5 sonuç bulundu
Uygulanan Filtreler
  • çeviri
Yayın Yılı
Anahtar Kelimeler

Türkçeden Diğer Dillere Yapılan Biyografik Metin Çevirileri Bağlamında Atatürk Kültür Merkezi Başkanlığı Çeviri Projesi Türkçe Metinleri

Erdem · 2026, Sayı 90 · Sayfa: 67-98 · DOI: 10.32704/erdem.2026.90.067
Tam Metin
Biyografi, bir kişinin yaşamını anlatan ve tarihsel bir bağlam içinde şekillenen edebî bir türdür. Biyografik anlatılar, hem bireysel hem de toplumsal hafızanın yeniden inşasında belirleyici rol oynar. Bu tür metinlerde öznellik ve nesnellik arasındaki denge, anlatıcının seçtiği olaylar, dil kullanımı ve anlatım stratejileriyle şekillenir. Bu metinlerin farklı dillere çevrilmesi sürecinde bu anlatı yapısının korunması, metnin anlam düzeninin yabancı dilde yeniden kurulabilmesi için kritik bir unsurdur. Türkçeden diğer dillere yapılan biyografik metin çevirileri de bu bağlamda, Türkiye’nin tarihî ve kültürel hafızasının uluslararası kamuoyuna taşınmasında önemli bir rol üstlenmektedir. Türkiye’de Atatürk Kültür Merkezi Başkanlığı tarafından 2019 yılında başlatılan “Türk Devlet ve Düşünce Hayatına Yön Veren Şahsiyetlerin Kısa Yaşam Öyküleri Serisi ve Çevirisi Projesi”, kurumsal düzeyde biyografi metinleri ve çevirilerinin yayımlanması bağlamında dikkat çeken bir projedir. Bu çalışmada projede çeviriye esas olarak hazırlanan Türkçe metinler ve proje kapsamında yayımlanan eserler üzerinde durulacaktır. Proje ile Türk kültürü, bilim tarihi ve devlet yönetimi alanlarında iz bırakmış̧, başarılı çalışmaları ve katkılarıyla alanlarında temayüz etmiş̧ şahsiyetlerin kısa yaşam öykülerinin 16-20 yaş aralığındaki Türk ve dünya gençliğine tanıtılması amaçlanmaktadır. AKMB çeviri projesi kapsamında yayımlanan sekiz biyografi kitabının en çok Arapça, Almanca, Farsça, Fransızca, İngilizce ve Rusçaya çevrilmiş olması, projenin eserleri dünya genelinde yaygın okur kitlelerine ulaştırma hedefiyle uyumlu bir tablo ortaya koymaktadır. Projede yer verilen şahsiyetlerin bilim insanı, devlet yöneticisi ve mutasavvıf gibi farklı kategorilerde olması; ayrıca bir kısmının tarihî, bir kısmının çağdaş döneme ait bulunması, metinlerin dil özelliklerine doğrudan yansımıştır.

Ahmet Hamdi Tanpınar’ın Saatleri Ayarlama Enstitüsü Eseri Örnekleminde Çeviride Kültürel Yakınlığın Belirleyiciliği Üzerine

Erdem · 2023, Sayı 84 · Sayfa: 107-138 · DOI: 10.32704/erdem.2023.84.107
Tam Metin
Edebiyatımızın en temel yapı taşlarından biri olan Ahmet Hamdi Tanpınar, yazdığı hikâyeleri ve romanlarıyla yıllardır Türk Edebiyatının başlıca çalışma alanlarından biri olmuştur. Tanpınar’ın başyapıtı niteliğindeki 25 ayrı dile çevrilmiş Saatleri Ayarlama Enstitüsü ise çeviribilim araştırmacılarının da incelediği eserler arasındadır. Eseri bu denli önemli kılan hususlardan biri de romanda I. Meşrutiyet, II. Meşrutiyet ve Cumhuriyet olmak üzere üç ayrı dönemde yaşamış, eski ile yeni, Şark ile Garp arasında kalmış, başka bir deyişle geleneksel ile modern kültür arasında bocalayan bireylerin işlenmiş olmasıdır. Bunun bir sonucu olarak da Türkiye’nin modernizme geçiş sürecinin ve bu süreçte yaşanan toplumsal sorunların anlatıldığı bu eserde 20. yüzyılın başlarına ait kültürel ögelere sıkça yer verilmiştir. Bu kültürel ögelerin bir kısmı sadece o dönemle sınırlıdır ve bazıları ancak bağlam içinde doğru alımlanabilmektedir. Eserde geçen kültürel ögeler arasında Osmanlı kurumları, şer’i makamlar, dini kurallar, para birimleri, yiyecek ve içecek çeşitleri, döneme özgü araç ve gereçler, vb. sıkça yer almaktadır. Bu çalışmada, kültürel ögelerin çevirisi ve çevirmenlerin bu ögeleri Almanca, Arapça ve İngilizceye aktarırken karşılaşabileceği zorluklar ve farklı dillere yapılan çevirilerde farklılaşan çözüm önerileri, çeviride kültürel uzaklık ve yakınlık meselesi ekseninde irdelenmiştir. Üç erek dil üzerinden yürütülen ve bu anlamda benzerlerinden farklılık gösteren bu araştırmanın kuramsal arka planını Venuti, Newmark, Aixela ve Florin’in kültürel ögelerin çevirisine ilişkin yaklaşımları oluşturmakta ve söz konusu kuramcıların önerdiği mikro ve makro çeviri yöntemleri yol gösterici olmaktadır. İngilizce “realia” (Florin 1993) olarak adlandırılan bu kültürel ögelerin kültürel açıdan uzak bir dile (Almanca, İngilizce) çevirisinde karşılaşılan sorunlar ile bu ögelerin kültürel açıdan yakın olduğu bir dile (Arapça) çevirisinde karşılaşılan zorlukların farklılık gösterdiği görülür. Kültürel açıdan uzak bir dile yapılan çevirilerde karşılaşılabilecek sorunlar pek çok araştırmanın konusu olmuşken, kaynak metnin ait olduğu kültür ile erek kültür arasında yeterli mesafe olmadığında yaşanabilecek sorunların çok üzerinde durulmadığı söylenebilir. Halbuki böylesi durumlarda, çevirmeni başka başka sorunlar beklemektedir. Bu sorunlara bir örnek, yalancı eşdeğer olarak adlandırılan üstü örtük alımlama tuzakları olabilir. Bu açılardan bakıldığında, çalışmamızda kültürel ögelerin çevrildiği erek dilin son derece önemli olduğu, erek dilin kültürel açıdan uzak ya da yakın olmasının çeviri sürecini etkilediği, çevirmenlerin yazdığı üst metinlerin de bu anlamda farklılık gösterebileceği temsili örnekler üzerinden gözler önüne serilmiştir.

MOĞOL DÖNEMİNDE ÇEVİRİ VE UYGUR MÜTERCİMLER

Türk Dili Araştırmaları Yıllığı - Belleten · 2019, Sayı 68 · Sayfa: 7-21 · DOI: 10.32925/tday.2019.28
Moğol devleti, Çin tarihinde pek çok farklı ulusu tek devlet çatısı altında toplayan, bugünkü Çin sınırlarının şekillenmesine ön ayak olan büyük bir devlettir. Bozkırda ortaya çıkıp yüzlerce yıllık yerleşik kültüre sahip ülkelere hükmetmek kolay değildi. Bu yüzden devletin kuruluşundan itibaren etkili devlet politikası oluşturulmuş, devlet yönetiminde ve toplumun kültürel açıdan güçlenmesinde birtakım tedbirler uygulanmıştır. Bu süreç içerisinde Uygurlar her alanda çok çalışmış, büyük hizmetler göstermiştir. Yapılan katkılar Moğollar için bir yazı icat etmeyle başlayıp Moğol devletinin üst tabaka zümresine okuma-yazma öğretme, devlet yönetiminde bilgi kaynağını oluşturma, devletin gelişmesinde gerekli olan eserleri tercüme etme ve en önemlisi kalıcı kültürel miras üretmeye kadar gitmiştir. Bu yazıda, Moğol dönemindeki çeviri kurumları ve faaliyetleri ile Uygurca, Çince, Tibetçe, Sanskritçe ve diğer dillerden Moğolcaya eserler çeviren Uygur mütercimler üzerinde durulacaktır.

Dünya Edebiyatına Uzanan Yolda Bir Türk Romancı: Orhan Kemal

Erdem · 2014, Sayı 67 · Sayfa: 87-104 · DOI: 10.32704/erdem.537456
Tam Metin
Bu makalede, Türk kültür, sanat ve edebiyatı ile ilgili eserlerin Türkçe dışındaki dillerde, öncelikle çok konuşulan dünya dillerinde, yayımlanmasını destekleyen TEDA (Türk Edebiyatının Dışa Açılımı) Projesi bağlamında yapılan çeviriler ile bu proje içinde önemli bir paya sahip olan Orhan Kemal'e ait eserlerin çevirileri ele alınmıştır. Türk kültür, sanat ve edebiyatını entelektüel hedef kitle ile buluşturmak amacıyla dünya dillerine yapılan Orhan Kemal çevirilerinin bu proje içindeki oranı, yıllara göre dağılımı ve hangi dillere çevrildiği gibi sorulara cevap aranmıştır. Ayrıca, Orhan Kemal'in 72. Koğuş adlı eseri ve Almanca çevirisi karşılaştırmalı bir şekilde incelenerek görevi, özgün metni önceden okumak ve "metin çözücü" rolüyle metni alımlamak, başka bir deyişle, metni yeniden yorumlamaktan ibaret olan çevirmenin eserde geçen Türkçenin kalıplaşmış dil birimleri arasında yer alan atasözleri ve deyimleri Almancaya ne ölçüde aktarabildiği ve hedeflenen "eşdeğerliği" ne derece sağladığı ayrıntılı bir şekilde irdelenmiştir. Eserin Almanca çevirisi örnekleminde kültürel ögelerin çevrilebilirlik sınırları konusuna dikkat çekmeye çalışılmıştır.

Eski Uygurca Çeviri Metinleri Işığında Orhun Yazıtlarının Söz Varlığına Katkılar (I) (The Vocabulary Contributions of Orkhun Inscriptions in the Old Uyghur Translated Texts (I))

Türk Dili Araştırmaları Yıllığı - Belleten · 2014, Cilt 62, Sayı 1 · Sayfa: 7-18
Bu makalede "idi oksuz" ve "bulun" kelimeleri incelenecektir. İlk kelimenin kökeni ve anlamı uzun yıllar çalışılmıştır ancak ikinci kelimenin kökeni konusunda neredeyse hiçbir fikre sahip değiliz. İlk olarak, Tonyukuk ve Bilge Kağan Yazıtları'nda sadece iki kez aynı durumu anlatmak için geçen "idi oksuz" kelimesinin oluşumunda yokluk belirten vurgulu yapının olduğu ve bunu doğrulayacak şekilde Çinceden eski Uygurcaya çevrilen çalışmalarda benzer kelimelerin bulunduğu açıklanacaktır. Daha sonra, "ok" kelimesinin esas anlamı - "idi oksuz" yapısının kök kelimesi -tarihsel çalışmalar, belgeler ve Türk dillerinden örnekler temelinde açıklanmaktadır. Son olarak, eski tarihsel çalışmalarla bağlantılı yorumlar esasında "idi oksuz" kelimesinin geçtiği iki yazıtta amacı ve anlamı açıklanacaktır.Bu makalede incelenen ikinci kelime ile ilgili çeşitli okumalar, ve bugüne kadar yürütülmüş çalışmalar konusunda kısa bir girişten sonra en eski tarihsel kaynaklarda, hatta dinî çalışmalarda geçtiği yerlerde kelimenin (savaş tutsağı anlamında) kaynağı araştırılarak kelimenin gerçek anlamı konusunda daha anlaşılır bir görüş geliştirme yönünde çalışma yürütülecektir