2 sonuç bulundu
Yayınlayan Kurumlar
Anahtar Kelimeler
- Edwin Smith Papyrus 1
- hadis 1
- hadith 1
- Hermeneutics 1
- Hermeneutik 1
Eski Mezopotamya ve Eski Mısır Tıbbi Metinleri Üzerine Dönemin Katipleri Tarafından Yapılan Şerhlerin Karşılaştırılması
Belleten · 2026, Cilt 90, Sayı 317 · Sayfa: 19-68 · DOI: 10.37879/belleten.2026.019
Özet
Eski Mezopotamya’daki şerh geleneği, MÖ birinci bin yılın başlarında Neo-Asur ve Neo-Babil dönemlerinde (MÖ sekizinci yüzyıl civarında) belirginleşti. Akamenid ve Helenistik dönemlerde de (MÖ birinci yüzyıla kadar) sürdürüldü. Şerhi yazılan temel metinlerin neredeyse tamamı, MÖ birinci bin yılın Mezopotamya edebiyatının “kanonik” külliyatına ait olarak kabul edilir. Şerhler MÖ yedinci yüzyılda, orijinal yazarları tarafından neredeyse bin yıl önce kullanılan, anlamı artık bilinmeyen arkaik sözcükler ve ifadeler için güncellenmiş eşdeğerler ve ayrıntılı anlamlar sağlamak adına bir gereklilik hâline geldi. Şerhleri ortaya çıkaran diğer nedenler ise tarihî, sosyal ve politik koşullardı. Yeni Asur döneminde akademisyenler ve akademi siyasi güçlere tabi tutulmuş ve eserleri kanonlaştırma süreci için yapılan araştırma, esas olarak krala tavsiyede bulunmayı amaçlayarak zaman zaman yorumlama gereğini doğurmuştur. Akamenid döneminde siyasi otoritenin değişmesi sonucu oluşan özgürlükle birlikte, kanonik metinler külliyatını inceleyen ve yorumlayan bilginlerden meydana gelmiş bağımsız bir iç skolastik sistem ortaya çıkmıştı. Bu şerhlerin tarihini ve tipolojisini çok disiplinli bir bakış açısıyla inceleyen son çalışmalar Babil ve Asur şerhlerine pek az yer vermişken mevcut çalışma söz konusu bakış açısıyla iki farklı disiplinden şerhleri karşılaştırma işine girişmektedir. Bu çalışma, eski Mezopotamya’daki tıbbi metinler üzerine yapılan yorumları, fiziksel metin düzeni ve şerhlerde açıklamalar sağlamak için uygulanan hermeneutik açısından Edwin Smith tıbbi papirüsünde görülen şerhlerle karşılaştırmayı amaçlamaktadır.
Edebî Bir Siyer Örneği Olarak Çöle İnen Nur’un Kaynakları
Erdem · 2017, Sayı 71-72 · Sayfa: 59-68 · DOI: 10.32704/erdem.537385
Özet
Tam Metin
Necip Fazıl Kısakürek, bir edebiyatçı olarak kaleme aldığı Çöle İnen Nur adlı eserinde Hz. Peygamber'in hayatını coşku ve saygı dolu bir dille anlatmaktadır. İzlediği telif metodu gereği bu eserini kaleme alırken başvurduğu kaynaklar görünür durumda değildir. Fakat bizzat kendisi telif metodu hakkında eserlerinin satır aralarında bilgi vermektedir. Bu verilerden yola çıkılarak önce Necip Fazıl'ın telif metodu tespit edilmiş ve sonra, eserini telif ederken kullandığı kaynaklar üzerinde durulmuştur. Hz. Peygamber'in hayatını işleyen bir eserin kaynaklarını tespit etmek yeni Türk edebiyatında siyer kaynaklarının kullanımı hakkında ipuçları sağlamaktadır. Bu husus Necip Fazıl söz konusu olduğunda daha bir önem taşır. Yazarın, Cumhuriyet devri Türk edebiyatının önemli şairlerinden olması, Osmanlı devrinin sonlarında ilk tahsilini görüp Cumhuriyet devrinde ilk ürünlerini veren nesle mensup bulunması gibi hususlar bir arada düşünüldüğünde Çöle İnen Nur'un kaynakları üzerinde çalışmak daha ilgi çekici bir hâle gelmektedir. Bu çalışma, Cumhuriyet devrinde kaleme alınmış diğer siyer örnekleriyle bir mukayese imkânı da sağlayacaktır. Edebî siyer kaleme almış bir şair olarak Necip Fazıl Kısakürek (1904-1983), Cumhuriyet dönemi edebiyatçıları içinde önemli bir yere sahiptir. Telif ettiği Çöle İnen Nur -Çöle ve Bütün Zaman ve Mekâna- başlıklı eseriyle Türkçe'de en güzel siyer örneklerinden birini vermiştir.