1161 sonuç bulundu
Uygulanan Filtreler
  • Atatürk Araştırma Merkezi
Yayınlayan Kurumlar
Yayın Yılı
Yazarlar
Anahtar Kelimeler

Pontus Meselesi ve Yunanistan’ın Politikası

Atatürk Araştırma Merkezi Dergisi · 1995, Cilt XI, Sayı 31 · Sayfa: 107-162
Pontus veya Pont Euxım, eski Yunanlıların Karadeniz'e verdikleri bir isimdir. Pontus adı genellikle Doğu Karadeniz sahilleri için kullanılmakla beraber, tarif ettiği alan zaman zaman değişiklik göstermiştir, Yeşilırmak, Kızılırmak ve Kelkit havzası Pontus sayıldığı gibi, bu alan daha da genişleyerek, Doğu'da Kafkasya'dan bütün Karadeniz kıyıları boyunca Sinop ötesine kadar yayılmıştır. Yakın devirlerde ise bu bölge Samsun ve Trabzon sahiliyle hinterlandından ibaret sayılmıştır. Bu bölgede tarihi Pontus Krallığı da M.ö. 301'de Pers menşeli Mİthridates Sülalesi tarafından kurulmuştur. Pont devleti olarak da bilinen bu devlet yaşadığı çağda (M.Ö. Doğuda Roma İmparatorluğu'nun rakibi olabilecek bir güce erişmiştir. Ancak M.ö. 66'da Roma orduları tarafından üç parçaya bölünen bu krallık M.Ö. 63'de ortadan kaldırılmıştır. Daha sonra Doğu Karadeniz bölgesinde, Doğu Roma'nm, yani Bizans'ın zayıflaması ile Trabzon Devleti (1207-1461) kurulmuştur. Bizans Prensi Aleksi Komnen tarafından kurulan bu devlet ile önceki Pont Krallığı arasında herhangi bir ilişki mevcut değildir .

Bolşevik İhtilali Sırasında Kırgız - Kazak Öğrencilerin Osmanlı Hükümeti'ne Sundukları Bir Beyanname

Atatürk Araştırma Merkezi Dergisi · 1995, Cilt XI, Sayı 31 · Sayfa: 49-54
Birinci Dünya Savaşı'nda, Osmanlı Devleti'nin karşısında yer alan Rusya'da/ Şubat 1917'de meydana gelen Bolşevik İhtilâli ile büyük bir heyecan doğmuştur. Daha çok Alman istihbarat kaynakları aracılığı İle Osmanlı Devleti'ne ulaşan ihtilâl haberleri üzerine/ Sadrazam Talat Paşa, Tanin Gazetesi'ne verdiği demeçte: "Bizim ile Rusya arasındaki bütün mesail çarlığınızın Türkiye'yi imha politikasından mütevellittir. Yeni Türkiye yeni Rusya ile sulh ve musalemet yapabilir" demişti . Gerçekten de kısa bir süre sonra yeni Rusya ile yapılan görüşmeler, Brest-Litovsk Barışı (20 Aralık 1917 - 3 Mart 1918) ile sonuçlanmıştır.

Sakarya Meydan Muharebesi'nin Yankıları (Melhâmc-İ Kübrâ - Büyük Kan Seli Veya Büyük Savaş Alanı)

Atatürk Araştırma Merkezi Dergisi · 1995, Cilt XI, Sayı 31 · Sayfa: 89-105
Sakarya Meydan. Muhârebesi'ni, askeri yazarlarımızdan bazı¬ları "Büyük Kan Seli" diye tanımlarlar. Gerçekten Polatlı kıvrımından sonra Sakarya Nehri sularında güneş ışıklarının renk aldığı bir başka görünüm vardır ki, Sakarya Nehri bu görünüm içinde adeta akmaz olmuştur. Bu bölgelerde sanki bir gizli dil onun sularının derinliğinde yaratılan bu destanı okumaktadır. Bu topraklara ruhundan can vermiş ve kan dökmüş vatan evlatlarının üç çeyrek asır gerilerden "Allah, Allah" diyerejc ufukları çınlatan sesleri, sabahın erken saatlerinde yer ve göklerin yaradılış sırrını çözüyor gibidir.

Kâzım Özalp (1882-1968)

Atatürk Araştırma Merkezi Dergisi · 1995, Cilt XI, Sayı 31 · Sayfa: 163-176
Türk Kurtuluş Savaşı ve devrimler süresince, Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün yanında ve karşısında belirli simaların yer aldığını görürüz. Yanı başında bulunan ve Millî Mücadele'ye birlikte başladığı arkadaşlarından bir kısmı, mücadelenin belirli aşamaları geliştikçe bir bir çevresinden kopmuş ve O' nun karşısında yer alarak muhalefet etmişlerdir. Atatürk, bu kişiler hakkındaki hükmünü büyük Nutuk'un başlangıcında, Türk Devrimi' nin amacını ve kapsamını ele alırken, pek güzel bir biçimde anlatmaktadır.

Hacim Muhittin Çarıklı’nın "Kuvay-ı Milliye Hatıralarına Göre Kurtuluş Savaşı'nda Gönen ve Çevresi (1919-1920)

Atatürk Araştırma Merkezi Dergisi · 1995, Cilt XI, Sayı 31 · Sayfa: 43-48
Hacim Muhittin Çarıklı'nın kuvay-ı milliye hatıralarına göre Kurtuluş Savaşı'nda Gönen ve çevresi hakkında bilgi vermektedir.

1921 Yılı İlk Yarısında Türk, Fransız- İtalyan Yakınlaşması Karşısında İngiliz Politikası ve Mustafa Sagir Olayı

Atatürk Araştırma Merkezi Dergisi · 1995, Cilt XI, Sayı 31 · Sayfa: 187-222
Londra konferansından sonra İngiltere ve onun "Batı Anadoludaki Kılıcı" Yunanistan iyice yalnız kalmış, bu yalnızlığı gidermek amacıyla İngiltere'nin teşvikiyle yeni bir saldırıya geçmişti. Sonuç hüsran... II. İnönü kazanılmış, Anadolu büyük ölçüde Ankara hükümetine karşı olan asilerden temizlenmiş, düzenli orduya geçilmişti. Bu durum Fransız ve İtalyan yakınlaşmasını iyice su yüzüne çıkarmıştı. İki zafere rağmen, İngiltere gözünde maalesef Ankara Hükümeti daha rüştünü ispat edememişti. Sevr, zamanın süper gücü İngiltere'yi yeniden "Güneş Batmayan Ülke" konumunu karşı konulmaz bir biçimde perçinleşmişti. Dünya; İngiltere, sömürgeler ve İngiltere'nin çıkarlarını elde etmede yardımda bulunan birkaç Avrupa Devleti'nden ibaretti. Almanya ve Rusya'nın siyasî ve askerî platformdan çekilmesi ile dünya İngiltere'nin gözünde iyice küçülmüştü. Her devlete nota verilir, herkese hesap sorulabilirdi. Dünyada tek süper güç kalmanın mantalitesi buydu.

Tekâlif-i Harbiye İle Tekâlif-i Milliye Vergilerinin Karşılaştırmalı Tanıtımı

Atatürk Araştırma Merkezi Dergisi · 1995, Cilt XI, Sayı 31 · Sayfa: 223-238
Savaşlar ülkelerin normal ekonomik dengelerini alt üst eden, uzadıkça eldeki imkânlarla devam ettirilmesi mümkün olmayan olağanüstü ekonomik önlemler alınmasını gerektiren olaylardır. Özellikle teknik geliştikçe maliyetleri ve çeşitleri artan savaş aletlerine sahip olmanın gerekli olduğu ve birden fazla cephede savaşıldığı dönemlerde levazım ve mühimmat bakımından büyük bir orduyu donatmak ülkelerin en büyük sorunudur. Ekonomik olarak çökmüş olan Osmanlı İmparatorluğu da Trablusgarp savaşı sırasında bir de Balkan Savaşı ile karşı karşıya kalınca Trablusgarp Savaşı'nı olumsuz koşullarla da olsa bitirmiş ve bütün gü-cünü Balkan Savaşı'na ayırmıştır. Ancak bozuk mali düzen ve bir süredir süren savaş, Osmanlı yönetiminin olağandışı mali kaynaklar aramasına neden oldu.

Atatürk Hakkında Senatör Robert Byrd'ın Konuşmaşı

Atatürk Araştırma Merkezi Dergisi · 1995, Cilt XI, Sayı 31 · Sayfa: 281-283
Atatürk ilke ve inkılâpları evrensel bir nitelik taşımaktadır. Atatürk'ün fikir ve düşünceleri sadece Türkiye'de değil hemen hemen tüm dünyada yankılarını bulmuş ve değişik zamanlarda değişik kişiler tarafından dile getirilmiştir. Atatürk ilkelerini sağlamlaştırmak ve geliştirmek amacıyla da değişik faaliyetle gerek yurt içinde gerekse yurt dışında yapılmaktadır, Atatürk'ün evrenselliğinin bir göstergesi olan bu faaliyetlerden biri de Amerika Atatürk Derneği (Atatürk So- ciety of America)'nin 19 Mayıs 1995 tarihinde düzenlediği toplantıdır. Bu toplantıda konuşan Türk dostu Senatör Robert Byrd de Atatürk'ün rehberliğindeki ilkeleri sağlamlaştırmak gerektiğini söyleyerek O'nun evrenselliğini dile getirmiştir. Bu konuşma hakkında 24 Mayıs 1995 tarihli "The Washington Times" gazetesinde yayınlanan yazı ve yazının Türkçesi aşağıdadır:

Atatürk ve Ekonomi

Atatürk Araştırma Merkezi Dergisi · 1995, Cilt XI, Sayı 31 · Sayfa: 295-304
Uzun süren ve çetin geçen Kurtuluş Savaşı zaferle sonuçlandıktan sonra, bu savaşı yürüten liderler, başta Atatürk olmak üzere, şu temel soruya cevap aramışlardır: "Türkiye nasıl kalkınabilir, halkın refaha en kısa zamanda kavuşması için nasıl bir ekonomi politikası gütmelidir?" Bunu anlamak için de 4 Şubat 1923'de İzmir'de İktisat Kongresi toplanmıştır. Başkanlığını Kâzım Karabekir Paşa'nm yaptığı Kongre'yi Mustafa Kemal Paşa bir konuşmayla açmış ve ekonominin önemi, ekonomik kalkınma modeli ve bizde o zamana kadar İzlenen ekonomi politikasının yanlışlığı üzerinde durmuştur. Atatürk'ün bu kongrede ve daha sonra başka yerlerde başka zamanlarda yaptığı konuşmalarda öne sürdüğü temel görüşler şunlardı:

Orıente Moderno Dergisi’nde Türkiye (1921-1922)

Atatürk Araştırma Merkezi Dergisi · 1995, Cilt XI, Sayı 31 · Sayfa: 259-279
Bilindiği gibi, Anadolu'daki işgalcilere karşı verilen Türk bağımsızlık savaşı Avrupa kamuoyu tarafından da yakından takip edilmiştir. Bu çerçevede, Güneybatı Anadolu Bölgesi'nde geniş bir bölgeyi büyük beklentilerle işgal eden İtalya'da da Millî Mücadele hareketi biraz endişe daha çok da sempati ile izlenmiştir. Dönemin önde gelen İtalyan dergilerinden Oriente Moderno, 13 Mart 1921'de kurulan Doğu Enstitüsü'nün (Istituo per L'Oriente) aylık yayın organıdır.