE YÜZELLİLİK POLİSLER

Atatürk Araştırma Merkezi Dergisi · 2009, Cilt XXV, Sayı 75 · Sayfa: 523-574
Tam Metin
30 Ekim 1918 tarihinde Osmanlı Devleti'nin imzaladığı Mondros Ateşkes Antlaşması, Anadolu'nun işgaline uzanan süreci başlatmıştır. Mustafa Kemal önderliğindeki Kuva-yı Millîyeciler ellerinde kalan son vatan topraklarını kurtarmak için işgale karşı Millî Mücadele'yi başlattı. Mustafa Kemal bu mücadelede Türk halkının büyük bir çoğunluğunun desteğini kazandı. Bu süreçte Türk polisi de asli görevi olan asayiş ve güvenliği sağlamanın yanı sıra Millî Mücadele'ye tam destek verdi. Bu mücadelede hayatını kaybetmiş veya Millî Mücadele'ye katkılarından dolayı İstiklâl madalyası kazanmış birçok polis mevcuttur. Ancak Millî Mücadele sırasında düşman devletler ve İstanbul Hükümeti ile işbirliği yaptıkları gerekçesiyle yurt dışına sürgün edilen "Yüzellilikler" içerisinde 13 tane de polis yer almıştır. Bu makalede Türkiye Cumhuriyeti Emniyet Genel Müdürlüğü arşivinden elde edilen belgeler doğrultusunda İstiklâl madalyası verilen bazı polislerle, "Yüzellilikler" arasında sürgüne gönderilen polislerin yaşam öyküleri ve faaliyetleri incelenmiştir.

Kocaeli Yarımadası’nda Karakol Cemiyeti - Mustafa Kemal Paşa Rekabeti ve Yahya Kaptan Olayı I

Atatürk Araştırma Merkezi Dergisi · 2009, Cilt XXV, Sayı 75 · Sayfa: 605-634
Tam Metin
Mütareke döneminin bilinen ilk milli örgütü Kara Vasıf Bey'in kurduğu İttihatçı yapıdaki Karakol Cemiyeti'dir. Cemiyet, Kocaeli Yarımadası'nı kontrol altında almak için bölgede Rum çetelerine karşı silahlı teşkilat oluşturmuştur. Gebze ve civarındaki teşkilatın başına da Yahya Kaptan'ı getirmiştir. Sivas'ta gerçekleştirilen kongrede tüm bölgesel milli cemiyetlerin Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti adı altında birleştirilmesine karar verilmiştir. Karakol Cemiyeti de bu kararı görünüşte kabul etmiş ancak örgütünü muhafaza ederek bağımsız davranmaya çalışmıştır. ARMHC adına karar ve yürütmeyi üstlenen Heyet-i Temsiliye'nin reisi Mustafa Kemal Paşa Yahya Kaptan ile beraber Gebze ve Kartal teşkilatını doğrudan Heyet-i Temsiliye'ye bağlamak isteyince ARMHC'nin İstanbul teşkilatı olarak bilinen Karakol Cemiyeti buna direnmiş ve artık kendi nüfuzundan çıkan Yahya Kaptan'ı bölgeden uzaklaştırmaya çalışmıştır. Rumlar ve Üsküdar Mutasarrıfı Ziver Bey tarafından da pek çok suçla itham edilen Yahya Kaptan İstanbul'dan gönderilen hükümet kuvvetleri tarafından 9 Ocak 1920'de Tavşancıl'da katledilmiştir. Mustafa Kemal Paşa ortaya koyduğu belgeler doğrultusunda Nutuk'ta bu olaydan uzun uzun bahsetmekte ve İstanbul teşkilatını hükümetle işbirliği yapmakla suçlamaktadır. Yine Kartal ve Gebze'de İstanbul teşkilatıyla bağlantısı olan bazı isimleri de İngiliz Muhipleri Cemiyeti adına faaliyet yürütmekle itham etmektedir. Konuyla ilgili başka belge ve kaynaklar da incelendiğinde İstanbul teşkilatının ve Mustafa Kemal Paşa'nın itham ettiği isimlerin Yahya Kaptan'ın katledilmesinde pay sahibi oldukları bir gerçek olarak ortaya çıkmaktaysa da hükümetle doğrudan işbirliği halinde oldukları ve Milli Mücadele'ye ihanet ettikleri sonucuna varmak mümkün gözükmemektedir. Bu olay en azından TBMM'nin açılışına kadar Müdafaa-i Hukuk hareketinin tek merkezli olmadığı gerçeğiyle beraber düşünülmelidir. Kocaeli Yarımadası'nda Karakol Cemiyeti ve MustafaKemal Paşa arasındaki rekabet 16 Mart 1920'de İstanbul'un resmen işgal edilmesine kadar devam etmiştir.

Birinci Dünya Savaşı Sırasında Anadolu’nun Güney Bölgelerinde Ermeni Çete Faaliyetleri

Atatürk Araştırma Merkezi Dergisi · 2009, Cilt XXV, Sayı 74 · Sayfa: 253-282
Tam Metin
Osmanlı Devleti, 1915 yılının Nisan ayında Zeytun Ermenilerini Konya'ya göç ettirdi. Daha sonra bu kararın kapsamı genişletildi ve 27 Mayıs 1915'te Ermenilerin Halep, Musul ve Deyr-i Zor'a göç ettirilmelerine dair kanun çıkarıldı. Bu kanunun çıkarılmasının sebebi, Ermenilerin savaş hâlindeki Osmanlı Devleti'nin düşmanlarıyla işbirliği yapması ve Anadolu'nun hem doğusunda hem de güneyinde bağımsız devlet kurmaya çalışmalarıydı. Bu amaçlarına ulaşmak isteyen Ermeniler, sevk ve iskân kararına rağmen dağlara çıkıp Fındıcak ve Musa Dağı'nda isyan ettiler. Hatta Urfa şehir merkezinde de isyan çıkardılar. Bu isyanların bastırılmasından sonra bazı Ermeniler küçük çeteler kurarak faaliyetlerine Amanos ve Toroslar'da devam ettiler.

Milli Mücadele’de Yalvaç ve Şehit Olan Yalvaçlılar

Atatürk Araştırma Merkezi Dergisi · 2009, Cilt XXV, Sayı 74 · Sayfa: 235-252
Tam Metin
Bilindiği üzere Yalvaç, bir ilçe merkezi olmakla birlikte, siyasî, ekonomik ve stratejik bakımdan Anadolu'nun önemli yerleşim yerlerinden biridir. Bu araştırmada, Millî Mücadele'de Yalvaç'ın yeri, konuyla ilgili arşiv vesikaları ve diğer kaynaklar taranarak tespit edilmeye çalışılmıştır. Saha araştırması denilen metodla bazı hatıralar, literatüre kazandırılırken, ilk kez Yalvaç Vefayata Mahsus Vukuat Defterleri de incelenerek Yalvaçlı şehitler ayrıntılı bir şekilde ortaya çıkarılmıştır.

Torosların Tepesinde Bir Demokrasi Destanı: Aslanköy Olayı

Atatürk Araştırma Merkezi Dergisi · 2009, Cilt XXV, Sayı 74 · Sayfa: 309-344
Tam Metin
Bilindiği gibi 1947 yılında yapılan muhtarlık seçimlerinde, ilk defa birden çok parti seçime girmiştir. Halk, uzun yıllardan sonra ilk defa bir muhalefet partisine oy verme imkanını elde etmiştir. Ancak halkın tercihi, tasnifler sırasında sandığa yansımamıştır. Ülkenin birçok seçim bölgesinde bu konuda şikâyetler gündeme gelmiştir. Aslanköy Olayı da bunlardan birisidir. Bu çalışmada; Mersin'e bağlı bir köy olan Aslanköy'de çok tartışmalı olan muhtarlık seçimi incelenmiştir. 23 Şubat 1947 tarihinde usulüne uygun yapıldığı halde, Aslanköy'de muhtarlık seçimleri niçin tekrar edilmek istenmiştir? Halk sandığa nasıl sahip çıkmıştır? Ağır Ceza Mahkemesi'nde yargılamalara kadar varan olaylar nasıl başlamış ve hangi aşamalardan geçmiştir? Aslanköylüler verdikleri oylara sahip çıktıkları için nasıl sanık konumuna düşmüşler ve mahkeme aşamaları nasıl bir seyir takip etmiştir? Bu çalışmada yukarıdaki soruların cevapları aranmıştır.

Tek Parti Döneminde Merzifon’da Siyasal ve Sosyo-Kültürel Yaşam

Atatürk Araştırma Merkezi Dergisi · 2009, Cilt XXV, Sayı 74 · Sayfa: 283-308
Tam Metin
Amasya-Çorum ve Samsun illeri arasında yer alan Merzifon ilçesi, bulunduğu konum itibariyle tarih boyunca önemli bir ekonomik ve kültürel merkez olmuş, Cumhuriyetin ilanından sonraki süreçte de varlığını ve önemini korumayı başarmıştır. Bu araştırmada Türkiye Cumhuriyeti'nin, Batıda gerçekleştirilen modernleşme koşullarını oluşturmaya çalıştığı dönemde -bir anlamda Cumhuriyet tarihindeki en hızlı değişimlerinin yaşandığı yıllarda-, Merzifon İlçesinin geçirdiği süreçlerin ortaya konulması amaçlanmıştır. Geleneksel toplumun yerini modern toplum kurumlarının almaya başladığı/aldığı 1923-1950 yılları arasında Merzifon İlçesi siyasal, sosyal, ekonomik yapısı ve kültür kurumlarıyla birlikte ele alınmıştır.

Halâs-ı Vatan Cemiyeti

Atatürk Araştırma Merkezi Dergisi · 2009, Cilt XXV, Sayı 74 · Sayfa: 345-368
Tam Metin
1921 yılında Halâs-ı Vatan adlı bir gizli cemiyetin İngilizlerin İstanbul'daki nüfuzunu kırmak amacıyla kurulduğu iddia edilmişti. Cemiyetin amacı İngiliz İşgal Ordusu Başkomutanı General Harington, İngiliz Polis Komutanı General Ballard ve Şeyhülislam Mustafa Sabri Efendi'nin de aralarında bulunduğu bazı üst düzey kişileri öldürmekti. Ancak İngiliz Yüksek Komiseri Sir Horace Rumbold dahi adı geçen cemiyetin varlığından kuşku duyuyordu. Makale, Osmanlı arşiv belgeleri ışığında bu cemiyetin niteliğini ortaya koymayı amaçlamaktadır.