2 sonuç bulundu
Yayınlayan Kurumlar
Anahtar Kelimeler
Bir Hanedan Damadının Yaşam Tarzı ve Standardı: Ahmed Fethi Paşa’nın Terekesi
Belleten · 2020, Cilt 84, Sayı 300 · Sayfa: 745-788 · DOI: 10.37879/belleten.2020.745
Özet
Tam Metin
Rodoslu zengin bir aileye mensup olan Ahmed Fethi Paşa (1801-1858), çağdaşlarına göre oldukça iyi bir eğitim aldı. Devlet kademelerinde hızla ilerleyen paşa, Sultan II. Mahmud’un dikkatini çekerek, saraya damat oldu. Böylece mesleki kariyeri ve özel yaşamında farklı bir statüye kavuşan Ahmed Fethi Paşa, elde ettiği bu makamlar ve icraatları sayesinde, Tanzimat dönemine damga vurdu. Yanı sıra imparatorluğun en zengin adamlarından birisi haline geldi. Onun çok dikkat çeken devasa serveti ve lüks yaşam tarzı, siyasi rakiplerinin ağır eleştirilerine konu oldu. Terekesinin merkeze alındığı bu makalede, mal varlığından hareketle Ahmed Fethi Paşa’nın ticari ve sosyal ağları, okuma ve harcama alışkanlıkları ile lükse düşkünlüğü gibi hususlar gün yüzüne çıkarılmaya çalışıldı. Ayrıca ardında bıraktığı büyük meblağlardaki borçlarının tespiti ve ödenmesine dair yaşanan sorunlar, arşiv kaynakları kullanılarak incelendi. Böylece Osmanlı Devleti’nde üst düzey bir bürokratın yaşam tarzı ve standardı ortaya konularak karakterine dair elde edilen karinelerle biyografisine katkı sağlandı. İlaveten paşanın ait olduğu zümre ve Tanzimat’la birlikte değişen bazı tüketim alışkanlıklarına dair ipuçları elde etme imkânı doğdu.
Kutsal Mabedin Gölgesinde Doymak: Ayasofya İmareti
Höyük · 2014, Sayı 7 · Sayfa: 67-79 · DOI: 10.37879/hoyuk.2014.08
Özet
Tam Metin
İstanbul'un fethi ile birlikte camiye dönüştürülen Ayasofya çevresine Osmanlı döneminde çeşitli yapılar ilave edilmiştir. Bu yapılardan biri de I.Mahmud'un Ayasofya'mn kuzeyine inşa ettirdiği imarettir. İmaret; öğrenciler, külliye çalışanları, misafirler ve yemek saatinde burada hazır bulunan fakirlerin ücretsiz yemek aldıkları yapılardır ve Osmanlıların erken dönemlerinden itibaren varlıkları bilinmektedir. Bu yapılar işlevleri ile ilintili olarak süslemesizdir. Osmanlı döneminde inşa edilmiş imaretlerden 29'u günümüze ulaşabilmiştir. Günümüze ulaşan örnekler içinde bezeme açısından ayrılan tek yapının Ayasofya İmareti olduğu görülür. Bezemelerse anıtsal boyuta ulaşan avlu kapısı ile yemekhanesinin giriş cephesinde yoğunlaşır. Yine günümüze ulaşan imaretler içinde kubbe yüksekliği en fazla olan yapı Ayasofya İmareti olduğudur. Yemek sırasında bekleyen insanları gösteren tek gravür ise Topkapı Sarayı önünü betimleyen gravürde görülür. Bu gravür 1838 tarihli olup H. Bartlett'e aittir. I. Mahmud döneminde inşa edilen ikinci imaret örneği I. Mahmud'un ölümü üzerine kardeşi tarafından tamamlattırılan Nuruosmaniye Külliyesi içinde bulunmaktadır. Aynı baniye ait bu iki imaret kıyaslandığında Nuruosmaniye İmareti, Ayasofya İmaretinden daha sadedir. Bu çalışmada amacımız Ayasofya imaretini diğer Osmanlı imaretlerinden ayıran nedenleri tartışmaktır.