1154 sonuç bulundu
Uygulanan Filtreler
  • Atatürk Araştırma Merkezi
  • Atatürk Araştırma Merkezi Dergisi
Yayınlayan Kurumlar
Yayın Yılı
Yazarlar
Anahtar Kelimeler

Trablusgarb Savaşı Sırasında İtalya’nın Beyrut’u Bombardımanı

Atatürk Araştırma Merkezi Dergisi · 2001, Cilt XVII, Sayı 51 · Sayfa: 727-784
Avrupa'da milli birliğini kuran devletler 19. yüzyıldan itibaren sömürgecilik yarışı içerisine girmişlerdir, İtalya da milli birliğini sağlayınca OsmanlI'nın Kuzey Afrika'da kalan son toprak parçası olan Trablusgarb'ı işgale başlamıştır,- Osmanlı devletî gönderdiği subaylar ile yerli halk İtalyanlara karşı direnince İtalya çok zor duruma düşmüştür. Bunun üzerine İtalya erken sonuç almak ve Osmanlı'yı barışa zorlama! amacıyla Doğu Akdeniz kıyılarını kontrol altına almaya çalışmış ve uluslararası hukuk kurallarına aykırı olarak Beyrut limanı ve şehrini bombalamıştır, Bombardıman sonucunda bir çok masum insan ölüp, yaralandığı gibi bir çok sivil bina da, hasar görmüştür. Limandaki OsmanlI'nın Avnullah ve Ankara savaş gemileri de batırılmıştır.

Lozan Barış Antlaşmasından Sonra Balkan Ülkelerinden Muğla Vilayetine Gelen Muhacirler

Atatürk Araştırma Merkezi Dergisi · 2001, Cilt XVII, Sayı 51 · Sayfa: 785-828
Türkiye ile Yunanistan arasındaki önemli anlaşmazlık konularından biri olan Türk - Rum Nüfus Mübadelesi Meselesi 30 Ocak 1923 tarihinde tarafların karşılıklı olarak imzaladıkları sözleşme ve protokol ile çözülmüştür. Bundan hemen sonra Türkiye gerekli hukuki düzenleme ve hazırlıkları yaparak değişik Balkan ülkelerinden muhacirlerin gelmesine ve farklı illerde yerleşmelerine izin verdi. Bu makalede, bu çerçevede Muğla Vilayetine gelen muhacirler İncelenmektedir.

Ayvalıktan İşgali Ve Belediye Çeşmesi Protokolü

Atatürk Araştırma Merkezi Dergisi · 2001, Cilt XVII, Sayı 51 · Sayfa: 843-863
Bu çalışmada'Birinci Dünya Savaşı sırasında Ay valık'm genel durumu, savaş sonunda Ayvalık'taki gelişmeler, bölge Rumları üzerinde Yunan propagandası, Ayvalık'm Yunanlılar tarafından işgali ve bu işgale karşı Osmanlı Hükümeti'nin gösterdiği direniş, işgal hakkında bölgede bulunan Türk, İngiliz ve Yunan temsilcilerinin bu işgal hakkında yaptıkları görüşmeler ve bu görüşmelerin sonuçları, Ayvalık ve Balıkesir halkının bu işgale gösterdikleri tepkiler, Ayvalık'ta bulunan 172. Alay Komutanı Yarbay Ali (Çetinkaya) Bey'in faaliyetleri üzerinde durulmuştur.

Kurtuluşun Ardından Ve Yüzyılın Sonunda İzmir’de Aynı Adı Taşıyan Yerleşim Birimleri

Atatürk Araştırma Merkezi Dergisi · 2001, Cilt XVII, Sayı 51 · Sayfa: 865-881
İzmir Milli Kütüphane'de bulunan İzmir Vilayet İstatistiği 1339 (1923), Kurtuluş Savaşı'nm ardından İzmir'in demografik yapısını aşağı yukarı gözler önüne sermektedir. Bu yazıda Cumhuriyetin başındaki İzmir şehrinden günümüze kadar adını muhafaza eden yerleşim birimleri belirtilmiştir. Değişikliğe uğrayanların 1923 istatistiğinde yer alan adları da dipnotlarda gösterilmiştir. Böylece, bu yazı, şu anda İzmir'de mevcut yerleşim birimlerinden hangilerinin hâlâ OsmanlI'dan Cumhuriyete intikal eden adları taşıdığını ortaya koymaktadır.

Büyük Nutuk’taki Yansımalarıyla Tokat

Atatürk Araştırma Merkezi Dergisi · 2001, Cilt XVII, Sayı 51 · Sayfa: 829-842
Türk Kurtuluş Savaşı'nı ve 20'Ekim 1927 tarihine kadar olan Cumhuriyet dönemini içeren bir belgesel eser olan Nutuk; Ankara'da CHP İkinci Kurultayı'nda , 15-20 Ekim tarihleri arasında ve bizzat Mustafa Kemal Atatürk tarafından okunmuştur. Birinci elden kaynak olması nedeniyle kapsadığı dönemle ilgili olarak çok önemli bilgi ve belgeleri içermektedir. Bu yazıda toplam 6 kez Nutuk'ta yer alan Tokat'ın hangi olaylarla gündeme geldiğini ve bu olaylarla ilgili gelişmeleri ele aldık.

Atatürk’ün Sanatçı Kişiliğinin Sanata Ve Sanatçıya Bakışına Etkileri

Atatürk Araştırma Merkezi Dergisi · 2001, Cilt XVII, Sayı 51 · Sayfa: 883-894
Atatürk'ün sanatçı kişiliği ve bu kişiliğin, sanat ve sanatçı kavramlarına nasıl bir anlam vermiş olabileceği, kendisine ait tanımları olmadığından, ancak onun söylem ve yaptıklarıyla açıklanabilir. Bu tanımlamaları yaparken, kendisinin düşünce ve davranışlarını yorumlayarak, sanat ve sanatçıya yaklaşımlarını ortaya çıkartabilmek ve bunlardan yola çıkarak, Atatürk'ün bu kavramlara yüklediği anlamları ortaya çıkartmak amaçlanmıştır.

Mustafa Kemal’in Samsun’a Çıktığı 19 Mayıs 1919’da Türkiye’nin İçerisinde Bulunduğu Şartlar

Atatürk Araştırma Merkezi Dergisi · 2001, Cilt XVII, Sayı 50 · Sayfa: 327-344
Mustafa Kemal 19 Mayıs 1919'da Samsun'a çıktığında Anadolu'nun durumu çok kötüydü. Uzun savaşlardan çıkmış halk, yorgun, bezgin ve moralsiz idi. Osmanlı İmparatorluğu, İtilaf Devletlerinin esiri olmuş, İstanbul işgal edilmiş idi. Sultan Vahideddin ise çaresiz ve zavallı bir durumdaydı. Gayesiz ve uzayıp giden savaşlardan bıkmış halk, bir savaşı daha göze alamıyordu. Ancak Anadolu yer yer işgalci devletler tarafından işgal edilmeye başlayınca her yöre bulunduğu yerde canını, malını, namusunu savunmaya başladı. Böylece Kuva-yı Milliye ortaya çıktı. Mustafa Kemal, Kuva-yı Milliye birliklerini organize ederek düzenli bir ordu kurabilmişti. Böylece Anadolu inşam, bu kez öz topraklan için milli ve dini değerleri için Milli Mücadele'yi başlattı. Mustafa Kemal'in önderliğindeki Türk halkı, bütün dünyaya bir kez daha Türk istiklalini ve Türk mevcudiyetini ilan etmiştir

Mondros Mütarekesi’nden Sonra Vilâyat-ı Şarkiyye’de Nüfus

Atatürk Araştırma Merkezi Dergisi · 2001, Cilt XVII, Sayı 50 · Sayfa: 307-326
Bu çalışmada Mondros Mütarekesi'nden sonra Vİlâyât-ı Şarkiyye İçerisinde bulunan Erzurum, Van, Bitlis ve Diyarbakır vilâyetlerinin nüfus durumu ele alınmıştır. Ermenilerin Paris Sulh Konferansı'nda ileri sürdükleri iddialar, bu Vilâyetlerin Valilerinden gelen telgraflarla reddedilmiştir. Bu telgraflar, Birinci Dünya Savaşı'ndan önce ve sonra Doğu Vilâyetlerinde Türklerin nüfus olarak üstün olduklarını göstermektedir. Ayrıca Türklerİn Ermenilere karşı bir soykırım hareketine girişmediklerini de ortaya koymaktadır. Çalışmamızda Başbakanlık Osmanlı Arşivi'nden belgelerle birlikte yabancı gözlemcilerin de görüşlerine yer verilmiştir.

Mustafa Kemal’in İletişim Dehası

Atatürk Araştırma Merkezi Dergisi · 2001, Cilt XVII, Sayı 50 · Sayfa: 369-383
Büyük insanlar insanlık tarihinde nadiren görülürler. Onlar başarılarıyla parlar, eserleriyle kahramanlaşırlar. Öldükten sonra da efsane olurlar. Bu insanların başarılan, kişiliklerindeki bazı özellikler üzerine kuruludur: Cesaret, kararlılık, direnme, alçak gönüllülük, deha. Ama hepsinin başarısında etken olan önemli bir faktör vardır: Çevrelerindeki diğer insanlarla ve içinde yaşadıkları toplumun bireyleriyle yoğun ve olumlu iletişim süreçleri içinde bulun- malan. Mustafa Kemal Atatürk de diğer olağanüstü insanlar gibi bazı olağanüstü özelliklere sahipti. O, bİreylerarası iletişim dillerini kullanma ve mesajları kodlama konusunda bir uzman kadar bilgi, deneyim sahibiydi. Onun kişiliğinde ve davranışlarında ön plana çıkan bazı temel Özellikler vardır: Kararlılık, hedef koyma, alçak gönüllülük, direnme. Mustafa Kemal'in ufuklardaki hedefi çocukluğundan beri bellidir: Ülkesinin ve halkının özgürlüğü. O hiçbir zaman gösterişli tarzlar içinde yaşamamış, her zaman sadeliği tercih etmiştir. Böylece halkla daha fazla bütünleşmiştir. Mustafa Kemal'in başarılarının temelinde bulunan disiplini, Libya'da îtalyanlar bile takdir etmiştir. Mustafa Kemal'in kişiliğindeki bir diğer önemli özellik kararlılıktır. 1918'de Haydarpaşa iskelesinde, işgalci ülkelerin 53 gemilik filolarını İstanbul önlerinde gördüğünde; "geldikleri gibi giderler" • demişti. Nitekim işgalciler bir süre sonra geldikleri gibi gitmişlerdir. Mustafa Kemal, zekası, onuru, başarıları çok büyük bir insandır, ama fazlasıyla alçak gönüllüdür. Cumhuriyet kurulduktan sonra Meclis, Mustafa Kemal'i 158 oyla Cumhurbaşkanı seçer. Yalnızca Mustafa Kemal kendisi için çekimser oy kullanır.

Batı Trakya Türk Basınında Atatürkçü Bir Gazete İnkılâp (1930-1931)

Atatürk Araştırma Merkezi Dergisi · 2001, Cilt XVII, Sayı 50 · Sayfa: 473-490
Batı Trakya Türkleri azınlık durumuna düştükten sonra basın-yayın faaliyetlerine hız vermişlerdir. Lozan'ın hemen ardından başlatılan gazetecilik çalışmaları İskeçe ve Gümülcine merkezli yürütülmüştür. İki savaş arası dönemde Batı Trakya'da yirmi civarında gazete çıkartılmıştır. Bu gazeteler, çeşitli nedenlere bağlı olarak çok uzun ömürlü olamadıkları gibi birbirlerine de rakip durumdaydılar. Gazetelerin yayın politikalarını kabaca iki kısımda değerlendirmek mümkündür: a) Türkiye yanlısı, milliyetçi ve Türk inkılâplarını destekleyenler. b) Türkiye karşıtı, anti-milliyetçi ve Cumhuriyet aleyhinde faaliyet gösterenler. Biz bunlardan 21 Mart 1930-7 Mayıs 1931 tarihleri arasında faaliyet gösteren ve Türk inkılâplarını samimiyetle destekleyen "İnkılâp" gazetesini inceleyeceğiz. îskeçe'de azınlık önderlerinden Hıfzı Abdurrahman ve Osman Nuri tarafından çıkartılan "İnkılâp" kendisini "Siyasî, İçtimaî, İktisadi, Milliyetperver Türk Gazetesidir" şeklinde tanımlamaktaydı. İnkılâp, haftada bir gün ve dört sayfa olarak çıkartılmıştır. "Yeni harfleri öğrenmek asri Türk'ün ilk işidir" şiarını esas alan gazete harf inkılabım Türk azınlığa benimsetmeyi gaye edinmişti. Bu amaçla gazete sütunlarında eski harfli Türkçe'ye ve yeni harfli Türkçe'ye dengeli oranda yer vermiştir. Biz bu çalışmada tam koleksiyonu elimizde bulunan İnkılâp gazetesinin Batı Trakya Türk toplumunu sosyo-ekonomik, sosyo kültürel yönlerden nasıl geliştirmeye çalıştığını ve Türkiye'den kaçan firarilerin rejim aleyhtarlığı faaliyetlerine nasıl savaş açtığını irdelemeye çalışacağız.