1161 sonuç bulundu
Dergiler
Yayınlayan Kurumlar
Yazarlar
- İsmet Giritli 21
- Nuri Köstüklü 17
- Cemal Enginsoy 12
- Utkan Kocatürk 12
- Suat İlhan 11
- Yücel Özkaya 11
- Bekir Tünay 10
- Mustafa Eski 10
- Hamza Eroğlu 9
- Mevlüt Çelebi 9
Anahtar Kelimeler
- Atatürk 329
- Türkiye 114
- Turkey 88
- Milli Mücadele 75
- National Struggle 57
- Osmanlı Devleti 53
- Cumhuriyet 48
- Türkiye Cumhuriyeti 45
- Eğitim 37
- Mustafa Kemal 36
Celâl Bayar’ın Batı Anadolu’dakı Faaliyetlerine İlişkin Bir Raporu
Atatürk Araştırma Merkezi Dergisi · 1991, Cilt VII, Sayı 20 · Sayfa: 347-365
Özet
1908'de îttihat ve Terakki Cemiyeti Bursa şubesinde göreve başlayan Celâl Bayar, daha sonra bu Cemiyetin Bursa ve İzmir şubeleri genel sekreterliğini yaptı. İzmir'de "Halka Doğru" adıyla bir demek kurarak, aynı adlı dergide Turgut Alp mahlasıyla iktisat yazılan yayınladı. Mondros Mütarekesinin imzalanışı sonrası İzmir Müdafaa-i Hukuk-ı Osmanî Cemiyetine katıldı. Halkı, olası İzmir işgaline karşı örgütleme faaliyetlerinde Mahmut Celal Bey, İstanbul Hükümeti'nin kendisini tevkif girişimi üzerine İzmir'den kaçarak, Aydın civarında Demirci Mehmet Efe ilebuluştu ve Galip Hoca takma adıyla çalışmaya başladı. İşgalden sonra çalışmalarına devam ederek, Akhisar Millî Cephesi Alay Komutanlığı yaptı. 1919 sonunda yapılan seçimlerle Saruhan Mebusu olarak Meclis-i Mebusan'a katıldı1. Mart 1920'de saray politikasını eleştiren ve işgalcileri yeren bir konuşması üzerine hakkında tutuklama karan çıktı. Bir süre İstanbul'da saklandı ve Karakol Cemiyeti üyelerince Anadolu'ya kaçırıldı. Anadolu'ya geçen Bayar, Millet Meclisi'ne Bursa milletvekili olarak girdi.
Türk Kurtuluş Savaşı: Kapsamı Ve Yöntemi Sorunu
Atatürk Araştırma Merkezi Dergisi · 1991, Cilt VII, Sayı 20 · Sayfa: 323-330
Özet
Türk Kurtuluş Savaşı, Türk tarihinin kritik bir evresinde, ezilmek ve esaret altına alınmak istenen Türk milletinin, bağrından çıkardığı kurtarıcısı Mustafa Kemal Atatürk'ün önderliğinde, kendine özgü yanları olan; ama, daha sonraları Özgürlük ve bağımsızlık yolunu izleyecek pek çok mazlum ulusa, ezenler ve ezilenler arasında, üçüncü bir alternatif örnek sunarak, ezenlere karşı baş kaldırma yolunu göstermiş, özgürlük ve bağımsızlık savaşıdır. Bu zamana değin Türk Kurtuluş Savaşı ve bu Savaşın yönlendirici önderi Mustafa Kemal Atatürk üzerine, sayısız araştırma yapılmıştır. Yapılan bu çalışmalar, pek çok yönden tasnife tâbi tutulabilir. Örneğin, kimisinde duygusal öğeler ağır basar; kimisinde olayı aslından tamamen ya da kısmen aynı mecraya sürükleyen hususlar vardır. Bazıları kaynaklar itibarıyla yetersizdir; bir bölümü de, aradan geçen yıllar içinde ortaya çıkan türlü kaynaklar ve bilgiler itibarıyla, yapılacak yeni çalışmalarla aşılma durumundadırlar.
Orgeneral Cevat Çobanlı
Atatürk Araştırma Merkezi Dergisi · 1991, Cilt VII, Sayı 20 · Sayfa: 365-389
Özet
Orgeneral Cevat Çobanlı tarihî kişiliği olan büyük bir asker, Türk ahlâk ve karakterinin seçkin bir siması, otoriter fakat şefkatli ve yardımsever bir komutandı. Görüş, düşünüş ve uygulamalarda vatanseverliği ve milletinin selâmeti daime birinci plânda gelirdi. Her türlü koşullar içinde hiçbir zaman karamsar olmamış, iyimserliğini davranış ve görünüşü ile çevresine de aşılamıştı. Az ve öz konuşur, daha çok tutum ve davranışlarıyla astlarına örnek olur ve onları gerektiğinde ölümü hiçe sayacak şekilde eğitirdi. Kimsesizleri korur, gençlerin daima ellerinden tutar, onların memlekete yararlı birer insan olarak yetişmeleri için maddî, manevî hiçbir fedakârlıktan çekinmezdi.
Atatürk Düşüncesinde Sosyal Yapı Unsurları
Atatürk Araştırma Merkezi Dergisi · 1991, Cilt VII, Sayı 20 · Sayfa: 309-322
Özet
Atatürk'ün toplumla ilgili görüşleri çok ihtiyaç olmasına rağmen pek fazla işlenmemiştir. Atatürk düşüncesinde sosyal yapı unsurlarına geçmeden önce sosyal yapı kavramıyla ilgili birkaç açıklama yapmak istiyorum. Sosyal yapı kavramı her tür sosyolojik analize temel teşkil eder. Yapısal analizlerde ilişkiler sosyal yapının temel birimleri olarak görülür. Bazı sosyologlara göre, sosyal yapı bir tür sosyal bütün anlamında kullanılır. Bu sosyal bütün en azından kavramsal olarak birbirine bağlı parçalara bölünebilir ve bu parçalardan bazılarındaki değişiklikler diğerlerinde de değişmelerle birliktedir. Bu anlamda yapı yığından ayrılmıştır.
Atatürk’ün İlk Öğretmeni Şemsi Efendi (1852-1917)
Atatürk Araştırma Merkezi Dergisi · 1991, Cilt VII, Sayı 20 · Sayfa: 331-346
Özet
Türkiye'yi yönetirken ve çağdaş medeniyet seviyesine ulaştırmak istediği Türk milletine önderlik ederken eğitim, öğretim ve öğretmenlere çok önem veren ve özel bir ilgi gösteren Atatürk'ün yetişmesinde, görmüş olduğu eğitim ve Öğretim yanında ders aldığı öğretmenlerinin de yeri ve rolü büyüktür. Onun ilk ve orta öğrenimindeki öğretmenleri arasında ilkokul öğretmeni Şemsi Efendi, askerî rüşdiyedeki Fransızca öğretmeni Yüzbaşı Nakiyüddin Bey, askerî idadideki kitabet öğretmeni Mehmet Asım Efendi, tarih öğretmeni Topçu Kolağası Mehmet Tevfik Bey1 ile askerî rüşdiyedeki Öğretmeni Osman Tevfik Bey hatıra başta gelen isimlerdir.
Çanakkale Savaşları Ve Önem
Atatürk Araştırma Merkezi Dergisi · 1991, Cilt VII, Sayı 20 · Sayfa: 303-307
Özet
Çanakkale Muharebeleri, dünya tarihînde ender rastlanan deniz ve kara savaşlarından biridir. Siyasî açıdan, birçok emelin, ihtirasın, idealin düğümlendiği; askerî açıdan, insan gücünün, azminin, inancının yanı sıra, âlet, edevat ve teçhizatının yeterince denge kuramadığı; vatanını savunanlarla istilâya gelenlerin birbirlerini boğazlamak, yok etmek üzere yarım milyonun üzerinde insanın hayatlarını kaybettiği veya sakat kaldığı ve sonuçlan itibariyle de, geçmişte olduğu gibi, birçok yanlış hesabın suya düştüğü bir savaştır.
Atatürk'ün "Arıburnu Muharebeleri Raporu" ve "Anafartalar Muharebatına Ait Tarihçe" Adlı Eserlerinde Yer Almayan Emir ve Raporlarından Bir Demet
Atatürk Araştırma Merkezi Dergisi · 1990, Cilt VII, Sayı 19 · Sayfa: 93-118
Özet
Çanakkale kara muharebeleri 25 Nisan 1915'te başlamıştır. Atatürk, bu tarihten 10 Aralık 1915'e kadar aralıksız olarak, 7 ay 15 gün süreyle, bu muharebelere katılmıştır, 25 Nisan ile 8 Ağustos arasında Arıbumu bölgesinde 19'uncu Tümen Komutanlığı ve Arıbumu Kuvvetleri komutanlığı; 8 Ağustos ile 10 Aralık arasında ise ordu seviyesinde olan Anafartalar Grup Komutanlığı yapmıştır. Harp sanatının en büyük ustası olan dahi komutan, bölgesinde cereyan eden muharebelerin tarihini, "Arıburnu Muharebeleri Raporu" ve "Anafartalar Muharebatına Ait Tarihçe" adlı iki önemli eseri ile 1918'de Ruşen Eşref ile yaptığı mülâkatta anlatmıştır. Anlatımında her konu ve olayı, Nutuk'ta olduğu gibi, belgeye dayandırmış, harekâtla ilgili önemli pek çok emir-rapor belgeleri vermiştir. Konuyla ilgili arşiv belgelerine dayanılarak sonradan yazılan eserlerin tetkikimizde, anılan eserlerinde yer almayan emir ve raporlarının varlığına tanık olduk. Bu durum ulu Önderin Çanakkale muharebelerinde vermiş olduğu emir ve raporlarının tamamını eserlerinde kullanmadığını göstermekte ve bir araştırma kapısı açmaktadır. O'nun her emri ve raporu birer askeri edebiyat harikası ve konusunda eşsiz örnekler olduğundan, eserlerinde , kullanmadıklarını bulmaya karar verdik. Araştırmanın ilk aşamasında 41 adet emir ve raporunu bulduk. Bunların 11 adedi yayınlanmış kaynaklardan iktibas, 30 adedi ise yayınlanmamış kaynak ve arşiv belgelerinden temin edildi. İlk defa yayınlananların 21 adedi 19'uncu Tümenin 24 - 26 Temmuz 1915 tarihine ait harp ceridesinden çıkarıldı. Çanakkale Zaferinin 75'inci yıl dönümü nedeniyle Atatürk'ün eserlerinde kullanmadığı emir ve raporlarının bir bölümünü istifadeye sunuyoruz.
İngiliz Kaynaklarına Göre Atatürk
Atatürk Araştırma Merkezi Dergisi · 1990, Cilt VII, Sayı 19 · Sayfa: 75-92
Özet
Atatürk, dünyada, özellikle Batı literatüründe, popüler nitelikte birçok biyografinin kahramanıdır. Bununla beraber; Atatürk ile ilgili eserler, sadece bu alanla sınırlı değildir. Denilebilir ki; modern Türkiye'yi kapsamına alan pek çok eser, dikkatini büyük ölçüde Atatürk ekseni çevresinde toplar. İngiltere, I. Dünya Savaşı'na (1914-1918) kadar, daha çok diplomatik yoldan, bazen de (1855-1856 Kırım Savaşı'nda olduğu gibi) askerî kuvvetlerle Türkleri desteklemiştir. Bu arada, XIX.Yüzyılın ikinci yarısında Osmanlı İmparatorluğu'nun paylaşılması için yapılan hareketlere katılmakla beraber, onun tüm olarak ortadan kalkmaması için (1878 Berlin Antlaşmasında olduğu gibi) gayret de sarfetmiştir. Ama, İngiltere'nin bu geleneksel siyasetinin I. Dünya Savaşı ile değiştiğini görüyoruz. Çünkü, Osmanlı İmparatorluğunun yıkılışını başlıca amaç olarak benimsemiş olan Çarlık Rusyası ile birlikte, Türkler de karşı artık aynı safta yer almıştır. Hele, I. Dünya Savaşı'nda, Çarlık Rusyasınm çökmesi ve OsmanlI İmparatorluğunun yenilmesi üzerine, İngiltere, Türklere karşı hareketin âdeta bayraktarı olmuştur. Tanınmış İngiliz yazarı Lord Kinross'un sözleri ile, "... Türklere karşı olan bütün bu (düzen), özellikle, çağın (İngiliz) Başbakanı Lloyd George'un başının altından çıkıyordu. Çok mükemmel (!) bir önder olmasına rağmen, Lloyd George, coğrafya ve tarihsel olaylar hakkında pek az bilgisi olan bir insandı.
Milli Mücadele'de İngiliz Basını II 1920-1923/ Sevr'den Lozan'a
Atatürk Araştırma Merkezi Dergisi · 1990, Cilt VII, Sayı 19 · Sayfa: 45-74
Özet
Aynı konunun birinci bölümünü (1919-1920) 1987 yılında düzenlenen "Uluslararası Atatürk Sempozyumu "nda sunmuştum. The Times, The Observes ve Manchester Guardian Gazeteleri'nde yaptığım incelemeler dayanarak 1919-1920 yılları arasında bu üç önemli Ingiliz gazetesinin Millî Mücadele'yi ve Mustafa Kemal'i değerlendirişini ortaya koymaya çalıştım. Bu gazetelerin kamuoyu üzerindeki etkisi oldukça önem taşımaktadır. Bu tebliğimde ise Orta Doğu ve Manda Sistemlerine verdiği önem ve bu konuda etkili yorumları dolayısıyla Özellikle önemli bir haftalık politik dergi olan New Statesman'ı seçtim. Dergi'nin 1920-1923 sayılarını inceledim. Daha önce incelediğim diğer gazetelerle birlikte kıyaslamasını ayrıca ileride yapmaya çalışacağım. Diğer İngiliz günlük gazetelerinde Millî Mücadele'ye çok önem verilmediğini görmekteyiz. Örneğin Daily Mailin bu üç yıl içinde Millî Mücadele'ye ayırdığı yer bir kaç haberi geçmemektedir. Araştırmamda The New Statesman dergisini seçmemin bir sebebi de, derginin yalnızca politik ağırlıklı olması, Türkiye sorununu Orta Doğu sorunu içinde ve petrolün taşıdığı önemle ilgili olarak ve ilişkilerini ele olarak yorumlamasıdır.
Çanakkale ve Gelibolu Yarımadasının Atatürk'ün Kariyerindeki Yeri
Atatürk Araştırma Merkezi Dergisi · 1990, Cilt VII, Sayı 19 · Sayfa: 29-44
Özet
Atatürk'ün Türk Tarihi içinde çok özel bir yeri vardır. Bu özellik çok yönlüdür. Bunlardan hemen akla gelenler; son bağımsız Türk Devletini yok olmaktan kurtarması, dağılmaya yüz tutmuş köhne bir imparatorluktan, genç homojen milli bir devlet yaratması; orta çağ kuramlarına sahip sosyal ve kültürel yapıyı değiştirmesi, çağdaş değerlerle yönlenen modem bir toplum oluşturmasıdır. Her biri bir insanı ebedileşmeye yetecek olan bu hizmetlere giden yolda, Çanakkale'nin yeri nedir? İşte bu tebliğde Atatürk'ün askeri kariyerindeki, Çanakkale ve Gelibolu Yarımadası'nın yeri konusu üzerinde zamanın müsaadesi nispetinde durulacaktır. Her şeyden önce şu hususu belirtmek gerekir. Nasıl Atatürk'ün Türk Tarihinde çok özel bir yeri varsa Çanakkale'nin stratejik mekanının da Ulu önderin kariyerinde dönüm noktası teşkil edecek kadar önemli etkileri vardır. Bu konuyu 1912-1913 Balkan Savaşları, 1915 Çanakkale savaşları ve 1922 Çanakkale krizi olmak üzere, birbirinden ayrı üç safhada incelemek gerekir. Ancak bahis konusu ilk safhayı açıklayabilmek için M. Kemal Atatürk'ün İttihat ve Terakki içindeki konumundan ve ittihatçı liderlerle olan ilişkilerinden kısaca söz etmek faydalı olacaktır.