2 sonuç bulundu
Uygulanan Filtreler
  • Son 5 yıl
  • Erzurum
Dergiler
Yayın Yılı
Anahtar Kelimeler

Halk Kütüphanecilerinin İlk Yardım Bilgi Düzeylerinin İncelenmesi: Erzurum İli Örneği

Erdem · 2026, Sayı 90 · Sayfa: 151-174 · DOI: 10.32704/erdem.2026.90.151
Tam Metin
Kütüphane personelinin temel ilk yardım becerileriyle donatılması, acil durumlarda hızlı müdahale ve risk yönetimine katkı sağlar. Bu araştırmanın temel amacı, Erzurum ilinde bulunan halk kütüphanelerinde görev yapan kütüphane personelinin ilk yardım bilgi düzeylerini belirlemektir. Nicel araştırma yaklaşımının benimsendiği çalışmada, betimleme yöntemi kullanılmıştır. Araştırma kapsamında, 22 halk kütüphanesinde 46 gönüllü katılımcıya, 9’u demografik ve 12’si ilk yardım bilgi düzeyini ölçmeye yönelik toplam 21 sorudan oluşan bir anket uygulanmıştır. Çalışma için Etik Kurul İzni alınmış olup, tüm katılımcılara gönüllü onam formu anket ile sunulmuştur. Anket aracılığıyla elde edilen veriler R programı ile analiz edilmiştir. Bulgular, katılımcıların büyük çoğunluğunun erkek (%73,9), 25-59 yaş aralığında ve yaş ortalamasının 41 olduğunu göstermektedir. Eğitim düzeyi genellikle ön lisans ve üzeri (%76) olan personelin ağırlıklı olarak kütüphaneci kadrosunda (%45,7) görev yaptığı belirlenmiştir. Araştırmaya katılan personelin çok az bir kısmının (%10,9) ilk yardım sertifikasına sahip olduğu, diğerlerinin ise çeşitli bilgi kaynakları aracılığıyla konu hakkında bilgi edindiği anlaşılmıştır. Katılımcıların büyük oranda (%60,9) ilk yardım eğitimi almaya gereksinim duyduğu tespit edilmiştir. İlk yardım bilgi düzeyini anlamaya yönelik oluşturulan 12 sorunun doğru yanıt ortalaması (%61,37) yönetmelikte belirtilen teorik başarı oranının altında kalmıştır. Yapılan Ki-Kare testi analizleri sonucunda, katılımcıların ilk yardım eğitimine ihtiyaç duyma durumları ile temel ilk yardım bilgi düzeyleri arasında istatistiksel olarak anlamlı bir fark bulunmamıştır (p > 0,05). Benzer şekilde, temel ilk yardım sertifikasına sahip olma durumu ile bilgi düzeyi arasında da anlamlı bir farklılık tespit edilmemiştir (p > 0,05). Bu sonuçlar, bireylerin kendi algıladıkları eğitim ihtiyacı ile mevcut bilgi düzeyleri arasında doğrudan bir ilişki olmadığını; ayrıca sertifika sahibi olmanın tek başına bilgi düzeyini artırmadığını göstermektedir. Sonuç olarak, personelin büyük çoğunluğunun ilk yardım sertifikasına sahip olmadığı, sertifikaya sahip olan katılımcıların da bilgi düzeylerinin beklenenin altında olması ve genel başarı düzeyinin yasal standartların altında kalması nedeniyle, kütüphane personeline yönelik ilk yardım eğitimlerinin yaygınlaştırılması, düzenli aralıklarla güncellenmesi önerilmektedir.

Sardinya-İtalya Erzurum Konsolosluğu ve Ermeni Meselesindeki Rolü

Belleten · 2024, Cilt 88, Sayı 311 · Sayfa: 341-373 · DOI: 10.37879/belleten.2024.341
Tam Metin
1853-1856 yıllarında yaşanan Kırım Savaşı’nda, İngiltere ve Fransa ile birlikte Sardinya Devleti de Rusya’ya karşı Osmanlı Devleti’nin yanında yer almıştır. Savaştan sonra Sardinya tebaasından bazı kişiler Erzurum ve civarında ekonomik ve ticari faaliyetlerde bulunmuşlardır. Bunun üzerine Sardinya Devleti, 1860 yılında Erzurum’a bir konsolos memuru atamıştır. 1861 yılında İtalya birliği kurulup Sardinya Devleti bu birliğe dâhil olunca, 1862’de bu kez İtalya Devleti adına bir konsolos memuru görevlendirilmiştir. Bu dönemde ismi ön plana çıkan kişi, 1855’ten beri Erzurum’da bulunan Eczacı Augusto Lavini’dir. 1890’da patlak veren ilk Ermeni isyanı sırasında adını duyurmaya başlayan Lavini, isyanı takip eden günlerde Erzurum’daki Ermeni komitacıları ile birlikte Osmanlı yöneticilerini rahatsız eden birtakım faaliyetlere girişmiştir. Bunun üzerine 1892’de görevden alınmıştır. 1894 yılında Sason İsyanı patlak verince İtalya, Erzurum’da bir konsolosluk açmaya karar vermiş ve Osmanlı Devleti’nin muhalefetine rağmen Attilio Monaco’yu konsolos olarak Erzurum’a göndermiştir. Osmanlı Devleti, bu emrivaki karşısında zor durumda kalmıştır. Yapılan diplomatik girişimlerin sonucunda İtalya Konsolosu’nun ataması yaklaşık iki ay geciktirilebilmiştir. Osmanlı Devleti, konsolosun atanmasını engelleyememekle birlikte, bu konsolosun Tahkikat Komisyonu’na katılarak İtalya’nın Sason Hadisesi’ne doğrudan müdahalesinin önüne geçmiştir. Bununla birlikte Monaco, 1895’te Ermeni komitacıları tarafından başlatılan ve tarihe “Erzurum Vakası” olarak geçen olayları Ermenilerin lehine yanlı bir şekilde batı basınına duyurmak için elinden geleni yapmıştır. Bütün bu hadiselerin ardından Erzurum’daki İtalya Konsolosluğu 1896’da kapatılmıştır. 1914 yılı sonlarında, Osmanlı Devleti’nin I. Dünya Savaşı’na fiilen girdiği günlerde İtalya Devleti, Erzurum’daki konsolosluğunu tekrar aktif hale getirmiştir. Bununla birlikte 1915’te İtalya’nın Osmanlı Devleti’ne karşı savaş açmasıyla birlikte İtalyan Konsolosluğu kapanmıştır.