2 sonuç bulundu
Uygulanan Filtreler
  • Son 1 yıl
  • Comparative Literature
Yayın Yılı
Anahtar Kelimeler

Hece Vezniyle Yazılıp Darülbedayi’de Oynanmış İlk Yerli Piyes Binnaz Telif mi Yoksa Adaptasyon mu?

Erdem · 2026, Sayı 90 · Sayfa: 1-22 · DOI: 10.32704/erdem.2026.90.001
Tam Metin
Bu çalışma, Yusuf Ziya Ortaç’ın Türk tiyatrosunda önemli bir dönüm noktası kabul edilen Binnaz piyesi ile Victor Hugo’nun Fransız romantizminin önde gelen yapıtlarından Marion de Lorme arasındaki edebî ilişkiyi kapsamlı bir karşılaştırmalı analizle incelemektedir. Araştırmanın temel amacı, Binnaz’ın edebî kökenlerini somut verilerle ortaya koyarak, eserin özgün bir telif mi yoksa sistematik bir adaptasyon mu olduğunu güçlü kanıtlarla açığa kavuşturmaktır. Bu doğrultuda her iki piyesin olay örgüsü, karakter arketipleri, tematik örüntüleri ve yapısal özellikleri metin temelli bir yöntemle derinlemesine çözümlenmiştir. Yapılan karşılaştırmalı incelemeler, iki eser arasında karakterlerin ahlaki duruşlarından olayların trajik düğüm noktalarına kadar şaşırtıcı derecede büyük ve yapısal benzerlikler olduğunu net bir şekilde göstermiştir. Kahramanın farkında olmadan müstakbel rakibini bir tehlikeden kurtarması, kamusal alandaki çatışma sonrası idam cezası alması, nüfuzlu kişiler aracılığıyla af aranması ve nihayetinde sunulan af imkânını reddederek ölüme gönüllü yürümesi gibi kritik kurgusal aşamalar her iki piyeste birebir örtüşmektedir. Beş perdelik Fransızca metnin üç perdeye indirgenmesi, birtakım teknik kusurlara, mantıksal uyumsuzluklara ve dramatik aksaklıklara yol açmıştır. Sonuç olarak, elde edilen bulgular ışığında Binnaz’ın vakası ve kurgusu bakımından Marion de Lorme’dan yapılmış sistemli bir adaptasyon olduğu saptanmıştır. Buna karşın yapıt, Batı temelli bu kurgusal yapıyı Türkçülük akımının dilde sadeleşme ideali ve millî vezin olan hece vezniyle başarıyla birleştirmiştir. Darülbedayi’de heceyle sahnelenen ilk yerli piyes olma unvanını taşıyan Binnaz, konusu itibarıyla bir uyarlama olsa da bu kültürel yerlileştirme çabası ve biçimsel yenilikçiliği ile Türk tiyatro tarihindeki öncü, kurucu ve sarsılmaz değerini korumaktadır.

Türkmen Halk Edebiyatı Türü “Läle” ile Türk Halk Edebiyatı Türü “Mâni” Üzerine Karşılaştırmalı Bir İnceleme

Türk Dünyası Dil ve Edebiyat Dergisi · 2025, Sayı 59 · Sayfa: 33-52 · DOI: 10.24155/tdk.2025.246
Türklerin farklı tarihî süreçlerden geçerek başka coğrafyalara dağılmalarıyla boylar arasında kültürel olarak benzerlikler ve farklılıklar ortaya çıkmıştır. Farklılıkların tam olarak ne zaman ortaya çıktığını söylemek zordur. Bu benzerlik ve farklılıklar, her alanda görülebildiği gibi edebiyatta da görülmektedir. Edebiyatın bir kolu olan sözlü edebiyat ürünlerinde her ne kadar şekil yönünden pek farklılaşma olmasa da muhteva yönünden bazı farklılıklar vardır. Bu bağlamda Türk topluluklarının geneline bakıldığında anonim halk edebiyatı türlerinden biri olan mâni türünün farklı isimlerde ve değişik şekillerde hemen hemen hepsinde var olduğu görülmektedir. Türkmenlerin sözlü kültürüne bakıldığında da zengin ve bir o kadar da köklü bir geçmişe sahip oldukları görülür. Türk edebiyatının en eski türlerinden olan ve hâlâ günümüzde gelişimini devam ettiren mâni türünün Türkmen halk edebiyatındaki karşılığı ise “läle”dir. Çalışmada mâni ile läle türü arasındaki benzerlik ve farklılıklar değerlendirilecektir. Nitekim mâni türü geçmişten günümüze varlığını devam ettiren ve sözlü kültürün yapı taşlarından olan bir türdür. Läleyi mâniden ayıran en önemli özellik, genç kızlar tarafından icra edilmesi ve söylenme şeklidir. Bununla birlikte işlenilen konular ve şekil yönünden birbirlerine oldukça benzemektedirler. Çalışmanın amacı, Türkmen halk edebiyatı türlerinden läle ile Türk halk edebiyatı türü mâni arasında benzer ve farklı yönleri tespit ederek bütüncül manada Türk edebiyatının zenginliğini ortaya koymaktır.