2 sonuç bulundu
Uygulanan Filtreler
  • Türk Tarih Kurumu
  • Bizans Dönemi
Dergiler
Yayınlayan Kurumlar
Yayın Yılı
Anahtar Kelimeler

Beycesultan Bizans Dönemi’ne Dair Yeni Veriler ve Şarap İşliği

Höyük · 2026, Sayı 17 · Sayfa: 175-192 · DOI: 10.37879/hoyuk.2026.1.175
Tam Metin
Batı Anadolu’nun önemli höyük yerleşimlerinden biri olan Beycesultan Höyüğü’nde, 1954-1959 yılları arasında Ankara İngiliz Arkeoloji Enstitüsü tarafından yürütülen kazılarda Bizans Dönemi’ne ait tabakalar açığa çıkarılmıştır. Üç evreli olduğu belirtilen bu tabakalara ilişkin ayrıntılı bir yayın bugüne kadar yapılmamıştır. Önceki çalışmalarda, 6. yüzyıla tarihlenen bir kilisenin varlığından söz edilmiş; 7-9. yüzyıllarda Arap akınlarının bölgede yarattığı siyasal ve toplumsal istikrarsızlık sonucunda Beycesultan’daki yerleşimin önemini yitirdiği ileri sürülmüştür. Bu değerlendirmelere dayanarak 10. ve 11. yüzyıllarda Beycesultan’da tahkimli bir Bizans yerleşiminin var olduğu da ileri sürülmüştür. 2007 yılında başlatılan yeni dönem kazılarında, yerleşimin Batı Konisi üzerinde 9-11. yüzyıllara tarihlenen, üç evreli Bizans Dönemi tabakaları ortaya çıkarılmıştır. Bu tabakalarda herhangi bir kurumsal yapıya rastlanmamış; buna karşılık çok odalı sivil mimari yapılar ile bunlarla ilişkili sırlı ve sırsız seramikler, cam, metal, fildişi ve kemikten yapılmış çok sayıda küçük buluntu ele geçirilmiştir. İlk ve yeni dönem kazılarının sonuçları doğrultusunda, höyüğün Doğu Konisi üzerinde Bizans Dönemi’ne ait bir yerleşimin bulunmadığı görüşü uzun süre kabul görmüştür. Yerleşimin Doğu Konisi’nin güney yamacında 2020-2021 yıllarında başlatılan kazı çalışmaları ise bu görüşün yeniden değerlendirilmesini gerekli kılan önemli veriler ortaya koymuştur. Bu çalışmalar, söz konusu alanın en erken 6. yüzyılda bir işlik alanı olarak kullanıldığını, uzun bir aradan sonra 10. ve 11. yüzyıllarda da aynı işlevini sürdürdüğünü göstermektedir. Yerleşimin güney eteklerinde konumlanan bu işlik alanının, Menderes Nehri’nin sağladığı su kaynaklarından yararlanmak amacıyla bu noktada kurulmuş olması kuvvetle muhtemeldir. Özellikle 6. yüzyıla tarihlenen şarap işliği, bölgede günümüzde de önemini koruyan bağcılık geleneğinin erken bir örneğini temsil etmektedir.

A Byzantine Settlement in Kalabaklı Valley in the Hellespontus: Kepez

Höyük · 2012, Sayı 5 · Sayfa: 69-82 · DOI: 10.37879/hoyuk.2012.58
The common feature of the Byzantine coastal cities in the Hellespont is that they had a port on the shore of the strait. These ports were generally located at the mouth of the valleys formed by the streams that had reached the Hellespont. The valleys had been densely settled in the Byzantine period. One of them was the Kalabakli Valley on the Anatolian shore of the middle section of the strait. During our surveys, considerable ceramic and roof covering materials of Byzantine period were documented in Kepez at the northwestern mouth of the Kalabakli Valley. The ceramic finds indicate the middle and late Byzantine period. The hill in the southwest of the Kalabakli Tributary, which is the southern border of the Sarisiglar Bay in about 1.5 km to the southwest of Kepez, and the western and southwestern slopes of the hill are known as the locality of Dardanos. The ancient city of Dardanos is also localized in this area. Dardanos, as an episcopacy center affiliated to the metropolitanate of Kyzikos, was mentioned in all notitiae from the midst of the 5th century to the 13th century. The first evaluations of the findings indicate that the settlement of the episcopacy of Dardanos had spread on both sides of the mouth of the Kalabakli Tributary. Moreover, with the dating of the wares, it is understood that the settlement in this area had been uninterruptedly settled from the early Byzantine period to the late Byzantine period.