3798 sonuç bulundu
Dergiler
- Belleten 3798
Yayınlayan Kurumlar
- Türk Tarih Kurumu 3798
Yazarlar
- Salâhi R. Sonyel 45
- TAHSİN ÖZGÜÇ 43
- ARİF MÜFİD MANSEL 42
- SEMAVİ EYİCE 40
- Mahmut H. Şakiroğlu 38
- İ. HAKKI UZUNÇARŞILI 37
- U. BAHADIR ALKIM 36
- İlber Ortaylı 32
- AYDIN SAYILI 31
- Mücteba İlgürel 31
Anahtar Kelimeler
- Tarih 338
- Osmanlı 271
- Osmanlı İmparatorluğu 172
- Türkiye 148
- Osmanlı Devleti 137
- Türkler 137
- Anadolu 131
- Ottoman Empire 112
- Mustafa Kemal Atatürk 103
- Ottoman 98
Merzifon'da Ermeni Ayaklanmaları
Belleten · 1993, Cilt 57, Sayı 220 · Sayfa: 795-826
Özet
Tam Metin
Osmanlı İmparatorluğu çeşitli uluslardan, etnik gruplardan, din ve cemaat topluluklarından oluşuyordu. Devlet, dünya ve ahiret anlayışına uygun olarak bunlara hiç bir baskı uygulamadığından ulusal özelliklerini, özlerini, dillerini, dinlerini, kültürlerini, 18. yy.'a kadar korudular. Fakat, bu asrın sonunda, Fransız İhtilali'nin de etkisiyle, ulusçuluk akımları Osmanlı İmparatorluğu'nda kıpırdanmaya başlamıştır. Devletin içine düştüğü ekonomik bunalım, toprak kayıplarıyla iyice hızlanmış ve merkezi otoriteyi de zayıflatmıştır. Fransız İhtilali'nin etkisiyle Avrupa'da oluşan toplumsal ekonomik ve kültürel gelişmeler Osmanlı ülkesinde de çalkantılara neden olmuştur.
Byblos (Lübnan, Kalkolitik) ve Eski Anadolu İnsanlarının Diş Morfolojileri
Belleten · 1993, Cilt 57, Sayı 220 · Sayfa: 731-744
Özet
Tam Metin
İncil'de Gebal olarak bilinen, Finikeliler döneminde Gubla diye tanınan Byblos antik kenti Lübnan'da Akdeniz kıyısında kurulmuş olan bir limandır. Bu eski yerleşim merkezinde Neolitik çağlardan itibaren kesintisiz biçimde çeşitli uygarlıkların birbirini izlediğini görüyoruz (Cauvin 1968). Kent, Romalılar dönemine kadar kutsal şehir olarak ününü korumuştur. Bizans dönemiyle beraber giderek önemini kaybetmiştir. Kalkolitik çağla yaşıt Byblos nekropolü küp-mezar adetinin en güzel örneklerini vermiştir (Dunand 1939).
XVIII. Yüzyılın İkinci Yarısında Yukarı Fırat Havzasında Eşkıyalık Hareketleri
Belleten · 1993, Cilt 57, Sayı 220 · Sayfa: 751-780
Özet
Tam Metin
XVIII. yüzyıl, klasik Osmanlı toplumu için önceki dönemlerden daha farklı karakterler arzeden ve değişik muhteviyatta olayların yaşanmaya başladığı bir yüzyıl olmuştur. Bu hususta ilk göze çarpan unsurun, devletin uluslararası siyasetteki yerinde meydana gelmeye başlayan değişim olduğu görülmektedir. Çünkü Osmanlı Devleti belirtilen yüzyıla girerken artık, daha önceki dönemlerde olduğu gibi, ezeli rakibi olan batı Hıristiyan dünyasına karşı taarruz pozisyonunda değildir, aksine savunma pozisyonuna geçmiştir.
Bulgaristan Türklerinin Sosyo-Ekonomik Yapısı
Belleten · 1993, Cilt 57, Sayı 220 · Sayfa: 781-794
Özet
Tam Metin
Bulgaristan Türkleri, XIX. yüzyıl Türkiyesi'nin Tuna ve Edirne vilayetleri Türkleridir. Beşyüzyıl Türk toprağı olan bu iki önemli vilayette Türk nüfusu büyük bir yekün tutuyordu. 1876 yılında Tuna vilayetinin altı sancağında (Niş sancağı hariç) 1.130.000 Bulgar ve 1.120.000 Türk vardı. Berlin Andlaşması'yla Doğu Rumeli adını alan Filibe ve İslimye sancaklarında ise, yine 1876'da 483 bin Bulgara karşılık 681 bin Türk yaşıyordu.
Raşid Al-Din Vatvât'ın Akbar Al-Afkâr Fi'r-Resâil Va'l-Aş'ar İsimli Eserinin Yeni Bir Nüshası
Belleten · 1993, Cilt 57, Sayı 220 · Sayfa: 745-750
Özet
Tam Metin
Hârezm-şahlar Devleti'nin kuruluş ve yükselme devrinde yaşayan; zamanının büyük edip şairi sayılan Râşid Al-Din Muhammed b. Muhammed b. Abd-al-Celil al-Ömeri al-Vatvat'ın, Abkâr al-afkâr fi'r-resâil va'l-aş'âr isimli eserinin yeni bir nüshası elimizde bulunmaktadır. Kitabın bilinen diğer nüshalarına karşılık, bizdeki nüsha tam bir nüsha mahiyetini arzetmektedir.
Šuppiluliumaš'dan Muwatalliš'in Mısır Savaşı'na kadar Anadolu
Belleten · 1993, Cilt 57, Sayı 220 · Sayfa: 863-882
Özet
Tam Metin
Šuppiluliumaš'ın bir veliaht prens ve askeri bir lider olarak devlet işlerinde rol oynamaya başladığı zaman Hitit Devleti'nin içinde bulunduğu şartlar, bir Hitit tarihçisi tarafından sade fakat etkileyici bir sıralama şeklinde özetlenmektedir. Tarihçi, her sınırda Hatti düşmanlarının saldırmakta olduğunu ifade etmektedir. Kuzeydeki Kaška halkı esas Hatti ülkesini istila etmiş ve Nenašša'yı ele geçirmiş; bizzat başkent Hattuša'yı yakarak yerle bir etmişti. Güney Batı'da Arzawa halkı aşağı ülkeyi istila etmiş, Tuwanuwa ve Uda'yı ele geçirmişti. Doğuda Azzi'ler Yukarı Ülke'yi istilâ etmişler ve Šamuha'yı ele geçirmişlerdi. Arawanna'dan (Kuzey Batı'da) ve Išhuwa ve Armatana'dan (Güney Doğu'da) daha küçük çapta akınlar yağma amacıyla yapılmış, bu akınlar, sırasıyla Kaššiya ve Tegarama ülkelerine ve Kizzuwadna (yani Kapadokya Comanası) şehrine ulaşmışlardı.
Başbakanlık Osmanlı Arşivi Rehberi, T.C. Başbakanlık Devlet Arşivleri Genel Müdürlüğü, Osmanlı Arşivi Daire Başkanlığı, Yayın Nu: 5, Ankara, 1992, XXVI+346. [Kitap Tanıtımı]
Belleten · 1993, Cilt 57, Sayı 220 · Sayfa: 883-886
Özet
Tam Metin
Başbakanlık Osmanlı Arşivi'nin, yalnız bizim değil, geçmişte birlikte olduğumuz veya ilişkide bulunduğumuz çok sayıda ülke ve milletin tarihi açısından ne derece önemli olduğu konusunda, bu sahayla uzak veya yakından alakalı herkesin fikir birliği bulunmaktadır. Tabiatıyla Başbakanlık Osmanlı Arşivi'nin bu önemiyle birlikte, hemen onunla ilgili diğer bazı hususlar da, özellikle de araştırmacılar açısından gündeme gelmektedir. Bunları başta arşiv malzemesinin uygun şartlarda muhafazasıyla birlikte, tasniflerinin yapılarak, araştırmacıların hizmetlerine sunulması şeklinde özetlemek mümkündür.
Kaybettiğimiz Bir İlim Adamı : Prof. Dr. Hakkı Dursun Yıldız
Belleten · 1993, Cilt 57, Sayı 220 · Sayfa: 887-896
Özet
Tam Metin
Prof. Dr. Hakkı Dursun Yıldız'ı kaybedeli bir yıl oldu. O'nu kaybetmenin derin üzüntüsü içerisindeyiz. Kurumumuzda 1983 yılından itibaren Bilim Kurulu Üyesi olan Yıldız, Yürütme Kurulu üyesi, Basımevi Komisyonu üyesi olarak da hizmet vermişti. Türk Tarih Kurumu ve camiası, bu çalışkan üyesine çok şey borçludur.
Batı Anadolu Sanatında Swastika (Gamalı Haç) Motifi
Belleten · 1993, Cilt 57, Sayı 219 · Sayfa: 397-400 · DOI: 10.37879/belleten.1993.397
Özet
Tam Metin
Swastika (Gamalı Haç) motifi, meandr motifinin bir akrabasıdır. Figürlerin aralarındaki boşlukları güzel bir şekilde doldurmağa elverişli olduğundan, Geometrik Stil ve Oryantalizan Stil Yunan keramik sanatında çok kullanılmıştır. Batı Anadolu'da, Güney İonia - Samos - Rhodos bölgesi, meandr motifi ve akrabalarını ilk benimsemiş olan Batı Anadolu bölgesidir (Antik Dönem'de, Samos ile Rhodos Batı Anadolu'dan sayılır). Ve bunları, kendi ürünleri üzerinde uygulamıştır. Bir süre sonra komşu bölgeler de, Güney İonia - Samos - Rhodos bölgesini izlemişlerdir. Tekstil ürünlerinden almış olduğu motifleri diğer sanat kollarının ürünlerinde tekrarlayan Phryg sanatı, swastika motifini çok kullanmıştır.
Rus İmparatoriçesi Aleksandra Fedorovna'nın Mektuplarında I. Dünya Savaşı ve Türkiye
Belleten · 1993, Cilt 57, Sayı 219 · Sayfa: 581-588 · DOI: 10.37879/belleten.1993.581
Özet
Tam Metin
1884 yılında tahta geçen Çar Nikola II. 1895 yılında Kraliçe Viktorya'nın torunu, Alman asıllı Alis ile evlenmiştir. Ortodoks mezhebini kabul eden Çariçe, Aleksandra Fedorovna adını almıştır. 1905 Rus-Japon Savaşında yenilen Çar Nikola II. Meşrutiyet ilan etmek zorunda kalmıştır. Sırbistan'ın Avusturya-Macaristan İmparatorluğu tarafından yutulmasını engellemek için de I. Dünya Savaşı'na girmiştir. Savaş süresince Aleksandra Fedorovna, Çara 400 kadar İngilizce mektup yazmıştır. Bu mektuplar, Çarın uzun süre saraydan ayrılmış olması nedeniyle, Haziran 1914 ile 17 Aralık 1916 tarihleri arasında yazılmıştır. Mektupların 17 Aralık 1916 tarihinde kesilmesi, o dönemde bir hayli etkinliği olan Grigoriy Rasputin'in öldürülmesi ve Çarın bunun üzerine acil olarak Tsarsko Selo'ya gelmesindendir. Şubat 1917 tarihinde Çar tekrar cepheye döner. Ancak bu sıralarda Petersburg'da devrim hareketleri başlamıştır. Aleksandra Fedorovna'nın bu mektupları, Çar ailesinin öldürülmesinden sonra Ekaterinburg'ta (Sverdlovsk) üzerinde N.A. harfleri olan oymalı kara sandıkta, Alman İmparatoru Wilhelm'in Çar Nikola II. ye yazdığı mektuplarla birlikte bulunmuştur. Bu mektupların hangi yolla Almanya'ya gittiği bilinmemektedir. Ancak 1922 yılında Berlin'de Rusçaya çevrilerek "İmparatoriçe Aleksandra Fedorovna'nın İmparator Nikola II ye Mektupları" adıyla yayınlanmıştır.