1161 sonuç bulundu
Uygulanan Filtreler
  • Atatürk Araştırma Merkezi Dergisi
Yayınlayan Kurumlar
Yayın Yılı
Yazarlar
Anahtar Kelimeler

British Policy On The Fate Of Constantinople And The Allıed Occupatıon Of The Cıty On March 16,1920

Atatürk Araştırma Merkezi Dergisi · 1998, Cilt XIV, Sayı 42 · Sayfa: 836-869
Great Britain's policy aims after World War I towards the defeated Ottoman Empire markedly included that wherever Armenians, Kurds, Greeks and Arabs constituted a majority Turkish rule must cease, and that the Turkish Capital and the Straits must be taken from Turkish control to secure a free road to her far-flung dominions in Asia, India in particular*1. Combined with the British desire to end the continuance of Turkish power as an effective administration in any part of Europe, David Lloyd George, the Prime Minister of the British coalition govemment, followed a policy for the expulsion of the Turks from Constantinople, even though there was a great degree of opposition within his own cabinet.

Sedâ-yı Hak ve Nurettin Paşa

Atatürk Araştırma Merkezi Dergisi · 1998, Cilt XIV, Sayı 42 · Sayfa: 970-978
2 Kasım 1918'de Yunanistan Başvekili E. Venizelos, İngiltere Başbakanı David Loyd George'a 2 Kasım 1918'de bir mektup göndererek, Küçük Asya'nın batı bölgesinin Yunanistan'a verilmesini istedi. Bu arada 29 Nisan 1919'da Scala Nava'yı (Kuşadası) İtalyanlar ani olarak işgal etmişlerdi. Bunu da göz önüne alan İngiltere, Amerika Birleşik Devletleri ve Fransa Devletleri başkanlarının oluşturduğu "Üç Büyükler", dinî, ekonomik ve sosyal amaçlarla 6 Mayıs 1919'da yalnız kendilerinin bildikleri gizliliklerle aldıkları bir kararla Venizelos'a, İzmir'i Yunan askerlerinin işgal etmesi çağrısını yaptılar.

Atatürkçü Düşünce Işığında: Çağdaş Eğitim

Atatürk Araştırma Merkezi Dergisi · 1998, Cilt XIV, Sayı 42 · Sayfa: 780-830
Eğitim nedir? sorusuna karşı yeterli ve kuşkulardan uzak bir yanıt aramak boşunadır. Eğitim üzerinde düşünürken, onun canlı bir organizma gibi büyüyüp gelişme niteliği taşıdığını unutmamalıyız. Eğitimin değişmez verileri bulunmakla birlikte, sürekli gelişmekte ve yeni isteklerle yeni koşullara uymaktadır*1. Bu nedenle pekçok düşünür ve eğitimci, eğitim nedir sorusu üzerinde düşündüğü halde, hiçbirisi kendisini de tatmin eden bir tanıma ulaşamamıştır

Atatürk'le Samsun'a Çıkanlar Biyografisine Katkı

Atatürk Araştırma Merkezi Dergisi · 1998, Cilt XIV, Sayı 42 · Sayfa: 832-834
Atatürk'ün 19 Mayıs 1919 tarihinde Samsun'a çıkışı, Türkiye Cumhuriyeti'ne bir başlangıç ve Türk milletinin tarihinde yeni bir dönüm noktasıdır. Bu önemli günde Mustafa Kemal Paşa ile beraber, O'nun maiyyetinde bu tarihte Samsun'a çıkanların biyografileri ile ilgili olarak İsmail Arar'ın çok eksik ve giriş niteliğindeki bir çalışmasının dışında 1 ciddi bir inceleme ürünü, Fethi Tevetoğlu'nun "Atatürk'le Samsun'a Çıkanlar" adlı eseridir.

Türkiye Büyük Millet Meclisi, Birinci Döneminde Görev Yapan Sağlık Mensupları

Atatürk Araştırma Merkezi Dergisi · 1998, Cilt XIV, Sayı 42 · Sayfa: 908-922
Millî Mücadele dönemimizde; Kurtuluşun ve Cumhuriyet'in manevî mimarları olarak kabul ettiğimiz, Cumhuriyet'in kuruluşunda gösterdikleri olağanüstü başarıları ile temayüz etmiş büyük şahsiyetler mevcuttur. Bu şahsiyetler, siyasi faaliyetleri, fikirleri ve eserleri ile Türkiye Cumhuriyeti Tarihi'nde önemli bir yer tutmaktadır.

II. İnönü Savaşı Sonrasında İç Siyasi Durum Ve Ankara’da Hükümet Değişikliği

Atatürk Araştırma Merkezi Dergisi · 1998, Cilt XIV, Sayı 42 · Sayfa: 1082-1097
1921 yılı ilkbaharı hem askeri gelişmeler bakımından hem de siyasi durum açısından Türk Kurtuluş Savaşı'nın önemli bir evresini oluşturur. Askeri gelişmeler açısından II. İnönü Savaşı TBMM Hükümeti'nin yurt içinde ve dışında konumunu yakından etkilemiştir. Bu askeri başarıyla Türk Ordusu'nun gün geçtikçe kuvvetlendiği ve kolay kolay yenilemeyeceği anlaşılmıştır. Bunun yanısıra Türk Halkı'nın TBMM'ne ve O'nun ordusuna olan güven ve inancı da yükselmişti. Askeri başarıların etkisi yurt içinde ve dışında kendisini göstermiş; yerli ve yabancı kimselerce tebrik edilmiş, bu tebriklerin bazıları Mustafa Kemal Paşa'ca yanıtlanmıştı

Kuva-yı Milliye'nin Askeri Açıdan Etüdü

Atatürk Araştırma Merkezi Dergisi · 1998, Cilt XIV, Sayı 42 · Sayfa: 980-1004
Birlik ve beraberliğe ihtiyacımız olan bu günlerde "Kuva-yı milliye", "kuva-yı milliye ruhu" terimleri daha çok anlam kazanmaktadır. Kuva-yı Milliye deyiminin sözlük anlamı "Milli Kuvvetler, Milli Güçler" veya başka bir ifade ile "Milis Kuvvetleri" demektir. Geniş kapsamlı özel bir tanım yapmak mümkündür. Bu durumda; "Kuva-yı Milliye, yurdumuzu parçalamak üzere harekete geçen İngiliz, Fransız, Yunan, İtalyan kuvvetlerine karşı açılan cephelerde çarpışmak üzere teşkilâtlanan bölge milis kuvvetleridir" *1 denilebilir. Hareketin özelliği sebebiyle, Milli mücadeleye katılan ve bu mücadeleye taraftar olan herkese de "Kuva-yı Milliyeci" denilmiştir.

Saruhan Milletvekili Mehmed Reşad Bey (1919-1926)

Atatürk Araştırma Merkezi Dergisi · 1998, Cilt XIV, Sayı 42 · Sayfa: 1006-1019
Batı Anadolu'nun büyük vilâyeti Aydın idi. Aydın, bir çok sancağa sahipti. Bu sancaklar içinde, vâlilerin oturduğu İzmir'e en yakın olanı da Saruhan'dır1. İonia ve Lydia'nın gözde şehri Magnesia ve Sypilum, Bizans devrinde de aynı önemi korumuştur. Selçuklular'm başlattığı Batı Anadolu fetih hareketlerinde, Gediz Nehri boyları da hızla Türkleştirilmiştir. Aydmoğulları, Germiyanoğulları yanında Saruhanlılar da, bölgeye hakim olmuşlardır2. Osmanlılar'm genişlemesi sırasında, Saruhanlılar ortadan kaldırılmış ve yöre Saruhan Sancağı haline dönüştürülmüştür.

1922-1923 Yıllarında Samsun'da Fiyat Hareketleri

Atatürk Araştırma Merkezi Dergisi · 1998, Cilt XIV, Sayı 42 · Sayfa: 1046-1079
Osmanlı Devleti'nde belediye ve belediye meclislerinin kuruluşu Tanzimat Dönemi'nde başlamıştır. ilk örgüt başkent İstanbul'da 1854 tarihinde kurulmuştur. Taşralarda ise örgütlenme 1871'den itibaren başlamıştır. Bu konudaki ilk kanunî girişim 1864 Vilâyet Nizâmnâmesi ile atılmıştır. 25 Temmuz 1867'de çıkarılan " Vilâyâtta Devâir-i Belediye Meclislerinin Vezâif-i Umûmiyesi Hakkında " başlıklı talimatnâme ile, büyük kentlerde uygulamanın nasıl olacağı belirlenmiştir. 1871 tarihli Vilâyet Nizamnâmesi'nde ise her vilâyet, sancak ve kazalarda birer belediye meclisi kurulması konusu kanuna bağlanmıştır.

Atatürk Ve 75. Yılında Cumhuriyet

Atatürk Araştırma Merkezi Dergisi · 1998, Cilt XIV, Sayı 42 · Sayfa: 1100-1120
İnsanlar, toplum olma bilincine ulaştıkları dönemlerden itibaren, belirli sistemler içerisinde yaşamaya başlamışlardır. Toplumların millet olma vasfını kazanmalarıyla birlikte de, devlet denilen tüzel kişilikler vücuda getirilmiştir. Tarihî süreçte insanoğlunun teşkil ettiği en büyük organizasyon olan devletler, toplumların bilgi seviyelerinin artmasına bağlı olarak, şüphesiz daha iyi sistemlerle yönetilir olmuşlardır.