4 sonuç bulundu
Uygulanan Filtreler
  • Manastır
Yayın Yılı
Anahtar Kelimeler

Rum Patrikliği ve Bulgar Eksarhlığı’nın Selânik ve Manastır Vilayetlerinde Yapılan 1912 Seçimlerine Yönelik İddiaları ve Seçim Sisteminin Yenilenmesi Talepleri

Belleten · 2026, Cilt 90, Sayı 318 · Sayfa: 603-646 · DOI: 10.37879/belleten.2026.603
Tam Metin
Günümüz siyasi hayatında halkın yönetime katılımı için vazgeçilmez hâle gelen seçimler, Fransız İhtilali’nden sonra, yeni yönetim biçimlerinin ortaya çıkmasına paralel olarak gelişmiştir. Osmanlı Devleti de I. Meşrutiyet’in ilanı ile yönetim sistemini değiştirmiş ve ilk genel seçim tecrübesini edinmiştir. 1912 seçimleri ise II. Meşrutiyet Dönemi’nin ikinci genel seçimidir. Osmanlı Devleti’nin siyasi tarihinde en şaibeli seçim olarak adlandırılan 1912 seçimleri, İttihat ve Terakki’nin iktidarında ve siyasi atmosferin gerginliği altında gerçekleşmiştir. İktidarı kaybetmek istemeyen İttihatçılar, kanunların boşluklarından yararlanarak, vaktinden önce seçimin yapılmasını sağlamış ve muhaliflerin mümkün olduğunca Meclis-i Mebûsân’a girmemesi için devletin bütün imkânlarını kullanmıştır. Seçimler ülkenin genelinde olduğu gibi Selânik ve Manastır’da da sert bir ortamda gerçekleşmiştir. Oysa her iki vilayetin de içinde olduğu Makedonya, Meşrutiyet’in ilan edildiği yer ve İttihat ve Terakki’nin gücünü aldığı bir merkezdir. Fakat bölgede İttihat ve Terakki’nin başlangıçta iyi ilişkiler kurduğu gayrimüslimler arasında, kendisine yönelik karşıtlık giderek had safhaya ulaşmıştır. Bu nedenle Selânik ve Manastır’da İttihat ve Terakki, seçimlerde muhalif gayrimüslimlerin seçilmemesi için çeşitli yollara başvurmuştur. Rum ve Bulgarlar bağlı bulundukları Patriklik ve Eksarhlık aracılığıyla seçimler ile ilgili pekçok iddiada bulunmuştur. Bu çalışmada Osmanlı arşiv kaynakları ve Türk literatürü kullanılarak, Rum ve Bulgarların Selânik ve Manastır vilayetlerinde, 1912 seçimleri sırasında usulsüzlük yapıldığına dair iddialarına ve yeni bir seçim sistemi taleplerine yer verilmiştir.

Two Countries, One Mission: Comparing Member of Ottoman and English Pay-to-Pray Institutions (XVI and XVII. Centuries)

Belleten · 2025, Cilt 89, Sayı 314 · Sayfa: 201-221 · DOI: 10.37879/belleten.2025.201
Tam Metin
This article compares paid prayer workers employed in the Ottoman Empire and England during the sixteenth and seventeenth centuries. Throughout history, clergy in all societies undertook the duty of offering prayers. However, English and Ottoman pay-to-pray workers were specifically obligated to pray for the souls of those who provided them with dedicated income. These individuals were often in need of state protection and care and were in need of support and assistance. Using studies conducted on paid prayer workers and documents from Ottoman archives, this article seeks to identify the similarities and differences between the prayer workers of these two countries. The article argues that the similarities were shaped by the requirements of religion and social life, while the differences were shaped by the economic and cultural conditions of the time. Following a brief introduction to prayer workers, the article highlights the working conditions, qualifications, responsibilities, and income of those who received a salary or, for various reasons, acquired income and thus prayed for the state, the ruler, and the income provider. Due to the lack of in-depth studies on the topic and the absence of detailed publications on such prayer workers in both states, this article is of an essay.

XVII. ve XVIII. Yüzyıllarda Resmo (Girit) Manastır Vakıfları

Belleten · 2015, Cilt 79, Sayı 285 · Sayfa: 559-588 · DOI: 10.37879/belleten.2015.559
Tam Metin
Modern dönem öncesinde Osmanlı İmparatorluğu, İslamın yanı sıra Ortodoks Hıristiyanlığı ve Yahudiliği de korunup kollanması gereken resmi dinler olarak kabul etmiştir. Bu çerçevede de bu dinlerin ibadethanelerinin yaşamlarını devam ettirebilmeleri için gerekli düzenlemeleri yapmıştır. Bu düzenlemelerin birisi de vakıflardır. Ne var ki Müslüman vakıflarındaki her türlü detayın kurgulandığı şekillenmeye karşın Ortodoks vakıfları böylesine detaylı örgülerle hayat bulmamıştır. Manastır emlakının hukuksal temelleri oldukça karışıktır. Manastırlara ait mülkiyetin kabul edilir pratik bir gerçek olmasına karşın vakıflarının mevcudiyeti ve yönetim şeması net olmayan bir yapıdadır. Balkanlarda olduğu gibi, Resmo'da da manastır vakıflarını kuruluş olarak ikiye ayırmak mümkündür. Birincisi; Venedik döneminde de manastırlara hapsedilmiş mülklerden oluşan, haleften intikal eden eski vakıflardır. İkincisi; Ortodoks reayanın, mallarını manastırlara vakfedip bu işlemi kadı mahkemesince onaylattıkları, İslam hukukuna göre kurulan yeni vakıflardı. Manastır vakıf topraklarının bir kısmı rahipler tarafından işletilmekte, bir kısmı başka kişi ortaklığı şeklinde işletilmekte bir kısmı ise özgür köylüye kiraya verilerek işletilmekte idi.

VII. Uluslararası Atatürk Kongresi (17-22 Kasım 2011, Makedonya)

Atatürk Araştırma Merkezi Dergisi · 2011, Cilt XXVII, Sayı 81 · Sayfa: 673-770
Tam Metin
Atatürk Kültür, Dil ve Tarih Yüksek Kurumunu oluşturan dört kurumdan biri olan Atatürk Araştırma Merkezince; Atatürk'ün ve Onun "En büyük eserimdir" dediği Türkiye Cumhuriyeti'nin bütün yönleriyle araştırılmasına / incelenmesine, tam ve doğru şekilde anlaşılmasına katkıda bulunmak, Cumhuriyetin kuruluş ve gelişme sürecindeki olayların bugüne olan etkilerini ve geleceği şekillendirmedeki olası rollerini bilimsel yaklaşımla irdelemek, bunun sonucunda elde edilen yeni bilgi, belge, yorum ve sentezleri Türk ve dünya kamuoylarına sunmak amacıyla, her dört yılda bir olmak üzere Uluslararası Atatürk Kongresi düzenlenmektedir. Bu çerçevede VII. Uluslararası Atatürk Kongresi, Atatürk Araştırma Merkezi Başkanlığı ve Makedonya Bilimler ve Sanatlar Akademisi işbirliğinde 17-22 Ekim 2011 tarihinde Makedonya (Üsküp ve Manastır)'da gerçekleştirildi. Dört gün süren kongre, beş ayrı salonda yapılan toplam 32 oturum ve sunulan 187 bildiriyle tamamlandı