4 sonuç bulundu
Uygulanan Filtreler
  • ERTAN ÜNLÜ
Yayınlayan Kurumlar
Yayın Yılı

Nikola Mavroyani: Eflak’ın Sıra Dışı Voyvodası (1786-1790)

Belleten · 2025, Cilt 89, Sayı 316 · Sayfa: 1041-1078 · DOI: 10.37879/belleten.2025.1041
Tam Metin
Nikola Mavroyani 1735 yılında Pare Adası’nda doğmuştur. İstanbul’a gelerek Kaptan-ı Derya Cezayirli Gazi Hasan Paşa’nın sarrafı Hacı Nikolaki’ye intisap etmiştir. Onun aracılığıyla da Hasan Paşa’nın himayesine girmiştir. Bu himaye, Mavroyani’nin hayatında önemli bir dönüm noktasıdır. Çünkü Eflak voyvodalığının kapıları Cezayirli Gazi Hasan Paşa sayesinde Mavroyani’ye açılmıştır. Bu doğrultuda Mavroyani’nin ilk görevi, donanma tercümanının maiyetinde yazıcı olmaktır. Türkçe, Yunanca ve İtalyanca bilen Mavroyani, yazıcılıkla yetinmemiştir. Kısa sürede efendisi Hasan Paşa’nın gözüne girmiş ve kendisini voyvodalık yolundaki basamaklardan biri olan donanma tercümanlığına terfi ettirmiştir (1770). Donanma tercümanlığını yaklaşık on altı yıl sürdüren Nikola Mavroyani, bu vazifesi sırasında nüfuzunu daha da arttırmıştır. Güven ve itimadını kazandığı hamisi Cezayirli Gazi Hasan Paşa’ya voyvodalık için baskı yapmıştır. Hasan Paşa da elinden gelen çabayı göstermiş, Mihalaki Bey’e kâğıtlar göndererek Eflak voyvodalığından çekilmeye zorlamıştır. Mihalaki Bey de hastalığını gerekçe göstererek can korkusundan istifa etmiştir. Akabinde de kâğıt üzerinde divan tercümanı gösterilen Mavroyani, alışılmışın dışında olarak 7 Nisan 1786’da Eflak voyvodalığına tayin edilmiştir. Nikola Mavroyani Eflak voyvodalığını sıra dışı bir yolla elde etmiştir. Yine de o devletine sadık bir bendedir. Göreve getirilmesinden kısa süre sonra başlayan Osmanlı-Rusya-Avusturya Savaşı’nda üstlendiği rol de bunun göstergesidir. Fakat savaşın getirdiği zorlu koşullar ve hamilerinin düşüşü, Mavroyani’nin kariyerini olumsuz yönde etkilemiştir. Hırsları ve yanlış adımları dolayısıyla güvendiği çevrelerin desteğini kaybeden Mavroyani, 30 Eylül 1790’da devlete ihanetle suçlanarak Rusçuklu Şerif Hasan Paşa’nın emriyle katledilmiştir.

Küçük Kaynarca Sonrası Osmanlı-Rus Müzakerelerinden Bir Kesit: 1776 Tarihli Mükâleme Belgesi

Belgeler · 2023, Cilt XXXVIII, Sayı 42 · Sayfa: 277-318 · DOI: 10.37879/belgeler.2023.277
Tam Metin
1768-1774 Osmanlı Rus Savaşı, sonuçları açısından Osmanlı İmparatorluğu için bir dönüm noktasıdır. Çünkü 21 Temmuz 1774’te imzalanan Küçük Kaynarca Antlaşması, Kırım’ın bağımsızlığı ve Osmanlı İmparatorluğu’nun savaş tazminatı ödemesi gibi ağır şartlar barındırmaktadır. Bu bağlamda Küçük Kaynarca Antlaşması, her ne kadar iki devlet arasındaki savaşı bitirmiş olsa da içerdiği belirsizliklerle yeni sorunların çıkmasına temel teşkil etmiştir. Zira Rusya, antlaşmayı gerekçe göstererek, İstanbul dışında konsolosluk açma, Karadeniz’de Osmanlı aleyhine ticari faaliyet yürütme, Kırım’ı ilhaka yönelme gibi çeşitli girişimlerde bulunmuştur. Bu nedenle iki devlet beynindeki sular, Küçük Kaynarca sonrasında bir türlü durulmamıştır. Bu da Osmanlı İmparatorluğu ile Rusya arasında Aynalıkavak Tenkihnamesi’ne kadar devam eden yoğun bir müzakere sürecine yol açmıştır. Burada neşrettiğimiz ve Osmanlı Arşivi’nde Yıldız Esas Evrakı tasnifi içinde 91/44 numara ile kayıtlı olan mükâleme belgesi de bu sürecin bir ürünüdür. Bu belge, Küçük Kaynarca Antlaşması sonrasında Osmanlı İmparatorluğu ile Rusya arasındaki ilişkiler açısından önem arz etmektedir. İlgili belge, Reisülküttap Raif İsmail Efendi’nin Rusya orta elçisi Aleksandr Stachieviç Stachiev’le Kuzguncuk’taki yalısında 7 Mayıs 1776’daki görüşmesinde yönelttiği on iki maddelik sorular temelinde şekillenmiştir. Bu sorular, reayanın durumu, kiliseler, tazminat ödemeleri, Tatarların durumu gibi konular hakkındadır. Fakat Stachiev devletine danışması gerektiğinden, Raif İsmail Efendi’ye hemen cevap verememiştir. Dolayısıyla Rusya’dan beklenen yanıt ancak 15 Eylül 1776’da gelmiştir.