1379 sonuç bulundu
Yayınlayan Kurumlar
Yazarlar
- Aydın Sayılı 16
- Erdem Dergi̇si̇ 14
- Müjgan Cunbur 12
- Ömer ÇAKIR 12
- Mübahat Türker Küyel 11
Anahtar Kelimeler
- Dokuma 37
- Halı 34
- Weaving 25
- Mustafa Necati Sepetçioğlu 24
- Kilim 21
- Osmanlı 20
- Peyami Safa 20
- Motif 17
- novel 17
- roman 17
1942- 1950 Arası Anadolu’da Bir Dokumacılık Kurumu: Muğla Güzelyayla Dokumacılar Kooperatifi
Arış · 2012, Sayı 7 (Türk Dünyasında Halı ve Düz Dokuma Sempozyumu Özel Sayısı - 3) · Sayfa: 4-9 · DOI: 10.34242/akmbaris.2019.25
Özet
Tam Metin
Bu çalışmada 1942 yılında Muğla'da 40 müteşebbisin bir araya gelerek "Muğla Güzelyayla Dokumacılar Kooperatifi" adında bir işletme kurduğu, bu müteşebbislerin 2/3'nün kadınlardan meydana geldiği ve kooperatifin kuruluş amacının; II. Dünya Savaşı döneminde sıkıntıya düşen Muğlalı dokumacılara ucuz iplik temin etmek ve mamullerini de uygun fiyata satmak olduğu belirtildi. Sonuç olarak da savaş döneminde Muğla ekonomisine oldukça katkısı olan bu kooperatifin savaş sonrası ithalat ve ihracat kalemlerinin açılarak Muğla'ya ucuz hammadde ve mamullerin gelmesiyle kapanmak zorunda kaldığı ele alındı.
Manavgat İlçesi ve Köylerindeki Düz Dokumalar
Arış · 2012, Sayı 7 (Türk Dünyasında Halı ve Düz Dokuma Sempozyumu Özel Sayısı - 3) · Sayfa: 102-111 · DOI: 10.34242/akmbaris.2019.32
Özet
Tam Metin
İnsanlar, ihtiyaçlarını karşılamak için tabiatta bulunan malzemeleri kullanarak çok değişik ürünler ortaya çıkarmıştır. İhtiyacını karşıladığı, farklı fonksiyonları olan ürünleri çok farklı işlemlerle estetik ve göze hoş gelecek şekilde bezemişlerdir. Bunların en önemlileri de düz dokumalardır. Düz dokumalar yüzyıllardan beri insanoğlunun yaşamında geniş bir kullanım alanı bulmuştur. Yörede yaşayan Yörükler tarafından da Manavgat ve köylerinde düz dokumaların oldukça yaygın olarak kullanıldığı bilinmektedir. Yörede bulunan dokumalarda tabii malzemeler (yün, kıl, pamuk… vb) oldukça fazla kullanılmıştır. Farklı alanlarda kullanılan düz dokumalar farklı tekniklerle dokunmuştur. Oldukça estetik bir şekilde hazırlanan bu dokumalar Yörüklerin göçlerini taşımada, eşya olarak evlerinde, genç kızların çeyizlerinde yıllarca kullanım alanı bulmuştur. Manavgat ve köylerinde Yörük kültürünün etkisiyle hayvancılıkla uğraşın sonucu yün ve kıl çok kolaylıkla temin edilmiştir. Dokumaların, evlerde hammaddeden taranan, eğirilen ve boyanan iplerle yapıldığı tespit edilmiştir. Düz dokumalarda bu malzemelerin oldukça geniş bir kullanım alanı bulduğu bu çalışma ile belgelenmeye çalışılmıştır. Bu dokumaların yapım teknikleri ve bezeme konuları tespit edilmeye çalışılmıştır. Bezeme konuları Manavgat merkez ile bazı köylerinde benzerlik, bazılarında farklılıklar göstermektedir.Çalışma hazırlanırken Manavgat ve köylerinde ulaşılan örnekler fotoğraflanıp konu ile ilgili kaynaklar taranmıştır. Kullanılan dokuma tezgâhları incelenmiştir. Malzeme, form, renk, bezeme konuları ve yöresel ürünleri kaynak kişilerden alınan bilgilerle literatüre eklenmesi amaçlanmıştır.
Ankara Vakıf Eserleri Müzesi’nde Bulunan Bir Grup Etütlük Madalyonlu Uşak Halısının İncelenmesi
Arış · 2012, Sayı 7 (Türk Dünyasında Halı ve Düz Dokuma Sempozyumu Özel Sayısı - 3) · Sayfa: 86-101 · DOI: 10.34242/akmbaris.2019.31
Özet
Tam Metin
Ankara Vakıf Eserleri Müzesi, Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından 2007 yılında kurulmuştur. Önceki yıllarda Ankara'da Vakıflar Genel Müdürlüğü'ne ait küçük bir halı ve kilim sergi salonu bulunan Genel Müdürlük, Türkiye'nin dört bir yanından topladığı vakıf eserlerini Ankara'da bir müze kurarak sergileme kararı almıştır. Bu doğrultuda yapılan çalışmalar sonucu bugünkü müze binası, Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından 7 Mayıs 2007 tarihinde Ankara Vakıf Eserleri Müzesi adıyla hizmete açılmıştır. Müze'de etütlük ve müzelik olmak üzere toplam 90 adet Uşak Halısı bulunmaktadır. Bu halılar, Ankara'dan Hoca İbadullah Camii, Ahi Elvan Camii, Telli Hacı Halil Mescidi, İkişerefeli Camii, Sultan Alâeddin Camii, Hacı Arab Camii, Yozgat'tan Çapanoğlu Camii, Elazığ'dan Harput Sare Hatun Camii, Kastamonu'dan Nasrullah Camii ve Bursa'dan Yeşil Camii'den, ayrıca Samsun Vakıflar Bölge Müdürlüğü, Manisa ve Kastamonu illerinden Müze'ye kazandırılmıştır. Bu çalışmada etütlük grupta yer alan 15 adet Madalyonlu Uşak Halısı incelenecektir. Halıların hammaddesi, çözgü ve atkı ipliklerinin büküm yönü, kat adedi, düğüm türü ve düğüm sıklığı gibi teknik özellikleri verilirken bu bilgiler görsel malzeme eşliğinde sunulmuştur.
Kadifekale’de (İzmir) Tevni Dokumacılığının Günümüzdeki Durumu
Arış · 2012, Sayı 7 (Türk Dünyasında Halı ve Düz Dokuma Sempozyumu Özel Sayısı - 3) · Sayfa: 74-85 · DOI: 10.34242/akmbaris.2019.30
Özet
Tam Metin
İnsan gücü ile çalışan tezgâhlarda, el emeğine dayalı yapılan dokumacılık, ülkemizde özellikle kırsal alanda geçim kaynağı ya da ikinci bir iş olarak yapılmaktadır. Geleneksel anlamda üretimi yapılan dokumaların başında halı ve tülü gibi havlı dokumalarla kilim, cicim, zili, sumak, palaz gibi düz dokumalar gelmektedir. Günümüzde yapılan yöresel dokumacılıkta (yaygılarda, ev- mekân tekstillerinde) bir taraftan toplumsal yapı ile dokumalarda kullanılan hammaddenin değişimi, diğer taraftan da kullanım alanlarının farklılaşması nedeni ile gittikçe üretimin azaldığı bir dönem yaşanmaktadır. Özellikle az gelişmiş veya gelişmekte olan ülkelerde el dokumacılığı, günümüze ulaşabilen ve bugün kısmen fonksiyonunu sürdürebilen bir uğraş alanıdır. İzmir'in Kadifekale semtinde yaklaşık 40 yıl önce Mardin'den göç eden aileler tarafından kondu (yer) tezgâhlarında yapılmakta olan Tevni dokumaları, yöresel özelliklerini koruyarak sürdürülmeye çalışılan dokumalarımıza örnektir. Atkı ve çözgüsünde Mardin'de yün iplik, İzmir Kadifekale'de ise akrilik iplik kullanılan bu dokumalarda daha çok lacivert, yeşil, sarı, beyaz ve kırmızı renk kullanılmaktadır. Bu çalışmada Tevni dokumacılığı tanıtılacak, kültürel ve güncel sorunları üzerinde durulacak ve günümüzde daha çok turistik amaç için üretilen bu dokumaların kazandığı yeni işlevleri üzerinde değerlendirme yapılacaktır.
Lâdik (Konya) Halıcılığının Günümüzdeki Durumu
Arış · 2012, Sayı 7 (Türk Dünyasında Halı ve Düz Dokuma Sempozyumu Özel Sayısı - 3) · Sayfa: 42-73 · DOI: 10.34242/akmbaris.2019.29
Özet
Tam Metin
Lâdik; Konya- Sarayönü'ne bağlı bir kasabadır. Halıcılık sanatı açısından önemli bir merkezdir. Lâdik halıları XVII. yüzyıl sonlarından itibaren yaygınlaşmaya başlamıştır. Bu araştırma ile yüzyıllardır varlığını sürdüren ve çeşitli yayınlarda yer alan Lâdik halıcılığının günümüzdeki durumunu tespit etmek amaçlanmıştır. Günümüz Lâdik dokumalarının tür, teknik, renk, motif ve kompozisyon özellikleri alan araştırması ve gözlem metodu ile çözüme kavuşturulmaya çalışılmıştır. Ayrıca satış atölyelerinin problemleri, hammadde temini ve ürünlerin pazarlanması gibi önemli bilgiler belirlenmeye çalışılmıştır. Bugün Konya Etnografya Müzesi, Vakıflar Sahip Ata Müzesi, İstanbul Türk ve İslâm Eserleri gibi çeşitli müzelerde örnekleri bulunmaktadır. Bu araştırmada geleneksel özellik gösteren Konya Etnografya Müzesi'nde bulunan örnekler ile gelenekselliği kısmen devam ettiren son yüzyılda dokunan ve halen halkın kullandığı halıların teknik, desen, renk, malzeme özellikleri incelenmiştir. Son 50-60 yılda dokunan ve teknik, malzeme, motif, kompozisyon ve renk açısından farklılık gösteren ve günümüzde "Lâdik Halıları" olarak adlandırılan örneklerle kıyaslanarak, bu el sanatının yaşatılması ve gelenekselliğini koruması anlamındaki öneriler araştırmada önemle vurgulanmıştır.
Yozgat Halı Yastıkları
Arış · 2012, Sayı 7 (Türk Dünyasında Halı ve Düz Dokuma Sempozyumu Özel Sayısı - 3) · Sayfa: 112-121 · DOI: 10.34242/akmbaris.2019.33
Özet
Tam Metin
Yozgat ili, ilçe ve köylerinde 2004-2007 yılları arasında yapılan alan araştırmalarında yöreye has halı yastıklar tespit edilmiştir. Halı yastıklar Yozgat'ta ev döşemede kullanılan önemli unsurlardan biridir. 19.yy. sonu, 20. yy. başı dokunan bu yastıklar yörede makat denilen sedirlerde duvara dayalı olarak kullanılmaktadır. Yörede iki nesil önce kadınların kendi ihtiyaçları için dokuduğu halı yastıklar ticari kaygı olmadığı için orijinal desenlere sahiptir. Malzemesi el eğirmesi yün olan bu yastıklar Türk düğümü ile dokunmuştur. Halı yastıklar genellikle köşe-göbek denilen ¼ desen raporlu olmalarının yanında, birbirinden farklı özgün motiflere sahiptir. Damgalı ayak, nuskamuska, tırnaklı yapraklar, göl-gül vb. motifler sembolik, geometrik ve bitkisel konuludur.
Tatar Dilinde Halıcılık ve Dokuma Terimleri
Arış · 2012, Sayı 7 (Türk Dünyasında Halı ve Düz Dokuma Sempozyumu Özel Sayısı - 3) · Sayfa: 122-129 · DOI: 10.34242/akmbaris.2019.34
Özet
Tam Metin
Tarihçilerin ve arkeologların dediklerine göre Mogol saldırılarından önceki Bulgar'da el sanatları çok gelişmiştir. Dokuma işleri ve halıcılık da bunlardandır. Sanat tarihçisi F. Veliev Bulgar'da arkeolojik kazılarda halıcılık, yün ve keten işleme aletleri bulunduğunu bildirmektedir. Tatar dilinde halı terimlerinin çokluğu, yaygınlığı, çeşitliliği de halıcılık sanatının Tatar halkında eskiden beri bilindiğini açıkça göstermektedir. Tatarlarda havlı dokumalar üretme geleneği çeşitli sebeplerden dolayı bugüne kadar ulaşmamıştır. Düz, havsız dokuma daha çok yayılmıştır. Terimler örneğinde de bunu görebiliriz: kelimelerin çoğu kilim türlerini adlandırmaktadır. Tatar ağızları konumuza ait terimlerle ayrıca zengindir. Örnek olarak, адаwа, тулак, йапма, дируга kelimeleri ayrı ağızlarda kilim türleri adlandırmalarıdır. Tatar dilinin halıcılık ve dokuma terimleri sisteminde eş anlamlı, çok anlamlı sözcükler yaygındır. Terimlerin kullanılma ve yaygınlık alanını inceleyip türlü bölgelerde bu tür el sanatının yaygınlık alanını da belirlemek mümkündür. Terimlerin çoğu Tatar dilinin kendi söz varlığına aittir, ama alınma sözcükler de kullanılmaktadır.
Endülüs Bilim Tarihçisi ve Oryantalist Prof. Dr. Mercè Comes Maymó (1949-2010)
Erdem · 2011, Sayı 61 · Sayfa: 15-30
Özet
Tam Metin
Prof. Dr. Mercè Comes Endülüs matematiksel coğrafyası, astronomisi ve Arap dili ve bilimi konularında Barselona Üniversitesi'nin seçkin öğretim üyelerindendi. Şubat 2010'da vefatından önce aşağıda belirtilen kurumlarda görev aldı, yöneticilik yaptı: Uluslar Arası Bilim Tarihi ve Felsefesi Birliği (International Union for the History and Philosophy of Science) (UHPS), Uluslar Arası Bilim Tarihi Akademisi (International Academy of History of Science), İslam Toplumları Bilim ve Teknoloji Tarihi Komisyonu (The Commission on History of Science and Technology in Islamic Societies) (CHSTIS), Katalan Araştırmaları Enstitüsü (Institut d'Estudis Catalans) (IEC). Prof. Mercè Comes'in son çalışması Akdeniz haritalarını konu alan İspanya Kültür Bakanlığı'nın "Cartografía náutica árabe en el contexto mediterráneo (ss. XIII - XVI), influencias entre oriente y occidente" adlı projesi olmuştur. Bu yazıda okuyucu Prof. Comes'in yayınlanan çalışma ve çevirilerinin bir listesini bulacaktır.
“Ki Dirler O Bizüz” Redifli Gazellerde Divan Şairinin Kimliği
Erdem · 2011, Sayı 61 · Sayfa: 1-14
Özet
Tam Metin
Divan şiirinde konunun genellikle redifi belirlediği düşünüldüğünde "…ki dirler o bizüz" redifinin şiire kattığı anlam dikkat çekmektedir. Şairlerin dile getirdikleri "biz" ile divan şairinin kendisini kastetmesi fikrinden hareketle bu redifteki şiirler incelenmeye değer bulunmuştur. Şiirlerin tespitinde aynı redifli gazellerin "nazîre" olabileceğinden yola çıkılmıştır. Böylece hikemî tarzın büyük temsilcisi Nâbî'nin bu redifle yazılan şiiri model kabul edilerek; XVII. yüzyıl ve sonrasındaki "… ki dirler o bizüz" redifli gazellerden tespit edilebilenler ele alınmıştır. Klasik Türk edebiyatı geleneğinin bir parçası olan nazîreciliğe değinilirken; ortak bir zevki paylaşan şairlerin şiirleri incelenmeye ve redifin muhtevaya kattığı değer göz önüne alınarak, "biz" olarak adlandırılan şairin kimliği ortaya konulmaya çalışılmıştır. Anahtar Kelimeler: Divan şairi, nazîre, redif, Nâbî.
İslam Cebirinde ve Gelenbevî’de Matematiksel Notasyon Sistemi
Erdem · 2011, Sayı 61 · Sayfa: 159-192
Özet
Bu makalede, kendi döneminde Batılılarca da takdir edilmiş olan bir Osmanlı âlimi İsmail Gelenbevî'nin (18. yüzyıl) Hisâbü'l-Küsûr adlı eseri incelenerek, Gelenbevî'nin cebirsel sembolizme yaptığı katkıyı ortaya çıkarmak amaçlanmıştır. Çalışmamızda, İslam klasik geleneğinin son temsilcisi olan Gelenbevî'nin yaşadığı döneme kadar yetişmiş İslam cebircilerinin en önemlilerinin eserleri taranarak, İslam dünyasının oluşturduğu kendine özgü matematiksel sembolizmin Gelenbevî'ye dek kesintisiz devam edip etmediği ve ne ölçüde geliştirildiği ele alınmıştır. Ayrıca, İslam dünyasında ve Avupa'da matematiksel sembolizmin gelişmesi de karşılaştırılmıştır. Bulgularımıza göre, İslam dünyası Avrupa'dan yaklaşık bir asır kadar önce kendine özgü bir matematiksel notasyon sistemi kurmayı başarmış ve bu notasyon sistemi Gelenbevî'ye dek gelişerek devam etmiştir. Endülüslülerin (Batı İslam dünyası) katkısı olarak bilinen, (büyük ihtimalle) Magribli matematikçilerce Osmanlılara nakledilen ve 16. yüzyılda olgunlaştırıldığı düşünülen matematiksel sembolizmin esasında 18. yüzyıl âlimlerince ikmal edildiği sonucuna varılmıştır. Bu çalışmada ağırlıklı olarak Arapça ve Osmanlıca yazma eserlerden yararlanılmış, bunlardan elde edilen bilgiler İngilizce ve Türkçe kaynaklarla bütünleştirilerek incelenmiştir.