1161 sonuç bulundu
Dergiler
Yayınlayan Kurumlar
Yazarlar
- İsmet Giritli 21
- Nuri Köstüklü 17
- Cemal Enginsoy 12
- Utkan Kocatürk 12
- Suat İlhan 11
- Yücel Özkaya 11
- Bekir Tünay 10
- Mustafa Eski 10
- Hamza Eroğlu 9
- Mevlüt Çelebi 9
Anahtar Kelimeler
- Atatürk 329
- Türkiye 114
- Turkey 88
- Milli Mücadele 75
- National Struggle 57
- Osmanlı Devleti 53
- Cumhuriyet 48
- Türkiye Cumhuriyeti 45
- Eğitim 37
- Mustafa Kemal 36
Mektuplarda Atatürk “Kırk Yıllık, Mektup Açıklanınca...”
Atatürk Araştırma Merkezi Dergisi · 2002, Cilt XVIII, Sayı 54 · Sayfa: 953-961
Özet
"Bir asker olmak, bir komutan olmak değildir ona çağını aşacak bir lider özellikleri taşıtan. O bir lider, ama kitleleri sürükleyebilen, insanları kenetlemeyi başarmış bir siyasi lider." İşte İngiltere'nin Muhafazakar Parti lideri Michael Stevens Türkiye Cumhuriyeti'nin kurucusu, Türk İstiklal ve Bağımsızlığının sembolü Mustafa Kemal Atatürk için böyle diyordu. Andrew Mango Atatürk adlı eserinde bağımsızlık ve evrensel uygarlığa katılımı Mustafa Kemal'in ikiz idealleri olarak görmekte ve O'nu yetenekli bir komutan, akıllı bir politikacı ve son derece gerçekçi bir devlet adamı olarak anlatmaktadır. Ve O'nu Aydınlanma çağının yani bir başka deyişle Türk Rönesans'ının yaratıcısı olarak görmektedir.
İstanbul’un İşgali̇ Ve İşgal Dönemi̇ndeki̇ Uygulamalar (13 Kasim 1918-16 Mart 1920)
Atatürk Araştırma Merkezi Dergisi · 2002, Cilt XVIII, Sayı 53 · Sayfa: 319-372
Özet
Tarih boyunca çeşitli medeniyetlere merkez olmuş İstanbul, Türkler tarafından fethedildikten sonra, stratejik konumu dikkate alınarak başkent yapılmış; kısa sürede önemli bir yönetim ve kültür merkezi haline getirilmiştir. Şark Meselesi'nin çözümlenmesinde düğüm noktası olarak kabul edilen İstanbul şehri, emperyalist devletlerin her zaman ilgisini çeken bir kent olmuştur. 30 Ekim 1918 tarihinde Osmanlı Devleti'nin imzaladığı Mondros Ateşkes Antlaşması, İstanbul'un işgaline uzanan süreci başlatmıştır. Müttefiklerin paylaşamadıkları bu şehri birlikte işgal etme planları, 13 Kasım 1918 tarihinde yürürlüğe konulmuş; İstanbul önlerine gelen İtilaf Devletleri donanması 465 yıllık Osmanlı başkentini askerî bir işgal ve abluka altına almıştır. 13 Kasım 1918'den 16 Mart 1920'ye uzanan süreçte İtilâf Devletleri işgal kuvvetleri İstanbul'da denetimi büyük ölçüde ellerine geçirmişlerdir. Bu zaman zarfında başkentteki uygulamaları ile bu işgalin geçici bir işgal olmadığını, burada kalıcı olduklarını göstermişlerdir. 5 Kasım 1919 tarihine gelindiğinde İtilâf Devletlerinin İstanbul'daki işgal kuvvetlerinin sayısı 50.000'i geçmiştir. İşgalciler, İstanbul'daki uygulamaları ile sömürü amaçlı olarak buraya geldiklerini de göstermekte idiler. Uzun bir işgal ve kontrol döneminden sonra İstanbul, Türk ordusunun denetimine geçmiş; başkenti bir oldu bitti ile işgal edenler; Türk bayrağını ve ordusunu selamlayarak şehri terk etmişlerdir.
Çanakkale Cephesi̇nde Arap İlmî Heyeti̇ Ve Uryani̇zade Ali̇ Vahi̇d Efendi̇ni̇n Anıları
Atatürk Araştırma Merkezi Dergisi · 2002, Cilt XVIII, Sayı 53 · Sayfa: 373-403
Özet
Bu çalışma, Suriye, Filistin ve Lübnan'dan seçilerek Çanakkale Cephesi'ne gönderilen ve Araplardan oluşan İlmî bir heyete bu seyahat sırasında eşlik eden Uryanizade Ali Vahid Efendİ'ye ait anıları konu almaktadır. 18-23 Ekim 1915 tarihleri arasını kapsayan bu seyahatte Uryanizade Ali Vahid Efendi, Çanakkale Cephesi'nde gördüğü, duyduğu ve duyup düşündüğü herşeyi samimi ve yoğun bir duygusallıkla kaleme almıştır. Arap İlmî Heyeti'nin Çanakkale seyahati, İngilizlerin Suriye, Filistin, Lübnan gibi Arapça konuşulan Osmanlı topraklarında Türk ordusunun Çanakkale'deki başarısını gölgeleyen olumsuz propagandalarının asılsızlığını göstermek ve Çanakkale gerçeğini bölge halkına duyurmak amacıyla Suriye'de bulunan 4. Ordu Kumandanı Cemal Paşa'nın isteği üzerine gerçekleşmiştir. Heyet önce İstanbul'da ağırlanmış daha sonra Çanakkale Cephesi'ni ziyaret etmiştir. Uryanizade Ali Vahid Efendi hem İstanbul'da hem de Çanakkale'de heyete mihmandarlık yapmıştır. Bu çalışmada Uryanizade Ali Vahid Efendi'nin anıları, Arap İlmî Heyeti içinde yer alan 4 Arapça gazete sahibinin İstanbul ve Çanakkale'ye dair 1916'da Beyrut'ta yayımladığı seyahatnameden yapılan alıntılarla birlikte aktarılmaya çalışılmıştır.
Mi̇llî Mücadele De Kara Harp Okulu: Fotoğraflarla Ankara Abi̇di̇npaşa Köşkü Sınıf-ı Muhteli̇fe Zabi̇t Namzetleri̇ Tali̇mgâhi
Atatürk Araştırma Merkezi Dergisi · 2002, Cilt XVIII, Sayı 53 · Sayfa: 423-442
Özet
Türk ordusunun subay ihtiyacını karşılamak için açılan Harp Okulu, değişik şartlardan dolayı zaman zaman farklı yerlerde, binalarda eğitim ve öğrenime devam etmiştir. Milli Mücadele sırasında diğer bazı kuramlarımız gibi, Harp Okulu da İstanbul'u terk ederek Ankara'ya gelmiş, Abidinpaşa Köşkü'nde toplanabilen öğrencilerle birlikte eğitim ve öğrenime başlamıştır. Türkiye Cumhuriyeti Devleti kurulduktan sonra tekrar İstanbul Pangaltı'daki eski binasına dönen Harp Okulu, 1936'ya kadar eğitim ve öğretime orada devam edecektir. Bu araştırmada ilk defa yayınlanan fotoğraflarla, hakkında çok az şey bilinen Abidinpaşa Talimgahı ve buradaki faaliyetler, önemli ölçüde aydınlatılmış olmaktadır.
Si̇vas Halkevi̇ Dergi̇si̇: Ortayayla (4 Eylül)
Atatürk Araştırma Merkezi Dergisi · 2002, Cilt XVIII, Sayı 53 · Sayfa: 405-421
Özet
24 Şubat 1933 günü açılan Sivas Halkevi, 1936 yılı Mayıs ayından itibaren Ortayayla adında bir dergi çıkarmaya başlamıştır. Dergi, 17. sayısından itibaren isim değiştirerek 4 Eylül adını almıştır. 4 Eylül dergisi, 31 Mart 1942 tarihinde 51. sayısını yayımladıktan sonra yayım hayatına veda etmiştir. Dergide Sivas ili ve çevresinin tarihi, çevrede yetişmiş ve tanınmış kişilerin yaşam öyküleri, halk şairlerinin hayatları, eserleri, folklor, sosyal yazılar, ekonomi, sağlık, spor vb. konularda yazılar yer almıştır. Makalede ayrıca Sivas halkevi çalışmalarına kısaca değinilmiş; Halkevinin verdiği konferanslar ve basılan kitaplar da ayrıntısıyla incelenmiştir. Ayrıca Ortayayla ve 4 Eylül dergilerinin içerdiği makalelerin bibliyografyası ve fotoğraflar da ek olarak sunulmuştur. Ortayayla (4 Eylül) dergisi Sivas ve civarında yapılacak yerel tarih çalışmaları için kaynak teşkil etmektedir.
Ayın Tari̇hi̇ Mecmuası İndeksi̇
Atatürk Araştırma Merkezi Dergisi · 2002, Cilt XVIII, Sayı 53 · Sayfa: 627-699
Özet
Genel Türk Tarihi içerisinde cumhuriyet dönemi günümüzü de ilgilendirmesi bakımından özel bir ilgi ve öneme sahiptir. Cumhuriyet dönemi Türk Tarihi üzerine yapılan araştırmalar da, genel olarak, başta arşiv belgeleri olmak üzere döneme ait gazete ve mecmualar, TBMM Zabıt cerideleri, resmi istatistikler ve diğer yayınlar ile hatıra türü eserler kullanılan başlıca ana kaynakları teşkil etmektedirler. Bu yönü dikkate alındığında, Cumhuriyet Dönemi Türk Tarihi kaynak çeşitliliğinin çok fazla olduğu bir süreci kapsamaktadır. Türkiye Cumhuriyeti Tarihinin en önemli kaynaklarından birisi de süreli yayınlar içerisinde değerlendirebileceğimiz "Ayın Tarihi Mecmuası"dır. İlk kez Eylül 1923'te yayınlanan mecmua, cumhuriyet döneminin en uzun ömürlü ve içeriği bakımından en zengin süreli yayını olmuştur. Ayın Tarihi Mecmuası, başta kronolojik çalışmalar olmak üzere, Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin siyasi, sosyal ve ekonomik tarihine ait son derece önemli bilgileri içermektedir. Ayrıca cumhuriyet dönemine ait dış politika ile ilgili çalışmalar için de vazgeçilmez bir kaynak olma özelliğine sahiptir. Bu çalışmada, Ayın Tarihi Mecmuası'nın 1923-1931 yılları arasında yayınlanmış olan 1-86. sayılarının indeksi ile bu indeks çerçevesinde mecmuanın muhteviyat analizi yapılmaya çalışılmıştır.
1923 Yılı Ortalarında Uluslar Arası Kızılhaç Komi̇tesi̇nce Görevlendi̇ri̇len Heyeti̇n Anadolu’daki̇ Tefti̇ş Gezi̇leri̇ Ve Hazırladıkları Rapor
Atatürk Araştırma Merkezi Dergisi · 2002, Cilt XVIII, Sayı 53 · Sayfa: 443-469
Özet
Türk Milleti, Millî Mücadele'de işgalci devletlere ve onlarla işbirliği içerisinde olan Ermeni ve Rumlara karşı doğu, güney ve batı cephelerinde savaşmak durumunda kalmıştı. Bütün bu cephelerde savaşan tarafların askerleri karşılıklı olarak esir alınmıştı. Yunan harp esirleri dışındaki esirlerin, Millî Mücadele içerisinde yapılan antlaşmalarla serbest bırakılmaları sağlanılmıştı. Yunan harp esirleri ise, Lozan Konferansı esnasında Yunanistan ve Türkiye arasında imzalanan esirlerin karşılıklı olarak serbest bırakılmasına ilişkin itilafnamenin uygulanmasına kadar oluşturulan garnizon ve üserâ taburlarında tutulmuşlardır. Biz bu çalışmamızda Türkiye'deki Yunan Harp esirlerinin durumuyla ilgili olarak "esirlere kötü davranıldığı ve esirlerin zor şartlar altında olduğuna ilişkin" Yunan Kızılhaç'ının iddialarının ne derece doğru olduğunu belirlemek amacıyla Cenevre Uluslararası Kızılhaç Komitesi tarafından görevlendirilen "Bumier-Burckhardt" heyetinin Anadolu'da yaptıkları teftiş ziyaretlerini ve bununla ilgili olarak hazırlanan raporu ele alıp değerlendireceğiz.
Halkevleri̇ni̇n Toplumsal Ve Kültürel İşlevleri̇
Atatürk Araştırma Merkezi Dergisi · 2002, Cilt XVIII, Sayı 53 · Sayfa: 499-527
Özet
13 Eylül 1920 tarihli Halkçılık Programı, Türkiye'de anayasa düzeni ve sosyal siyasa açısından önemli bir metindir. Üstelik, Ulusal Kurtuluş Savaşı'nın toplumsal boyutuna ilişkin tarihsel bir belgedir. Halkçılık prensibi ise, Halkçılık Programı'nın açılımı, uzantısı ve Atatürk'ün toplumsal demokrasi düşüncesinin mihveridir. 1932'de kurulan Halkevleri, onları takiben 1940'ta kurulan Halkodaları Atatürkçü halkçılık düşüncesinin teoriden pratiğe konulduğu kurumlardır. Bu kurumlar ulusal kültür, sosyal dayanışma, ulusal bilinç ve benzeri alanlarda yaptıkları çalışmalarla ülkemizin gelişmesine önemli katkılarda bulunmuştur. Bu kurumlar bünyesindeki faaliyetler sayesinde halkımızın uluslaşması alanında önemli mesafe alınmıştır. Atatürkçü halkçılık ilkesi de ulusal değerler arasında mümtaz yerini almıştır.
İstanbul Hükümeti̇ni̇n Propaganda Faali̇yetleri̇ Ve Yeni̇ Gazete
Atatürk Araştırma Merkezi Dergisi · 2002, Cilt XVIII, Sayı 53 · Sayfa: 471-490
Özet
Mondros Mütarekesi'nin imzalanması ve uygulanmaya başlaması üzerine, yer yer işgaller başlamıştır. Padişah ve İstanbul Hükümeti'nin bu işgaller karşısındaki olumsuz tutumu, başta Mustafa Kemal Paşa olmak üzere vatansever insanların büyük tepkisini çekmiştir. Mustafa Kemal Paşa'nın 19 Mayıs 1919'dan başlayarak Anadolu halkını bu kötü durumdan haberdar etmek üzere çalışmalara başlaması üzerine, İstanbul Hükümeti izlediği yanlış ve korkak politikasını anlatmakta zorlanmıştır. Düşüncelerini anlatmak ve insanları etkilemek için Yeni Gazete'yi seçmiş ve bu amaç için kullanmıştır. Bu gazetenin başarılı olması ve yaygın bir şekilde halka ulaştırılması için devletin bütün olanaklarını kullanmaktan da geri kalmamıştır.
Arnold J.Toynbee Ve James Bryce’ni̇n Hazırladığı "Treatment Of The Armenians In The Ottoman Empi̇re (1915-1916)” Adlı Ki̇tap Üzeri̇ne
Atatürk Araştırma Merkezi Dergisi · 2002, Cilt XVIII, Sayı 53 · Sayfa: 713-727
Özet
Bu kitap, "A Study Of History ve The Westem Question in Greece and Turkey"'in yazarı İngiliz tarihçisi Amold J. Toynbee ve James Bryce tarafından hazırlanmıştır. Arnold J. Toynbee 1915 Çanakkale ve 1921'de I. ve II. İnönü Savaşlarına savaş muhabiri olarak katılmıştır. İngiltere Dışişleri Bakanlığı adına da görev yapmıştır. PRO. W. 0.104 serisi incelendiği zaman bu görülecektir. Kendisi mutaassıp bir Hıristiyan olarak tanınır. Bu kitabın diğer editörü James Bryce'a gelince; I. Dünya Savaşı esnasında İngiltere'nin ABD nezdinde büyükelçilik görevinde bulunmuş, hukuk profesörüdür. İngiliz parlamenterliği yapmış olup, Osmanlı Ermenileri'nin eskiden beri yandaşlık bilinciyle yaşayıp savunucularından biri olmuştur.